| Konu: | HDP Grubunu ziyaret eden Alevi kurumlarının temsilcileri ile TÜM BEL SEN Genel Başkanı ve yöneticilerine, gözaltına alınan Mezopotamya Ajansı ve JINNEWS muhabirlerine ve Tahir Elçi Vakfının 11 ilde yaptığı araştırmaya ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 6 |
| Birleşim: | 13 |
| Tarih: | 27.10.2022 |
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın vekiller, bugün Alevi kurumlarının temsilcileri grubumuzu ziyaret ettiler. Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı, Alevi Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı, Alevi Vakıfları Federasyonu Genel Başkanı, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Başkanı, Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı dediğim gibi grubumuzu ziyaret ettiler; esas itibarıyla geçtiğimiz hafta Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edilmiş olan torba teklifle ilgili eleştirilerini ve kaygılarını dile getirdiler ve bu torba teklifle kabul edilmiş olan ve Alevi toplumunun taleplerini ilgilendiren maddelerdeki hedeflerin kendilerinde çok büyük rahatsızlık yarattığını söylediler. Özellikle cemevlerinin Kültür Bakanlığına bağlanmasının büyük bir sıkıntı yarattığını ifade ettiler. Yorumları, iktidarın kendisine yakın bir Alevi tarafı yaratmak istediği doğrultusundaydı; "Kendi Alevilerini yaratmak istiyorlar." dediler ve cemevlerinin ibadethane olarak görülmemesinin ve değerlendirilmemesinin büyük bir rahatsızlık yarattığını bir kez daha söylediler. Temel talepleri bu teklifin geri çekilmesi ve geri çekildikten sonra bütün partilerin, Meclisteki grubu bulunan partilerin ve Alevi kurumlarının temsilcilerinin oturup konuşarak yeni bir yasa teklifinin hazırlanması doğrultusunda olduğunu söylediler. Bizler de kendileriyle dayanışma içinde olduğumuzu ifade ettik ve bu önerilerini Mecliste de dile getireceğimizi söyledik. Bu vesileyle bunları anlatmış oldum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun Sayın Oluç.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bugün bir heyet daha geldi; TÜM BEL SEN Genel Başkanı ve yöneticileri. Ne yapmak istemişler TÜM BEL SEN Genel Başkanı ve yöneticileri ve üyeleriyle? Meclisin önünde bir basın açıklaması yapmak istemişler. Tabii yani ne olmuş? Kolluk açıklama yapılmasına izin vermemiş, müdahale edilmiş; bunun üzerine, açıklamayı yapamadıkları için heyet olarak Meclise geldiler, bizimle bir görüşme yaptılar. Aslında, talepleri var; bir dosya olarak da bunu sundular, önümüzdeki haftalarda da bu konuyu takip edeceğiz ama istedikleri, yerel yönetimlerde çalışan 136 bin kamu emekçisinin Anayasa'yla güvence altına alınan sendikal örgütlenme hakkının ayrılmaz bir parçası olan toplu sözleşme hakkının kullanılmasının engellenmesine son verilmesi. Emekçilerin farklı özlük haklarına bağlı çalıştıkları için, eşitlik ilkesine uygun davranılmadığını söylüyorlar ve Sayıştayın yaptığı denetimlerde ortaya çıkan sonuçların kendilerini mağdur ettiğini anlatıyorlar.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun Sayın Oruç.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bu nedenle de 4688 sayılı Yasa'nın 32'nci maddesinde değişiklik talepleri var, bunu dile getirdiler; biz de kendilerine bu konudaki çalışmaları takip edeceğimizi ilettik.
Sayın vekiller, iki gün önce burada dile getirmiştim; Mezopotamya Ajansı ve Türkiye'nin tek kadın haber ajansı olan JINNEWS muhabirlerinin şiddet kullanılarak gözaltına alındığını anlatmıştım sizlere. Gözaltı süreci devam ediyor bu kişilerin ve avukatlarıyla yaptıkları görüşmelerin sonuçları bize yansıtıldı; gözaltına alınırken nasıl tehdit edildiklerini anlatmışlar, kendilerine nasıl silah doğrultulduğunu, nasıl ters kelepçe yapıldığını ve gözaltına alınırken ne tür cinsiyetçi küfürlerle karşı karşıya kaldıklarını anlatmışlar ve avukatları bunu bize ilettiler.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, toparlayın.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Şimdi, bakın, mesela birisi Berivan Altan, bir muhabir arkadaşımız ve -Berivan Altan epey bir süre boyunca Mecliste de muhabirlik yaptı- bu ev baskınında ters kelepçe ve işkenceye uğruyor. Polisler diyorlar ki: "Sana baş eğdireceğiz, zorluk çıkarma." Biliyorsunuz bu başını eğerek Kürtleri gözaltına alma diye bir usul icat etti İçişleri Bakanlığı ve zorla kendisine baş eğdirmeye çalışıyorlar. Berivan Altan, genç bir kadın arkadaşımız; üstelik de baş eğdirip de görüntü almaya çalışıyor polisler, bu görüntüyü de servis ediyorlar televizyonlara biliyorsunuz. Hedef ne? "Kürt'e baş eğdirdik." Bunu göstermek.
Şimdi, Diren Yurtsever, yine bir eski muhabir arkadaşımız, kadın arkadaşımız, yine Mecliste bir dönem -geçtiğimiz yıl- çalıştı, muhabirlik yaptı ve şimdi de Mezopotamya Ajansının Sorumlu Yazı İşleri Müdürü.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bitiriyorum efendim.
BAŞKAN - Buyurun, toparlayın.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Mezopotamya Ajansının Sorumlu Yazı İşleri Müdürü ve çok ortada olan bir kişi Diren Yurtsever. Ona ne yapmak istiyorlar? Onun da Türk Bayrakları arasında elleri kelepçeli bir şekilde zorla fotoğrafını çektirmek istiyorlar, gazeteci kendisi. Yani kim yapıyor bunu? Polis yapıyor. Diyor ki: "Niye böyle bir şey yapmak istiyorsunuz?" Diyorlar: "Prosedür böyle." Böyle bir prosedür mü var? Yani bir gazeteciyi gözaltına alıyorsunuz, Türk Bayrakları arasında kelepçeli resmini çektirmek, fotoğrafını çektirmek prosedür; böyle bir prosedür yok, biz biliyoruz. Bayrağı bir işkence aracı olarak kullanıyor kolluk kuvveti; yapılmak istenen bu, ortada olan bir ajansın Sorumlu Yazı İşleri Müdürü, Yayın Yönetmeni olan bir kişiye yapılmak istenen bu. Cinsiyetçi küfürler devam ediyor tabii, psikolojik şiddet de uygulanıyor. Yani niye bunları söylüyoruz? İşte hani diyorlar ya "Kürtler bizi nasıl görüyor acaba?" diye, Kürtler bu yaşadıklarından sonra...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bitiriyorum efendim, son cümle izninizle.
BAŞKAN - Buyurun.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - ...nasıl gördüklerini bir araştırmada ortaya koymuşlar, ben size o araştırmadan 2 tane veri sunacağım. Araştırmayı kim yapmış? Tahir Elçi Vakfı. Tahir Elçi, biliyorsunuz katledildi, bir avukat, çok değerli bir insan hakları savunucusu arkadaşımızdı, katledildi. Tahir Elçi Vakfının 11 ilde yaptığı araştırmada "Kürtlerin insan hakları algısı nedir?" diye sorulmuş; her 5 katılımcıdan 4'ü -Kürtlerden bahsediyorum yani- Türkiye'de insan haklarının ihlal edildiği görüşünde ve bunların en az yüzde 60'ı da Kürtlerin en çok kendi kimliklerinden dolayı ayrımcılığa uğradığını, hak ihlaline maruz kaldığını düşünüyorlar. İkinci sırada da Kürt kadınlarının bu ayrımcılığa maruz kaldığını düşünüyorlar; işte tablo bu.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Evet, buyurun.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Siz, Kürt gazetecilerini, özgür basını susturmak için şiddet uygulayıp, işkence yapıp muhabirleri gözaltına aldığınızda Kürt seçmen ve Kürt halkı da bu şiddet kullanarak gözaltına alınmanın ve özgür basını susturma çabalarının ne anlama geldiğini biliyor ve bunu da kamuoyu araştırmalarına da yansıtıyor. Ben de siz duyun diye bir kez daha burada dile getirdim.
Dinlediğiniz için teşekkür ederim.