| Konu: | AK PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 6 |
| Birleşim: | 11 |
| Tarih: | 25.10.2022 |
HDP GRUBU ADINA HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Sayın Başkan, sayın vekiller; bugün Gezi davası tutuklularının aileleri ziyaretimize geldi; grubumuza geldiler, hoş geldiler. Bu vesileyle, Gezi davasında tutuklu olan Can Atalay, Tayfun Kahraman, Osman Kavala, Hakan Altınay, Çiğdem Mater, Mine Özerden ve Mücella Yapıcı'yı selamlıyoruz, kendilerine onurlu ve kararlı duruşları için dayanışmamızı bir kez daha ifade ediyoruz.
Altı ay oldu, bu arkadaşlarımız cezaevinde tutuluyorlar düzmece bir yargılamayla; açıkça, çok düzmece bir yargılamayla rehin tutuluyorlar. İstinafa gitmesi gerekiyor bu yargılamanın, istinafa gitti fakat ne zaman istinafta değerlendirileceği, gündeme alınacağı da belli değil, iş uzatılıyor belli bir şekilde. Aslında Gezi davası adaletin bittiği davalardan biri, tabii, tek o değil ama bir tanesi, önemli bir tanesi. Yani hukukun yerle bir edildiği bir davadan söz ediyoruz ve biliyorsunuz, bu davanın yargıcı da kâtibi de savcısı da infaz memuru da tek adamdır. Tek adam talimat verdi, hedef gösterdi, yargıya müdahale etti ve bu sonuç ortaya çıktı. Üstelik, bu dava, aynı zamanda, uluslararası sözleşmelerin de ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının da uygulanmadığı bir dava hâline geldi. Bunu da hepimiz biliyoruz. Özellikle Kavala kararı bunun çok açık ve net bir örneği olarak karşımızda duruyor. Yani bir hukuk davasından söz etmiyoruz, aslında iktidarın bir intikam davasından söz ediyoruz.
Bu davada hukuki davranan tek kişi o kararda karşı oy yazısı yazan hâkim oldu. Karşı oy yazısında dedi ki hâkim: "Dosyadaki dinleme kayıtlarının yasak delil mahiyetinde olduğu, sanıkların kanuna aykırı dinleme kayıtlarına karşı beyanları da yasak delile dayandığından hükme esas alınamaz." Sanıkların üzerlerine atılı suçlardan cezalandırılmalarına yeter her türlü kuşkudan uzak, somut, kesin ve inandırıcı başka delil de bulunamadığını ifade etti karşı oy yazısında hâkim ama tabii, karar verilmişti ve bu karşı oy yazısına rağmen o karar çıktı çünkü nereden geldi direktif? Saraydan geldi, tek adamdan geldi. Aslında Gezi davasıyla birlikte Türkiye demokrasi güçlerine bu iktidar bir gözdağı verdi. Bir dava daha var hukukun yerle bir edildiği, adaletin yerle bir edildiği, Kobani kumpas davası. Kobani kumpas davasıyla da Kürt halkına bir gözdağı verdi bu iktidar.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (Devamla) - Teşekkür ederim.
Biz bunu biliyoruz ve bu her iki davada da Kürt ve Türk halklarına gözdağı verildiği, Türkiye demokrasi güçlerine ve Kürt halkına gözdağı verildiği çok açık bir şekilde ortada. Biz bunu bildiğimiz için bunu bir kez daha söylüyoruz ve Gezi davası ile Kobani kumpas davasını her zaman birlikte ele alarak değerlendirme tutumunu da sürdüreceğimizi söylüyoruz. Her iki davada yargılananlar için de her iki dava için de aslında çok açık bir talep var, tabii, sadece bu davalar için değil Türkiye'de hukukun yerle bir edildiği bütün davalar için bu talep açık; isteniyor ki: Birincisi, adalet acil yerine getirilsin; ikincisi, demokrasi acil yerine getirilsin. Hem ailelerin, bu davalarda yargılananların ailelerinin hem de Türkiye demokrasi güçlerinin, toplumsal ve siyasal muhalefetin ortak talebi acil demokrasi ve acil adalettir, bir kez daha bunu dile getirmiş olalım.
Teşekkür ediyorum dinlediğiniz için. (HDP sıralarından alkışlar)