| Konu: | Endüstri Bölgeleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 6 |
| Birleşim: | 9 |
| Tarih: | 19.10.2022 |
VELİ AĞBABA (Malatya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ben kanunla ilgili en sonda konuşacağım, sözlerimin sonunda konuşacağım. Ben size bir tuhaf ölümler ülkesini anlatmak istiyorum. Hepinizin vicdanlarına seslenerek tuhaf ölümlerin ülkesinden size söz etmek istiyorum.
Değerli arkadaşlar, bugün ülkemizin, yaşananlara baktığımızda, hakikaten ölümlere baktığımız zaman tuhaf bir ülke, tuhaf ölümler ülkesi olduğunu görüyoruz. Türkiye aynı zamanda dünyanın hiçbir coğrafyasında yaşanmayan ölümler ülkesi, farklı ölümler ülkesi. Bakın, örnekler vereyim değerli arkadaşlar: Dünyanın hiçbir ülkesinde 21'inci yüzyılda soba gazından insanlar zehirlenerek ölmez ama tuhaf ölümler ülkesinde ölür. Dünyanın hiçbir ülkesinde yılda 800 kişi boğularak ölmez, tuhaf ölümler ülkesinde olur. Dünyanın hiçbir ülkesinde şofbenden sızan gazla ya da dünyanın hiçbir ülkesinde çadırda uyurken insanlar yanarak ölmez. Dünyanın hiçbir ülkesinde yılda 500 kişi sahte alkolden dolayı ölmez. Dünyanın hiçbir ülkesinde insanlar Erzurum'un göbeğinde, gündüz salda donarak ölmez ama tuhaf ölümler ülkesinde bunların hepsi olur. Yine, dünyanın hiçbir ülkesinde minibüsün içinde insanlar boğulmaz, göçük altında insanlar unutulmaz. Bakın unutmuşsunuzdur, bugün hâlâ Elbistan'da madenin altında, göçüğün altında 9 kişi cesetleri çıkarılmadan, ölüleri çıkarılmadan yatmakta.
Değerli arkadaşlar, bir ülkenin gelişmişliği o ülkedeki AVM sayılarıyla, yollarla, köprülerle ölçülmez. Bir ülkenin gelişmişliği o ülkedeki insanların nasıl öldüğüyle ölçülür. Bir ülkenin gelişmişliği insanın yaşamına verilen değerle ölçülür. Gelişmişlik "Kazara elektrik direği düşer, ölürüm." diye korkmamaktır. Gelişmişlik, rögar kapağı yokluğundan düşüp ölüm akla gelmemesidir. Gelişmişlik, balkonda otururken bir maganda kurşunuyla ölümün olmamasıdır. Türkiye'de hayat ucuz, ölüm kolay. Trafikte, sokakta, kaldırımda, yatakta, balkonda ölüm kol geziyor. Yaşam sudan ucuz, ölüm en kolay yol. Değerli milletvekilleri, dünyanın hiçbir ülkesinde dere yatağına bina yapıldığı için yüzlerce insan ölmez ama dünyanın bir ülkesinde yüzlerce insan ölmesine rağmen bir tek kişi maalesef cezalandırılmaz. Bu saydığım ölümlerden en son yaşadığımız, geçtiğimiz yıl yaşanan Kastamonu ve Sinop'taki ölümlerden dolayı da bir tek kişi cezalandırılmadı.
Ya da insanlar evde otururken sel basarak ölmez. Hatırlayın, Samsun'da 2011 yılında TOKİ konut yapmış, insanlar evde otururken sel basıyor ve 9 kişi ölüyor evin içinde, 9 kişi ölüyor.
Ya da değerli arkadaşlar, İstanbul'un göbeğinde, yıllarca yönettiğiniz, rantını yediğiniz İstanbul'da, ihanet ettiğiniz İstanbul'da bir sel baskını oluyor, içindeki kadın emekçilerle birlikte tam 31 kişi ölüyor. Nerede ölüyor? Servis aracının içinde, selin içerisinde ölüyor değerli arkadaşlar.
Ya da Allah aşkına, şöyle bir ülke olur mu Allah aşkına? 2014-2020 yılları arasında tam 104 kişi maganda kurşunuyla ölüyor değerli arkadaşlar, 104 kişi ve bu ölümler her yıl aynı şekilde, rutin şekilde devam ediyor.
Değerli arkadaşlar, her yıl insanlar boğularak ölüyor. Yaz mevsimi gelince gençlerimiz, çocuklarımız ölüyor yani bu ülkeyi yönetenler de maalesef, her yıl izlemeye devam ediyor. Değerli arkadaşlar, bu yıl sadece Adana'da 28 gencimiz boğularak ölmüş, geçen yıl 90 kişi boğularak ölüyor. Niye? İnsanlar dünyanın diğer ülkelerinde niye boğularak ölmüyor? Çünkü diğer ülkeler tedbir alıyor. Ne yapıyor? Buraya geldiğim günden beri kanun teklifi veriyorum okullarda yüzme dersi mecbur kılınsın diye ama bu görmezden geliniyor ve maalesef bu yüzme kursları verilmediği için gençlerimiz ölüyor. Şunu söyleyeyim, gelecek yıl da ölmeye devam edecek ama bilin ki gelecek yıl ilkokullarda yüzme dersi mecbur olacak. Bunu umursamazsınız, nasıl olsa sizinkiler havuzlu villada oturuyor, nasıl olsa sizinkiler havuzun karşısında pudra şekeri çekerek oturuyorlar. Fakir fukara sizin umurunuzda mı? Vallahi billahi fakir fukara umurunuzda değil. (CHP sıralarından alkışlar)
Değerli arkadaşlar, her yıl maganda kurşunuyla insanlar katlediliyor dedim; bakın, altı yılda 104 insan katledilmiş. Ya, bu dünyanın herhangi bir ülkesinde olsa bir cezalandırılır; bu işe tedbir almayan, o silaha ruhsat veren ya da vermeyen insan cezalandırılır ama bizde ne tedbir var ne ceza var. Yine yeri gelmişken söyleyeyim, bu bireysel silahlanmaya karşı toplum olarak, Türkiye olarak hep birlikte karşı durmalıyız ve bu bireysel silahlanma konusunda hep beraber tedbir almalıyız.
Değerli arkadaşlar, düğünlerde, maçlarda silah havaya sıkılıyor, balkonda çayını içen genç ölüyor ve maalesef cezalandırılmıyor. Yine bir örnek vereyim, siz hiç dünyanın herhangi bir ülkesinde yoksulluktan doğal gaz bağlatamadığı için soba gazından, sobadan zehirlenip ölen insan duydunuz mu ya? Bakın, öyle bir ülke düşünün ki arkadaşlar... Bu Kazancı Bedih; bu, Türkiye'nin en önemli seslerinden birisi. Kazancı Bedih ve eşi nasıl öldü biliyor musunuz? Kazancı Bedih ve eşi sobadan sızan gazla, karbondioksitle öldü. Bu da hepimizin, herkesin utancıdır, en çok da ülkeyi yönetenlerin utancıdır değerli arkadaşlar. Yaz gelince insanlarımız serinlemek için ölüyor, kış gelince insanlarımız ısınmak için ölüyor.
Değerli arkadaşlar, öyle bir ülke yarattınız ki bir taraftan bir grup zenginleşiyor, diğer taraftan toplumun geniş kesimleri yoksullaşmaya devam ediyor. Öyle bir insan tipi yarattınız ki maalesef, sonradan zengin olan, hızlı zengin olan, pudra şekeri çeken, lüks arabalara binen bir gençlik yarattınız.
Değerli arkadaşlar, bu ülkede maalesef fakir fukara çocukları okusun diye yurda verilir, yurda. Bakın, fakir fukara çocukları okusun diye yurda veriliyor. 21'inci yüzyılda 12 insanımız, fakir fukara çocuğu cayır cayır yanarak ölüyor. Maalesef değerli arkadaşlar, ne ceza var ne tedbir var; bir de olmayan bir şey daha var: Ülkeyi yönetenlerde vicdan yok, vicdan yok, vicdan yok değerli arkadaşlar. (CHP sıralarından alkışlar)
Örnekleri çoğaltabiliriz. Bakın, Sirkeci'de arabalı vapurdan denize düşen araçta 6,5 yaşındaki Ece ile anneannesi öldü. Ya, düşünebiliyor musunuz, daha dün bir arabalı vapurdan bir araç düşüyor -ya, sanki civciv- 2 kişi ölüyor.
Değerli arkadaşlar, bakın, göstereyim, Kütahya'da suçu sadece yolda yürümek olan 17 yaşındaki Resul Pekuslu elektrik çarpması sonucu ölüyor, Resul Pekuslu. Görüyor musunuz? 17 yaşında bir genç.
Değerli arkadaşlar, örnek çok, bakın, örnek çok. Yüzmeyle ilgili de şu resimleri göstereyim, her yıl bu resimleri görüyoruz. Bu sadece bir örnek değerli arkadaşlar, sadece bir örnek.
Değerli arkadaşlar, bir başka şey, büyük utanç. Bakın, sahte içki nedeniyle yılda 500 insan ölüyor. Ali Şeker burada, Ali Şeker'le birlikte gezdik. 2015 yılında birlikte bir hastaneye gittik, gittiğimizde inanamadık; aynı anda 45 kişi... Samatya Hastanesi miydi Ali Şeker?
ALİ ŞEKER (İstanbul) - Evet.
VELİ AĞBABA (Devamla) - Samatya Hastanesinde 45 kişi ölmüş. Şu tabloya bakar mısınız. Sanmayın ki bunlar sizden değil. Oy oranınız neyse buradaki ölenlere de aynı şekilde yansıyor değerli arkadaşlar. Niye? Çünkü haksız şekilde vergilendiriyorsunuz.
Şimdi, değerli arkadaşlar, bakın, TÜİK diyor ki: "Nedeni bilinmeyen 25.541 ölüm var, 25.541; kaza sonucu zehirlenme nedeniyle ölen kişi sayısı 689, kaza sonucu düşme nedeniyle ölen kişi sayısı 3.220." Sahte alkolden 500 kişi ölüyor değerli arkadaşlar. Soylu'nun önergeye verdiği yanıta göre, 2015-2022 yılları arasında 108.905 vatandaş zehirlenmiş; 109 bin kişi zehirlenmiş, zehirlenmiş. Ne zaman? Soylu'nun verdiği rakamlar. Aynı yıllarda 203 tane tüp patlaması var. Değerli arkadaşlar "Bize ne!" diyemezsiniz "Bize ne!" diyemezsiniz.
Bakın, İstanbul'da, İstanbul'un başarılı Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun yönettiği İstanbul'da bir tane metrobüs çarpışınca sizin yandaş medya ne yapıyor?
MUSTAFA DEMİR (İstanbul) - Bir tane değil hepsi, hepsi!
VELİ AĞBABA (Devamla) - "İmamoğlu kaza yaptı." diyor. Ya, bu ölümlerin sorumlusu sizsiniz. Bakın, bir örnek daha vereceğim. Bu ölümlerin sorumlusu sizsiniz. Diyorsunuz ya "Duble yol yapıyoruz, köprü yapıyoruz."
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz Sayın Ağbaba.
VELİ AĞBABA (Devamla) - Bu ölümlerin de sorumlusu sizsiniz.
Şimdi, değerli arkadaşlar, bakın, siz yeni suçlu bulabilirsiniz, diyebilirsiniz ki: "Bizim günahımız yok, Azrail yaptı." Onu da söylersiniz. Maşallah, manipülasyonda, algıda sizin elinize su dökecek bir siyasi hareket gelmiş değil.
Değerli arkadaşlar, bakın, bir ülkede mantar yediği için her yıl 50-60 kişi ölür mü ya? Her yıl 50-60 kişi ölür mü? Her yıl insanlar soba gazından, boğulmadan, aklınıza ne geliyorsa... Ya, bir insan yolda yürürken kanalizasyona düşüp ölür mü ya, ölür mü? Bunun sorumlusu sizsiniz değerli arkadaşlar.
Bakın, bir ülkenin kalitesi, gelişmişliği insanların ölümüyle ölçülür ve maalesef yirmi yıldan beri ülkeyi getirdiğiniz durum bu. Türkiye'nin adı "tuhaf ölümler ülkesi" bunun da yöneticisi Recep Tayyip Erdoğan. (CHP sıralarından alkışlar)