GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:5
Birleşim:111
Tarih:01.07.2022

HDP GRUBU ADINA HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Evet, teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın vekiller yani başka bir konuşma yapmayı düşünüyordum ama son gelişmelerle birlikte asgari ücretle başlamayı daha uygun gördüm. Şimdi, biliyorsunuz, asgari ücret 5.500 lira oldu. Ne desek boş aslında yani bu asgari ücretin hiçbir ihtiyacı karşılamadığını sizler de bizim kadar iyi biliyorsunuz ve ortada bununla yaratılmış olan büyük bir enkaz var.

Şimdi, bakın, ya, bir Hazine ve Maliye Bakanınız var yani bu Hazine ve Maliye Bakanının mesleği aslında illüzyonistlik. İllüzyonistliği biliyorsunuz değil mi? Yani böyle el çabukluğu, marifet falan, ortadan bir şey çıkartıyor. Ya, insan biraz sıkılır.

Şimdi, biraz evvel, bu Hazine ve Maliye Bakanınız, Diyarbakır'da yaptığı bir konuşmada: "Aslında, bu ocak ayından bugüne kadar baktığımızda, asgari ücretin kümülatif artış oranı yüzde 94,6 oldu." diyor. Yüzde 94,6... Ya, hakikaten bir sıkılması falan yok, hakikaten yok; böyle bir şey olabilir mi? Ya, asgari ücretin Mayıs 2022 itibarıyla enflasyon karşısındaki aylık kaybı 1.515 lira olmuş. Şimdi artış ne kadar olmuş? 1.247 lira. Yani bu bile gösteriyor. O diyor ki: "Kümülatif artış oranı yüzde 94,6." Yani, yalanın bu kadarı artık gerçekten fazla bir şey.

Şimdi, bu hâldeyiz, bir de madde ihdası getirdiniz; şimdi geldi, onu konuşacağız. Madde ihdasında "İşverenlere 100 TL'lik destek sağlansın." diyorsunuz. Ya, biz diyoruz ki, asgari ücret 5.500 lira, sefalet ücreti; bunun hiçbir şeye, hiçbir ihtiyaca cevap vermediği ortada. Sizin, bu işverenler için düşündüğünüz 100 liralık destek, onlar için de bir şey ifade etmiyor aslında. Yani, bu, işverenler açısından herhangi bir yaraya merhem olacak bir şey değil ama "Yapmış olalım." diyorsunuz. Hâlbuki, gelin, SSK primleri ve vergi gibi yüklerin azaltılması yönünde bazı şeyler tartışalım; yok, o da yok sizde, laf olsun diye bir şeyler yapılıyor.

Ama esas ne yapıyorsunuz biliyor musunuz? Bu işverenlere vereceğiniz 100 liralık miktarı nereden alacaksınız? İşsizlik Sigortası Fonu'ndan ya! Yani, bunu kullanmak hem yasa dışı hem de etik değil, doğru değil. İşsizlik Sigortası Fonu'ndan işverenlere aktarım yapacaksınız; hani, daha önce de yaptınız, bir kez daha yapılacak. Şimdi bu da madde ihdası olarak karşımıza geliyor, asgari ücretin durum bu. Yani, bu asgari ücret meselesini daha tartışmaya devam edeceğiz. Saptadığınız şu asgari ücret var ya, 5.500 lira, bunun ağustos ayında bir geçerliliği kalmayacak. Hani, nasıl ocak ayındaki hemen martta geçersiz hâle geldi, bu da ağustos ayında geçersiz hâle gelecek; bunu da şimdiden söylemiş olalım.

İstanbul Ticaret Odası, İstanbul'da gıda fiyatlarındaki -her zaman açıklıyor bunu biliyorsunuz- enflasyon oranlarını daha yeni açıkladı. Aylık gıda fiyatları yüzde 4 artmış, yıllık yüzde 100 olmuş; ulaştırma yüzde 126, konut yüzde 104. İstanbul'daki bu oranlar aslında normalde Türkiye açısından da önemli bir işarettir. Pazartesi açıklanacak enflasyon oranları, aylık olarak enflasyon yüzde 4 bile artsa TÜFE yüzde 77'yi bulacak; böyle bir durumla karşı karşıyayız. Şimdi bunu göreceğiz tabii pazartesi günü ve bunu konuşmaya devam edeceğiz.

Bakın, sayın vekiller, gerçekten bu ekonomiyle ilgili yarattığınız enkaz ve büyük bir çöküş ortada, bunu görüyoruz ve Hazine ve Maliye Bakanı -diyorum ya- bir illüzyonist havasıyla "Her şeyi çözeceğiz." diyor, bunu anlatıyor. Şimdi, en son, yine bugün dedi ki: "Şubat, martta enflasyon düşecek, biz seçime düşen enflasyonla gideceğiz. Bunun için Cumhurbaşkanına söz verdim." Nasıl yapacak bunu? TÜİK'teki düzenlemelerle; ekonomide alınan önlemlerle değil, TÜİK'teki düzenlemelerle bunu yapacak ve bunu da hep birlikte yaşayacağız.

Şimdi, bakın, bu Hazine ve Maliye Bakanının -şu anda burada değil ama biraz evvel buradaydı- Sayın Mahir Ünal'ın, tabii ki Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı Tayyip Erdoğan'ın anlattıkları bir masal var; iki cümle de ona dair söylemek istiyorum. Nedir bu masal? İhracat masalı, ihracatımızda büyük artış var! Yeni ekonomi modelinin gereği böyleydi ya; Türkiye üretecek, işsizliği bitirecek, dış ticaret fazlası verecek ve bunun sonucunda da düze çıkacaktık! Şimdi, ihracatımız uçuyor, masalımız bu, yeni masalımız. Yani Tayyip Erdoğan "Hamdolsun, ihracat açısından bu bir rekordur, dünden bugüne ulaştığımız bir rekordur." demiş. O öyle deyince Hazine ve Maliye Bakanı illüzyonist Nebati ne diyecek? "Cumhuriyet rekorunu kırdık." diyor. Mahir Ünal geldi şimdi, o da "Türkiye ihracatta yeni bir rekor kırdı..."

Şimdi, evet, baktığımızda, bu ihracatla ilgili veriler böyle ama "dış ticaret" dediğimiz şey sadece ihracattan oluşan bir şey değil, bunun ithalatı var. Bunu niye konuşmuyorsunuz? Bakın, ben, size, bunu daha evvel anlattım; anlatmakla olmuyor, göstereyim: Şu, ithalat eğrisi; ithalat artıyor, bakın, görüyor musunuz? Bu, ithalat, artıyor; bu da ihracat. Evet, ihracat da artıyor ama ithalatın artışına bakın ve bunun sonucunda dış ticaret açığında çok ciddi bir artışla karşı karşıya kalınmış vaziyette. Yani bir masal anlatmaktan vazgeçin, sahte bir zafer görünümü koyuyorsunuz ortaya.

Şimdi, ihracatı anlatan iktidar ithalattan konuşmuyor. Şimdi, öyle değil mi Sayın Ünal? Şimdi, bakın, TÜİK'in verileri ortada, TÜİK'in verileri; bizim söylediğimiz rakamlar değil. TÜİK'in bu verileri diyor ki: "2022 Mayıs ayında bir önceki yılın aynı ayına göre ihracat yüzde 15,3 artmış." Güzel, peki! "Aynı aya göre ithalat ise yüzde 43,5 artmış durumda." diyor, 43,5! Şimdi, yine TÜİK'e göre, 2022 yılı Ocak-Mayıs döneminde ihracat yüzde 20,4 artmış, evet ama ithalat ise yüzde 40,8 artmış. Böyle bir gerçekle karşı karşıyayız yani ithalat 2 katı artmış; bunu söylüyor.

Şimdi, peki, bu durumda ne olacak? Bu, şunu gösteriyor: Dış ticaret açığı, mayıs ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 155 artmış; 4 milyar 156 milyon dolardan 10 milyar 605 milyon dolara yükselmiş. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2021 Mayıs ayında yüzde 79,8 iken 2022 Mayıs ayında yüzde 64,2'ye gerilemiş, işte bunlar gerçek rakamlar, bu illüzyondan vazgeçmek gerekiyor. Şimdi, rakamları vermeye devam edebilirim ve TÜİK'in bütün verileri aslında -evet, ihracat artıyor ama ithalatın artış hızı daha yüksek- bunu gösteriyor yani ithalat yapmadan üretemeyen bir ülke yaratılmış, bir ülke ekonomisi yaratılmış vaziyette ve üretmek için ithalata bağımlılık, dövizdeki dalgalanmayla birlikte ortaya enflasyon felaketini çıkarmaya devam ediyor, bu durumla karşı karşıyayız. Yani her tarafı eğri olan bir ekonomik modelde sadece "ihracat" adlı bir masal anlatarak, ithalatı konuşmayarak herhangi bir çıkış yolu bulmanız mümkün değildir, bunu bir kez daha vurgulamış olalım.

Bunu sıkça yapıyorsunuz, daha evvel de söyledik, bir kez daha söylüyoruz ve önümüzdeki günlerde de bunu söylemeye devam edeceğiz: Dış ticaret açığını büyütüyorsunuz, ithalat bu hâliyle ciddi bir sorun olarak karşımızda duruyor. Ara malı ithalatı olmadan da bunu stoklama olmadan da ihracat yapamayacak hâle gelmiş bir ekonomiyle karşı karşıya kaldığımızı bilelim. O yüzden, hani, ben son bir söz olarak bir kez daha söyleyeyim: Bu Hazine ve Maliye Bakanının illüzyonist tavrıyla ne bu ekonomi yönetiminde karşı karşıya kalınmış olan ciddi sorunlar çözülebilir ne de halk açısından, toplum açısından güven verici bir ortam ortaya çıkartılabilir. Güven olmadığı için tüketici endeksindeki güven endeksi de düşmeye devam ediyor, reel üretim endeksindeki güven oranı da düşmeye devam ediyor; bu illüzyonist tavır yüzünden Hazine ve Maliye Bakanına, inandırıcı herhangi bir tutumu olmamasından dolayı -baktığında bunu insanlar için de sermayedarlar için de söylemek mümkündür, işçi, emekçi, köylü, esnaf için de söylemek mümkündür- hiç kimse güvenmiyor ve bu güvensizlik ortamında attığınız adımların da karşılığının olmayacağını bir kez daha söylemiş olalım.

Dinlediğiniz için teşekkür ediyorum. (HDP sıralarından alkışlar)