| Konu: | İstanbul Finans Merkezi Kanunu Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 106 |
| Tarih: | 22.06.2022 |
ÇETİN OSMAN BUDAK (Antalya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
İstanbul Finans Merkezi Kanunu Teklifi'nin 8'inci maddesi üzerine söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, şimdi, dünyada kendiliğinden oluşan finans merkezleri... Demokrasinin geliştiği, insan haklarının, özellikle de hukukun üstünlüğünün geliştiği ekonomilerde kendiliğinden zaten finans merkezleri oluşmuştur; işte, buna Londra Borsası'nı verebilirsiniz, New York'u verebilirsiniz, hatta Singapur'u bile verebilirsiniz. Bir de yapay oluşturulanlar var. Yapay oluşturulanlara da örnek olarak Dubai'yi verebilirsiniz, Doha'yı, onun dışında Astana'yı verebilirsiniz ve bunlarda da böyle vergi istisnaları, teşvikler, destekler vardır ama dünyanın finans merkezlerinden biri olmaya sadece adaydır. Şimdi, İstanbul Finans Merkezi'ni biz bu şekilde, yapay şekilde oluşturmaya çalışıyoruz. Şimdi, bakacağız bakalım, yani İstanbul Finans Merkezi gerçekten -biraz önce saydığım- Dubai ya da Astana'dan daha iyidir -İstanbul- ve oradaki finans hareketleri daha iyidir ama yapay bir şekilde oluşturduğunuz bir alanın demokrasiyle taçlandırılmaması durumunda orada çok büyük başarı elde edemezsiniz. Şöyle bir örnek vermek gerekirse: Bir yere arı kovanlarınızı götürüyorsunuz, kuruyorsunuz -İstanbul Finans Merkezi'ni böyle düşünün- arı kovanlarını götürdük ve arıların yaşayabileceği bir ortam oluşturmanız gerekiyor. Merkez Bankanızı götürüyorsunuz, BDDK'yi götürüyorsunuz, devlet bankalarını götürüyorsunuz. O binaların içinde eğer demokrasi kültürü yoksa o arıları orada yaşatamazsınız. Şimdi, yabancı yatırımcının bir ülkeye gelebilmesi için orada ilk önce aranan demokrasidir. Ülkede demokrasi var mı? Maalesef yok artık. Peki, yabancı yatırımcı ne arar? Hukukun üstünlüğüne bakar, yargı bağımsız mıdır, ona bakar. Eğer yargı bağımsız değilse o ülkeye yatırımlarını getirmez. O ülkeye yatırımlarını getirebilmesi için önce bu altyapının oluşması gerekiyor. Var olan altyapıyı biz yok ettik. Şu anda var olan altyapı, yargının tarafsızlığı, bağımsızlığı tartışılır durumda, demokrasi tartışılır durumda, insan hakları -minimum olması gerekenler arkadaşlar bunlar- tartışılır durumda; gazeteciler içeride, siyasetçiler içeride. Böyle bir ülkede siz yatırım ortamını iyileştirmeden o arıları yaşatamazsınız. (CHP sıralarından alkışlar) Yatırım ortamının iyileştirilebilmesi için ilk önce bu saydıklarımızın hepsinin olması gerekiyor. O ortamda çiçekler yoksa bal da yok.
Şimdi, sadece binalara finans şirketlerini taşımakla dünyaya çıkıp "Ben finans merkeziyim." demenizin birçok yolu var. Onun için reformları yapacaksınız, önce demokratik reformları. Peki, yaparlar mı? Yapmazlar. Hukukta bağımsızlık, tarafsızlık; yargıda tarafsızlık... İnsan hakları kurulur mu? Kurulmaz tabii ki. Minimum beklenen, yabancı yatırımcıların beklediği budur.
Bakın, Borsa İstanbulda bundan iki sene önce yabancı yatırımcı yüzde 66 oranındaydı, şimdi bu yarı yarıya düştü, yüzde 38'ler seviyesine gelmiş. Yılbaşından bugüne kadar aşağı yukarı 4 milyar dolarlık daha hisse senetlerini satıp çıkmışlar. Sıcak para gelmiyor, sıcak paranın gelebilmesi için ülkede yine saydıklarımızın olması lazım. Ülkenin CDS yani iflas riski primi 800'ün üstüne çıkmış. Yani bizim reel sektör için, finans sektörü için ve devlet için minimum borçlanma oranımız dolar bazında yüzde 11'e çıkmış. Böyle bir ülkeye finansman getirir mi insanlar yani böyle bir ülkeye yatırım yaparlar mı?
Şimdi, bir örnek daha vereyim size: UniCredit, İtalya'nın finans devlerinden bir tanesi, Yapı Kredinin hisselerini 2002'den sonra satın almıştı, bütün hisselerini satarak Türkiye'den çıktı.
İki: Herkes hatırlayacak, bir otomotiv firması Manisa'da fabrika kurmak istiyordu. Ülkenin altyapısını özellikle güçlendirebilmek için direkt Cumhurbaşkanı dünyanın hiçbir yerinde verilmeyecek teşvikleri verdi ve bu teşvikler bile Volkswagen'i ülkeye getirmeye yetmedi; gitti, Slovenya'ya fabrikasını kurdu.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz efendim.
ÇETİN OSMAN BUDAK (Devamla) - Hazır var olan doğrudan yatırımların tamamı sıraya girmiş, yurt dışına kaçıyorlar. Bakın, en son, Fiat, yirmi dört senedir Gebze'de Doblo üretiyordu, Türkiye'deki hatlarını kapattı, yurt dışına gidiyor ve aynı şekilde Honda'da da Türkiye'deki fabrikasını malıyla, mülküyle sattı, Türkiye'yi terk ediyor.
Şimdi, bir taraftan, İstanbul Finans Merkezi'ni kuracaksınız; bir taraftan, kendi elinizdeki yatırımcıları tutamıyorsunuz. Böyle bir ortamda, özellikle de anlaşmaların, sözleşmelerin kendi ana dilinizde olmayacağı... İstihdama inanılmaz destekler vermenize rağmen, sadece betonla, sadece binayla finans merkezi olmaz, bu anlayışın değişmesi gerekir; bu anlayışın değişebilmesi için de yeni bir iktidarın gelmesi gerekir. (CHP sıralarından alkışlar) Yeni bir iktidarın da demokrasiden yana olacağını zaten defaten söylüyoruz, hukukun üstünlüğünden yana olacağını defaten söylüyoruz ve bağımsız Türkiye için mücadele etmeye devam edeceğimizi burada beyan ediyor, hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)