GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: İstanbul'un Beyoğlu ilçesine bağlı Fetihtepe Mahallesi'nde "kentsel dönüşüm" adı altında bölge halkının mağdur edildiğine, TÜİK'teki rotasyona; TÜİK'in açıkladığı yalan rakamlar sonucunda işçinin, emeklinin, emekçinin sofrasından bir şeyler çalındığına ve Avrupa Parlamentosunun 2021 Yılı Türkiye Raporu'na ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:5
Birleşim:101
Tarih:09.06.2022

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim.

Sayın Başkan, sayın vekiller; İstanbul'un Beyoğlu ilçesine bağlı Fetihtepe Mahallesi'nde "kentsel dönüşüm" adı altında bölge halkı mağdur ediliyor, dünden beri çok ciddi sorunlar yaşanıyor. Fetihtepe halkı, gerçek değerinin çok altında bir bedel ödenerek evlerin yıkılmasına ve yeni yapılacak evler için yıllarca borçlandırılmaya karşı çıkıyor ve yaklaşık iki yıldır da süren bir hukuk mücadeleleri var ve seslerini duyurmaya çalışıyorlar. Bu "yanlış uygulama" olarak adlandırdıkları kentsel dönüşümde evlerinden çıkmak istemeyen yurttaşlar darpla ve kötü muameleyle karşı karşıya kalıyorlar. Kentsel dönüşüme karşı bugüne kadar 160 dava açtıklarını, davalar devam ederken işlemlerin yapılmaya başlandığını ve bölgenin mevcut planının mahkemeler tarafından 16 defa iptal edildiğini belirtiyor yurttaşlar, özellikle müteahhitlere rant sağlamak ve yaşam alanlarını korumak için geçmişte olduğu gibi bugün de baskı ve tehditle saldırıya uğruyorlar. Bu durumu protesto ediyoruz. Yani bir kişinin söylediği çok anlamlı bir laf var, diyor ki: "Zammına, zulmüne dayandık ama yeter! Ne istiyorsun bizden? 2.500 lira maaş alıyorum, nereye gideyim?" diye bas bas bağırıyor insanlar. İstanbul Beyoğlu ilçesi Fetihtepe Mahallesi'ndeki bu durumu kınıyoruz ve acilen bu baskıdan vazgeçilmesi gerektiğini bir kez daha dile getiriyoruz.

Ekonomi konuşurken TÜİK'ten bahsetmemek olmuyordu biliyorsunuz. Hep TÜİK'in açıkladığı rakamların asılsızlığını konuştuk, konuşmaya da devam edeceğiz belli ki.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Devam edin, buyurun.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Fakat baktık TÜİK'teki son durum nedir diye, TÜİK'te o kadar büyük bir rotasyon yaşanıyor ki başkan, başkan yardımcıları ve bölge müdürleri açısından baktığımızda yani aslında TÜİK oturup kendi kadrolarının istatistiğini hazırlasa daha iyi yapar sanki. Altı yılda 6 başkan değiştirilmiş, bundan sonra piyasadan fiyat toplayıp enflasyonu hesaplayan Fiyat İstatistikleri Daire Başkanı görevden affını istemiş, "Sağlık sorunlarım var." demiş ama bu kişi hâlen uzman olarak çalışmaya devam ediyor. Demek ki uzmanken sağlık sorunu yok ama başkanken sağlık sorunları ortaya çıkıyor, belli ki siniri bozuluyor kişinin, o kadar büyük bir baskı altında ki iktidar tarafından. Tüketici Fiyatları Grup Başkanı enflasyon verileri açıklanmadan geçen ay görevinden ayrıldı. Saymaya devam edebiliriz, daha evvel başkan yardımcılığı yapmış olanlar ve başkanlık yapmış olanlar da çeşitli şekilde görevden alındılar. 20 bölge müdürlüğüne yeni atamalar yapıldı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Devam edin, buyurun.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim.

Şimdi, TÜİK neden bu durumda, esas bunu sorgulamak gerekiyor. Belli ki iktidar enflasyonu düşüremiyor, enflasyondaki artışı frenleyemiyor, var olan gerçek rakamları da açıklamaktan çekiniyor, baskı yapıyor TÜİK'te çalışanlara ve bu baskı sonucunda da artık orada çalışanlar bir yerden sonra vicdan muhasebesi yaparak görevlerinden ayrılmak zorunda kalıyorlar ya da görevlerinden alınıyorlar. Ama bir şeyin altını özellikle çizmek istiyoruz, bakın, TÜİK'in geçtiğimiz yıl aralık sonunda ve bu yıl mayıs sonunda, haziran başında açıkladığı veriler açısından bunu söylüyoruz: Şimdi, bu verilere göre, aslında, işçinin, emekçinin ücretleri, maaşları belirleniyor, emeklinin maaşları belirleniyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi lütfen.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - TÜİK'in açıkladığı bu yalan rakamlar sonucunda işçinin, emeklinin, emekçinin sofrasından bir şeyler çalınıyor. TÜİK'te çalışanlara sesleniyoruz: Yani siz sadece bir istatistik kurumu değilsiniz, aynı zamanda sizin açıkladığınız rakamlar sonucunda insanların masasına gidecek, sofrasına gidecek maaşlar belirleniyor. Siz aslında yaptığınız yalan yanlış açıklamalarla, üzerinde manipülatif oynamalar yaptığınız açıklamalarla insanların boğazından kesiyorsunuz. Vicdani sorumluluğunuz çok büyük, vebaliniz çok ağır, bunu bir kez daha vurgulamak istiyoruz. Bu tür çalışmalarda gerçekten vicdanınıza danışmadan adım atmayın, bir kez daha sizleri, TÜİK bürokratlarını uyarıyoruz.

Değinmek istediğim son bir nokta var Sayın Başkan, zamanım umuyorum yeter.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Zaman yetmedi ama buyurun.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim.

Şimdi, Avrupa Parlamentosunun 2021 Yılı Türkiye Raporu yayınlandı. Dün de bugün de bu konuda çeşitli konuşmalar yapıldı fakat aslında, bu rapora baktığımızda çok ilginç bir durumla karşı karşıyayız. Raporun her satırına katılmak ya da katılmamak diye bir tartışma yapmıyorum burada, hani öyle bir tartışma olsa çeşitli yerleri tartışılabilirdir ama çok ilginç şeyler var. Mesela, raporda diyor ki "Türkiye'de demokrasi, hukuk devleti ve temel hak ve özgürlüklere saygı alanlarında elle tutulur ilerleme kaydedilmemiştir, bu olmadan da AB'yle üyelik müzakerelerinin yeniden başlama şansı yoktur." Yani rapor yanlış mı söylüyor? Türkiye'de demokrasi, hukuk devleti, temel hak ve özgürlüklere saygı mı var? Biz bunu her gün burada muhalefet olarak ifade ediyoruz. Yani Türkiye'de toplantı ve gösteri yürüyüşlerine saygı mı gösteriliyor? İfade ve düşünce özgürlüğüne saygı mı gösteriliyor? Türkiye'de yargı, hukuk devleti diye bir şey mi kalmış? Mahkemelerin hâlini her gün burada tartışıyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bitiriyorum efendim.

Yani çete reisinden mahkeme reisi yapan bir Hâkimler ve Savcılar Kurulu var, iktidar da bunu destekliyor. Böyle bir durumla karşı karşıyayız.

Şimdi "Gereken reformlar konusunda siyasi irade yoktur." diyor Avrupa Birliği raporunda. Allah aşkına, iktidara soruyoruz: Reform yapacak hâliniz mi var ya? "Reform" kelimesini unuttunuz, çoktan sildiniz.

Şimdi "Türkiye'deki mevcut ekonomik durum kaygı vericidir." diyor rapor. Öyle değil mi? Türkiye'de ekonomik durum çok mu iyi? Millet işsizlikle, yoksullukla uğraşmıyor mu; açlıkla uğraşmıyor mu; enflasyon, hayat pahalılığı almış başını gitmemiş mi? "Avrupa Birliği raporu ön yargılı ve gerçek dışı değerlendirmeler"miş. "Hadi canım sizde!" demek geliyor insanın içinden. Hani vakit olsa daha uzun tartışırız burada ama herhâlde önümüzdeki hafta bu imkânı da bulacağız, Avrupa Birliği raporunu tartışacağız. İktidar hakkındaki Avrupa Birliği raporunun yaptığı tespitlerin çok önemli bir kısmı haklı tespitlerdir...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - ...ve muhalefetin burada ifade ettiği tespitlerdir.

BAŞKAN - Buyurun, lütfen.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Tamam efendim, tamamladım.

Teşekkür ediyorum.