GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Avukatlık Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:5
Birleşim:100
Tarih:08.06.2022

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim.

Sayın Başkan, sayın vekiller; Türkiye yakın tarihinin gördüğü en büyük ekonomik buhranlardan birini yaşıyor ve hemen hemen her alan bu buhrandan etkileniyor.

Aslında, hiperenflasyon yaşadığımızı söyleyebiliriz bugünlerde ve bu iktidar Türkiye ekonomisini fiyatlama yapılamayan bir istikrarsızlık içine sürükledi. Maliyetler o kadar yüksek ve o kadar hızlı ki kimsenin bir adım ötesini göremediği bir fırtınayla karşı karşıya kalmış vaziyetteyiz, bu fırtınadan en çok etkilenenlerin arasında da kiracılar geliyor ve kiralardaki korkunç artış barınma hakkının dahi bu ülkede nasıl tahrip edildiğini gösteriyor. Baktığımızda, sadece büyükşehirlerde değil, metropollerde değil, bütün şehirlerde kiralarda çok ciddi bir artış yaşanmakta olduğunu görüyoruz.

Peki, bu kira artışlarındaki korkunç gelişmeyle ilgili olarak, bu yarayı tedavi etmek için herhangi bir köklü önlem alınıyor mu? Hayır. Ne yapılıyor? Palyatif bir çözüm ileri sürülüyor şimdi, görüyoruz ve bir kira artışı sınırlaması getiriliyor. Şimdi, çok iyi biliyoruz ki aslında -iktidar partisi de bunu biliyor, muhalefet de biliyor ki- bu kira sınırlamasıyla yani geçici bir pansumanla sorunu çözebilecek bir duruma gelmeyeceğiz. Dolayısıyla, bu teklifin yetersiz bir teklif olduğu çok açık ortada ve tabii "Peki, ne yapılması gerekir?" sorusu gündeme geliyor. Eğer gerçekten bu ülkede yaşayan insanlara bir iyilik yapmak istiyorsa bu iktidar, öncelikle enflasyonu düşürmek için doğru adımlar atması gerekiyor yani mesela Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı Tayyip Erdoğan'ın çıkıp "Enflasyon yok aslında, teknik olarak hayat pahalılığı var." gibi acayip bir cümleyi kurmaması gerekiyor çünkü dört ay önce "Enflasyonu biz düşüreceğiz." demiş kişi de aynı kişidir aslında. Şimdi, dolayısıyla "Enflasyonu düşürmek için hangi tedbirler alınması gerekir?"i tartışmayan bir iktidarla karşı karşıyayız. Birinci sırada tartışılması gereken bu enflasyon ve faiz arasındaki hani "Faiz sebep, enflasyon sonuç." tuhaf tezinin, tez bile denemeyecek olan cümlenin aslında ortadan kaldırılması ve bunun sonucunda Türkiye ekonomisine verilmiş olan büyük zararın ama çok büyük zararın telafi edilmesi için oturulup konuşulması gerekiyor ama maalesef iktidarın bu adımları attığını göremiyoruz.

Şimdi esas itibarıyla şunu söylemek istiyoruz: Bu getirilmiş olan madde ihdasıyla vatandaşın vatandaştan alacağına bir sınır koyuluyor, palyatif bir tedbir, kiracıların çok büyük ihtiyaçları var.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Devam edin, buyurun.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Dolayısıyla bu tür tedbirlerle, palyatif tedbirlerle sorunu çözemeyeceğimizi söyledik ama kiracıları en azından bir yıl için rahatlatma adımı olarak değerlendirilebilir ama bu bir usul hâline gelmemelidir, bunu özellikle vurgulamak istiyoruz.

Peki, vatandaş ne bekliyor bu iktidardan? Hani vatandaşın vatandaştan alacağına sınır koyuyor bu iktidar şimdi ama vatandaş başka bir şey bekliyor; beklediği, iktidarın, devletin ve şirketlerin, holdinglerin vatandaştan aldığına sınır koyulmasıdır esas itibarıyla, tartışılması gereken budur. Yani doğal gazda, elektrikte, suda, benzinde, motorinde vatandaştan alınana sınır koymuyor bu iktidar, esas itibarıyla şirketlerin, holdinglerin çıkarları doğrultusunda davranıyor; olması gereken bunun tartışılmasıdır, bunu bir kez daha özellikle vurguluyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Palyatif bir tedbirdir, esas olması gereken, dediğim gibi, yurttaşı büyük bir sıkıntıya sürüklemekte olan enflasyonun düşürülebilmesi için, hayat pahalılığının ortadan kaldırılabilmesi ve sınırlandırılabilmesi için vatandaştan alınanın, holdinglere ve şirketlere aktarılanın engellenmesi, sınırlanması gerekiyor; bunun altını bir kez daha çizmek istiyorum.

Teşekkür ediyorum.