| Konu: | Türkiye İhracatçılar Meclisi ile İhracatçı Birliklerinin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 98 |
| Tarih: | 02.06.2022 |
SEZAİ TEMELLİ (Van) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; önerge üzerinde söz almış bulunuyorum.
Sayın Başkan, sabah bir yoklama yaptınız, bu yoklamadaki sayı ile şimdiki sayıyı karşılaştırırsanız Meclisin yüzde 90'ı burada yok. Dolayısıyla yoklamanın amacı Meclisin nitelikli çalışmasına yönelik değilmiş, bunu anlıyoruz. Yasa teklifinde "ihracat" geçiyor diye ihracattan örnek verelim o zaman: İhracat rakamları da artıyor fakat hiçbir sorunu çözmüyor. İhracat geçen seneden bu seneye yüzde 20 artmış, ihracatın yüzde 20 artışıyla beraber dış ticaret açığı beş ayda geçen seneyi yakalamış. İthalat yüzde 40 artmış, cari açık artmış yani velhasıl, ihracatın artışı hiçbir dış ticarete yönelik problemi çözememiş. Aynı şekilde, ekonomi yüzde 7 büyümüş, ekonominin yüzde 7 büyümesine karşılık toplumdaki bütün sorunlar derinleşmiş; yoksulluk artmış, işsizlik artmış, her gün zamlar... Biraz önce örnekleri de verildi, hiçbir problemi çözmeyen bir büyümeden bahsediyoruz. Aynı şey siyasette de söz konusu. Siyasete yönelik alınan her karar ülkenin siyasi barışını âdeta dinamitliyor, ortadan kaldırıyor. Toplumsal barış adına bahsedeceğimiz hiçbir şey kalmamış. Yani yoklama almakla Meclisi nasıl nitelikli çalıştıramıyorsanız, bu atılan hamlelerle de ekonomide, siyasette yapılan her şey âdeta bir hamster döngüsüne bütün ülkeyi sıkıştırmaktan başka bir şey değildir. Yol almamız lazım, ileri gitmemiz lazım, ülkenin sorunlarını çözmemiz lazım. Ülkenin sorunlarını çözebilmenin yegâne yolu da aslında ülkenin temel sorunlarını doğru tespit etmekten, ekonomide, siyasette, adalette, yargıda bütün kurumlarıyla çözümler üretmekten geçiyor. Tabii ki bunu Meclis yapacak ama Meclisin önüne gelen yasalara baktığımızda ya da Meclisin çalışma aklına baktığımızda bundan ne kadar uzak olduğunu sabah hep birlikte yaşadık.
Evet, ülkenin sorunları nedir? İki temel sorunu vardır bu ülkenin: Biri, Kürt meselesidir; diğeri, yoksulluk meselesidir. Bu iki meseleyi önüne koyup bu Meclis sağlıklı, kalıcı çözümler üretmediği sürece toplumsal barıştan, siyasi barıştan, iktisadi barıştan söz etmek mümkün değil. Ortada olan kaostur, ortada olan bir çöküştür. Bu çöküşten çıkmanın yegâne yolu meseleleri doğru tespit etmekten geçiyor.
Bugünkü iktidar ne yapıyor Kürt meselesini çözmek için? Savaşı dayatıyor. Bakın, AKP Genel Başkanı 2013'te, çözüm sürecinde "Bu ülkenin 300 milyar doları bu savaşa gitmiştir, bu savaşı durdurmak gerekir." diyor. O günden bugüne üzerine en az bir 300 milyar dolar daha eklenmiştir. Dolayısıyla savaşı finanse etmek pahalı bir iştir, savaşı sürekli hâle getirmek ülkeyi yıkıma götüren bir iştir. Savaştan kurtulamadığınız sürece Kürt meselesini çözme şansınız yok. Kürt meselesinin çözümü barıştan geçiyor, barışı var etmekten geçiyor. Bunun yolu da demokratik çözümden, demokratik müzakereden geçiyor; tecritten değil.
Yoksullukla mücadele her şeyden önce yolsuzlukla mücadeleden geçiyor. Bugün bir oligark sistemini finanse ederek Türkiye'nin yoksulluk problemini de çözemezsiniz. Hele hele savaşın olduğu bir yerde yoksulluğu çözmeniz zaten mümkün değil. Dolayısıyla, Türkiye barışını arıyorsa, Türkiye toplumsal siyasi barışını arıyorsa meselelere ciddi yaklaşmak zorunda, ciddi çözümler üretmek zorunda. Bugünkü iktidar bunu yapabilir mi? Yok. Peki, iktidarı destekleyen muhalefet partisi bunu yapabilir mi? Yok. Gerçi her zaman onların fikirleri iktidarda, kendileri muhalefetteler ama... Dolayısıyla, talihsizliğe bakın ki 12 Eylülde bunu dile getirenler bugün de aynı şeyi söylüyorlar, aynı vebalin altında olmaya devam ediyorlar. Dolayısıyla da bu meseleleri çözmek için aslında gerçek anlamda rasyonel bir akla ihtiyacımız var. Fakat, bugünkü iktidar rasyonel aklı çalıştıracak bütün kurumları da -Merkez Bankasını, hazineyi, yargıyı- tahrip etmiş durumdadır, tahrip etmediği hiçbir kurum kalmamıştır.
Nasıl çözüm üreteceksiniz? Tabii ki çözüm üretemeyeceksiniz. Zaten biz çözüm üretilemediği için bu denli gayriciddi ve ahlaken kabul edilemeyecek bir söylemin içine sıkışmış bulunuyoruz. Bugün meselenin çözümü barıştan geçiyor, bugün meselenin çözümü birlikte ürettiğimiz zenginliğin hakça, adaletçe paylaşımından geçiyor; bunun adına da hareket etmek zorundayız.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
SEZAİ TEMELLİ (Devamla) - Karşımızdaki meselenin ciddiyetinin farkına vararak ciddi adımlar atmak zorundayız. Para politikasının çöktüğü bir yerde kalkıp nasla çözüm üretemezsiniz; maliye politikasının çöktüğü bir yerde suluya vergi salarak çözüm üretemezsiniz; Meclisin çöktüğü bir yerde yoklamayla çözüm üretemezsiniz. Ciddi olmamız lazım. Ciddi olmak için ciddi bir Meclise ihtiyacımız var. Ciddi olmak için, meselelerimizi çözmek için ciddi bir iktidara ihtiyacımız var; bunun yolu da seçimden geçiyor.
Halkların Demokratik Partisi barış için, ortak zenginliğin hakça, adaletçe paylaşımı için seçime de hazırdır, geleceğin iktidarına da hazırdır.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (HDP sıralarından alkışlar)