GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: CHP Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:5
Birleşim:92
Tarih:18.05.2022

CHP GRUBU ADINA BÜLENT TEZCAN (Aydın) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; paramiliter örgütlenmeler suçtur. SADAT, paramiliter bir örgütlenmedir. Bu paramiliter örgütlenmenin arkasında sarayın olması bunun bir suç olmasını ortadan kaldırmaz, tam tersine, sarayın da bu suçun ortağı olduğunu gösterir, suç olmaktan çıkarmaz. SADAT on yıl önce kuruldu, kurulduğu zaman soru önergesi verdim. O zaman sorduk: "Dayanağı nedir bunun? Silahlı Kuvvetlerin arazilerini bunlara kullandırıyor musunuz?" diye. O zaman soru önergesi verdik. Bakın, SADAT'ın kuruluş izni İstanbul Valiliği tarafından verilmiş. Diyorlar ki: "Özel Güvenlik İzin Belgesi... Ben bununla çalışıyorum." Kuruluş belgesi bu. Bu kuruluş belgesinin dayanağı ne? 5188 sayılı Kanun, Özel Güvenlik Hizmetleri Kanunu. Bu kanun ne biliyor musunuz arkadaşlar? Özel Güvenlik Hizmetleri Kanunu, yurt içinde özel güvenlik görevlilerini yetiştirip özel güvenlik sağlamaya dönük kanun. Yani o, bankaların önünde, şirketlerin önünde özel güvenlik görevlileri var ya, silahlı ya da silahsız, bu kanun onu söylüyor. Bu kanun "Uluslararası harp stratejilerini öğretebilirsin." demiyor, böyle bir şey söylemiyor.

Bakın, şirketin adı ne? SADAT Uluslararası Savunma, Danışmanlık, İnşaat, Sanayi ve Ticaret Şirketi. Soruyorum size, izleyicilerimize soruyorum, vatandaşlarımıza soruyorum: İç güvenlikte özel güvenlik hizmeti vermenin uluslararası savunma hizmetiyle ne ilgisi var, ne ilgisi var? (CHP sıralarından alkışlar) Ha, aklımıza bir şey geliyor, hani var ya gayrinizami harp, kontrgerilla, özel harekât, özel harp; bunları çok duydu Türkiye, çok yaşadı bunları. Türkiye, beyaz Torosların dönemini de yaşadı, sonraki dönemleri de yaşadı. Bugün Türkiye, bu tip paramiliter suç örgütlerinin acısını hâlâ hesaplaşamadığı için çekmek zorunda. Şimdi, dönüp bakıyoruz, arkasına doğrudan doğruya devletin en yetkili kurumunu alıp bir de izin alarak bir şeyler yapmanın peşindeler. Ne diyor? Kendi sitesinden, ben söylemiyorum, bakın, SADAT'ın kendi sitesinden: "Gayrinizami Harp Kursu Başlangıç Yeterlilik Kriterleri." "Ben gayrinizami harp kursu veriyorum, gayrinizami harp kursu. Buraya herkesi almıyorum, bakacağım, sabotaj yapmaya yetenekli mi; bedenen, fiziken, aklen, manen buraya yatkın mı?" diyor. "Yapılacak test ve değerlendirmede başarı gösteren kursiyerler gayrinizami harp kursuna kabul edilir." diyor. Bitmedi, bu kurstan sonra ne yapacaklarmış? Bu da kendi sitesinden, oradan çıkardım, ben uydurmuyorum. "Ben bu kursta şu yetenekleri kazandıracağım katılanlara: Psikolojik harp yeteneği kazandıracağım. Sabotaj, baskın, pusu, tahrip, suikast, kurtarma ve kaçırma, tedhiş -yani Türkçesi terör- ben burada bunları yetiştireceğim." diyor. Son cümle: "Kursiyerler bu imkân ve kabiliyetlere ulaştırılır." diyor yani "Ben gelen kursiyerlere nasıl terörist olunur, nasıl tedhiş yapılır, nasıl pusu kurulur, nasıl adam kaçırılır, nasıl kaçırma işlemleri yapılır, nasıl sabotaj yapılır, nasıl tahrip yapılır, nasıl bomba atılır bunları göstereceğim." diyor. Bu, sitesinde, sitesinde bu. Şimdi, Sayın Erdoğan diyor ki: "Benimle ilgisi yok, beni bununla nasıl irtibatlandırırsınız?" Ya, el insaf, bu fotoğrafı herkes gördü. Bu masanın başında Sayın Cumhurbaşkanı var, bu masada İstihbaratın en üst isimleri var, MİT Başkanı var, İstihbarat var, onun yanında da SADAT'ın kurucusu var, Adnan Tanrıverdi.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.

BÜLENT TEZCAN (Devamla) - Allah muhafaza, Sayın Erdoğan, ilişkin olmayan kişinin masadaki yeri buysa ilişkin olanın masadaki yeri ne olacak, nereye gelecek, merak ediyoruz, merak ediyoruz. (CHP sıralarından alkışlar)

Şimdi, ben bir şeyi merak ediyorum, Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan bir şeyi merak ediyorum: Kendileri ilan etmişler ne yapacaklarını. Bu, danışmanındı -Sayın Erdoğan'ın danışmanıydı- buna neyi danıştın? "Sabotaj nasıl yapılır?" diye mi danıştın Sayın Erdoğan? "Pusu nasıl kurulur?" diye mi danıştın? "Bomba nasıl atılır?" diye mi danıştın?

EYÜP ÖZSOY (İstanbul) - Senin Genel Başkanın FETÖ'cü danışmanlara ne danışıyor?

BÜLENT TEZCAN (Devamla) - "Terör nasıl işlenir?" diye mi danıştın? Neyi danıştın devletin en tepesinde? "Kurtarma ve kaçırma işlemleri nasıl yapılır?" diye mi danıştın?

EYÜP ÖZSOY (İstanbul) - FETÖ'cü danışmanlara ne danışıyor senin Genel Başkanın?

BÜLENT TEZCAN (Devamla) - "Suikast nasıl yapılır, baskın nasıl yapılır?" diye mi danıştın? Bu, benim danışmanım değil, senin danışmanındı; bu milletin parasıyla verdin onun maaşını, senin danışmanındı. (CHP sıralarından alkışlar)

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BÜLENT TEZCAN (Devamla) - Tamamlıyorum Sayın Başkanım.

EYÜP ÖZSOY (İstanbul) - FETÖ'cü danışmanlara ne danışıyor sizin Genel Başkanınız, onu da söyle.

BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.

BÜLENT TEZCAN (Devamla) - Tamamlıyorum, selamlıyorum.

EYÜP ÖZSOY (İstanbul) - Sizin belediye başkanlarınız FETÖ'cü danışmanlara ne danışıyor?

BÜLENT TEZCAN (Devamla) - Değerli arkadaşlar, şimdi, tabii, bu arkadaş -beyefendi- istifa etti; affedersiniz, affını istedi; niye affını istedi biliyor musunuz?

EYÜP ÖZSOY (İstanbul) - Terör örgütü danışmanlarına ne danışıyor sizin belediye başkanlarınız?

BÜLENT TEZCAN (Devamla) - Demiş ki: "Mehdi gelecek; Mehdi'nin geleceği zaman biz boş durmayacağız." "Peki, bizim bir işimiz yok mu? Mehdi'nin geleceği zamana ortamı hazırlamamız gerekir." diyor. Akidesi kuvvetli olanlar bilir: Mehdi'nin geleceği zaman, ortalığın kan gölüne döneceği zamandır; Mehdi'nin geleceği zaman, tedhişin ve terörün yükseleceği zamandır; Mehdi'nin geleceği zaman, mazlumların, insanların boğazlandığı zamandır. Şimdi, biraz önce anlattığım sabotaj, tedhiş, terör... Bu söylediklerim ile bu taahhüt arasında bir bağ var mı yok mu? Bunun için bu araştırmayı istiyoruz, bunun için bu araştırmayı istiyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BÜLENT TEZCAN (Devamla) - Hepinize teşekkür ediyorum.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)