| Konu: | Kadir Gecesi'ne; Fatsa Doğa ve Çevre Derneğinin Ordu Fatsa'da Altıntepe Madenciliğin yarattığı tahribatla ilgili eleştiri, tespit ve önerilerine; Şişli Etfal Dayanışmasının Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesiyle ilgili taleplerine ve Çanakkale Milletvekili Bülent Turan'ın HDP'ye ilişkin sözlerine ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 87 |
| Tarih: | 27.04.2022 |
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın vekiller, öncelikle, tüm İslam âleminin Kadir Gecesi'nin mübarek olmasını diliyorum. Önümüzdeki hafta sonu karşılayacağımız Ramazan Bayramı'nın tüm halklarımıza ve İslam âlemine hayırlı olmasını, sağlık ve bereket getirmesini diliyorum.
Sayın vekiller, bugün Fatsa Doğa ve Çevre Derneğinden bir heyet ziyaretimize geldi. Aslında, Ankara'ya gelme nedenleri bugün Bakanlıkta bir projenin ÇED raporunun onayı için yapılacak olan inceleme ve denetleme kurulu toplantısına katılmakmış, bu vesileyle partileri de ziyaret ettiler, bize de geldiler. Ordu ili Fatsa ilçesinde Altıntepe Madenciliğin yarattığı tahribatla ilgili eleştirilerini ve tespitlerini, önerilerini dile getirdiler. Son derece önemli şeyler söylüyorlar, özellikle, siyanürlü altın madenciliğini bölgenin geleceği için "bilinçli bir kötülük" olarak tarif ediyorlar. Çünkü bu Altıntepe Madencilik -ki bunun arkasında İngiliz sermayesinin olduğu hepimiz tarafından biliniyor- işletme alanını 196 hektardan 393 hektarlık bir alana çıkarmak istiyor ve bu çıkarmak istediğinin 161 hektarı tarım arazisi, 232 hektarı da orman vasfında bulunuyor. Dolayısıyla, aslında, Fatsa ilçesinde ve baktığımızda bütün Ordu'da çok ciddi bir çevre sorunu olarak yaşanıyor bu ve bu çevre sorununun artması gündemde. Büyük bir ekolojik tahribat, dengenin bozulması söz konusu. Ordu'nun yüzde 74'ünün maden sahası hâline gelmiş olduğunu söylüyor Fatsa Doğa ve Çevre Derneği yöneticileri.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun Sayın Oluç, devam edin.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - 24 Mayısta da 3 ilçede daha maden sahası ihalesi açılacağını söylüyorlar. Gerçekten çok büyük bir rahatsızlık. Bunları dile getiriyoruz ve söyledikleri, yaptıkları çok önemli bir faaliyet. Siyanürlü altın madenciliğinin yarattığı tahribat karşısında Ordu'nun, Fatsa'nın, Ünye'nin ve Ordu'nun diğer ilçelerinin tahrip edilmemesi için mücadele ediyorlar. "Tüm Fatsalıları, fındık üreticilerini, madenden zarar gördüğünü düşünen tüm insanlarımızı bir ağaca, bir fındık dalına, bir arıya can olmaya; doğasına, toprağına, suyuna ve vatanına sahip çıkmaya, mücadeleye omuz vermeye çağırıyoruz." diyorlar. Biz de onların çağrılarını burada dile getirmiş olalım.
Dün de Şişli Etfal Dayanışması, İstanbul'daki Şişli Etfal Hastanesiyle ilgili ziyaret etmişti. Bugün çünkü orada da bir ihale söz konusuydu.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun Sayın Oluç.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Şimdi burada daha evvel de konuştuk Şişli Etfal Hastanesini. Biliyorsunuz, 1899 yılında faaliyete geçmiş olan bir hastaneden söz ediyoruz. Sayın vekil de bu konuda açıklamalar yapmıştı. "Depreme dayanıklı olmadığı için ya güçlendirilecek ya da yıkılacak, yeniden yapılacak." deniyordu. Fakat tuhaf bir gelişme oldu. Hastane 2 ayrı lokasyona taşınmış vaziyette, 15-20 kilometre mesafede. Fakat hastanenin binası ne güçlendirilmiş vaziyette ne yıkılmış vaziyette. Tam tersine, boya badana yapılmış ve giriş katı ofis olarak kullanılmaya başlanmış, kiralıyorlar ofis olarak. Şimdi de tekrar hastanenin diğer kısımlarının da aslında bir ihaleyle kullanıma açılacaktı. Bugün ihale yapıldı, sonucunu elbette bilmiyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun Sayın OIuç.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Şimdi, bu binalar depreme dayanıklı idi ise niye "Yıkılacak ya da güçlendirilecek." denildi ve içi boşaltıldı, hastane olmaktan çıkarıldı yani depreme dayanıklı idi ise niye hastane olarak bırakılmadı? Sağlık Bakanlığı doğru dürüst bir açıklama yapmadı bugüne kadar ve bu konuda gerçekten bir açıklama bekliyor Şişli Etfal Dayanışması. Aslında istekleri çok basit: Şişli Etfal Hastanesi binasının ya güçlendirilerek ya yeniden yapılarak orada sağlık hizmeti verilmesini istiyorlar çünkü Şişli ilçesinde -ki sadece Şişli ilçesi değil, İstanbul'un diğer ilçelerinden de oraya yurttaşlarımız gelir- burada bir sağlık hizmetinin verilmemesinin büyük bir eksiklik yarattığını söylüyorlar. Ben de bunu buradan dile getirmiş olayım.
Şimdi, bayram geliyor dedik. Ben buradan bir davette bulunmak istiyorum Adalet ve Kalkınma Partisi Sayın Grup Başkan Vekili Bülent Turan'a.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, toparlayın.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Toparlıyorum efendim.
Sayın Turan, siz "HDP bu toprakların partisi değil, maalesef Kürtlerin de partisi değil." demişsiniz. Şimdi, hazır bayram, Meclis de tatil olacak; ben size bir çağrıda bulunuyorum, davet ediyorum. Bakın, siz ve ben -başka kimse olmasın, ne koruma olsun ne başka kimse- gelin, Diyarbakır'da, Hakkâri'de, Şırnak'ta, Van'da, Siirt'te, Batman'da, Mardin'de; sadece oralarda değil, hani "Bu toprakların partisi değil." demişsiniz ya, mesela Karadeniz'de istediğiniz illerde; Akdeniz'de, Adana'da, Mersin'de, Antalya'da ve başka iller istiyorsanız; İzmir'de, Balıkesir'de, hatta Çanakkale'de, sizin ilinizde, gelin, birlikte bayramda bir tur yapalım ikimiz beraber ve orada sokakta dolaşan vatandaşlarımıza soralım bakalım, HDP bu toprakların partisi mi değil mi. Ayrıca, hani kürdistan coğrafyasında dolaşırken de HDP Kürtlerin partisi değil mi diye soralım Kürt yurttaşlara.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, toparlayın Sayın Oluç.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bitiriyorum efendim.
Soralım yurttaşlarımıza -HDP sadece Kürt partisi değil tabii ki- HDP'yi Kürtlerin partisi olarak da görüyorlar mı görmüyorlar mı diye. Sonra gelelim birlikte, bu Mecliste, bu gezimizin sonuçlarını halkımızla ve bütün milletvekilleriyle paylaşalım, hem de iyi olur birlikte gezmiş oluruz, bu iddiaları da böylece kanıtlamış oluruz; ya sizin söyledikleriniz doğrudur ya benim söylediklerim doğrudur.
Bir de yani hatırlatmak için söylüyorum, uzun uzun polemik yapmak için değil. Adalet ve Kalkınma Partisine kapatma davası açıldığı zaman, bizler bu kapatma davasının hukuksuz ve yanlış olduğunu, demokratik siyasete yönelik ağır bir baskı olduğunu söyledik, kayıtlar ortadadır, tekrar ortaya koymaya da hazırız ama beklerdik, hani Demokratik Toplum Partisi sizin iktidar döneminizde kapatıldı, 3 vekil fazla kazanacağız diye keşke zil takıp oynamasaydınız diyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Evet, toparlamaya niyetiniz var mı?
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bitirdim efendim, son bir cümle söylememe izin verirseniz.
BAŞKAN - Buyurun.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ediyorum.
Yani niye bunu söylüyorum? Keşke bunları, bu iktidar ortakları olarak HDP'ye kapatma davasının açıldığı günlerde dillendirmiyor olsaydınız. Hani, çok hevesle bu kapatma davasının kapatılmayla sonuçlanması beklentiniz olduğunu hissediyoruz ama bunu bu kadar topluma açık bir şekilde de hissettirmeseniz sizin açınızdan belki daha iyi olur diye düşünüyorum.
Teşekkür ediyorum.