| Konu: | Gezi davasında verilen karara, hâkimlere evrensel hukuk ilkelerine göre karar vermeleri için çağrıda bulunduğuna ve Halkların Demokratik Partisi Merkez Yürütme Kurulunun "24 Nisan"la ilgili pazar günü yaptığı açıklamaya ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 86 |
| Tarih: | 26.04.2022 |
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın vekiller, dün Gezi kumpas davası sonuçlandı ve bunun sonucunda, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinde, mahkeme dört buçuk yıldır tutuklu olan Osman Kavala'ya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi, Mücella Yapıcı, Çiğdem Mater, Hakan Altınay, Mine Özerden, Can Atalay, Tayfun Kahraman, Yiğit Ali Ekmekçi'ye on sekizer yıl hapis cezası verdi. Yani ne olmuş oldu? Bir partinin aday adayı olmuş olan bir ağır ceza hâkiminin dâhil edildiği bir heyet siyasi bir kararla, hukuku çiğneyerek bir mahkûmiyet kararı ortaya çıkardı. Bağımsız ve tarafsız yargı yok, hukuk yok, evrensel hukuk ilkeleri yok, delil yok. Ne var? Düşman hukuku uygulaması var, hukuksuz dinlemeye dayalı karar var ama hukuk yok. Ne yapıyor iktidar bu kararla beraber? Topluma yargı kumpasıyla gözdağı veriyor, siyasal ve toplumsal muhalefete yargı kumpasıyla gözdağı veriyor, siyaseti yargı kumpasıyla dizayn etmeye çalışıyor; iktidarın yaptığı esas itibarıyla budur. 2 kez beraat etmiş olduğu suçtan 3'üncü defa ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası aldı Osman Kavala ve diğer arkadaşlar on sekizer yıl. Yıllarca, dört buçuk yıldır "casus" diye tutuklu olarak rehin tutulan Osman Kavala'ya casusluktan ise beraat verildi. Şu mahkemeye bakın siz. Yani dün, aslında adalete bir kara leke daha sürüldü ve tarihin sayfalarına bu kara leke büyük harflerle yazıldı.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun Sayın Oluç.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Hukuk, özgürlük, vicdan, uluslararası demokratik anlaşmalar, Anayasa'nın 90'ıncı maddesi, hukukun üstünlüğü bu mahkeme heyeti tarafından hiçe sayıldı ve yok edildi. Şunu çok açık ve net söyleyelim: Adaletsizliğe, hukuksuzluğa karşı direniş ve mücadele sürecek. Siz, istediğiniz kadar -bu iktidarın ortaklarına sesleniyorum- kumpas davalarıyla siyasi alanı dizayn etmeye çalışın, bunun karşısındaki mücadele, mutlaka hukuk, siyaset ve demokrasi mücadelesi kazanılacak, bunu bir kez daha vurgulamış olalım ve bu iktidar emin olsun ki Gezi kumpas davasının sonuçlarıyla önümüzdeki dönemde mutlaka yüzleşecektir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun Sayın Oluç.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Ve bu hukuksuzluğu yerine getirmiş olan, ısmarlama karar vermiş olan, iktidarın yönlendirmesiyle ve baskısıyla karar vermiş olan o mahkeme heyetinin mutlaka yüzüne bu hukuksuzluk vurulacaktır ve o mahkeme heyetindeki tek şerh düşmüş olan yargıç yani "Delil yok, beraat etmeleri gerekir." diyen yargıç ise tarihin sayfalarına temiz bir insan, vicdanlı bir insan olarak geçecektir.
Şimdi, hukuksuzluk Gezi kumpas davasında bitmiyor, çok var hani hep konuşuyoruz, bir tane daha var. Hatırlatıyorum: 12 Nisan günü, burada bir gözaltı operasyonuyla ilgili konuşma yaptım ve "48 arkadaşımız gözaltına alındı hukuksuz yere." dedim.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun Sayın Oluç.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - O gözaltına alınanlardan 18 kişi tutuklandı, 48 kişiden 18'i tutuklandı. Ya, bu iktidar, hukuksuzluğu olağan hâle getirdi ve hukuka sıfır tolerans tanıyan bir iktidar hâline geldi.
Şimdi, bu gözaltına alınan ve sonra tutuklananlarla ilgili iddialara baktık, bunlar hakkında daha önce aynı konularda soruşturma ve kovuşturmalar yapılmış, daha önce beraat etmişler, kimileri de takipsizlikle sonuçlanmış ama ne gam; mükerrer bir soruşturmayla karşı karşıyayız, ne gam. Kim savcı? Ahmet Altun. Ahmet Altun kim? Kobani kumpas davasının savcısı, o Kobani davasının hukuksuzlukla dolu iddianamesine imza atmış olan savcı, sipariş soruşturma... Peki, ne oluyor, esas hukuksuzluk nerede karşımıza çıkıyor? 18 kişi tutuklandı, 30 kişi salındı ya, işte o kişiler hakkında, 30 kişi hakkında savcı, tutuklama talebiyle itiraz ediyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Evet, buyurun toparlayın Sayın Oluç.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Peki, ne oluyor, tutuklama talebiyle itiraz ediliyor? Salmış olan mahkeme sulh ceza mahkemesi. Ne yapıyorlar? Hemen bir asliye ceza mahkemesine iletiyorlar itirazları ve o asliye ceza mahkemesi, salınmış olan 30 kişi hakkında tutuklama kararı veriyor. Peki, diyeceksiniz "Olabilir." fakat daha ilginç bir şey var, aslında görevde olması gereken 70. Asliye Ceza Mahkemesine değil, bu ısmarlama tutuklama kararlarını veren başka bir asliye ceza mahkemesine hukuksuz bir şekilde yönlendiriliyor, orası kararları veriyor. Yani hâkimlere çağrı yapıyoruz ya, içinizde az buçuk vicdanla hareket eden, az buçuk hukuka, evrensel hukuk ilkelerine dayanarak hareket eden...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Evet, buyurun, toparlayın.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) -...Siyasi baskılarla değil, kumpasların parçası olarak değil, gerçekten evrensel hukuk ilkelerine göre hareket eden hâkim kaldıysa bu yaptıklarınıza son verin ve iktidarın bu baskılarına boyun eğmeyin, gerçekten hukuka ve vicdana dayanarak karar verin, hareket edin diyoruz.
Şimdi, sayın vekiller, deminden beri çeşitli konuşmalar yapıldı, sataşmalar da yapıldı. Sayın Başkan, müsaade ederseniz, o sataşmalara ilişkin de bir cevap vermek istiyorum. Şimdi, geçen sene de bunları konuşmuştuk, bir kez daha konuşmak durumunda kalıyoruz. Partimizin Merkez Yürütme Kurulu, 24 Nisan'la ilgili Pazar günü bir açıklama yaptı ve bu açıklamasında birkaç noktaya işaret etti. Ben bunu bir kez daha dile getirmek istiyorum. Merkez Yürütme Kurulumuz dedi ki...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, toparlayın.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim.
"Yüz yedi yıllık acıları ve yası paylaşıyoruz." ve Merkez Yürütme Kurulumuz dedi ki: "Tarihsel hakikatlerle yüzleşmek, mağdur halklar ve inançlardan özür dilemek ve onarıcı adalet yollarına başvurmak, birbirini anlamak ve tarihsel yaraları samimi bir yaklaşımla sarmak ortak bir gelecek için vazgeçilmez adımlardır." Partimizin tutumu budur 24 Nisanla ilgili olarak. Ve dedi ki: "Coğrafyamızı çoraklaştıran yüzleşmeleri ertelemek, toplumsal barışa ve hakikatlerin konuşulmasına hizmet etmemektedir." ve devam etti "Bu topraklarda, bu coğrafyanın kadim halklarından olan Ermeni halkıyla ve Ermeni yurttaşlarımızla birlikte huzur içinde yaşamak son derece önemlidir. Aynı zamanda, bölgemizin bir parçası olan Ermenistan devletiyle diplomatik, ticari, ekonomik ilişkileri geliştirmek halkların ihtiyacı ve çıkarınadır."
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bitiriyorum efendim yani kürsüden sataşmaya cevap vermemek için burada cevap veriyorum.
BAŞKAN - Buyurun.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Merkez Yürütme Kurulumuz "Bu duygu ve düşüncelerle Anadolu ve Mezopotamya'nın kadim halkları olarak yüz yedi yıllık acıları paylaşıyor, yaşanmış olan insanlık trajedisini yüreğimizin derinliklerinde duyuyor, o süreçte yaşamını yitirenleri bir kez daha hüzün ve saygıyla anıyoruz." dedi. Mesele budur değerli vekiller. Biz, tarihsel gerçeklerin bu Mecliste konuşulmasını isteyen, talep eden ve savunan bir siyasi partiyiz. Bizim görüşlerimize katılmak zorunda değilsiniz ama bizim yapmak istediğimiz şey, bu toplumda ve bölgede barış içinde bütün halklarla birlikte yaşayabilmenin imkânlarını yaratmaktır esas itibarıyla.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Son cümlem efendim.
BAŞKAN - Toparlayalım artık.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Yani elli yedi yıl içinde bu ülke hakkında ve bu ülkede, bu topraklarda yaşayan insanlar hakkında 30 ayrı ülkenin, devletin parlamentolarında karar alınmasını her seferinde kınıyor burada insanlar; evet, eğer bunun bu şekilde uluslararası güçler tarafından bizim hakkımızda bir manevra ve politika yapma imkânı olmasını ortadan kaldırmak istiyorsak bu Mecliste tarihsel gerçekleri suhulet içinde konuşmak hepimizin görevidir. Bunu bir kez daha özellikle vurguluyorum.
Teşekkür ediyorum.