GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonları Kanunu Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:5
Birleşim:84
Tarih:22.04.2022

CHP GRUBU ADINA SUAT ÖZCAN (Muğla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonları Kanunu Teklifi'yle ilgili olarak üçüncü bölümü üzerinde değerlendirmeler yapmak üzere grubum adına söz almış bulunmaktayım. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Spor kulüplerini ve federasyonlarını mali ve idari disipline alacak yasal düzenleme uzun süredir spor kamuoyunun ve sporseverlerin beklediği önemli bir olgudur. Bu kanun teklifinin Meclise gelmesi bizce de gereklidir, olumludur. Spor Kanunu Teklifi 84 milyonluk nüfusumuzun tamamı ile yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızı ve onların çocuklarını da ilgilendirmektedir. Teklifin Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonuna geldiği şekliyle, kanun teklifinin hazırlanmasında sporun ilgili paydaşları olan federasyonlar, spor kulüpleri, siyasi partiler ve alanla ilgili sivil toplum örgütlerinin birçoğuyla görüşüldüğünü, iletişim sağlandığını anlıyoruz. Ancak bu görüşmeler sonucunda teklifle ilgili görüşlerin ve önerilerin çok dikkate alınmadığını, önemsenmediğini de gördük. Zaten Komisyon üyeleri olarak ilgilendiğimiz, takip ettiğimiz bir durum olması sebebiyle, teklife katkı koymak isteyenlerin görüşlerinin dikkate alınarak maddeler üzerinde düzenlemeler yapılması konusunda talep ve önerilerimizi ilettik. Kanun teklifinin, genel olarak, Genel Kurula gelip görüşmelerin başlamasına kadar, çok sayıda maddesiyle ilgili görüş birliği oluştu, bunda emeği olan herkesi kutluyorum. Ancak teklifle, kamuoyunun beklentisini kullanarak sporun sevk, idare ve finansmanında Spor Bakanlığına özel yetkiler verilmek istenmesi... Zaten ülkemiz sporu üzerindeki siyaset baskısı hiçbir dönemde olmadığı kadar fazla iken bu teklifin yasalaşmasıyla beraber spora siyasetin baskısının Bakanlık eliyle daha da artacağıyla ilgili kaygılarımızı, görüşlerimizi belirttik; söylemeye de ifade etmeye de devam ediyoruz.

Spor hukukunun kamu hukukundan giderek ayrışması, özerk ve bağımsız yapılması için tüm dünyadaki gelişmelere paralel olarak ülkemizde de özellikle 90'lı yılların sonundan itibaren ciddi hukuki ve idari adımlar atılmıştır. Bugün, bu teklifin ilk hâli geriye gidiş ve başa dönüşe sebep olabilecek niteliktedir. Getirilen yasa teklifi, bağımsız ve özerk olan tüm federasyonların bağımsızlığını ortadan kaldırabilir.

Teklifle spor kulüpleri dernek vasfından ve Dernekler Kanunu hükmünden çıkarılırken, yine, teklifin birçok maddesinde tekrar dernek vasfı üzerinden işlem yapılacağı anlaşılmaktadır hatta spor yönetimiyle ilişkisiz İçişleri Bakanı tarafından Dernekler Kanunu kullanılarak kulüp başkanı ve yönetimlerinin görevden alınıp yarışmalardan men edilebilmesi yönünde düzenleme içermektedir.

Diğer yandan, Türkiye Futbol Federasyonu Tahkim Kurulu, AİHM ve Türkiye Futbol Federasyonu Olağan Genel Kurulunun 28 Temmuz 2021 tarihindeki statü değişikliğine rağmen seçimli olmaktan çıkarılıp tekrar atamayla belirlenmektedir. Spor Tahkim Kurulunu zaten Bakan atamaktadır.

Spor kulüplerini ve federasyonlarını mali ve idari disipline almak gerekçesiyle getirilen bu teklifin siyasi bir kişilik olan Spor Bakanına ve yıllardır sporun asıl sorunlarından biri olan spor bürokrasisine ilave yetkiler vererek sporun üzerindeki olumsuz gücünü artıracağı, sporda adil yarışma ve rekabete gölge düşüreceği kaygısı içerisindeyiz.

Bu kanun teklifinin Meclise gelme gereksinimi ne kadar acil ve gerekli ise yirmi yıldır ülkeyi yöneten iktidar yönetimiyle ülkemiz sporunun başarı seviyesini de göz önünde bulundurmalıyız. Kaç bakan, kaç federasyon başkanı değişti; anlayış değişti mi? Yasaları çıkarabiliriz, tamam, sonra ne olacak? Yandaşlığa prim verilecek midir? Liyakat dikkate alınmadan, yandaş yöneticilerin işbaşına gelmelerinde yine siyaset baskısı öne çıkacak mıdır? Örneğin, Futbol Federasyon Başkanlarının göreve gelişleri ya da görevden ayrılışlarında bakanlık eliyle siyasetin olumsuz etkilerini bu kanun teklifi önleyecek midir?

Süper Lig futbol takımlarının borçlarının 30 milyarı aştığı söyleniyor. Bunda yirmi yıldır ülkeyi yöneten iktidarın Spor Bakanlarının, yandaş iş adamı yöneticilerin payı yok mudur? Bu yöneticiler, kendi firmalarına iktidardan aldıkları ihalelerle kamuoyunca zaten hep tartışılmaktadırlar. Futbol Federasyonu, Süper Lig yayıncı kuruluşuyla ilgili ihaleyi kulüplerimiz ve sporseverler yararına gerçekleşmesini sağlayamamıştır. Federasyon başkanlarının, aynı anlayıştaki yöneticilerinin yıllardır yönetimleri sonucu sportif sonuçlar 84 milyonun beklentisinin çok uzağında kalmıştır. Kulüplerin borç yüklerinin yıllardır yanlış, hesapsız transferlerle altından kalkılamaz hâle geldiğini söylüyoruz, doğru ancak yirmi yıldır sporu yöneten iktidar olarak değirmene su taşımadınız mı? Süper Lig takımlarının yabancı sayısı, takımlarımızın kamp kadrolarının yarısından fazla değil miydi? İşbaşına getirdiğiniz iş insanı, ihaleci federasyon başkanları ve yönetim kurullarıyla gelinmedi mi? Ya yandaş kulüplere ya da yeni kurulan yandaş kulüplere harcadığınız milyonların, milyarların hiç mi payı yok bu borç yüklerinde?

"Fair play" ve spor ahlakını hiç düşündünüz mü? Amatör spora, branşlara üvey evlat muamelesi yapılmadı mı? Yani siyaset ve spor iç içe değil mi? Geçtiğimiz yaz 2020 Tokyo Olimpiyatları sonuçları, 15 branşta katılımla 2 altın, 4 gümüş, 9 bronz madalya ne nüfusumuza ne de ekonomik büyüklüğü dünyanın ilk 20 ekonomisinde olduğu belirtilen ulusal ekonomimize yakışmamaktadır. Çin 96 altın madalyayla 1'inci, Büyük Britanya 2'nci, ABD 3'üncü, ülkemiz ise 42'nci olmuştur. Ekonomik büyüklüğümüz 20'nci sırada, nüfusumuz 84 milyon olmasına rağmen başarıda 42'nci sıra; sonuçlar ülkemizi memnun etmiyor. Ayrıca güreşin ata sporu olmaktan her geçen gün uzaklaştığını da görmekteyiz.

A Millî Futbol Takımı'mız şampiyonalarda nasıl başarılı olacaktır? Futbolun dışında, örneğin, basketbolda elemeleri geçemeyecek duruma gelmemiz nasıl düzeltilecektir? Sorun hep antrenörlerde midir? Bireysel ve takım sporlarında dünyadaki sıralamamız daralacak bütçelerle nasıl yukarı çıkacaktır? Cumhuriyet tarihinin en derin ekonomik krizini yaşadığımız süreçte, hayat pahalılığı, enflasyon, döviz kurundaki aşırı yükselmeler sonucu çocuklarımızı ve gençlerimizi sporun içinde nasıl tutacağız?

Ben de birçok değerli milletvekili gibi sporun içinde bulundum. Amatör sporcu, antrenör ve yöneticilik yapmış birisi olarak faal olduğum dönemlerde esnafa, iş adamlarına, belediye başkanlarına destek olmaları için hep gittik. Stadyumlar, salonlar yapıldı; evet, teşekkür ediyoruz. Spora sistemsel olarak bakabildik mi? Amatör spora, sporcuya, antrenörlere bölgesel ve dünya ölçeğinde yeterli yatırımlar yapıldı mı? Şu an için amatör spor, iş adamlarının ve belediyelerin desteği olmadan yürümüyor; bu yıllardır da böyle. Bu yasa teklifi amatör spora ve branşlara yeni bir çözüm getiriyor mu?

Seçim bölgem Muğla'da belediyelerimizin de destekleriyle futbolda faaliyet gösteren 2. Lig takımları, BAL Ligi takımları, Süper Amatör Lig takımları parasal sıkıntılarla da olsa zorlukla faaliyetlerini sürdürmektedirler. İlimdeki stadyumlar günün koşullarına uygun hâle getirilmelidir. Yine, voleybol, basketbol, hentbol liglerinde faaliyet gösteren değerli kulüplerimiz vardır; her türlü zorluklara rağmen ilimizi, ilçelerimizi başarıyla temsil etmektedirler. Amatör olarak güreş, okçuluk, masa tenisi, yelken, yamaç paraşütü gibi daha birçok branşın yanı sıra okullar düzeyinde de sportif faaliyetler yürütülmektedir. Hepsini kutluyor, teşekkür ediyorum. Sporu yarışmacı olarak çok zor koşullarda yapıyorlar, yerine getiriyorlar.

Daralacak bütçeler nedeniyle aslan payının hep futbolda olması alt ligleri olumsuz etkileyecektir. Ayrıca basketbol, voleybol, hentbol, atletizm, güreş, yüzme gibi branşlara ulusal ve uluslararası rekabet için bütçelerin nasıl ayrılacağı düşündürücüdür. Bazı kulüplerin birçok branşı kapatacağı endişesi içindeyim. Bu yasayla kulüplerin, Futbol Federasyonunun özerkliği ve diğer federasyonların bağımsızlığı ortadan kalkıyor mu? Bu yasa teklifi, denetim yollarının belirlenmemiş olması nedeniyle kulüpleri ve federasyonları Bakanlığa bağımlı hâle getirecek mi? Kulüp başkanlarına ve yöneticilerine mali açıdan getirilen yaptırımlar sonucu teknik iflasla karşı karşıya kalınabilir mi?

Seçim bölgem Muğla'da hem Büyükşehir Belediyesi hem ilçe belediyelerimiz ve Spor Bakanlığı spor tesisleri yapmaktadır. Spora bütüncül bir bakış açısıyla bakmak zorundayız. Salon, stadyum yapılmadan önce yerel yönetimlerle, spor kuruluşlarıyla, sivil toplumla iletişim ve paylaşımlarla doğru tesislerin doğru yerlere yapılması, imar ve çevre düzenlemeleri için iş birliği yapılması tesisin zamanında hizmete açılmasını sağlayacaktır.

Bu yasa teklifinin eğitim ayağı eksik kalmıştır. Avrupa'nın en genç nüfusuna sahip olmakla övünüyoruz; Millî Eğitim Bakanlığını, üniversiteleri, spor yüksekokullarını, beden eğitimi öğretmenlerini, sivil toplum örgütlerini işin içine katamıyoruz. Amatör sporlar ve sporcular için bir fon oluşturulmasının yararı olacaktır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayınız efendim.

SUAT ÖZCAN (Devamla) - Birçok sporcunun sporu bıraktıktan sonra ekonomik zorluklar içinde yaşamını sürdürdüğünü görüyoruz. Sporcuların, antrenörlerin, spor çalışanlarının özlük haklarının takip edileceği, haklarının aranabileceği sendikal örgütlenmenin önü açılmalıdır. Bu yasa teklifiyle, sporcu sağlığını özellikle amatör sporlarda göz önünde bulundurmuyoruz. Amatör spor maçlarında yeterli personel eksikliği her zaman karşılaştığımız bir sorundur.

Sonuç olarak, çıkacak olan bu yasanın sporumuza başarılar getirmesini diliyorum. Sporun tüm sorunlarının bu yasa teklifiyle çözüleceğini beklemiyoruz elbette ancak Millet İttifakı'nın iktidarında tüm kapsamıyla, sporun tüm sorunlarını çözecek, sportif başarıların önünü açacak bir spor yasasını çıkaracağız diyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayınız.

SUAT ÖZCAN (Devamla) - Konuşmamın sonunda, yarın kutlayacağımız 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'mızı kutluyorum. Kurtarıcımız ve kurucumuz, Büyük Önder'imiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve mücadele arkadaşlarını saygı, rahmet ve minnetle anıyorum.

Genel Kurula saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)