| Konu: | Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonları Kanunu Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 82 |
| Tarih: | 20.04.2022 |
ERDOĞAN TOPRAK (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; öncelikle hepinizi saygıyla selamlarım.
Yıllardır bekleyen spor kanununun Meclise gelmiş olmasından memnunuz. AK PARTİ iktidarının, bu kanunda ortak aklı egemen kılmak için yaptığı istişareden dolayı da kendilerine teşekkür ederim; ortak akılla yapılan bu istişarede, 37 tane maddede tüm Grup Başkan Vekillerinin katkısını almış olması bence Türk sporunun önemli bir kazanımıdır.
Değerli arkadaşlarım, bu kanun her şeyi çözer mi? Ben bu kanunun her şeyi çözeceğine inanmıyorum ama atılmış bir adımın önemli olduğuna inanıyorum. Bu kanun neyi çözer? Bu kanun bütçe disiplinini çözüyor, bu kanun sporun sırtından rant elde edenlerin önünü kesiyor; bu, önemli midir? Önemlidir. Bugün, kulüplerin girdiği ekonomik batağın temelinde bu var. İşi yapanlar, bir dönem gelip hem kendilerini şöhret edip hem de kulübü borç batağında bırakarak çekip gittiler.
Spor camiasının önemli sorunları var mı? Var arkadaşlar. Spor camiasının başarı sorunu var, Türk sporunun uluslararası alanda saygınlık sorunu var. AK PARTİ iktidarına üzülerek söylüyorum: Katıldıkları olimpiyatlardan sıfır madalyayla çıktılar; bu, sporda başarılı olduğumuzu göstermiyor, başarısız olduğumuzu gösteriyor, bence AK PARTİ iktidarının bunu göz önünde bulundurması lazım yani neden Japonya'daki katıldığı... Bakın arkadaşlar, 2002'den 2022'ye kadar Kış Olimpiyatları'nda yirmi yılda bir tek madalya dahi kazanılmamış bir spor politikası var. Yani burada bizim başarıdan bahsetmemiz mümkün değil. Bunu da geçiyorum, nüfusumuzun artmasına rağmen, olimpiyatlarda yirmi yılda kayda değer bir tek başarısı yok. Peki, niye yok bu başarı? Değerli arkadaşlar, başarının olmamasının nedeni şu: Siz, sporu siyasete alet ettiniz, sporu siyasetin güdümüne soktunuz. Siz, kaybettiğiniz milletvekillerinizi getirip federasyonlara koydunuz. (CHP sıralarından alkışlar)
Yetmedi, önemli federasyonlarımız var. Yani bu kanun her şeyi çözmez derken şunu söylüyorum: Kanunlar bir yere kadar işler, niyet önemli. Niyet olarak çok olumlu görmüyoruz sizleri. Bugün Türkiye'deki en önemli kanunun Türkiye Futbol Federasyonu Kanunu olduğunu düşünüyorum. Neden? Çünkü UEFA'yla entegre, FIFA'yla entegre. Bu kanunda FIFA'nın ve UEFA'nın yaptırımları var. Peki, değerli arkadaşlarım, FIFA ve UEFA'nın yaptırımları olan kanuna göre -sorarım, Allah aşkına- Futbol Federasyonunun kaç tane başkanını seçim yaparak, yarıştırarak seçtiniz? Bana bir tane örnek gösterin son yıllardan. (CHP sıralarından alkışlar)
İki, Futbol Federasyonu bizim için önemli bir federasyondur, neden? Çünkü Türk sporuna önemli katkılar yapar. Bugün, Türkiye Futbol Federasyonu dünyada itibar kaybediyor. Elemeleri geçemiyorsunuz yani biz, Türkiye Cumhuriyeti olarak elemeleri geçemiyoruz. Bu da yetmedi, siyasete bulaştırmakla Türkiye futbolunun marka değerini düşürdünüz. Bunu ben söylemiyorum. 500 milyonluk naklen yayın geliri vardı, nereye düştü? 120 milyon dolara düştü ve bundan dolayı da birçok kulüp sıkıntı yaşadı ve birçok kulüp de düşme hattında. Neden? Çünkü siz Katarlılara getirip kur garantisini verdiniz ve Katarlılar Türk sporunun dibine getirip asit döktüler, birçok kulüp de düşme hattına geldi. Peki, değerli arkadaşlarım, neden böyle önemli, güzide kulübümüzü bu hâle getirdiniz? Siz, Futbol Federasyonunu teslim aldığınızda 2002'nin sonunda Türkiye dünya 3'üncüsüydü; dünya 3'üncüsü olan bir markayı aldınız. Biz İngiltere'ye, İspanya'ya, İtalya'ya sporcu ihraç ediyorduk ve dünyadaki yerimiz -ki değerli arkadaşım o zaman sporcuydu- FIFA'da 8'inciydi, UEFA'da gene o sıralardaydı; şimdi neredeyiz? 43'üncü sıraya düşmüşüz. Yani sporda geriliyoruz arkadaşlar, sporda adım adım geriye gidiyoruz.
Türkiye liglerinde bugün şaibeler var. 10 hakemi devre dışı bıraktınız. Peki, değerli arkadaşlarım, düşme hattında olan takımlar sizi, bu Federasyonu kalkıp mahkemeye verse "Ya, bu Federasyonda, bu ligde şaibe var." dese ne diyeceksiniz? 10 hakemi sezonun ortasında açığa aldınız. Açığa aldınız mı? Aldınız. Şaibe var mı? Var. Düşme hattındaki takımları etkiliyor mu? Etkiliyor. O zaman o takımların düşme hakkı yok arkadaşlar.
Şimdi görüyorum ki sürem kısa. Değerli arkadaşlarım, bu kanunun bir noktayı çözdüğünü, mali disiplini çözdüğünü söylemiştim ama bu kanunda, amatörlerle ilgili yol açan hiçbir şey yok. Bu kanunda, antrenörlerle ilgili yapılacak hiçbir şey yok. Bu kanunda, Türk sporunu mali bataklıktan çıkaracak, yol açıcı tek bir şey yok ve özerkliği garanti altına alan da bir şey yok.
Değerli arkadaşlar, Cumhuriyet Halk Partisi olarak size önerimiz şu ve bu işte amatör kulüp yöneticiliğinden bu ülkede spora yön veren biri olarak söylüyorum: Bir, antrenörlerin adı yok. Millî Eğitim Bakanlığını öğretmensiz idare edemezsiniz. Burada antrenörleri zapturapt altına alıp meslekle ilgili bir yol haritası çizmeniz lazım ve o antrenörlerin Türk sporuna katkı vermesi lazım. Bugün, olimpiyatlarda aldığınız o 10 tane madalyanın yarısı da devşirmelerden; ben artık burada, o tribünde ay yıldızı taşıyan Türk gençleri istiyorum, devşirmeleri istemiyoruz artık. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar) Bugün, Türk sporunu yabancı cenneti hâline getirdiniz. Türkiye'nin en büyük kulübü 11 yabancıyla sahaya çıkıyor; bu, övünülecek bir şey değil.
İkinci nokta, amatörlerle ilgili burada bir yol haritası görmüyorum. Amatörler Türk sporunun fidanlığıdır, o fidanlığı kurutmaya kimsenin hakkı yok. Spor kulüpleri, amatörlerle ilgili, bütçeden kaynak ayırmalı. A takımlarda amatörlerin yolunu açacak şartlar getirmeliyiz.
Üçüncü olay -demin de arkadaşlar söyledi, dün de Sayın Saffet Bey söyledi- kulüpler borç batağında. Doğru mu? Doğru. 30 milyar dolara dayandı mı? Dayandı. Bu borç yükünü kulüpler kime devredecekler? Anahtarı bırakacaklar, ya kapatacağız ya da getirip devletin sırtına yükleyeceğiz.
Değerli arkadaşlarım, Türk sporunun rantını bir avuç mafya, bir avuç şans oyunları ekibi alıyor.
ENGİN ÖZKOÇ (Sakarya) - Karaborsa.
ERDOĞAN TOPRAK (Devamla) - Şans oyunlarının, bu kara para aklayıcılarının bu bütçedeki payı ne kadar biliyor musunuz arkadaşlar? 750 milyar TL -50 milyar dolar- ben söylemiyorum, uzmanlar söylüyor. Bunun yüzde 5'ini... Eğer biz şans oyunlarıyla ilgili kendi pazarlıklarını federasyonlara verir, isim hakkını onlara kullandırırsak... AK PARTİ'li arkadaşlarımız veya Hükûmet yetkilileri buradaysa -Sayın Bakan Yardımcısı burada- kendilerine ciddi bir öneride bulunuyorum: Burada, kendi isim haklarını kendilerinin o masada savunması lazım. Nasıl ki Türkiye Futbol Federasyonu naklen yayında kendi haklarını kendi koruyorsa diğer federasyonlar da yapabilir. Yani bizim bir avuç mafyaya, bir avuç kara paracıya kulüplerin emeğini vermememiz lazım. Kulüpler "Kardeşim, ben sana isim hakkımı vermek istemiyorum; benimle şans oyunu, bahis oynayamazsın." dese o şans oyunu neyle oynanacak? Bunu sorduğumuzda Hükûmet yetkilileri şunu söyledi: "Efendim, Spor Toto'da isim hakkı veriliyor." Arkadaşlar, Spor Toto'yu biliyorum, ben yirmi yıl önce Bakanlık yaptım, Spor Toto bana bağlı olan kurumdu. Orada verilen devede kulak bile değil. Ben 50 milyar dolar gibi bir kaynaktan bahsediyorum, onun yüzde 5'inin Türk sporunu bir yere getireceğinden bahsediyorum. Bu şans oyunlarının büyük bir kısmı da -vergi cenneti gibi demeyeceğim ama- özgürlükler cenneti gibi kabul edilen Kıbrıs'ta kurulmuş ve mafya da orada çöreklenmiş, adam öldürüyor, birçok şeyi yapıyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz efendim.
ERDOĞAN TOPRAK (Devamla) - Kıbrıs ile bizim bir an evvel ikili bir anlaşma yapmamız lazım. Kıbrıs ile biz ikili anlaşma yaparsak, orada kurulan şans oyunları şirketlerinden bir pay alırsak bu 35 milyar, 40 milyar -daha da yukarıya gidecek- TL'lik rakam çok rahat çıkar ve kulüpler de bu bataktan kurtulurlar. Kulüplerin geldiği nokta sürdürülebilir değil arkadaşlar, şapkayı önümüze koyup düşünelim. "Yeni gelen kanunu destekliyor musun?" Evet, destekliyorum. "Kulüp başkanlarının, borç yükünü devletin sırtına veya kulübün sırtına bırakıp gitmesini doğru buluyor musun?" Bulmuyorum. Buna emeği geçen arkadaşlara teşekkür ederim. Bakın, burada hiç parti ayrımı yapmıyorum, teşekkür ediyorum; doğrusu bu, bunu kabul ediyoruz ama bizim yapmamız gereken, bu kulüpleri mali disiplin altına alırken de kanun olarak destek verip çıkış yolu göstermemiz lazım. Bu kanun dört bacaklı sorunun...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ENGİN ÖZKOÇ (Sakarya) - Bir dakika daha Başkanım.
ERDOĞAN TOPRAK (Devamla) - Bitireceğim Sayın Başkan.
BAŞKAN - Sporda uzatma mümkün efendim, uzatmaları yapalım.
(Gülüşmeler)
ERDOĞAN TOPRAK (Devamla) - Tabii efendim.
Değerli arkadaşlarım, sporla ilgili dört ayak var; bu kanun bir ayağını çözüyor, daha üç ayağı eksik, bu üç ayağı sürem yetmediği için burada açıklayamıyorum ama Türk gençliğine ve bu ülkede yaşayan 85 milyon insana bu deneyimimizi aktarmaya hazırız. Cumhuriyet Halk Partisi olarak iktidara hazır bir partinin bu çözüm önerilerinin olması tabii ki doğaldır, bu deneyimlerimizi bu kısa sürede bile sizinle paylaşabiliriz.
Dördüncü nokta: Özerkliğe saygı gösterin, artık kulüp yönetimleriyle, federasyonlarla oynamayın çünkü oynadıkça -görüyoruz sonra- Futbol Federasyonunun canına okudunuz; 500 milyonluk gelir 120'ye düştü, elemeleri geçemiyor, sıfır puan alıyor; dünya 3'üncüsü bir takım aldınız sıfır puanla teslim ediyorsunuz.
Saygılar sunarım. (CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)