GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:5
Birleşim:76
Tarih:06.04.2022

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Bugün Genel Kurula gelen torba kanunun adı "Hazineye Ait Taşınmazların Değerlendirilmesi..." Bakalım bu taşınmazlar ne kadar hakkaniyetli değerlendiriliyor; kamu için, halk için ne kadar değerlendiriliyor. Bu taşınmazlar, bakalım, kimlere veriliyor. Mesela, Bodrum Gölköy'deki Cennet Koyu'ndan başlayalım; bakın, buradan başlayalım. Burası 2013'te Cengiz İnşaata satılıyor. Danıştay bu satış işlemini iptal ediyor. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı buna rağmen satışın devamına karar veriyor. 2020'de Danıştay bir kez daha iptal ediyor. Devreye kim giriyor? Cumhurbaşkanı ve Çevre Bakanlığı giriyor, diyor ki: "Burayı Cengiz İnşaata vereceğiz." Burayı doğal sit alanından çıkartıyor, buraya konut ve otel yapılmasına izin veriliyor. Bodrum Belediyesi bir kez daha dava açıyor ve bir kez daha iptal ettiriyor. Bakın, 3 tane mahkeme kararına rağmen bugün Cengiz İnşaat otel yapmaya başlıyor. Dünyadaki ünlü otel şirketlerinden biriyle isim hakkında anlaşıyor. Şimdi, bu yasanın ne anlamı var?

Biz bu şirketlere "5'li çete" dediğimiz zaman kızıyorsunuz, beyefendi dava açıyor. Ne diyeceğiz bunlara? Değerli arkadaşlar, bakın, Cengiz İnşaat 2002'den bugüne kadar Türkiye'nin değişik yerlerinde 195 tane arazi almış; Samsun'da almış, İstanbul'da almış, Muğla'da almış, almış, almış, almış. Böyle ayrıcalıklı bir şirket daha var mı merak ediyorum ama biz "5'li çete" dediğimiz zaman kızıyorsunuz. Bence kızmakta da haklısınız çünkü bu 5 şirket, Cengiz İnşaat sarayın silüeti, iz düşümü, sarayın şubesi durumunda. (CHP sıralarından alkışlar)

Değerli arkadaşlar, bir şeyi daha merak ediyorum: Bu 5 şirket bize dava açmıyor, bu 5 şirket bize bir şey söylemiyor; beyefendiye ne oluyor? Beyefendiye ne oluyor, merak ediyorum. Neden 1 milyon liralık tazminat davası açıyor? Bu 5 şirketin bugüne kadar bize açtığı tek kuruşluk dava yok, şirket avukatlarının bir ihtarnamesi yok; saraya ne oluyor, saray neden dava açıyor, sarayın bu 5 şirketle nasıl bir ilişkisi var, merak ediyorum, merak ediyorum.

Diğer bir durum, bakın, bu şirketler Türkiye'nin her yerinde taşınmazlarımızı alıyor, madenlerimizi alıyor, enerji şirketlerimizi alıyor, elektrik ihalesini alıyor, köprü ihalesini alıyor, otoyol ihalesini alıyor; dünyada en fazla ihale alan şirketler, bu 5 şirket. Neden? Bununla da yetinmiyorsunuz, bunlara vergi ve sigorta istisnasını veriyorsunuz. Bununla da yetinmiyorsunuz, bu şirketler adına finans şirketlerinden milyarlarca dolarlık krediler çekiyorsunuz. Ya, bu utanç verici bir manzara benim ülkem için ve bunu konuştuğumuz zaman da en çok siz kızıyorsunuz.

Değerli arkadaşlar, bakın, yargı kararlarını tanımıyorsunuz, insanlardan korkmuyorsunuz. Bugün biz bu hazine arazilerinin değerlendirilmesinin neyini konuşuyoruz? Çünkü ihaleye bu adamlar için çıkılıyor. Bakın, değerli arkadaşlar, TOKİ'nin Ankara'daki ihale listesine her gün bakın; Türkiye'nin topraklarını, kamunun topraklarını, hazinenin topraklarını bu şirketlere, yandaşlara veriyorsunuz. Neden? Neden? Başka şirket yok mu?

Diğer bir durum: Siz bu şirketlere yolcu garantisi veriyorsunuz, uçuş garantisi veriyorsunuz, siz bu şirketlere araç garantisi veriyorsunuz ama bir ramazan ayındayız, bu halka refah garantisi, ekmek garantisi vermiyorsunuz. (CHP sıralarından alkışlar) Siz bu halka maalesef ki adalet garantisi vermiyorsunuz, bu 5 şirkete İngiliz mahkemelerinde dava yetkisi veriyorsunuz, İngiliz mahkemelerini yetkili kılıyorsunuz; bu utanç verici bir durum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.

ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - Değerli arkadaşlar, bakın, artık herkes aklını başına almak zorunda. Türkiye, 84 milyon bu şirketlere verilen imtiyazları, bu şirketlere verilen garantileri kaldıramıyor. 84 milyon çalışıyor, yarattığınız bir avuç zengin bu paraları tüketiyor. İnsanlara bakın lütfen, insanların hâline bakın lütfen, daha bugün yine paylaştık; insanlar çöpten sebze topluyor, insanlar bayat ekmek kuyruğunda, insanlar yağ kuyruğunda, insanlar benzin kuyruğunda, her 2 aileden 1'i işsiz, her 2 aileden 1'i icrada. Bu, utanç verici bir manzara. Artık bırakın bunları, sizin bu 5 şirketten başka bir kıbleniz yok mu? Halkın yüzüne, halka doğru yüzünüzü dönün. Bir parça edep diyorum, ne kadar fayda eder bilmiyorum. (CHP sıralarından alkışlar)