| Konu: | Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı Erdoğan'ın kurduğu faiz-nas ilişkisinin, Sefalet Endeksi verilerinin, enflasyonun, dış ticaret rakamlarının ve Çankırı Milletvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu'nun asgari ücrete ilişkin ifadelerinin iktidarın "post truth" kullanımının örnekleri olduğuna, ramazan ayına, Enerji Bakanlığının maden konusunda çıkarmış olduğu yönetmeliğe ve Muğla Milas Akbelen'deki zeytin ağaçlarının Limak ve YK Enerji için kesilmesine ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 74 |
| Tarih: | 31.03.2022 |
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın vekiller, bir kavram var, İngilizcede "post truth" şeklinde kullanılıyor yani "gerçeklik ötesi." Bu kavram bütün dünyada çok popüler oldu son zamanlarda, hatta yılın kavramı seçildi birçok ülkede. Bu "post truth" yani "gerçeklik ötesi" gerçeklerin ters yüz edilmesi yoluyla hileli ifadeler kullanmak anlamına geliyor. Şimdi, 3 tane örnek vermek istiyorum bununla ilgili yani iktidarın bu konuda çok mahir olduğunu göstermek istiyorum.
Şimdi, Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı Erdoğan faiz-nas ilişkisi kurduğu dönemlerde -yaklaşık dört ay önceydi son olarak- büyük ekonomist olarak demişti ki: "Faiz sebeptir, enflasyon neticedir. Biz faiz belasını bu milletin sırtından kaldıracağız, biz faize milletimizi kesinlikle ezdirmeyiz." Aradan, çok fazla değil, dört ay geçti ve -neden yüzde 14'te tutuluyor bu haram olan faiz, onu sormuyorum, onu bir kenara bırakalım- faiz düştükçe bu yalana inananlar zannetti ki enflasyon bitecek, faiz lobileri kazanamayacak, işçi, emekçi, yoksul rahata erecek. Böyle anlatıldı değil mi? Dört ay geçti ama şunu gördük: 2022'nin ilk iki ayında -faiz ile bankalar arasındaki ilişkiyi anlatmama gerek yok herhâlde, biliyorsunuz- geçen yılın aynı dönemine göre bankalar yüzde 323 kâr artışı sağlamışlar, 39 milyar Türk lirası. Baktık, yerli özel sermayeli bankaların kârında yüzde 337 artış olmuş, yabancı sermayeli bankaların kârında aynı dönemde -yine özel- yüzde 203 artış olmuş. Hani, bunlar özel sermayedir, garibanın gözyaşına bakmaz diyeceğiz ama kamu bankalarına baktık, kârlılıkları yüzde 540 artmış ya, ilk iki ayda.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun Sayın Oluç.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Kamu bankalarının kârlılığı ilk iki ayda yüzde 540 artmış ve bu kârlar içindeki artışın en önemli nedeni faiz gelirlerinin yüzde 82 artması olarak hesaplanıyor. Hani, bu faiz, nas, haram filan ne oldu? İşte, gerçeklik ötesi bir şey.
Şimdi, sadece bu değil. Bakın, Türkiye halkı Sefalet Endeksi'nde dünya 1'incisi, Türkiye halkından "faiz" adı altında haraç toplayan bankalar milyarlar kazanıyor. Kimin sayesinde? Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı sayesinde. Şimdi, TÜİK'e göre Türkiye yüzde 11 büyüdü diye çok seviniyordunuz. Bu büyümede, iş gücü ödemelerinin cari fiyatlarla gayrisafi katma değer içerisindeki payı nereden nereye gelmiş diye baktık; yüzde 33'ten yüzde 30'a inmiş yani aslında adil büyüme olsaydı yüzde 36'ya çıkması gerekiyordu, inmiş. Bunun Türk lirası karşılığı ne? 446 milyar Türk lirası.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - 446 milyar Türk lirasından söz ediyoruz yani halkın alın terini bu iktidar gasbetmiş, çok açık ortada.
Şimdi, Müslüman âlemi için kutsal olan ramazan ayı başlıyor ve insanlar niyetlerini getirecek ve bir ay boyunca oruç tutacaklar. Öncelikle, ramazan ayının tüm İslam âlemine, insanlığa barış, huzur, refah ve demokrasi getirmesini diliyoruz. Ama ramazan ayı denilince hepimize öğretilen ilk şey berekettir değil mi? İftar sofrasında enflasyon yüzde 600'ü geçmiş vaziyette; iktidarın yaptıkları. Ya, daha bir iftardan sonra "Bir çay içelim." dese oruç tutanlar, şeker bugün yüzde 31 zamlandı ya! El insaf ya! Yetmedi, TÜRK TELEKOM da internete yüzde 67 zam yapacak, yüzde 67; bu nedir ya! Siz iyice gemi azıya almış vaziyette...
Şimdi, bakın, dış ticaretle ilgili birkaç şey söylemek istiyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun Sayın Oluç.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Hani, dış ticarette diyordunuz ya "Faizi indirince kur yükselecek, kur yükselince ithalat ve cari açık düşecek, sonra da enflasyon düşecek.", inandırdınız ya "Bu, Türkiye ekonomi modeli." diye, şimdi bu söylediğim üçlemenin sadece birincisi doğru çıktı, faizi indirince kur yükseldi gerçekten, geri kalanında bir şey yok; hani, ticarette döviz gelecek, dolar düşecek filan, bir şey yok.
TÜİK açıkladı ihracat ve ithalat verilerini, şubat ayında yıllık bazda ihracat yüzde 25 artmış, ithalat da yüzde 44,5 artmış. Sayın Muş'a sesleniyoruz buradan: Şimdi, şubat ayında dış ticaret açığı yıllık yüzde 135 artmış ya, el insaf! Ve açık 3 milyar 347 milyon dolardan 7 milyar 881 milyon dolara yükselmiş yani durum bu, şimdi, işte "post truth" dedikleri bu.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Son "post truth" örneğini de Sayın Akbaşoğlu buradayken yüzüne söyleyeyim. Birkaç gündür -geçtiğimiz haftadan beri- Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkan Vekilleri -önce Sayın Cahit Özkan'dı, sonra da Sayın Akbaşoğlu- basın toplantısı yapıp asgari ücretle ilgili "İnşallah yılın ortasında yeni değerlendirmeler yapacağız." şeklinde açıklamalar yaptılar ve halkı gerçekten aldatmaya tevessül ettiler. Niye diyeceğim, bugün Cumhurbaşkanı Erdoğan demiş ki: "Ben vatandaşıma onu aldatacak yani yapmayacağımız veya yapamayacağımız bir şey söylemeyi doğru bulmam, asgari ücreti tespit için bir komisyon var, bunun vakti aralıktır." Buyurun, herhâlde bir uyumsuzluk var Grup Başkan Vekilleri ile Cumhurbaşkanı arasında.
Efendim, değinmek istediğim son bir konu var -bazı vekil arkadaşlarımız da değindi buna, daha önce bu konuyu konuşmuştuk- Enerji Bakanlığının maden konusunda çıkarmış olduğu yönetmelikle ilgili.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun toparlayın.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Toparlıyorum efendim.
Şimdi, bakın, bugün Milas Akbelen'deki zeytin ormanlarını kesmek üzere gitmişler ve 20-30 ağaç kesilmiş, yurttaşlar müdahale etmiş. Kimin için kesiliyor bu ormanlar? Limak, YK Enerji için; 5'li çetenin bir parçası, kızıyorsunuz ya "5'li çete" deyince...
Ya, bu Enerji Bakanı utanıp sıkılmadan yasayı çiğneyen bir yönetmelik çıkardı; yasayı çiğneyen, yasaya aykırı ve bu Enerji Bakanı hâlâ bunu iptal etmedi. Kimin Bakanısın sen ya! Kimin Bakanısın sen! Bakın, Jandarmaya sesleniyoruz: Siz, yasaya aykırı yönetmeliği yerine getirmeye çalışanları kollayıp yurttaşları engellerseniz Jandarma suç işler. Savcı yurttaşların engellenmesine dönük olarak talimat verirse savcı suç işler, kim talimat verirse suç işler.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Son cümlem efendim.
BAŞKAN - Buyurun toparlayın.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Enerji Bakanına bir daha sesleniyoruz: Ey Enerji Bakanı, yasayı çiğneyen yönetmeliği geri çek, ağaç düşmanlığına son ver, zeytin ağaçlarına düşmanlığa son ver, yurttaşların sözünü dinle! El insaf ya! 5'li çeteye ağaç kestirmek için adrese teslim yönetmelik mi çıkarılır! Siz kimin Bakanısınız, kimin! 5'li çeteye hizmet bakanı mısınız?
Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.