| Konu: | Katma değer vergisinde uygulanacak indirimlere, ÖTV'nin kaldırılması gerektiğine, ekonomik krize ve atık ayçiçeği yağlarının tekrar piyasaya sürüldüğüne ilişkin iddialara ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 72 |
| Tarih: | 29.03.2022 |
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim.
Sayın Başkan, sayın vekiller; Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı Tayyip Erdoğan'ın dün katma değer vergisinde uygulanacak indirimleri açıkladığını gördük. Bizler, aylardır, bu ülkede ciddi bir geçim sıkıntısı olduğunu ve KDV'de ve ÖTV'de bir düzenleme yapılması gerektiğini söylüyorduk ama böyle değil yani sabun, şampuan, deterjan vesairede KDV oranını yüzde 18'den yüzde 8'e indirdiğinizde bunun fiyatlara yansımasının çok fazla olacağını düşünmek mümkün değil. Esas itibarıyla, yüzde 8'e değil yüzde 1'e indirilmesi gerekiyor; öncelikle bunu söylemiş olalım.
İkincisi: KDV'deki bu kısmi indirimlerin hayat pahalılığına çözüm olmayacağını da belirtmiş olalım çünkü bugün enflasyonist baskıyı kırmak için vergi üzerinde bir düzenleme yapılması gerekiyorsa bir, özel tüketim vergisi kaldırılmalıdır çünkü bu özel tüketim vergisi esas itibarıyla, soygunun ismine vergi konulmuş adıdır. ÖTV'nin kaldırılması durumunda, hem hayat pahalılığı baskılanacak hem de enflasyon doğrudan etkilenecektir ve ÖTV'nin kaldırılması ulaşımdan üretime kadar her alanı olumlu etkileyecektir, temel tüketim ihtiyacını giderme ihtimali artacak ve ticareti rahatlatacaktır. "ÖTV" adındaki soyguna son verilmesi gerekiyor. Halk yararına bir düzenleme olacaktır bu. Bu konudaki çağrımızı tekrarlıyoruz. Hani "Kaynak nerede?" derseniz, çok sevdiğiniz 5'li ve onunla birlikte çalışan 30'lunun vergi istisnalarını keserseniz, bu kaynak sağlanabilir.
"Ekonomik kriz yok." diyordunuz, şimdi "Var." diyorsunuz ama sanki tek sorun enflasyonmuş gibi bir söylem tutturuluyor. Birincisi şunu belirtelim: Hayat pahalılığı bir neden değil, ekonomik krizin sonuçlarından biridir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun Sayın Oluç.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - İkincisi de hayat pahalılığı ve krizin, ekonomik krizin bir sorumlusu var, o da aslında bu iktidardır, Cumhur İttifakı'dır.
Şimdi krizin bir boyutu hayat pahalılığı iken diğer iki boyutuna da kısaca değinmek istiyorum. Bakın, faiz lobileri kazandıkça halk kaybediyor. Türkiye, 2022 yılının ilk iki ayında 57,9 milyar lira faiz ödemiş. Bu ne biliyor musunuz? 2017 yılının tamamına ödenenden daha fazla -ilk iki ayda ödenmiş olan faizden söz ediyoruz- yani faiz lobileri kazandıkça ekonomik kriz derinleşiyor ve bu, iktidarın politikaları sayesinde oluyor. Krizin bir diğer sebebi var, sadece faiz değil, talan. Bu iktidar gerçekten bu ülkenin kaynaklarını açıkça talan ediyor. Bakın, bir tane örnek vardı.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun Sayın Oluç.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bir Bakan kendi Bakanlığına sahte dezenfektanları fahiş fiyata sattığı ortaya çıkmıştı. Ne oldu? Bakan görevden uzaklaştırıldı, bir tek dava bile açılmadı, tek bir hesap bile sorulmadı. Şimdi, açıkça ülkenin kaynakları talan ediliyor. Peki, Bakanın talan edip afiyetle yediğini gören bürokrat duruyor mu? Durmaz. Türkiye Varlık Fonunun Yönetim Kurulu üyesi bir kişi Varlık Fonuna bağlı BOTAŞ'a 49 milyon 500 bin Türk liralık boru satmış. Bu kişinin son altı yılda BOTAŞ'tan aldığı ihalelerin toplam bedeli ise 1 milyar Türk lirasını aşmış. İşte, Bakan öyle yaparsa bürokrat böyle yapıyor. Ne demiş Neyzen Tevfik: "Ekmek herkese yetecekti aslında; tarlaya karga dadandı, ambara fare, fırına hırsız, memlekete harami." İktidar bu hâle getirdi memleketi.
Son bir konu var değinmek istediğim, son derece ciddi bir konu aslında ve Bakanlığın bu konuda bir açıklama yapması gerekiyor atık yağ kullanımıyla ilgili.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Toparlıyorum.
BAŞKAN - Buyurun Sayın Oluç.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Şimdi, haberlere düşen bir konu bu ve büyük işletmelerde kullanılan atık ayçiçeği yağının tekrar piyasaya sürüldüğüne dair iddialar konuşuluyor; bu doğru mu yanlış mı, Bakanlığın bu konuda açıklama yapmasını bekliyoruz. Özellikle bazı lokanta ve yemek fabrikalarındaki çalışanlar atık yağları saklıyorlar ve işletme sahipleri bunları tekrar dolaşıma sokuyor. Nasıl dolaşıma sokuyor? Yönetmeliği çiğneyerek. Merdiven altı üretim yapan firmalara bu atık yağlar satılıyor ve orada merdiven altı firmalar atık yağları işlemden geçirip ham ayçiçeği yağına karıştırıyor. Böylece ucuz bir maliyetle ellerindeki ham yağ miktarını artırıyorlar ve elde edilen zararlı yağı irili ufaklı restoran, lokanta veya yemek fabrikalarına iskontolu bir biçimde satıyorlar; iddia bu.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bitiriyorum.
BAŞKAN - Buyurun, toparlayalım.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Toparlıyorum.
Eğer bu gerçekten böyleyse ve elde edilen zararlı yağ irili ufaklı restoran, lokanta veya yemek fabrikalarına iskontolu biçimde satılıyorsa tüketiciler bu yağlarla, zararlı yağlarla yapılmış olan yemekleri yemek durumunda kalıyor. Bu korkunç bir iddia. Bunun iddiadan ibaret olmadığını hissediyoruz, Bakanlık bunu araştırmalı. İktidardan ve Bakanlıktan da bu konuda bir açıklama bekliyoruz. Yağların bu şekilde kullanımı halk sağlığı açısından büyük bir risktir, kanserojen içermektedir, bunun tüketilmesinin önüne mutlaka geçilmelidir.
Teşekkür ediyorum.