GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:5
Birleşim:70
Tarih:23.03.2022

İSMAİL ATAKAN ÜNVER (Karaman) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Görüştüğümüz bu kanun teklifi tüketicinin güncel sorunlarına çözüm üretmemektedir; yaşadığı gıda krizi, enerji ve akaryakıt krizi, fahiş zamların yarattığı hayat pahalılığı, yoksulluk ve yoksunluk sorunlarına çare üretmemektedir. Ekonomi yanıyor, millet kavruluyor, milletin Meclisinin gündemi böyle mi olmalıydı? Aslında sizden beklediğimiz şeyin biraz fazla olduğunun farkındayım. Zira, sizin elinizde de fazla bir şey yok. Cumhurbaşkanlığı hükûmet sisteminde sizlerin fonksiyonu "Kaldır." "İndir."den ibaret. Anlaşılan, halkın ekonomik sorunları da pek ilginizi çekmiyor, durum da zaten hepimizin gözleri önünde. Hükûmetin de pek ilgisini çektiğini zannetmiyorum. Zira, üye sayısıyla övünen AK PARTİ, ne hikmetse, ekonomi tahsili yapmış bir Hazine ve Maliye Bakanı bulamıyor. Erdoğan, her atamasında olduğu gibi, bu Bakanlığa atama yaparken de liyakati değil sadakati esas alıyor. Ondan sonra, vatandaşlar olarak bizler, bakanların abuk sabuk sözlerine ve politikalarına tahammül etmek zorunda kalırken sizler de "Başka adam yok muydu?" serzenişlerine muhatap oluyorsunuz. Mesela "Gözlerime bakar mısınız? Ne görüyorsunuz? Ekonomi gözlerdeki ışıltıdır, ekonomi rakam demek değildir, siz benim enerjimi görmelisiniz, enerjimi hissetmelisiniz." diyen, yabancı yatırımcıya "Bir problem mi yaşadınız? Rahat olun, bürokrasiyi alaşağı ederiz. Arkamızda Cumhurbaşkanımız var, rahat olun, mevzuatı da değiştiririz." diyen bir bakanı, zamlar altında ezilmiş vatandaş karşısında savunmak zor olsa gerek. Muhterem ekonomiden o kadar uzakta ki yabancı yatırımcıya vadettiği durum, zaten Türkiye'de yıllardır var olduğu için yabancı yatırımcının Türkiye'ye yatırım yapmadığını bile kavrayamamış.

Şimdi, Nebati Bey'in "Kurtardık." dediği ışıltılı ekonomisine kısaca bakalım: Son bir yılda tarımsal ÜFE yüzde 68; ekmek, un, bulgur, makarna fiyatları yüzde 94; et, balık fiyatları yüzde 54; süt ve süt ürünleri ile yumurta fiyatları yüzde 55; yağ fiyatları yüzde 62; meyve fiyatları yüzde 150; sebze fiyatları yüzde 241; bakliyat fiyatları yüzde 78; diğer gıda fiyatları ortalama yüzde 49 zamlanmış, resmî rakamlara göre. Bitmiş mi? Hayır, bitmemiş. Benzinde artış yüzde 200'e yaklaşırken motorinde yüzde 250'ye yaklaşmış, elektriğe ve doğal gaza yapılan zamlarla vatandaşın enerji faturası 2'ye katlanmış. Aslında, ekonomiyi düşürdüğünüz durumu anlatmak için bu kadar uğraşmaya gerek yok, Bakan Nebati'nin son sözlerine kulak versek yeter. Nebati Bey "Dolar kuru için 20, 25, 30 TL olacak diyorlar. Niye olsun? TL zaten zayıf durumda, gideceği yer yok, vatandaş rahat olsun." demiş. Bence, Nebati Bey TL'nin tarihin en dip seviyesinde olduğu itirafıyla ilk defa doğru söylüyor. İşte, biz de aylardır bunu söylüyoruz "AK PARTİ TL'yi tarihinin en dip seviyelerine düşürdü." diyoruz. Ekonomi bu durumdayken AK PARTİ'nin ekonomi yönetimi muhtemeldir ki yeni planlarını devreye alacak. Muhtemel planlara bakacak olursak, A planı yok, B planı yok, C planı yok; utanmak yok, hesap vermek yok, istifa etmek yok. Aslında, AK PARTİ'nin ekonomide tek bir planı var; o da şapkadan tavşan çıkarmak. Ekonominin durumunu Hazine ve Maliye Bakanı üzerinden anlattım ama ekonominin bu hâlinin esas sorumlusunun kim olduğunu herkes biliyor. Ekonominin bugünkü hâlinden, seçim meydanlarında "Ekonominin sorumlusu benim, ben. 24 Haziranda bu kardeşinize verin yetkiyi, ondan sonra faizle, şununla, bununla nasıl uğraşılır göreceksiniz. Ahdim olsun ki faizler, enflasyon ve cari açık düşecek. Biz ekonominin kitabını yazdık." diyen kişi sorumludur. Ekonominin tek sorumlusunun yazdığı sözde kitaba baktığımızda ise kitabın "Faiz sebep, enflasyon sonuç." cümlesiyle başladığını görüyoruz ve anlıyoruz ki yazar kitabı tersten yazmış. O zaman bize işin düzüne bakmak düşer, aslında sebep ne, sonuç ne?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz efendim.

İSMAİL ATAKAN ÜNVER (Devamla) - MHP destekli Erdoğan tek adam yönetimi sebep, eğitimsizlik sonuçtur. MHP destekli Erdoğan tek adam yönetim sebep, baskı ve otoriteleşme sonuçtur. MHP destekli Erdoğan tek adam yönetimi sebep, adaletsizlik sonuçtur. MHP destekli Erdoğan tek adam yönetimi sebep, hukuk tanımazlık sonuçtur. MHP destekli Erdoğan tek adam yönetimi sebep, yoksulluk sonuçtur. MHP destekli Erdoğan tek adam yönetimi sebep, yokluk sonuçtur. MHP destekli Erdoğan tek adam yönetimi sebep, ekmek kuyrukları sonuçtur. MHP destekli Erdoğan tek adam yönetimi sebep, yağ kuyrukları sonuçtur. MHP destekli Erdoğan tek adam yönetimi sebep, enflasyon sonuçtur. MHP destekli Erdoğan tek adam yönetimi sebep, devletin yüksek faizle borçlanması sonuçtur.

YAŞAR KIRKPINAR (İzmir) - Takıldı, takıldı.

İSMAİL ATAKAN ÜNVER (Devamla) - Dolayısıyla enflasyon sebep, faiz sonuçtur; anlayanlar anlamayanlara anlatsın.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)