| Konu: | Tarım ve gıda sektöründe yaşanan sıkıntılara ilişkin gündem dışı konuşması |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 67 |
| Tarih: | 16.03.2022 |
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Sayın Başkan, değerli vekiller; tarım ve gıda sektörünün büyüyen sıkıntıları üzerinde söz almış bulunmaktayım. Sizleri ve ekranları başında bizleri izleyen vatandaşlarımızı saygıyla selamlıyorum.
Pandemi sürecinde gıda fiyatları inanılmaz arttı; bunun üzerine, bölgemizde yaşanan gerginlikler, Ukrayna-Rusya savaşı ve artan gıda fiyatları vatandaşı gıda alamayacak noktaya getirdi. Vatandaşlar, karnıyarık yapmak için geçen yıl kıyma bulamaz iken bu yıl da patlıcanı bulamaz hâle geldiler. Biliyorsunuz, marketlerde bebek mamaları, artan fiyatlar sebebiyle alarm takılıp kilitli dolaplara konuldu, şimdi de sebze ve meyveleri aynı kâbus bekliyor. FAO, gıda fiyatlarının artmaya devam edeceğinin uyarısını yapıyor ancak tarım sektörünün stratejik, kilit sektör hâle geleceği bir sürece doğru sürükleniyoruz.
İktidarın yaşananlardan ders almasını bekliyoruz ama hamaset dışında hiçbir adım atmıyorlar. Ayçiçeği yağı gemilerinin... Cumhurbaşkanı tarafından Putin aranıyor "Sayın Putin, ayçiçeği yağı gemilerini salar mısınız?" deyip Türkiye Cumhuriyetini ve Türkiye'yi küçük düşürüyor yani siz üretmezseniz işte gidip Putin'e böyle boyun eğersiniz diyorum. Sonra kalkıp boş tarım arazilerinde ekim yapanlara da hibe desteği vereceğinizi söylüyorsunuz, geçiniz onu. Bu iktidar, tarım alanlarını sanayiciye, madenciye açarak âdeta liberal kapitalizmin babası olan Adam Smith'in "Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler." anlayışını şiar edinmiştir.
Evet, topraklarımızı peşkeş çekmenize izin vermeyeceğiz değerli milletvekilleri. Çiçeği burnundaki yeni Tarım Bakanı da gelir gelmez bizleri hayal kırıklığına uğratıyor, çıkıyor, zeytinliklerin madenlere açılmasına cevaz vereceklerini, Afrika'daki bakir topraklarda üretim yapacaklarını ifade ediyor. Ya, biz kendi topraklarımızda üretim yapamazken "Gideceğiz, Afrika'da üretim yapacağız." diyor! Hani, millîydiniz, yerliydiniz? Bu duruş ne millîliktir ne yerliliktir diye söylüyorum.
Değerli arkadaşlar, 2001 yılında 26 milyon 350 bin hektar alan üretimdeyken on dokuz yıl sonra bu toplam olarak 23 milyon 137 bin hektar alana düşmüş yani yüzde 12 oranında alan üretimden çıkmış. Yine, son dönemde 27 milyon dekar alanda tahıl üretimi yapılamaz hâle gelmiş. Siz kendi tarlanızı ekemezken gidiyorsunuz Afrika'dan medet umuyorsunuz. Hadi oradan diyorum ben sizlere. Yine, bakınız, akıllanmamışsınız, Sudan'da darbe oldu, hani, Sudan'da 780.500 hektar olan kiralamıştınız, ne oldu? Yıllar geçti daha elde avuçta bir şey yok ama siz kendi arazilerinizi ekeceğinize gidip Afrika macerasına çıkıyorsunuz.
Bakınız, 2003 yılında ÇKS'de 2 milyon 760 bin çiftçimiz varken bugüne geldiğimizde 2 milyon 104 bine düşmüş yani çiftçilerimizi üretimden uzaklaştırmışsınız. 2003'te, çiftçinin Tarım Krediye, Ziraat Bankasına ve diğer sektöre 2,4 milyon lira borcu varken bugün Tarım Kredi ve Ziraat Bankasındaki borç tam 178 milyara gelmiş; özel bankalarla beraber bu, tam 211 milyara gelmiş yani çiftçiyi bitirmişsiniz.
Yine, bakınız, AK PARTİ Genel Başkan Vekili Binali Yıldırım, benim seçim bölgem olan Tekirdağ Çorlu'da çiftçilere sesleniyor "Ekin kardeşim, ekin ekebildiğiniz kadar; maliyetler yüksek, gübre yüksek, diğer girdiler yüksek olsun ama siz ekin." diyor ama nasıl eksin çiftçi? Borç almış başını gidiyor. Eğer ekebiliyorsa Sayın Binali Yıldırım gelsin eksin bakalım, görsün tabloyu. Gübre ve mazot fiyatları uçmuş, anlık değişiyor; üre gübresi artık altın değerinde, altını geçmiş ama sizin daha bundan haberiniz yok diyorum ben. On beş gün önce mazotun litresi 16,31 lirayken bugün 20,44 lira yani bir depoda 300 lira fark var arkadaşlar.
Sayın Yıldırım yine Çorlu'da başka bir açıklama yapıyor, müjde veriyor. Ya, ötede "ekin" diyor, ondan sonra da kalkıyor plastik sanayi müjdesi veriyor, "PAKOP" dediğimiz OSB'ye yol açıyor. Diyor ki: "Gözünüz aydın, yeni bir sanayiniz oluyor, plastik sanayi." Dediği bölge, tarımsal sit alanı. Ötede 13 tane OSB var, doluluk yüzde 42, siz kalkıyorsunuz, tarımsal sit alanında yeni bir OSB açıyorsunuz yani bizim aklımızla dalga geçiyorsunuz değerli dostlar.
Evet, seçim öncesi vaatte bulundunuz, dediniz ki: "Mazotun yarısı bizden, yarısı sizden." Nerede? Günler geldi geçti hâlâ hiçbir şey yok. Tarım Kanunu'nda çiftçimizin 211 milyar lira alacağı var. "Gelin, bunu mahsuplaşın, borcu silin." diyoruz, Cumhurbaşkanı dün akşam bir açıklama yapıyor, diyor ki: "Çiftçilerimize borcu tekrar artıracağız." Yani siz sadece borçluyu bilirsiniz, borçlandırmayı bilirsiniz.
Yine, bakınız, Sayın Cumhurbaşkanı "tarlada güneş enerjisi" diyor, belli ki Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu'nun fikirlerinden çok etkilenmiş. Yani sizler proje aşırmasını çok iyi biliyorsunuz aynı 2 maaş ikramiye gibi ama bizde proje bitmez.
Cumhurbaşkanı dün sulama müjdesi veriyor, bunun da içi boştur dostlar.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Devamla) - Çünkü GAP'ta baktığınız zaman hedef konuşulmamıştır. GAP hedefi şöyleydi: 2,2 milyon hektar sulanacaktı, bugün itibarıyla ancak 571 bin hektar sulanabiliyor yani yüzde 32 sulanan arazi var. Elinizi tutan mı vardı yirmi yıldan beri Sayın Cumhurbaşkanı diyorum ben buradan? Gelin, tarımsal sulamada çiftçimizin elektrik faturasını sıfırlayalım.
Yine, yazlık ekim sezonu... Gemilerle ayçiçeği yağı alacağınıza gelin çiftçinize bir destek olun, 50 kuruş olan prim desteğini 1,5'a çıkaralım, gübre mazotunu artıralım. Yine, yazlık buğday, arpa üretimi için destekleme politikasını ortaya koyalım.
Biz ne yapacağız, evet, biz ne yapacağız? Biz, Çiftçi Kayıt Sistemi yerine yeni bir sistem getireceğiz, onunla beraber tüm tarımsal destekleri ve tarımsal sigortaları kapsayan proje getireceğiz. Çiftçinin, evet, süt üreticisinin 1 litre süt sattığı zaman 1,5 kilo yem almasının önünü açacağız. Şimdi, 1 litre süt sattığı zaman çiftçi 800 gram yem alıyor değerli arkadaşlar, çiftçimiz perişan.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.
Selamlayın lütfen.
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Devamla) - Bitiriyorum Başkanım.
Süt üreticisi perişan, şu anda hayvanlarımız, ineklerimiz kesime gidiyor. Gelin, 20 kuruş olan prim desteğini 2 liraya çıkaralım, sütün fiyatını yenileyelim, Süt Konseyi toplansın diyoruz ama nerede?
Bakınız, diğer bir konu da, geldiğimiz noktada çiftçilerimizin, küçük ve orta ölçekli aile işletmelerini destekleyeceğiz diyoruz. Kadınlarımızın sosyal güvenlik primlerini biz ödeyeceğiz, aile sigorta destek projesi dâhilinde ve aile işletmelerini güçlendirerek hem et besiciliğini hem süt besiciliğini yani kırsalı güçlendireceğiz diyor, yüce Meclisi saygıyla selamlıyor, teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)