GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Denizli Milletvekili Cahit Özkan'ın yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine, eski Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli'nin tarıma en fazla zarar veren kişi olduğuna, Doğu Perinçek'in beraberindeki heyetle Rusya'ya gerçekleştirdiği ziyarette Ethem Sancak'ın sarf ettiği sözlere ve Danıştay Cumhuriyet Başsavcılığının, İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme kararının hukuka aykırı olduğu yönünde mütalaa verdiğine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:5
Birleşim:62
Tarih:04.03.2022

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın vekiller, ilginç oldu Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkan Vekilinin konuşması gerçekten. İnsan şunu soruyor: Ya, bu kadar başarılı bir Tarım Bakanıysa neden görevden alındı Allah aşkına? Yani burada görevden alan ile sizin aranızda belli ki bir çelişki var.

CAHİT ÖZKAN (Denizli) - İyinin düşmanı daha iyidir.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Ha, daha iyisini yapsınlar diye.

CAHİT ÖZKAN (Denizli) - Daha iyi, daha iyi, daha iyi... Tek rakibimiz biz.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Şimdi, ben onun yaptıklarını anlatacağım, onun daha iyisinin nasıl olduğunu konuşacağız.

BAŞKAN - Sayın Oluç, bir saniye...

Grup Başkan Vekilleri konuşurken karşılıklı görüşmeyi, emin olun, çok büyük bir şeyle takip ediyorum, buna müdahale etmeyi de uygun görmüyorum.

Buyurun Sayın Oluç.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Şimdi, herhâlde, bu Tarım Bakanı, yakın tarihimizde çiftçilerin dertlerini en az anlamış olan Tarım Bakanıdır, en az anlamış olan ve tarımı kuruttu, ormanları çöle çevirdi bu Tarım Bakanı ya. Bunu nasıl konuşmuyorsunuz? Şimdi, çiftçi sayısı inmiş, 2 milyon 100 binden -400 bin azalmış- 1 milyon 700 bine. Bunun teknolojik gelişmeyle filan alakası yok. Çiftçiler iflas etmiş, çiftçiler yaşayamaz duruma gelmiş, tarımı üretemez hâle getirmişler, onun için bu hâle gelmiş. Şimdi, bu Tarım Bakanı işbaşına geldiğinde çiftçi borçları 100 milyar seviyesindeymiş, şimdi dört yılda katlanmış, 225 milyar olmuş; çiftçi borçlarından bahsediyoruz. Batırmış çiftçiyi, bu batırmış çiftçiyi anlamadığı gibi, bir de diyor ki: "Bana borçlu çiftçi gösteremezsiniz, iflas etmiş çiftçi gösteremezsiniz." Ya, sen nerede dolaşıyorsun da çiftçi arıyorsun Bakan Efendi? Bunu sorduk, onun da cevabını veremedi. Gıda enflasyonu yıllık yüzde 65'e çıkmış, Türkiye gıda enflasyonunda dünya 4'üncüsü olmuş, Tarım Bakanı çok başarılı işler yapmış gibi anlatılıyor. Ya, görevi sırasında gübreye yapılan zammın haddi hesabı yok. Hadi diyelim, bu gübre zammı sizin o müthiş ekonomi tezinizden kaynaklandı -faiz, enflasyon- peki, bu gübre zammıyla karşı karşıya kalmış olan çiftçileri rahatlatacak herhangi bir adım atmış mı Tarım Bakanı, herhangi bir şey önermiş mi? O da yok, anlamıyor. Küçük üreticinin derdini zerre kadar anlamayan bir Tarım Bakanından bahsediyoruz. İktidara geldiğinde mazot 6 liraymış, şimdi olmuş 19 lira.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Oluç.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - 2018 yılında Bakan olduğu zaman menemenin maliyeti 8,5 liraymış, şimdi olmuş 40 lira. Bu Tarım Bakanı... Böyle bir Tarım Bakanından bahsediyoruz.

Ya "orman yangınları" diyorsunuz, el insaf! Bakın, 2004-2019 yılları arasında Türkiye'de 37 bin orman yangını olmuş, toplam 141.780 hektar ormanlık alan yanmış. Bu Tarım ve Orman Bakanının görevi sırasında, sadece 2021 yılında 178 bin hektar orman alanı kül olmuş ya! Çok başarılı Tarım ve Orman Bakanına bakın. Yani Bekir Pakdemirli tarım bakanları arasında tarıma en fazla zarar veren kişi olarak ortaya çıkmış, onun için görevden alındı, başarılı olduğu için falan değil.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Oluç, toparlayalım.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Toparlıyorum efendim.

"Onun başarıları iyiydi, şimdiki daha başarılı olacak." diyorsanız, demek ki gelenin üzerine öyle bir yük bindirdiniz ki adam şimdi "Bunun başarısızlığından daha fazlasını nasıl yapacağım?" diye uğraşacak. Böyle bir şey olabilir mi? Neyi savunuyorsunuz?

İthalatın en fazla yapıldığı -tarım alanında- gıda egemenliğinin, gıda güvencesinin ve gıda güvenliğinin zerre kadar ciddiye alınmadığı, tarım bürokratlarının en fazla maaş aldığı ve çiftçilerin yerine çok uluslu şirketlerin kâr ettiği bir Tarım Bakanı döneminden bahsediyoruz.

Bir de bu kadar değil ha, Sayıştay raporlarına yansıdı, yaptığı usulsüz atamalar ve görevlendirmeler nedeniyle, hukuksuzları nedeniyle Sayıştay raporlarında da yer aldı bu Tarım Bakanı. Dolayısıyla, bu Tarım Bakanının savunulacak hiçbir yanı yok, onun için savunarak kendinizi de zora sokmayın.

Sayın vekiller, değinmek istediğim bir konu daha var: Şimdi, sizin bu Cumhur İttifakı'nın ortağı var Doğu Perinçek, Vatan Partisi, bir heyetle beraber ortağınız Rusya'ya gitmiş.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Oluç.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim.

Heyetin içinde Ethem Sancak da varmış. Ethem Sancak'ı siz benden daha iyi tanıyorsunuz. Biz onun geçmişini biliyoruz tabii, niye bu heyetin içinde yer aldığını da biliyoruz. Şimdi, orada konuşmuş, demiş ki: "Bu Bayraktarları Ukrayna'ya satarken böyle kullanılacağını bilmiyorduk." Nasıl kullanılacağını düşünüyordunuz? Bayraktarları Ukrayna'ya satarken desteklediniz, sonra, şimdi, Rusya'ya gidip "Ya, öyle kullanacaklarını bilmiyorduk." diyorsunuz. Ne yapacaklardı, onlarla balık mı tutacaklardı? Ne yapacaklardı onlarla? "Rusya'yla müttefikiz, S-500 yapacağız, uzaya çıkacağız." Bunları Ethem Sancak söylemiş, ünlü Ethem Sancak. Herhâlde sizi de bağlayan şeylerdir bu söylenenler, onu da belirtmiş olalım.

Sayın Başkan, izin verirseniz son bir şey belirtmek istiyorum: Şimdi, 8 Mart haftasındayız, gelecek hafta 8 Mart Dünya Kadınlar Günü.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Oluç.

Toparlayalım.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bitiriyorum.

Şimdi, 8 Marttan önce ilginç bir karar çıktı, daha doğrusu bir mütalaa çıktı, Danıştay Cumhuriyet Başsavcılığı, İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme kararının hukuka aykırı olduğu yönünde mütalaa verdi. Biliyorsunuz, İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmeyle ilgili Danıştaya başvuru yapılmıştı ve "Bu, hukuka aykırıdır." dendi. Bu mütalaayı okuduk "Sözleşmenin onaylanması ve tatbikinin durdurulması ya da sonlandırılmasının Meclis kararıyla mümkün olduğunu tespit ediyoruz." diyor, mütalaa bunu söylüyor esas itibarıyla. Niye bunu hatırlatıyoruz? 8 Marta birkaç gün kaldı ve biz hep söylüyorduk, "İstanbul Sözleşmesi'nden hukuksuz yere, bir kişinin imzasıyla çıkıldı ve Meclisin iradesi bir kez daha gasbedildi." diyorduk. Danıştay Cumhuriyet Başsavcılığı da bu yönde bir mütalaa vermiş oldu, bunu da dikkatinize sunuyorum.

Teşekkür ediyorum.