GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Nükleer Düzenleme Kanunu Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:5
Birleşim:61
Tarih:03.03.2022

CHP GRUBU ADINA BARIŞ KARADENİZ (Sinop) - Sayın Divan, sayın milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

24 Şubatta Rus ordusu Ukrayna'ya girdiğinde bizim Komisyon da Türkiye Büyük Millet Meclisine 87 milletvekilinin imzasıyla bu teklifi Meclise sundu. 702 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kanun Hükmünde Kararnamesiyle bir Nükleer Düzenleme Kurumuyla ilgili 18 maddelik bir öneri sunulmuştu ve bunun peşine de -bunu destekleyen- 7164 sayılı Kanun'la da desteklenmişti. Biz de bunu Anayasa Mahkemesine getirdik ve Anayasa Mahkemesi bu KHK'yi ve ilgili düzenlemedeki kanun maddesini Anayasa'ya aykırı bularak iptal etti. Hatta o gün, 14 Şubatta bu uygulama gerçekleştiğinde, Türkiye Atom Enerjisi Kurumunu (TAEK) ortadan kaldırdınız. Kanun oylanmadan önce de Nükleer Düzenleme Kurumu kuruldu, Yargıtaya gidildi, yemin edildi ve görevinin başına geldi. Ya, bu kadar uygunsuz, bu kadar hukuksuz bir yapı olamaz. Hatta o dönemde Akkuyu'daki nükleer santral temelinde çatlaklar oluştu denetlenmediği için, sonra Nükleer Düzenleme Kurumu görevine başladığında tekrar çatlaklar oluştu. Projeyi başlamadan bitirdiniz; böyle önemli gördüğünüz projenin, dünyaya ve Türkiye'ye zarar verecek projenin başlamadan ne hâle geldiğini hep beraber gördük. Şimdi, hep söylediğimiz bir şey var, biz nükleer santrale karşıyız ve bu, ülkemiz için bana göre bir ihanet projesi. Bunu geçen gün de söyledim, arkadaşlar tepki gösterdi.

Sayın Komisyon Başkanı az önce öyle güzel anlatıyor, diyor ki: "Orada biri zarar gördüğünde, nükleer santrallerde bir sızıntı, patlama olduğunda oradaki suçluyu aramak için Cumhurbaşkanı bir görevlendirme yapacak, suçlu bulunacak; işte, oradan çalışandan mı kaynaklı, oradan mı kaynaklı..." Ya, bu kadar basit mi? Çay ocağında tüp mü patlıyor ya da başka bir şey mi? Coğrafyayı etkileyecek bir projeyi, görüyoruz ki bu kadar basitleştiriyorsunuz. Yani bence çok tehlikeli açıklamalar yapıyorsunuz.

Rusya, Akkuyu'da şu anda yüzde 100 hisseye sahip, o yetmiyormuş gibi bir de yanına liman verdiniz, oh ne güzel! İran'da, Mısır'da ve Türkiye'de Doğu Akdeniz'i kontrol etme projesinin yüzde 100'ünü Rusya'ya verdiniz. On beş yıl boyunca şirkete 35 milyar dolar ödeyeceksiniz arkadaşlar, 35 milyar dolar ve yüzde 42 kârlılıkla. Ya, Türkiye bu projenin neresinde? Rusya girdiğinde Ukrayna'ya, ilk girdiği yer neresiydi? Çernobil.

Bir de bu atıklarla ilgili, geri dönüşümle ilgili Rusya, Amerika, İngiltere, Fransa gibi ve Rusya'nın başını çektiği tesisler kurulmuş. Türkiye'de kurulacak nükleer santral yetmiyormuş gibi her yıl 200 milyon doları da bu atıkları geri dönüşüme yollamak için Rusya'ya satacağız, para ödeyeceğiz, üstüne bir de burada katı atık tesisi kurdurup atıkları da ülkemize maalesef gömdürecekler. Bence bu kanun teklifini bir an önce geri çekmeniz lazım çünkü yaptığınız iş hem Anayasa'ya aykırı hem de ülkemizin menfaatlerine aykırı. Türkiye, bu kanun teklifiyle atık deposuna döndürülecek. Yabancı ülkeler, Türkiye'de şirket kurup nükleer santrallere istedikleri gibi sahip olabilecekler. Rus atıkları Türkiye'ye gömülecek, bir de açılacak davalarda -Komisyon kurdunuz ya- bir yıl ötelemeli bir şekilde davalar da reddedilecek arkadaşlar.

Bakın, Sinop'a döneceğim. Sinop'ta nükleer santral kurma projeniz var, ÇED raporunu çıkarmaya çalıştınız. Yanılmıyorsam 6 Şubat 2018'de, Çevre Bakanlığı tarafından yapılan ÇED halkı bilgilendirme toplantısında, ya, halkı içeriye sokmadınız. Önceden içerisi dolduruldu, barikatlar kuruldu Sinop halkı girmesin diye; içeride kim olduğu belli olmayan bir sürü adam... Sinop halkını oraya sokmadınız, sonra biber gazıyla insanları oradan uzaklaştırdınız.

Bir kere, Sinop'ta kurulacak nükleer santralde şirket yok ortada. Yönetmelik diyor ki: "Şirket ÇED tanıtım programını yapar, halkı bilgilendirir." Çevre Bakanlığı bunu üstlendi aykırı bir şekilde. Çevre Bakanlığının dosyaları bile olmadan, orada ÇED raporuna olumlu görüş verdiniz. 120 tane konu başlığı vardı, 70 tanesine olumsuz görüş verildi; bunları da yok ettiniz, 120'de 70... Kaç tane bilirkişiyi, hiç alakasız, sadece nükleer santrale olumlu ÇED verdirmek için oraya atadınız arkadaşlar. Ya, bu kadar basit mi bu işler? 120 tane konu başlığını neredeyse iki saat gibi sürede halka tanıttık, Sinoplu yok, iş bitti. Ya, insanları bu kadar kandırmayın.

Dünyada "yenilenebilir enerji kaynağı" diye bir şey var. Türkiye'de kayıp... Bakın, özelleştirdiğiniz nakil hatlarını düzenlemeyen, oradaki trafoları, ne bileyim, direkleri sırf cebinden para gitmesin diye düzenlemeyen dağıtım şirketleri şu anda bunu düzenlese, bunu yaptırsanız... Türkiye'de kurmayı düşündüğünüz Akkuyu'daki nükleer santralin üreteceği elektriği, enerji nakil hatlarındaki kayıplara veriyorsunuz. 35 milyar bu ülkenin millî kaynağını, millî servetini; bunu niye Rusya'ya aktarıyorsunuz? Yazık değil mi? Dünya vazgeçmiş, Almanya vazgeçmiş, yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmiş. Biz büyük nükleer lobilerin hizmet edip "Türkiye'ye nükleer santral kuracağız." diye... Ben şunu söylüyorum: Bu, ihanet projesidir; derhâl vazgeçin diyorum.

Sinop'ta, biz, bu olumsuz ÇED sürecinde, içeriye alınmayan halkın... Çevre Bakanlığının değil, belirli bir şirketin yapması gereken ÇED tanıtım toplantısı, usulsüz ve aykırı olduğu için bize göre yok hükmündedir. Bununla ilgili 2 Ekim 2020 tarihinde -benim de imzam olan- 60 arkadaşımızla ve 14 kurumsal katılımcıyla birlikte dava açtık. Samsun 3. İdare Mahkemesi dava duruşma tarihini 28 Mart 2022 olarak belirledi. Biz de o tarihte, saat onda, Samsun'da, 3. İdare Mahkemesinde olacağız; bu davanın olumsuz taraflarını anlatacağız. Bu davada, bizim yok hükmünde saydığımız bu ÇED tanıtım toplantısının hâkimler tarafından da iptal edileceğini düşünüyoruz çünkü hukuka da aykırı insanlığa da aykırı.

Biz Sinoplular olarak nükleer santral istemiyoruz. (CHP sıralarından alkışlar)

NURHAYAT ALTACA KAYIŞOĞLU (Bursa) - Biz de istemiyoruz.

BARIŞ KARADENİZ (Devamla) - Halka sorarsanız, nükleer santral istemediğimizi her zaman size söylerler.

1 milyon tane ağaç kestiniz, bunun vebalini nasıl ödeyeceksiniz, ben onu bilmiyorum. Bir alanı dümdüz yaptınız, bir de ağaç dikilmeyecek hâlde yaptınız. Bunun vebali var ya, arkadaşlar, çok büyük bir vebaldir. Olmayan, "Japonya'yla anlaştık." dediniz, o zaman dolar 3 TL'ydi, Japonya "16,5 milyar." dedi, siz "20 milyar" diye iddia ettiniz; dolar 3 TL'ydi, şu anda 14 TL. Ülkede bırakın nükleer santrali de bu vatandaşı koruyun, vatandaş bitti, evine ekmek götüremiyor. (CHP sıralarından alkışlar) İki günden beri 3 lira mazota zam yaptınız -motorine, benzine- enerjiden bahsediyorsunuz ya! Siz ilk başta "Yerli, millî kaynaklarımızı bir düzeltelim." deyin de ondan sonra bu vatandaş size inansın.

Bizim Sinop'ta söylediğimiz bir söz var "Nükleere inat, yaşasın hayat." diye. Biz, kendimizi feda ederiz ama o topraklara o nükleer santrali sokmayız. Daha Çatalağzı'nda -az önce konuştuk- oradaki termik santralin soğutma suyuyla ilgili bile probleminiz var. Enerji maliyetinden oradaki şirket difüzörleri kapatmış, oradaki suyu ısıtıyor. Bir de midye kabukları yapışıyor diye denizi bir de güzelce klorluyorlar; doğa katliamı ya! Aynısını Sinop'ta da Türkiye'deki balık popülasyonunun ve orada yumurtlama alanının, stabil bir alanın olduğu yere "Orada, nükleer santral yapacağız." diyorsunuz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BARIŞ KARADENİZ (Devamla) - Sayın Başkanım, kusura bakmayın.

BAŞKAN - Buyurun.

BARIŞ KARADENİZ (Devamla) - "Oradaki o sıcak suyu denize salacağız." diyorsunuz. Bir kere, doğayla ilgili sıkıntınız var arkadaşlar. Hiç acımıyorsunuz ya; ağaç, balık, canlı, yeter ki para gelsin. Nereden gelirse gelsin hiç önemli değil; biraz acıyın. Bakın, yarın çocuklarınız size hesap soracak. 87 milletvekili, hesap soracaklar size.

Zamanında HES'lere de dediniz, yanlış, plansız ve ölçeksiz yatırımlarla oradaki can suyunu bile aldınız. Gittiniz, 1 milyon tane ağaç... Her şeyin hesabı verilir ama bunun hesabını zor verirsiniz.

Ben, Öner, Soner ve Güneş kardeşlerimi de anmak istiyorum. Sinop'a nükleer santralle ilgili geldiklerinde 3 kardeşimiz denizde boğuldular, onlara Allah'tan rahmet diliyorum. Sinop'a ve Türkiye'ye...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BARIŞ KARADENİZ (Devamla) - Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum efendim. (CHP sıralarından alkışlar)