GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: TÜİK'in açıkladığı enflasyon oranlarına, Denizli Milletvekili Cahit Özkan'ın yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine, ihracat rekoru safsatasına, ekonomik krize ve zeytinliklerin madencilik faaliyetine açılmasına ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:5
Birleşim:61
Tarih:03.03.2022

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın vekiller, TÜİK bugün enflasyon oranlarını açıkladı ve buna göre "Şubatta enflasyon aylık 4,81 arttı." dedi, "Yıllık bazda ise 54,44'e yükseldi." dedi. Şimdi, bu iktidarın son dönemlerde hazırlamış olduğu çeşitli programlar, planlar vardı; bir tanesi orta vadeli plan, öbürü Yeni Ekonomi Planı, böyle isimler verildi. Yani bu planlar açıklandıktan birkaç ay sonra verileri çürümeye başlardı, tutmazdı -genelde baktığımızda son Hazine ve Maliye Bakanından beri bu böyle yaşanıyor, Berat Albayrak ve ondan sonrasında- fakat şimdi yapılan planlar ve açıklamalar artık aylık yanılıyor, birkaç ay da beklenmiyor. Mesela, Hazine ve Maliye Bakanı Nebati, bir ay önce "Enflasyonda yüzde 50 seviyesini göreceğimizi düşünmüyorum, umarım yanılmam." dedi. Umduğu olmadı, yanıldı, gözlerindeki ışık söndü. Şimdi, biraz evvel Sayın Özkan dedi ki: "Nisan ayında göreceksiniz, bu enflasyon nasıl inecek." İnşallah görürüz Sayın Özkan ama aksini görürsek de tekrar burada konuşacağız çünkü aksi olacağını bütün veriler gösteriyor.

CAHİT ÖZKAN (Denizli) - Buradan tebrik etmeniz lazım ama.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Ama siz hangi yılın nisanından bahsettiniz, onu duyamadık. Hani bu nisan mı yoksa birkaç yıl sonraki nisan mı onu bilmiyoruz, onu şimdilik bırakalım.

Şimdi, bu TÜİK'in boyalı verilerine göre bile Hazine ve Maliye Bakanı yanıldı. Enflasyon Araştırma Grubu var, içinde ekonomistler, uzmanlar var; onlar şubat ayı enflasyonu için TÜFE 5,44 dediler, on iki aylık enflasyon için ise yüzde 123,8 diyorlar. Ortada bir felaket var, belli ama siz hâlâ diyorsunuz ki: "Ya, işte, dünyada enflasyon var, Avrupa'da enflasyon var." filan.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Oluç.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Avrupa'daki enflasyona baktım ne durumda diye; şimdi, İsviçre'de yüzde 1,5; Fransa'da yüzde 2,8; Danimarka'da yüzde 3,1; İsveç'te yüzde 3,3; İtalya'da yüzde 3,8; Almanya'da yüzde 5,1; Yunanistan'da yüzde 5,1; İrlanda'da yüzde 5,1; Hollanda'da yüzde 5,7'ymiş.

CAHİT ÖZKAN (Denizli) - Hangi yılın onlar?

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Şimdi, yani yapılmaz ya ekonomide ama sizin çok iyi matematik uzmanlarınız var biliyorsunuz, hepsini toplasanız bunların -hani yapılmayacak bir şey söylüyorum- Türkiye'nin tek başına enflasyon oranına yetişmiyor, yüzde 54,4'e.

Sayın Özkan, ya, aranızda hakikaten bir yarış var bu konuda; acaba Akbaşoğlu mu matematik açısından daha dehalar yaratacak, siz mi diye uğraşıp duruyorsunuz birbirinizle. Bu yarışta umarım siz kazanmazsınız, umarım siz kazanmazsınız.

ERHAN USTA (Samsun) - Yok, Cahit Bey daha iyi; açık mertebe Cahit Bey daha iyi.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Yani bütün Avrupa'yla karşılaştırıyorsunuz ya "Dünyada ve Avrupa'da enflasyon var." diye, işte ortada sayılar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Oluç.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Şimdi, TÜİK'e göre Üretici Fiyat Endeksi şubatta aylık yüzde 7,22 artmış, yıllık yüzde 105'e çıkmış; TÜİK'e göre. Ya, ÜFE ile TÜFE arasındaki makas 51 puan oldu, bu çok vahim bir durum ama bunu da önemsemiyorsunuz yani üretici maliyet baskısı altında, tüketici tüketemez hâle gelmiş; siz hâlâ pembe tablolar çizmeye devam ediyorsunuz.

Şubatta sebze fiyatları yüzde 31 artmış ya, yıllık bazda baktığımızda yüzde 100 artmış; sebze fiyatlarından bahsediyoruz. Gıdada şubatta artış yüzde 8,5 olmuş, yıllık artış yüzde 65 olmuş -TÜİK'in rakamları bunlar yine- dünyada 4'üncü olmuşuz. İlk 3 kim biliyor musunuz gıdada fiyat artışında? Venezuela 1'inci, Lübnan 2'nci, Zimbabve 3'üncü, Türkiye 4'üncü olmuş. Yani rekor üstüne rekor kırıyorsunuz hakikaten, çok açık görünüyor bunlar. Şimdi, işin enflasyon kısmı böyle.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Bir başka konu var, o da bu ihracat artışı. Ticaret Bakanı Sayın Muş "Ya, çok müthiş, rekor üstüne rekor kırıyoruz." diye açıklıyor ya, bir ihracat safsatasıyla karşı karşıyayız. Ya, yapmayın Allah aşkına; rakamlar yine sizin kurumlarınızın açıkladığı rakamlar, ocakta 10 milyar dolar olmuş ticaret açığı, şubatta -yeni rakam- 8 milyar dolar olmuş ticaret açığı. Nerede rekor kırıyorsunuz? Yani bu ihracatı Sayın Muş yapıyor da ithalatı kim yapıyor Allah aşkına? Yani hangi bakanınız yapıyor bu ithalatı? Şimdi, Ekim 2021'de dış ticaret açığı yıllık 43,5 milyar dolarmış, Şubat 2022'de olmuş 58,1 milyar dolar -durum ortada- geçen yıl ocak ayında aylık 3,1 milyar dolar ticaret açığı bu yıl ocak ayında olmuş 10,3.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun. toparlayalım Sayın Oluç.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Yani bütün veriler ortada, ortada bir dış ticaret harikası, rekorları kırılan rakamlar da yok. Yani diyorum, tekrar söylüyorum: İhracatı siz yapıyorsunuz da -biraz evvel dediniz "Müthiş ihracat rakamları var."- ithalatı kimin yaptığını bulun. Esas mesele oradan kaynaklanıyor.

Şimdi, tüm dünyada enerji fiyatları artıyor, evet. Ham petrol ve doğal gaz fiyatları artıyor, evet, artmaya devam edecek. Tarım ürünleri fiyatları artıyor, evet ve artmaya devam edecek. Tarım ürünleri ithalatçısı bir ülke hâline getirdiniz burayı, bu hâle soktunuz ve bütün bu fiyatlar artacak çünkü bir de savaş çıktı ortaya, Ukrayna-Rusya. Yani ticaret açığı büyüyecek; büyüyecek, bakın, bunu söylüyoruz. Şimdi, dövize olan ihtiyaç artacak. Peki, siz ne yapıyorsunuz? Son bir haftada yine bunu yaptınız. Dövize olan ihtiyaç artacak, siz o kuru bastıracağız diye -hani bir pembe tablo çiziyorsunuz ya- dolar satmaya devam ediyorsunuz ya arka kapıdan.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Toparlayalım Sayın Oluç.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Toparlıyorum.

"Dövize ihtiyaç artacak." diyoruz ve siz dövizi tüketiyorsunuz. Yani üç haneli enflasyon, çift haneli işsizlik, dış ticaret açığında patlama, cari açıkta artış; aha ekonomiyi getirdiğiniz nokta burası. Bunu daha konuşmaya devam edeceğiz. Yani bu krizi Bafra pidesi yiyerek ve Türk kahvesi içerek aşamazsınız, aşamazsınız; onu da söylemiş olayım.

Şimdi, son olarak...

CAHİT ÖZKAN (Denizli) - Bu kadar "Para, para, para..." Yani size hiç yakıştıramadım.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Ama söylüyor.

CAHİT ÖZKAN (Denizli) - Ya, hep sol... Nasıl sol parti?

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Sizin başka bir ekonomistiniz ve Avrupa uzmanınız var, biliyorsunuz; adı Bilal Erdoğan, o da bunu söylüyor.

CAHİT ÖZKAN (Denizli) - "Para, para, para..." Kapitalizm...

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Şimdi, son bir konu var değinmek istediğim. Bakın, bir yönetmelik çıkardı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, dünden beri bunu konuşuyoruz. Hâlâ yasaya aykırı olarak çıkarılmış o yönetmelik iptal edilmedi; bunun peşinde koşacağız. Ya, zeytin ağaçlarını kesecekler. Ne için, ne için kesecekler? Zeytinlik alanlarda maden faaliyetlerinde bulunulsun diye.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bitiriyorum efendim.

BAŞKAN - Peki, buyurun.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Şimdi, neden bu yönetmelik çıkarıldı? Ya, bu zeytinlik, bu ağaçlar... Yüzlerce yıllık zeytin ağaçlarından bahsediyoruz ya. Yüzlerce yıllık zeytin ağaçlarını bu Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bir yönetmelikle nasıl yok edecek ya? Böyle bir şey olabilir mi? Şimdi bu yönetmeliğe göre uygulama yapılacak. Ya 5'li çeteye ya da onlarla birlikte hareket eden 30 holdinge buraları peşkeş çekeceksiniz, o ağaçlar kesilecek, sonra aradan birkaç yıl geçecek, Danıştay bozacak bu kararı; olan, o zeytin ağaçlarına olmuş olacak.

Bakın, Muğla'yı bu hâle getirdiniz ya, Muğla'nın köylerini bu hâle getirdiniz. Her tarafı kurutuyorsunuz, zeytin ağaçlarını yok ediyorsunuz; yazık günah. Bunun hesabını ne bu dünyada ne diğer dünyada veremezsiniz; açıkça bunu söylüyoruz. Bu yönetmelik derhâl geri çekilmelidir, derhâl.