| Konu: | HDP Parti Meclisi üyesi Seçkin Kır'ın vefatına, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanının esnafın indirimli tarifeden yararlanacağına ilişkin açıklamasına, AK PARTİ Genel Başkan Vekili Binali Yıldırım'ın dolardaki ritim bozukluğuna ilişkin açıklamasına, AK PARTİ Genel Başkanının faiz-enflasyon tezinin bilimsellikle ilgisi olmadığına ve Konrad-Adenauer-Stiftung Vakfının gençler hakkında yaptığı araştırmaya ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 55 |
| Tarih: | 17.02.2022 |
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Vekiller, bugün maalesef çok üzücü bir haber aldık, Parti Meclisi üyemiz Seçkin Kır'ı sağlık sorunları nedeniyle kaybettik. Ailesine, arkadaşlarına, sevenlerine başsağlığı ve sabır diliyoruz; mekânı cennet olsun diyoruz. Seçkin Kır, 12 Eylül 1980 öncesinde Karadeniz DEV-GENÇ Genel Sekreterliği yapmış bir Samsunlu arkadaşımızdı. 12 Eylül darbesi sonrasında bütün devrimcilerin, sosyalistlerin ağır baskılara maruz kaldığı gibi Seçkin Kır da yargılamalarla ve cezaevi yaşamıyla karşı karşıya geldi. 80'li yılların son döneminde "Yeni Öncü" ve "İşçi Dünyası" dergi ve gazetelerinde yayın kurulu üyeliği yaptı. Seçkin Kır kararlı bir sosyalist ve devrimci olarak işçi ve emekçilerin mücadelesine olan inancıyla faaliyetlerini sürdürdü ve son dönemde de Halkların Demokratik Partisi Parti Meclisi üyesiydi. Gerçekten çok üzgünüz ve bir kez daha ailesine, arkadaşlarına ve sevenlerine başsağlığı diliyoruz; mekânı cennet olsun diyoruz.
Şimdi, sayın vekiller, Enerji Bakanınız var -iktidara sesleniyorum- bugün açıklamalar yaptı ve esnafın indirimli tarifeden yararlanabilir hâle geleceğini söyledi "Yüzde 25 gibi bir indirim olacak elektrik fiyatlarında." dedi. Hakikaten bazen sizin bakanlarınızın şaka gibi konuşması çok etkileyici oluyor yani akıl sağlığımızı korumak gerektiğini her gün bir kez daha söylüyoruz, niye? Ya, siz buraya bir kanun teklifiyle geldiniz ve elektrik için dediniz ki: "150 kilovatsaat üzerinde kullanma bedeli... Bu bedelleri kademeli olarak belirliyoruz." Biz o zaman, muhalefet olarak size dedik ki: "150 kilovatsaat yanlıştır." Önerge verdik, sizin bir vekiliniz kalktı -adı da lazım değil- çok ilginç konuşmalar yaptı bu 150 kilovatsaat üzerine. Aradan bir hafta geçti, Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı dedi ki: "Ya, bu 150 kilovatsaat olmadı, onu 210'a çıkartıyoruz." Hani, o vekiliniz kalkıp burada demedi "Ya, ben yanlış demişim." diye; onu da geçtik. "210 kilovatsaat olmaz." dedik, bu da tutmadı. Şimdi diyorsunuz ki: "Esnafa yüzde 25 indirim yapacağız." Neden yüzde 25 indirim yapıyorsunuz? Yüzde 127 elektrik zammından yüzde 25'ini indiriyorsunuz yani esnaf gine yüzde 102 zamlı olarak elektriğini ödeyecek çünkü zaten esnafın 210 kilovatsaat üzerinde elektrik harcaması; çok açık herkes bunu biliyor. Yani siz hakikaten halkı aldatmaya çalışıyorsunuz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bu Enerji Bakanı, çok önemli bir şeymiş gibi bu açıklamayı bugün yaptı. Tabii, esnaf biliyor durumu yani bunu yutacak durumda değil. Mesele, o yaptığınız yüzde 127 zamdan yüzde 25'ini indirmek değil, esnaf açısından bu zamların geçerli olmadığını ilan etmektir esas itibarıyla, bunu yapacak durumda değilsiniz.
Şimdi, böyle, ekonomideki bu durum karşısında ilginç açıklamalar yapıyorsunuz ya hep -dün de söylemiştim- bugün de bir ilginç açıklamayla karşılaştım. Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkan Vekili Binali Yıldırım dolardaki bu ritim bozukluğu üzerine demiş ki: "Bunun bilimsel bir izahı yok." Zaten biz de hep bunu söylüyorduk, dolardaki o ritim bozukluğunun bilimsel bir izahı gerçekten yok. İzahı çok açık, izah şuradan kaynaklanıyor: Bir zırva tez ortaya attı sizin Genel Başkanınız, faiz-enflasyon ilişkisi üzerine.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bu faiz-enflasyon zırva tezinin bilimsellikle bir ilgisi olmadığını hep söyledik, şimdi Binali Yıldırım da söylemiş oldu. Örneği yok bunun dünyada, herhangi bir ülkede de örneği yok, yaşanmış bir örneği de yok. Ama zaten bu tez yüzünden her şey bu hâle geldi, bunun bilimsellikle açıklanabilir hâli yok, çok doğru söylemiş Sayın Binali Yıldırım.
Bakın, Eylül 2021'de faiz 19'du, bugün 14'e indirdiniz. Bugün Merkez Bankası toplantı yaptı, "14'te tutuyoruz faizi." dedi. Hani, bu tez doğru idiyse niye indirmeye devam etmiyor Merkez Bankası yüzde 14'ten, niye korkuyorsunuz? Ya, o gün, Eylül 2021'de enflasyon 19,58'di, bugün enflasyon TÜİK'in sahte rakamlarına göre bile yüzde 49'a varmış vaziyette, değil mi?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Toparlayalım Sayın Oluç.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Toparlıyorum efendim.
Şimdi, dolar o zaman 8,4 liraydı, şimdi olmuş 13,60; ihtiyaç kredisi o gün 23,5'muş, şimdi 31'e gelmiş faizi. Yani bu, bilimsellikle açıklanacak bir durum değil gerçekten ve bunu siz yaptınız.
Bakın, son bir şey söyleyeceğim. Bu, Almanya merkezli bir vakıf var, Konrad-Adenauer-Stiftung. Hani, bu, sizin çok yakın dostunuz vardı, Merkel, Almanya Şansölyesi, bu vakıf ona bağlı olan bir vakıftır yani Hristiyan Demokrat Partiye. Evet, toparlıyorum efendim. Şimdi, bu vakıf bir araştırma yapmış -sizin yol arkadaşınız olanlar- 18-25 yaş kuşağı gençler için, Türkiye'deki Z kuşağı için. O araştırmada öyle ilginç sonuçlar çıkmış ki mesela bu gençlerin yüzde 82,9'u demiş ki: "Türkiye'de gelir dağılımı çok dengesiz." Görüyorlar ve bunu kimin yaptığını da biliyorlar.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayalım Sayın Oluç.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Yine, bu gençlerin yüzde 87,3'ü demiş ki: "Büyük işsizlik var Türkiye'de." Ve bunun birinci nedeni olarak "adam kayırmacılık ve torpil" demiş, "Kamuya, işe alımlarda ehliyet ve liyakate göre davranılmadığını düşünüyoruz." demiş gençlerin çok büyük bir kısmı; kimin yaptığını biliyorlar. "Bu politikacılara hiç güvenmiyoruz." demiş gençlerin çok önemli bir kısmı. "Siyasi partilere de güvenmiyoruz." demişler, "Bunu kimin bu hâle getirdiğini de biliyoruz." demişler. Ee, "Cumhurbaşkanına da hiç güvenmiyorum." diyenlerin oranı yüzde 48, "Güvenmem." diyenlerle birlikte bu oran yüzde 58,8'e çıkmış. Gençler gerçekleri görüyorlar yani. "Bu ülkenin bugünkü yönetiminden hiç memnun değilim." diyenler yüzde 62,5. "Memnunum." diyenlerin oranı ne biliyor musunuz? 5,9 bu gençler arasında. Şimdi, bütün bu durumu göz önünde bulundurarak son bir rakam daha verip bitireceğim.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Son cümlem, evet.
BAŞKAN - Evet, son rakamı alalım lütfen.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Son rakam da şu: Gençlerin, Z kuşağının yüzde 72,9'u "Fırsat verilse veya imkânım olsa Türkiye dışındaki bir ülkede yaşamak istiyorum." diyor. Neden? Bu iktidar bu hâle getirdiği için bu ülkeyi. Ve bunlar nereye gitmek istiyorlar? Almanya'ya, İngiltere'ye, Fransa'ya, Avrupa ülkelerine, ABD'ye, Kanada'ya, İskandinavya'ya gitmek istiyorlar ağırlıklı olarak. Yani mesela Afganistan'a, Suudi Arabistan'a, Kuveyt'e, İran'a filan gitmek isteyen yok aralarında. Şimdi, bunları niye söylüyorum? Size yakın vakfın araştırması da aslında bu iktidarın Türkiye'yi nereye getirdiğini gösteriyor, hani bir kez daha hatırlatmış olalım dedik.
Teşekkür ediyorum.