GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Öğretmenlik Meslek Kanunu Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:5
Birleşim:52
Tarih:03.02.2022

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Öğretmenlik Meslek Kanunu Teklifi'nin 4'üncü maddesi üzerine söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi ve ekranları başında bizi izleyen saygıdeğer yurttaşlarımızı saygıyla selamlıyor, bu vesileyle tüm İslam âleminin Regaip Kandili'ni tebrik ediyorum.

Öğretmenler, cumhuriyetimizin başarıya ulaşmasını, ülkemizin yüksek teknolojiyle çağın gerektirdiği bilgi ve donanımla yetişmesini sağlayan eğitim neferlerimizdir. Atatürk, öğretmenlerin ülkemizin lokomotifi olduğu bilinciyle bu mesleğe büyük önem vermiş, öğretmenlerimizin hak ettiği saygınlığı kazanmasını sağlamıştır. AK PARTİ iktidarında ise bu meslek hem hak ettiği saygıyı görmemiş hem de siyasete alet edilmiştir. Yeni yeni vakıfların, cemaatlerin, derneklerin cirit attığı, eğitim kurumlarının bu vakıflara peşkeş çekildiği, yandaş sendikaya mensup kişilerin yönetici yapıldığı bir yapı oluşturulmuştur. Kadrolu öğretmen, sözleşmeli öğretmen, ücretli öğretmen, böyle 3 farklı öğretmen tipi vardır. Haftada otuz saat derse giren ücretli öğretmen yeni zamlı ek ders ücretleriyle birlikte ayda 3.360 lira 64 kuruş maaş alır hâle gelmiştir. Bu ücretle ne kira ödenir ne elektrik, doğal gaz faturası ödenir; bunu vicdanlarınıza bırakıyorum.

Yine, kadrolu öğretmen maaşı ortalama 8.397 lira, sözleşmeli öğretmen maaşı da ortalama 7.350 lira civarındadır. Bu parçalı yapı hem adalete hem eğitim sistemine uygun değildir. Aynı okul, aynı sınıf ve aynı öğrencilerle ders yapan öğretmenlerin ayrı ayrı ücret almalarını ne vicdanen ne hukuken ne de mesleki olarak kabul edemeyiz. Getirilen teklifle öğretmenler arasında "başöğretmen" "uzman öğretmen" "öğretmen" "aday öğretmen" gibi 4 tip unvan geliştirilmektedir.

Sayın Başkan, değerli vekiller; bu teklif objektif unsura dayanmayan bir kariyer modeli getirmektedir. "Uzman" ve "başöğretmen" unvanı alacak öğretmenlerin nerede, nasıl görev yapacağına, velilerin çocuklarını okullara kayıt ettirirken bu öğretmenlerden ders alma taleplerinin nasıl karşılanacağına, bu kadroların diğer illere, eğitim bölgelerine ve okullara nasıl dağıtılacağına ilişkin hiçbir hüküm bulunmamaktadır. Ayrıca, Cumhurbaşkanının "Sözleşmeli ve kadrolu öğretmen ayrımını kaldırıyoruz." müjdesi de bu kanunla beraber hayal oldu, hayal.

Evet, bu teklifin 4'üncü maddesi muğlaktır, öğretmenliğin "aday öğretmenlik" diye tanımlanarak başlatılması yanlıştır. Üstelik öğretmen seçilme kriterleri muğlaktır, belirsizdir, yoruma açıktır, torpile kapı aralamaktadır. Son öğretmen atamaları kamuoyu vicdanını, çocuklarını binbir emekle okutan aileleri; alın teriyle, maddi külfetle ve binbir zahmetle okuyan gençlerimizi derinden yaralamıştır. KPSS sınavlarında derece yapan, büyük başarılar elde eden öğrenciler mülakatlarda sizler tarafından elenmiştir. Mülakatlarda eğitimle alakalı olmayan sorular sorulmuştur. KPSS'de düşük puan alan öğrencilere maalesef mülakatlarda yüksek puanlar verilerek KPSS'de en yüksek puan alanlar elenmiş, en düşük alanlar tercih edilmiştir. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu gençlerin yanındayız. Hukuki destek vermek üzere de masa oluşturduk.

Getirdiğiniz düzenleme, mülakat sınavına ilişkin şaibeleri devam ettirecek türdendir değerli arkadaşlar. Zaten mülakat sınavlarına kamera bile koymuyorsunuz; tarikatlardan, vakıflardan, cemaatlerden, yandaş dernek ve sendikalardan gelen listeleri oralarda aynen onaylıyorsunuz, bunu kabul etmiyoruz. Maşerî vicdanda zaten suçlusunuz, bu sebeple mülakatları kaldıran bir düzenleme yapılmalı ve bunu 4'üncü maddeye eklemelisiniz diyorum.

Kendi ilim Tekirdağ'la ilgili de bir şeyler söylemek istiyorum. İlimiz, eğitim başta olmak üzere maalesef her alanda hak ettiği yatırımı almamaktadır. 2021 yılında Tekirdağ'da kişi başına 13.329 lira vergi ödemişiz ama merkezî bütçeden kişi başına almış olduğumuz rakam tam tamına 364 lira. Sayın vekiller, vicdanlarınıza bırakıyorum bunu da. Ödediği verginin karşılığını alamayan bir Tekirdağ var, vergi ödemesinde ilk 8'de olan bir Tekirdağ var ama yatırımlarda 56'ncı sırada olan bir Tekirdağ'ımız var.

Tekirdağ da deprem kuşağında olan bir ilimiz ve 72 okulun depreme dayanıklılığı maalesef sıkıntılı. 2020 yılında 16 okulumuz boşaltılmış ve buradaki öğrencilerimiz başka okullara nakledilmişlerdi ve maalesef -daha hâlâ ipe un seriyorsunuz- ihaleleri yapılmayan okullarımızdan dolayı çocuklarımız tıka basa okullarda eğitim görmekteler. Bir arpa boyu yol almadınız, bir an evvel Tekirdağ'daki okullarımızın depremsellikle ilgili çalışmalarını yürütün diyorum buradan.

Yine, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nda Türk Bayrağı ve Atatürk posterini asmayan okullarımız olmuştur. İlgili müdürler, kamuoyu baskısı ve EĞİTİM-İŞ Sendikası Tekirdağ Şube Başkanı Barış Özer'in konuyu gündeme getirmesiyle okullara bayrak ve Atatürk posteri asılması sağlanmıştır. Ve "Soruşturma nasıl sonuçlandı?" derseniz, soruşturmada Barış Özer suçlanmış ama okula bayrak asmayanlar ise alkışlanmıştır değerli vekiller.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Devamla) - Bitiriyorum.

BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Devamla) - Eğitimi ideolojik hesaplaşma noktası yapan AK PARTİ'nin tutumunu artık bizler kabul etmiyoruz. Eğitime hak ettiği değeri göstermeyen, bilimsel yatırım yapmayan toplumlar başka ülkelerin güdümüne girerler. O yüzden, donanımlı, bilimsel bilgiyle donatılmış, vicdanlı, sorgulayan nesiller yetiştirmek zorundayız aksi hâlde bunun bedelini hep birlikte ödeyeceğiz değerli arkadaşlar.

Ayrıca, sözlerimi tamamlarken, dışarıda bekleyen 2 bin engelli öğretmen adayımızın bir an evvel atamasını yapın. 3600'ü yine başka bir bahara bıraktınız "Gelecek yıl, gelecek yıl..." Arkadaşlar, gelin, bir an evvel 3600'ü öğretmenlerimize ve diğer memurlarımıza verelim, onlara hak ettikleri değeri göstermiş olalım.

Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son veriyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)