| Konu: | Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Selahattin Demirtaş ve HDP'li 40 milletvekiline ilişkin verdiği karara, AİHM'nin yayınladığı 2021 bilançosuna, Anayasa Mahkemesinin de Türkiye'de adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini vurguladığına ve İstanbul Emniyetinin İstiklal Caddesi'nde Kürtçe müzik söylenmesine tahammül edemediğine ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 50 |
| Tarih: | 01.02.2022 |
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim.
Sayın Başkan, sayın vekiller; biraz sonra, Adalet Bakanı yemin edecek Meclisimizde. Tesadüfe bakın ki tam yemin günü 1 Şubat 2022'de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi bir karar verdi ve bu kararda dedi ki: "Aralarında Selahattin Demirtaş'ın da olduğu 40 HDP'li milletvekilinin dokunulmazlıklarının kaldırılması Anayasa'ya aykırıdır, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırıdır ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 10'uncu maddesinin -yani ifade özgürlüğü maddesinin- açıkça ihlalidir." ve bu kararla birlikte Büyük Daire, Demirtaş ve Kerestecioğlu kararlarının devamını da getirmiş oldu yani 10'uncu madde ihlali ve bunun gereklerinin yerine getirilmesi kararı. Halkların Demokratik Partisine yönelik eşi benzeri görülmemiş hukuksuzluklardan biri daha tescil edilmiş oldu. Bir siyasi kırım hareketidir demiştik 2016'da dokunulmazlıklar kaldırılırken, haklı olduğumuz ortaya çıktı. Büyük bir hukuksuzluktur, Türkiye'nin imzalamış olduğu uluslararası demokratik sözleşmelerin çiğnenmesidir dedik, haklı olduğumuz ortaya çıktı. Anayasa'ya ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırıdır demiştik, haklı olduğumuz ortaya çıktı. Şimdi, Anayasa'ya aykırıdır... Anayasa 83/2 -Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'ndan söz ediyorum- der ki: "Milletvekili tutulamaz, sorgulanamaz, tutuklanamaz, yargılanamaz."
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun devam edin.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim.
Ama Anayasa ihlal edildi; HDP'li vekiller tutuldu, sorgulandı, tutuklandı ve yargılandılar ve yargılamalar da devam ediyor. Şimdi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 1 Şubat 2022 tarihinde açıklanan kararıyla birlikte aslında bütün bu işlemlerin yok hükmünde olduğu bir kez daha vurgulanmış oldu. O nedenle bir kez daha iktidara sesleniyoruz, Adalet Bakanı yemin etmeden önce kendisinin de duymasını istiyoruz bir kez daha: Tutuklanmış olan bütün milletvekillerinin serbest bırakılması ve davaların sil baştan yapılması gereklidir, bunu özenle vurgulayalım.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin sadece bu kararla anılmaması gerekiyor çünkü Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 2021 bilançosu yayınlandı geçtiğimiz günlerde ve o bilançoya baktığımızda ne görüyoruz?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Devam edin, buyurun.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Türkiye, Rusya'dan sonra, hakkında en fazla dava başvurusu olan ülke durumunda yani 2021 yılında da Türkiye, bir önceki yıla göre ilk üç sırada yer almış görünüyor. 2021 bilançosuna göre 47 ülkeye karşı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde hâlihazırda toplam 70 bin dava başvurusu bulunuyor. Rusya'nın 17 bin başvurusu ilk sırada yer alıyor, Rusya'yı 15.251 başvuruyla Türkiye takip ediyor. Bu, durumun ne kadar vahim olduğunu gösteriyor ama çıkan kararlarda da durum vahim ve Türkiye hakkında 2021'de 78 karar verilmiş, bu 78 kararın 31'indeki ihlal maddesi nedir? İfade özgürlüğüdür. Peki, 22'sindeki ihlal maddesi ne? "Adil yargılanma ihlal edilmiş." diyor Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi lütfen.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Toparlıyorum efendim.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi bunu söylüyor da diyeceksiniz: "Bu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi hep Türkiye'ye karşı." Fakat bir de Anayasa Mahkemesi var Türkiye'de, biliyorsunuz. Anayasa Mahkemesi Başkanı da geçtiğimiz günlerde bir açıklama yaptı ve dedi ki: "2021 yılında 66.121 bireysel başvuru yapıldı ve bunun yüzde 73'ünden fazlası adil yargılanma meselesinin ihlalinden kaynaklanıyor." ve verilen kararların da bu doğrultuda olduğunu söyledi yani sadece Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi değil, Anayasa Mahkemesi de Türkiye'de adil yargılanma hakkının açıkça ihlal edildiğini çok net bir biçimde vurguladı, Anayasa Mahkemesi Başkanı bunu söyledi ve dedi ki: "Adil yargılanma hakkıyla ilgili bir meselemiz var." Yani Adalet Bakanına, yemin ettikten sonra, bunları da hatırlatmış olalım.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Son kez açıyorum Sayın Oluç.
Buyurun.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Tamam efendim.
Sayın vekiller, İstanbul'da İstiklal Caddesi'nin çeşitli köşelerinde müzisyenler çeşitli dillerde müzik yaparlar. Mesela, geçtiğimiz yıllarda da Latin Amerika müzikleri yapılan yerler vardı, çeşitli giysiler içinde yerel Latin Amerika müzikleri yapılırdı ve hiç kimse bu müziği yapanlara dokunmazdı. Şimdi çeşitli yerlerde, köşelerde de Kürtçe müzik yayını yapılıyor ve İstanbul İstiklal Caddesi'nde Kürtçe müzik yayınına yönelik Emniyetin açıkça bir düşmanlığı söz konusu. İlk kez değil, daha önce de yasaklamaya çalıştılar; durdurmaya çalıştılar; şimdi yine aynı şey. Bir de açıklama yapmışlar -hani "Kürtçeye niye düşmansınız, Kürt müziğine niye düşmansınız?" diyoruz ya- demişler ki: "Esefle karşılıyoruz." Niye? Biz bunları dedik diye. E, peki, niye yasaklıyorlarmış bu Kürtçe müzik yayınını? Efendim, tramvay, ambulans ve itfaiye araçlarının geçişine engel olunuyormuş. Nasıl engel olunuyor ya?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Toparlıyorum efendim.
BAŞKAN - Teşekkürler, son kez açtım ama...
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Son cümlem efendim, bitireyim.
BAŞKAN - Sayın Oluç, son cümlenizi alayım, lütfen tamamlayın.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Tamamlıyorum.
Efendim, nasıl engel olunuyor tramvay, ambulans ve itfaiye araçlarının geçişine? Kenarda müzik yapanlar hiçbir şekilde buna engel olmuyorlar, bunu biliyoruz. Kimsenin şikâyeti de yok, geçenler müziği dinliyorlar; kimisi alkış tutuyor, kimisi duyup geçiyor; kimsenin takıldığı da yok bu meseleye ama bu Emniyetin açıkladığı cümle kesinlikle gerçekliği yansıtmıyor. Ne ambulans ne itfaiye aracı engelleniyor ne de tramvayın geçişi engelleniyor sadece ve sadece Kürtçe müzik söylenmesine İstanbul Emniyeti tahammül edemiyor; mesele bu kadar açıktır.
Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.