| Konu: | Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 46 |
| Tarih: | 13.01.2022 |
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın vekiller, bu kanun teklifiyle ilgili daha evvel de konuşmuştum, konuşan hatiplerimiz de aynı doğrultuda konuşmalar yapıyorlar. Biz bu kanun teklifinin yanlış olduğunu düşündüğümüz için "hayır" oyu kullanacağız.
Ben şimdi bu kanun teklifinin dışında bir konuda size birkaç cümle söylemek istiyorum. Hani, son söyleyeceğimi başında söyleyeyim. Gazete diye ortalıkta dolaşan bir paçavra var, Yeni Şafak; bu iktidarın yayın organı. O paçavradan söz etmek istiyorum şimdi size. Bakın, o paçavra bugünkü sayısında 18 vekilimizi hedef gösterdi. Sayın Cahit Özkan, hani siz biraz evvel dediniz ya "masumiyet karinesi" diye, hani siz biraz evvel dediniz ya "İnsanların aileleriyle uğraşılmaz." diye. İşte, bu paçavranız var ya, sizin bu paçavranız, bu paçavra masumiyet karinesini çiğnedi, insanların aileleriyle ilgili yayın yapıp fotoğraflarını kullandı. Kimisinin kardeşine, kimisinin dayısına, kimisinin amcasına, kimisinin kaynına sataştı. Bu bir gazetecilik faaliyeti mi? Değil. Basın ahlakı var mı? Yok. Siyasi ahlak var mı? Yok. İnsani ahlak var mı? Yok. Hepsi yerle bir, hepsi yerle bir. Bu bir operasyon faaliyeti, biz biliyoruz; karanlık bir hedef gösterme faaliyeti, biz biliyoruz. Bakın, Hrant Dink böyle katledildi, böyle katledildi. Tahir Elçi'yi bir alçak hedef gösterdiği için katledildi. 6-7 Eylül olaylarının kıvılcımı sahte manşetlerle çakıldı. İşte, bu Yeni Şafak paçavrası şimdi bunu yapıyor. Sorumlu yani bizim herhangi bir vekilimizin, o 18 vekilden herhangi biri hakkında, onların başına gelecek her türlü olumsuzluğun sorumluluğu bu Yeni Şafak'ın yazı işlerinde, Yeni Şafak'ın yönetiminde ve Yeni Şafak'ın arkasındaki ailededir. Açıkça söylüyoruz bunu, bütün halka ilan ediyoruz. İşte, "Kürt sorunu nedir?" diyorsunuz ya, çözülmemiş diyoruz ya, Kürt sorunu işte bu ilkel kafa, bu ilkel zihniyet nedeniyle çözülemedi bugüne kadar, cumhuriyet tarihinde. Kürt sorunu budur işte, budur. Her Kürt'ün evinde mutlaka bir kayıp vardır, Trakya'sından kürdistan coğrafyasına kadar böyledir. Her Kürt'ün evinde bir kayıp vardır ve fotoğraflar vardır evlerinin duvarlarında asılı olan. O fotoğraflar her Kürt'ün, her Kürt ailenin derinden hissettiği fotoğraflardır ve her gün, barış için o fotoğrafa bakılır. O fotoğrafa bakılır, yol gözlenir, acı çekilir, umut edilir. Neden? Barış olsun diye. Aynen askerlerin, polislerin ailelerinin evlerinde olduğu gibidir bu, aynen. Şimdi, dolayısıyla, yüz yıllık bir sorundan söz ediyoruz. Bu sorunu HDP yaratmadı; bu sorunu, HDP, demokratik ve barışçı yollarla çözmek için mücadele ediyor ama bu ilkel zihniyet, o Yeni Şafak paçavrasının ilkel zihniyeti bunu engelliyor.
Ailelerle ilgili fotoğraflar ve laflar kullanılıyor Sayın Özkan. Siz masumiyet karinesinden bahsettiniz az evvel. Ya, az kendinize bakın ya, az kendinize bakın. Ben aynı ahlaksızlığı yapmayacağım ama size soyadları bizde olan 8-10 tane isimden bahsedeceğim. Bakın, Bekir, Şaban, Hilmi, Salih, Orhan, Kadir, İsmail... Devam ederim daha, çok isim sayarım. Soyadları sizde vardır, bizde de var; daha çok isim var. Ya, bu isimlerin hepsinin ailelerinde FETÖ'yle ilişkilendirilmiş ya kardeş ya dayı ya amca ya kayın, birisi vardır, yargılanmıştır; bu isimleri sayarız. Böyle mi politika yapılacak bu ülkede, böyle mi politika yapılacak bu ülkede?
Şimdi, dolayısıyla, bu tür davranışlarla ne insani ahlak kalır ne politik ahlak ne basın ahlakı. Bunu bir kez daha söyleyelim. Bu Yeni Şafak yeni kumpasların peşindedir, bunu biliyoruz. Yeni Şafak'ın yazı işleri masası Emniyet istihbaratının ve İçişlerinin bir parçasıdır, bunu biliyoruz; karanlık bir yapıdır, bunu biliyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz efendim.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (Devamla) - Toparlıyorum efendim.
Tabii, bu yayın organlarının önemli bir kısmının İstanbul'da muslukları kesildi, muslukları. O hortumlar koparıldığı için bu kadar saldırganlar ve HDP'ye saldırıyorlar; rant ellerinden alındı. İstanbul sayesinde ayakta duruyordu bu paçavralar, onun için bize bu kadar öfkeliler.
Şimdi söyleyelim, bu insanlık dışı suçlamalara ve hakaretlere biz asla pabuç bırakmayız, insanlıktan çıkmış olan bu paçavranın nefret diline asla pabuç bırakmayız. Şunu çok açık ve net söyleyelim: HDP Grubunda yakınlarını kaybedenlerin düşmanlıkları bitirmek için mücadele etmesi insani açıdan da politik açıdan da çok değerlidir ve biz bunu çok önemli buluyoruz ve barış mücadelemizden asla, bir adım bile geri atmayacağız; bunu da size bir kez daha söylüyorum. (HDP sıralarından alkışlar)