| Konu: | IŞİD ve El Kaide'nin finansmanı konusunda iktidarın üzerine düşenleri yapmadığına, KESK'in kamu çalışanlarının yoksulluğuna dair hazırladığı rapora, 2002 ve 2022 yılı karşılaştırmalı ekonomik verilerine ve Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati'nin izleyeceğini söylediği heterodoks ekonomi politikalarının yoksulluğu artıracağına ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 43 |
| Tarih: | 05.01.2022 |
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın vekiller, Resmî Gazete'nin bugünkü sayısında bir Cumhurbaşkanlığı kararı yayınlandı ve o karara göre IŞİD ve El Kaide'yle bağlantılı olduğu iddia edilen 5 kişinin mal varlıklarının dondurulmasına ilişkin karar kaldırıldı. Bu karar 30 Eylül 2013 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla alınmış ve bu 5 kişinin kararı sekiz yıl sonra kaldırıldı.
Şimdi soruyoruz: Neden kaldırıldı; IŞİD ve El Kaide'nin finansmanıyla ilgili olarak mal varlıkları dondurulan 5 kişiye dair bu karar neden kaldırıldı? Bu kişilerin IŞİD ve El Kaide bağlantılı olmadıkları kanaatine mi varıldı sekiz sene sonra ya da sekiz sene önce IŞİD ve El Kaide bağlantılıydılar, Bakanlar Kurulu bu kararı aldı da şimdi taraf mı değiştirdi bu kişiler? Bu kişilerle kurulmuş olan ilişkiler nelerdir yani iktidarın, devletin çeşitli kurumlarının bu kişilerle kurduğu ilişkiler nelerdir? "Neden mal varlıkları serbest bırakıldı?" sorusunun yanıtı yoktur.
Hatırlatmak için söylüyoruz: Türkiye'nin FATF'nin yani OECD'nin bir kurulu olan FATF'nin gri listesine alınmasındaki gerekçe IŞİD ve El Kaide'nin finansmanı konusunda iktidarın üzerine düşenleri yapmadığına dair eleştiriydi. Şimdi, bu 5 kişinin mal varlıklarının dondurulmasına son verildi; acaba gri listeden sonra kara listeye alınma hazırlıkları mı yapılıyor? Bunların hepsini iktidara soruyoruz ve bu nedenin ortaya çıkarılması ve kamuya açıklanması gerektiğini düşünüyoruz.
Sayın vekiller, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) var. KESK, kamu çalışanlarının yoksulluğuna dair bir rapor hazırladı -bu rapor 18 Kasım-23 Aralık tarihleri arasında hazırlandı- ve bu raporun bazı sonuçlarını size aktarmak istiyorum, neden olduğunu da sonunda söyleyeceğim.
Şimdi, kamu çalışanlarının yüzde 59'unun hane geliri yoksulluk sınırının altında kalıyor bu rapora göre, yüzde 59'u. Kamu emekçilerinin maaş ortalaması 6.600 lira oluyor, bugünkü kura bakarsak 492 dolar ediyor. 7.500 lira altında maaş alan kamu emekçilerinin oranı yüzde 85, bu oran kadınlarda yüzde 90'a çıkıyor. Kamu emekçilerinin yüzde 58'i aylık kira ve barınma giderinin bin Türk lirasından fazla olduğunu söylüyor; yüzde 86'sı aylık fatura giderinin 500 Türk lirasının üzerinde olduğunu söylüyor. Her 10 kamu çalışanından 8'inin on yılda ödemek zorunda olduğu borcu var bu rapora göre.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Her 2 kamu çalışanından 1'i on yılda 50 bin lira ve üzerinde borç ödeyeceğini bildiriyor. Kamu emekçilerinin yüzde 22'si geçinmek amacıyla ek iş yaptığını söylüyor, yüzde 34'lük bir kısım da geçinmek için yakınlarından maddi destek aldığını ifade ediyor, yüzde 94'lük kesim satın alma gücü düşük olduğu için kaliteli ürün alamadığını ifade ediyor. Son beş yılda tatile çıkmayanların oranı yüzde 47. Yüzde 63'ünün kendisine ait bir otomobili yok. Kamu emekçilerinin yüzde 98'i son on yılda yoksullaştığını düşünüyor ve bunu bizzat yaşıyor zaten. Şimdi, böyle bir durumla karşı karşıyayız bu rapora göre.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Kamu emekçilerinin yüzde 90'ının en temel sorunu ekonomik geçim sıkıntısı. Yüzde 82'si liyakatsizliği; yüzde 73'ü mülakat, kayırma sistemini; yüzde 71'i mobbing, baskı ve sindirmeyi gerekçe olarak gösteriyor. Yüzde 60'ı güvencesizlik ve işten atılma korkusu yaşadıklarını söylüyor, yüzde 46'sı ise toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin en temel sorun olduğunu ifade ediyor. Kamu çalışanlarının durumu bu, rapor ortaya koyuyor, KESK'in hazırladığı rapor bunu ortaya koyuyor ve bu durumda, kamu çalışanlarına yapılmış olan yeni yıl ücret artışı yüzde 30,5. İşte, iktidarın, kamu emekçilerine layık gördüğü yaşam ve çalışma koşulları budur; bunu bir kez daha vurgulamış olalım.
Şimdi, Hazine ve Maliye Bakanı, biliyorsunuz, 20 Aralık tarihini bir milat olarak değerlendiriyor ve vurgun gününden zafer türküleri yaratmaya çalışıyor. Şimdi, verdiği rakamlara bakalım.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Toparlayalım lütfen.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Toparlıyorum efendim.
Hani ihracatta büyük bir artış olduğu ifade ediliyor ya, bir karşılaştırma yaptık; Türkiye'nin 2002 yılı ithalat ve ihracatına baktığımızda, 50 milyar dolar ithalat yapılmış 2002 yılında, ihracat ise 15 milyar dolarmış. 2002 yılı kuruyla baktığımızda ithalat ve ihracat arasındaki fark 22,5 milyar Türk lirası oluyor. Şimdi, bu zafer yılı ilan edilmiş olan 2021'e bakalım: 2021 yılında ihracat 225 milyar dolara çıkmış, peki ithalat 271 milyar dolar; aradaki fark ithalat lehine 45,9 milyar dolar. Bu farkın Türk lirası karşılığı ne, 616 milyar Türk lirası. Yani 2022 yılında bütçe tutarının hemen hemen yarısı aradaki farkı oluşturuyor. Hani bu kıpır kıpır Bakan, gözlerinde ışık yanan Bakanın "büyük başarı" diye anlattığı hikâye aslında böyle bir hikâye.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.
HAKKI SARUHAH OLUÇ (İstanbul) - Tamamlıyorum efendim.
Aslında gözlerde bir Bakan ışığı da görmemeye başladık, son gün yaptığı röportajda, baktık, gözler donuklaşmış, bir ışık yok, kıpır kıpırlık geçmiş. Şimdi, bu Bakan diyor ki: "Artık ekonomide Ortodoks değil, heterodoks politikalar izleyeceğiz." Nedir heterodoks ekonomi politikaları, herkes merakla bunu soruyor? Bakın, heterodoks ekonomi politikası demek, enflasyonist baskıları önlemek amacıyla ücretleri belirli bir süre için ya da süre verilmeksizin dondurmak demektir. Buradan güdülen amaç gelir-fiyat çekişmesini kırmak ve enflasyonu denetim altına almaktır. Bu uygulamaya çoğu kez fiyatların, faizlerin, kiraların dondurulması da eşlik eder. Nerede uygulandı bu? Latin Amerika ülkelerinde uygulandı, Brezilya'da uygulandı, Arjantin'de uygulandı, zaman zaman kısmi olarak Türkiye'de uygulandı ve her seferinde büyük bir fiyat...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Son cümlem efendim.
BAŞKAN - Sayın Oluç, son cümlenizi alayım lütfen.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Heterodoks ekonomi politikaları adıyla uygulanan bu adımların her biri hem Brezilya'da hem Arjantin'de ve kısmi olarak uygulandığı Türkiye'de fiyaskoyla karşı karşıya kaldı. Dolayısıyla, bir kez daha bunu vurgulamak istiyoruz yani bu kıpır kıpır Bakan, gözlerinde Bakan ışığı kalmamış olan Bakan, heterodoks ekonomi politikalarıyla ücretli çalışanların, işçinin, emekçinin, emeklinin, kamu çalışanının, kadının, gencin haklarına, maaşlarına, ücretlerine daha fazla el uzatacak, yoksulluğu daha fazla artıracak adımlardır bunlar. Bunu da bir kez daha vurgulamış olalım.
Teşekkür ediyorum.