| Konu: | Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 41 |
| Tarih: | 22.12.2021 |
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Sayın Başkan, sayın vekiller; 299 sıra sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'ni görüşüyoruz.
Biz bu kanun teklifine görüşmeler bittiği zaman "evet" oyu vereceğiz. Neden "evet" oyu vereceğiz? Çünkü asgari ücretten ve o tutarda ücretlerden vergi alınmaması meselesi uzun süredir hem Plan ve Bütçe Komisyonunda hem Genel Kurul konuşmalarımız da hem de kanun tekliflerimizde zaten yer alan bir konuydu. Dolayısıyla bu noktaya gelinmiş olunmasını olumlu görüyoruz ve milyonlarca ücretli çalışan açısından bunun önemli bir adım olduğunu düşünüyoruz. O nedenle genel olarak bu kanun teklifine "evet" oyu vereceğiz ama eleştirimiz nedir ona dair bir şey söylemek istiyorum.
Şimdi, torba yasa tekniğini iktidar getiriyor, biz bunu eleştiriyoruz çünkü torba tekliflerinin içinde savunmadığımız maddeler ile savunduğumuz maddeler yan yana bulunuyor ve genel olarak baktığımızda, bu nedenle biz çoğu zaman, bu tür tekliflere ya "çekimser" ya "hayır" oyu vermek zorunda kalıyoruz. Şimdi, 6'ncı ve 7'nci maddeler açısından baktığımızda bu durumla bir kez daha karşı karşıyayız.
6'ncı madde, BOTAŞ'ın ödenmemiş her türlü vergi, fon ve paylar ile idari para cezalarını ve bunlara bağlı gecikme zammı ve gecikme faizlerinden oluşan kamuya ait bütün borçlarını silmeyi kapsıyor. Biz bunun yanlış olduğunu düşünüyoruz ve bunun sadece yanlış olduğunu değil aynı zamanda Anayasa'ya da aykırı olduğunu düşünüyoruz. Kamuoyunda çokça tartışılıyor "BOTAŞ özelleştirmeye hazır hâle getiriliyor." diye. Bu olsa da olmasa da atılan bu adımın yanlışlığını söyledik, Plan ve Bütçe Komisyonunda da söyledik, şerhimize de yazdık ve bunu bir kez daha burada da dile getirdik. Özellikle BOTAŞ'ın vergi borçları açısından baktığımızda bu meselenin hazineye fatura edilmesinin yanlış olduğu kanaatindeyiz ve bu konudaki tutumumuz çok net.
7'nci madde açısından baktığımızda ise hâlihazırda zaten harcama üstü yetkisini kullanan ve istediği kalemler arasında istediği miktarda aktarım yapabilen bir Cumhurbaşkanının yetkisi daha da genişletilmektedir ve fiilî durumda Parlamentonun bütçe hakkını kullanması bir kez daha engellenmektedir. Bu açıdan baktığımızda yine Anayasa'ya aykırı bir durumla karşı karşıyayız; bunu Plan ve Bütçe Komisyonunda da dile getirdik biliyorsunuz, şerhimize de yazdık. Bu maddeyle, 296 milyar liralık bir ilave gelir artışını Cumhurbaşkanının istediği gibi harcama yetkisini kendisine vermiş oluyoruz. Oysa yapılması gereken, bu büyüklükteki bir miktar için ek bütçe teklifinin hazırlanmasıydı, Meclisin bütçe hakkına sahip çıkmasıydı. Torba yasadaki tek bir maddeyle böyle bir yetkilendirme yapılmasının Meclisin bütçe hakkının bir kez daha yok sayılması anlamına geldiğini düşünüyoruz ve bu nedenle eleştiriyoruz. Biz zaten bu konudaki eleştirilerimizi, her gelen kanun teklifinde, Cumhurbaşkanına bu yetki verildiği zaman dile getirdik ve bizim, esas itibarıyla, Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemine yönelik yaptığımız eleştirilerin önemli bir kısmını bu oluşturmaktadır ve -tek adam yönetimiyle ilgili- bütçe kanunu açısından da bütçeleme açısından da ve Meclisin bütçe hakkını kullanması açısından da bunun ciddi bir sıkıntı yarattığını söylüyoruz.
Tekrar toparlayacak olursam: 6'ncı ve 7'nci maddeye yönelik ciddi şerhlerimiz ve itirazlarımız var, bunları dile getirmiş olduk, bu konudaki şerhimizi yazılı olarak da ilettik ama genel olarak, bu şerhlerimize rağmen, asgari ücretteki verginin kaldırılması meselesinin ücretli çalışanlar açısından önemli bir adım olduğunu düşündüğümüzden kanun teklifine "evet" oyu vereceğiz, bunu da bu nedenle açıklama ihtiyacı duyduk.
Dinlediğiniz için teşekkür ederim. (HDP ve CHP sıralarından alkışlar)