GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: 2022 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2020 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin Maddeleri münasebetiyle
Yasama Yılı:5
Birleşim:38
Tarih:16.12.2021

ABDULKADİR KARADUMAN (Konya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Hepimizin bildiği gibi, "ekonomi" kelimesinin Arapça karşılığı "iktisat" anlamına gelir. İktisat, doğruyu hedefleme, mutedil olma ve orta yol gibi anlamlar içerir. Aslında parayla olan ilişkimizin "orta yol" ve "mutedil olmak" gibi kavramlarla açıklanması hepimiz adına önemli mesajlar taşımaktadır çünkü parayla olan ilişkimiz, çıkarla olan ilişkimiz ve menfaatle olan ilişkimiz aslında insanlarla olan ilişkimizi belirler. Sadece insanlarla olan ilişkimizi değil, aynı zamanda kendimizle ve Allah'la olan ilişkimizi de aynı şekilde belirler. Parayla ve güçle kurmuş olduğumuz orantısız ilişki, bize önce diğer insanların hakkını ve hukukunu, sonrasında ise kendimizi ve nihayetinde de Allah'ı unutturur. Kendini ve Allah'ı unutmuş bir insanın ölümü ve hesap gününü hatırda tutarak davranması mümkün değildir. Böyle bir insanın yüreğinden ilk alınan şey merhamet duygusu olacaktır. Adalet hiç şüphesiz merhametle başlar. Merhametsiz bir siyasetin adalet getirmesi mümkün değildir. Hesap gününü unutmuş bir insanın merhamet etmesi asla beklenemez.

Değerli milletvekilleri, yıllar yılı, burada bütçe tartışmalarını hep beraber yapmış olduk. Şu anda da 2022 yılı bütçesini hep beraber tartışıyoruz. Asıl itibarıyla bütçeler, bir ülkenin nasıl yönetileceğini, bir ülkedeki yönetimin vizyonunu ve performansını ortaya koyan önemli programlardır ancak şu anda görüştüğümüz bütçeye hep birlikte bir kere daha baktığımızda, önceki yıllara göre faiz giderlerinin daha da arttığı, bütçe açığının arttığı, insanımızın sırtındaki vergi yükünün daha da arttığı ve nihayetinde şu andaki ekonomik krizden bizi çıkaracak bir bütçe olmadığını hep beraber görüyoruz. Dolayısıyla, emin olun, bütün samimiyetimle inanıyorum ki sizin vicdanınız da bu bütçeyi asla kabul etmiyor çünkü vicdan, kişinin yaptıkları ve yapmadıklarının ilk şahididir. Ve yine bütün samimiyetimle inanıyorum ki sizlerin de vicdanı ülkedeki bu yoksulluğa dair yapılan açıklamaları asla kabul etmiyor. İnanıyorum ki vicdanınız dış politikadaki bu keşmekeş hâli asla kabul etmiyor. İnanıyorum ki vicdanınız İslam ülkelerinin bu hâlde olmasını da hiçbir zaman kabul etmiyor. İnanıyorum ki vicdanınız ülkemizde adalete duyulan güvenin bu denli zayıflamış olmasını da kabul etmiyor ve yine inanıyorum ki vicdanınız emin olma kimliğinin, emin olma vasfının her geçen gün zayıflıyor olmasını da ülkemizin ahlaki ve manevi değerler noktasında bir uçuruma sürükleniyor olmasını da -bütün samimiyetimle inanıyorum ki- kabul etmiyor. Dolayısıyla, bu sebeplerden dolayı bütün bunlardan sorumluyuz; yaptıklarımızdan sorumlu olduğumuz gibi, yapmadıklarımızdan da sorumluyuz; burada konuştuklarımızdan sorumlu olduğumuz gibi, konuşmadıklarımızdan da hep beraber sorumluyuz. Ortaklıklar, 2 ya da çok kişi arasında yapılabilir ancak bir haksızlığa ve yanlışa susan kişi o haksızlığın ve yanlışın ortağı olmuş vaziyettedir.

Bakınız, bu Gazi Mecliste nice milletvekilleri, nice bakanlar, nice başbakanlar gelip geçmiş oldu. Şimdi, onlar, pek çok söyledikleri ve yaptıklarını Meclis tutanaklarında bırakıp öte dünyaya geçmiş oldular. Burada konuşmalar kaydedildiği gibi, görevli arkadaşlarımızın burada yapılan konuşmaları kaydettiği gibi ilahi kalem de hiç şüphesiz kayıttaydı. Bu kalem, sadece yapılanları değil, neyin ne için yapıldığını, yapılmadığını ve neye niçin susulduğunu da aynı şekilde kaydeden bir kalemdi. Onlar için artık devran bitti ve herkes kendi hesabını verecek.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.

FEHMİ KÜPÇÜ (Bolu) - Sizi de CHP'yle kaydedecekler.

ABDULKADİR KARADUMAN (Devamla) - Unutmamamız gerekir ki halka hesap verdiğimiz gibi, bu hikâyenin sonunda hep beraber öleceğiz ve karıncanın Süleyman'dan hakkını aldığı gün hep beraber bunun hesabını vereceğiz.

Bugün, kimi zaman kitleleri kandırmak, onları manipüle etmek ve algıları yönetmek elbette ki mümkündür. Bugün, TÜİK'le insanları aldatma yoluna gitmek elbette ki son derece mümkündür ancak ilahi mahkemeyi aldatabilme imkânımız asla söz konusu değildir. Orada güç, itibar, makam ve mevki hiçbir işe yaramayacaktır. Bakınız hakikat odur ki "Zulmedenlere meyil etmeyin, zulmedenlere eğilim göstermeyin, yoksa ateş size de dokunur." der.

Değerli milletvekilleri, her şeye rağmen -altını çizerek söylüyorum- ülkemizi yaşanabilir kılmak hepimizin elindedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ABDULKADİR KARADUMAN (Devamla) - Başkanım, selamlama adına...

BAŞKAN - Evet, 2022 bütçesinin son konuşmacısısınız, bir selamlayın.

Buyurun.

ABDULKADİR KARADUMAN (Devamla) - Dolayısıyla, bugün ülkemizi yaşanabilir kılmak hepimizin elinde olan bir hakikattir. Amerika'yla iş birliği yapmak milletimize huzur getirmez, İsrail'le normalleşmek bu millete huzur getirmez, Avrupa Birliğinin ev ödevlerinden başka bir şey yapmamak bu millete huzur getirmez. Yıllardır uygulanagelen faize, tüketime, haksız kazanca dayalı olan bu ekonomi anlayışı, milletimize sefaletten başka bir şey getirmez. Ahlak ve maneviyatı öncelemeyen, "Devletin dini adalettir." demeyen hiçbir anlayış ülkemize huzursuzluktan başka -emin olun ki- hiçbir şey getirmeyecektir.

Son olarak; bu dünyadan geriye bırakacağımız en kıymetli miras hayırla yâd edilmekten başka hiç bir şey olmayacaktır. Vicdanın kınayan sesine yemin olsun diyorum, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)