GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: 2022 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2020 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin Maddeleri münasebetiyle
Yasama Yılı:5
Birleşim:37
Tarih:15.12.2021

SALİHA SERA KADIGİL SÜTLÜ (İstanbul) - Kıskandıysanız buyurun Sayın Cora.

Bütçe kanunu teklifi üzerine söz almış bulunuyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum ama ben bugün buradakilere konuşmayacağım; sana, bana, bize konuşacağım.

RECEP AKDAĞ (Erzurum) - Biz sizi dinlemeyeceğiz o zaman.

SALİHA SERA KADIGİL SÜTLÜ (Devamla) - Biliyorum günler karanlık, yoruldun, bunaldın; insan gibi yaşayamamaktan, daha ayın başından sonunun hesabını yapmaktan, eskiden çeyrek altın aldığın paraya bugün tuvalet kâğıdı bile alamamaktan usandın, biliyorum. Biliyorum kız kardeşim, yaşayacağın hayata burnunu sokan hadsizlerden, "aile" adı altında illaki bir erkeğe zimmetlenmekten, dövülmekten, öldürülmekten bıktın, biliyorum. Biliyorum genç arkadaşım, imkânın olsa bir dakika daha kalmayacaksın bu ülkede. Seni daha 13'ünde memleket derdine düşüren bu düzenden, sana bir telefonu bile çok görenlerden; artık çok çalışıp doktor, mühendis çıksan bile rahata çıkamayacağını bilmekten; geleceksizlikten, güvencesizlikten usandın, biliyorum. Görüyorum umutsuzsun, mutsuzsun. Eğitimi çökerttiler, üretimi çökerttiler, paramızı çökerttiler; kasamız tamtakır.

Peki, bunca düştükten sonra tekrar ayağa kalkabilecek miyiz sence? Hani, derler ya: "Bu maç buradan döner mi?" Gerçekten özgür ve adil bir ülke mümkün mü hâlâ? Mesela, kimsenin dili, dini, ırkı, mezhebi, cinsiyeti, cinsel yönelimi yüzünden ayrımcılığa uğramadığı bir ülke; haftada dört gün, misal, günde altı yedi saat çalıştığın, emeğinin karşılığını aldığın, emekli olunca huzur ve refah içinde yaşadığın bir ülke? Ailesi zengin olanın hayata 10-0 önde başlamadığı, çocuğuna laik ve bilimsel bir eğitim verebilmek için bankadan kredi çekmek zorunda kalmadığın; özgürce fikrini söyleyeceğin, siyasetçileri gönlünce yereceğin bir ülke; yurt dışına gitmek zorunda kalanların koşa koşa geri dönmek isteyeceği bir ülke çıkacak mı bu yarattıkları enkazdan? Kadınların, günün her saatinde, kentin her köşesinde korkmadan yürüyebilecekleri bir ülke; sahi, böyle bir ülke için umut var mı hâlâ? Var kardeşim, var; var, merak etme! Biliyorum hâlâ umut var bu ülkede, ben inanıyorum; inanmazsam burada konuşamam zaten. Gün boyu bankalardan gelen taciz mesajlarına karşın akşam eve gelip çocuğuna kolay olanı değil, doğru olanı öğretmeye mecalin varsa hâlâ ya da evlenip çocuk yapmayı mecbur sananlara inat, canının istediği gibi yaşıyorsan hayatını umut var. Ege'de bir avuç orman köylüsü koca koca maden şirketlerine kafa tutuyorsa, Karadeniz'de deresine göz diken şirketlerin karşısına bastonuyla dikiliyorsa Havva ana, sokaktaki köpeğin bir gece olsun tok yatması için kendi aç yatmayı göze alan güzel insanlar yaşıyorsa aramızda bil ki umut var. Canını korudu diye on beş yıl hapse mahkûm ettikleri Çilem Doğan var ya, kızını bize emanet ettiği mektubunda erkek yargıya apaçık kafa tutuyorsa; "Bir kişi daha eksilmeyeceğiz!" diyen kadınlar, "Biz varız!" diyen LGBTİ+'lar gecelerde sokaklarda ve dimdik karşılarındaysa bu ülkede umut var. Ankara'da barış isterken eşini ve oğlunu kaybetmesine rağmen barışın bir gün mutlaka geleceğine inanabilen Nezahatler, bacaklarını IŞİD bombasında kaybetmesine rağmen inadına mini eteğiyle Nevruz halayı çeken Lisalar, Soma'da "Vallahi de korkmuyoruz, billahi de korkmuyoruz sizden!" diyen madenciler, kaybettiği çocuğunun hesabını sormak için direnen Mısra Özler, sekiz yüz yetmiş iki haftadır inatla Galatasaray Meydanı'nı size dar eden Cumartesi Anneleri varsa bu ülkede umut var! (HDP sıralarından alkışlar) Sokak ortasında oğlu katledilen Emel anne Ali İsmail gibi özgür bir dünya düşleyen yüzlerce çocuğu okutmaya devam ediyorsa, Gülsüm Abla bir adım bile geri basmadan oğlunun katillerinden hesap soracağımız günü bekliyorsa, Gezi Parkı'nda hâlâ boylu boyunca duruyorsa uğruna göz verdiğimiz, can verdiğimiz ağaçlar ve hâlâ her olayda korkudan tir tir titreyerek o canım parkı gözaltına alıyorlarsa bu ülkede umut var arkadaşlar, var. (HDP sıralarından alkışlar) Bu karanlığın içine doğmasına, imam-hatiplere, tarikat yurtlarına mecbur edilmesine rağmen dindar ve kindar olmayı değil, eşit ve özgür olmayı seçen bir gençliği varsa bu ülkenin, umut var. Saraya kul olup hayatını kurtarmak varken bazıları gibi, menfaati için haysiyetini satmadan onuruyla direnen milyonlarca insan varsa bu ülkede umut var.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.

SALİHA SERA KADIGİL SÜTLÜ (Devamla) - Teşekkür ediyorum.

Bu ülkenin iyi insanları, güzel insanları, dürüst insanları sanmayın ki biz yalnız kaldık. Yirmi yıldır şu umudu, şu inadı söküp atamadılar ya içimizden, bilin ki çoktan biz kazandık çünkü biz varsak inat var, biz varsak umut var.

Teşekkürler Sayın Başkan. (HDP sıralarından alkışlar)