GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un 281 sıra sayılı 2022 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ve 282 sıra sayılı 2020 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi'nin beşinci tur görüşmelerinde soru-cevap kısmında yaptığı konuşmasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:5
Birleşim:33
Tarih:11.12.2021

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın vekiller, şimdi, Sayın Bakan suçlamalarda bulundu, onlara cevap vermek istiyorum. Bakın, ben size sordum, sorduğum soruların cevabını vermediniz, veremediğiniz için saldırıya geçtiniz. Onun bunun malına çökme, onun bunun malını ucuza kapatma gibi organize işlerle ilişkileriniz nedir Sayın Bakan? (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

OSMAN AŞKIN BAK (Rize) - Ya, iftira atıyorsun ya!

BAŞKAN - Müsaade eder misiniz arkadaşlar.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Soylu'gillerle ilişkileriniz nedir Sayın Bakan? (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

BAŞKAN - Müsaade eder misiniz arkadaşlar.

OSMAN AŞKIN BAK (Rize) - İftira ya!

ATAY USLU (Antalya) - Sayın Başkan, böyle bir yöntem olmaz ki!

BAŞKAN - Arkadaşlar, müsaade edin bir dakika ya!

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bunları sordum, bu soruların cevabını veremediniz.

BAŞKAN - Sayın Oluç, bakın, yeni bir sataşmaya mahal verecek şekilde konuşuyorsunuz, bunu yapmayın lütfen.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Tabii ki.

Tamam, yapmıyorum. "Sordum." dedim, bir şey demedim.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Şimdi, bakın, diyorsunuz ki: "Bütün Kürtler adına konuşma hakkını nereden elde ediyorsunuz?" "Bütün Kürtler adına konuşuyoruz." diye bir laf sarf etmedim ben. Ben, bizim seçmenlerimiz adına konuşuyorum, bizi seçenlerin, bize gönül ve oy verenlerin, onların adına, onların aileleri adına konuşuyorum çünkü onların haklarını savunuyoruz. Onların haklarını savunduğumuz için bizi milyonlarca insan destekliyor. Onların sesi ve sözüyüz burada, kendi kendimize konuşmuyoruz. Biz, sizin gibi atama yoluyla bir yere gelmedik, halkın oylarıyla, iradesiyle buraya geldik ve onların haklarını savunuyoruz. (HDP sıralarından alkışlar, AK PARTİ sıralarından gürültüler)

ZÜLFÜ DEMİRBAĞ (Elâzığ) - Siz de Kandil atamasıyla geliyorsunuz.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bakın, dediniz ki: "Yakıp yıkmak..." Bugüne kadar Halkların Demokratik Partisi ne bir yeri yaktı ne bir yeri yıktı ama Halkların Demokratik Partisine saldırıp oranın il, ilçe örgütlerini yakıp yıkanları, insanlarını öldürenleri, cezaevine tıkanları, gözaltına alanları...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Efendim, son cümlem, yarım kaldı. (AK PARTİ sıralarından "Yeter, yeter." sesleri)

BAŞKAN - Sayın Oluç, bakın, müsaade...

ZÜLFÜ DEMİRBAĞ (Elâzığ) - Başkanım, bunun gündemle ne alakası var?

OSMAN AŞKIN BAK (Rize) - Böyle bir usul yok ya!

BAŞKAN - Arkadaşlar, müsaade edin.

Sayın Oluç...

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Ama olur mu öyle şey? Bakan her şeyi söyleyecek, ben bunun cevabını veremeyeceğim, olur mu öyle şey! (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

OĞUZHAN KAYA (Çorum) - Başkanım, gündemle ne alakası var?

BAŞKAN - Arkadaşlar, bir müsaade edin lütfen.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - "Yakıp yıkmak..." ne demek Sayın Başkan? Böyle bir şey var mı?

BAŞKAN - Sayın Oluç, bakın, müsaade edin, siz değerlendirmenizi yaptıktan sonra yeniden cevap vereceksiniz diye bir şey yok, biz böyle bir şey konuşmadık.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Ama "Yakıp yıkmak..." dedi. Ne demek bu?

BAŞKAN - Sataşmadan söz istediniz, buradan kullanmak yerine iki dakika oradan kullandınız ama bunun ötesi yok.

Teşekkür ediyorum.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Hayır, böyle bir şey olur mu? Ben bunlar kayda geçsin istiyorum, ağır suçlama yani.

BAŞKAN - Sayın Oluç, bakın, o zaman saatlerce oturalım, herkes kayda geçirsin; yok böyle bir usul.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Ağır suçlama Sayın Başkan.

BAŞKAN - Hayır.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Olur mu Sayın Başkan? "Yakıp yıkmak..." demiş, bunu nasıl kayda geçirmiyorsunuz acaba? Böyle şey olur mu?

MURAT EMİR (Ankara) - Sayın Başkan, Sayın Bakan bana açıkça sataştı.

BAŞKAN - Arkadaşlar, böyle bir usul yok.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Haksızlık yapıyorsunuz; siz Bakanın yanında yer alıyorsunuz, Meclisin yanında yer almanız lazım.

BAŞKAN - Hiç alakası yok, ben kimsenin yanında yer almıyorum.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Meclisin yanında yer almanız lazım, evet.

BAŞKAN - Siz çalışma esas ve usullerini herkesten daha iyi biliyorsunuz, yapmayın lütfen.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Hayır, öyle bir şey olur mu?