GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Sağlık Bakanı Fahrettin Koca; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin'in 281 sıra sayılı 2022 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ve 282 sıra sayılı 2020 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi'nin beşinci tur görüşmelerinde yürütme adına yaptıkları konuşmalarındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:5
Birleşim:33
Tarih:11.12.2021

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim.

Sayın Başkan, sayın vekiller; Bakanları dikkatle dinledik, gerçekten çok düzgün sunumlar yapıp kendi Bakanlıklarını savunan Bakanlarımız da oldu; bu önemli tabii. Bir de bir Bakanımız var; o aynı geleneğe devam. Ya kara propaganda yaparsınız ya da sabun köpüğü dizisi senaryosu yazarsınız. Sayın Kurum, siz bu geleneğin devamcısısınız, başka bir şey değil. Belli ki siz Soylu'gillerin etkisi altındasınız. Soylu'giller diyorum çünkü sadece Süleyman Soylu değil, bir de Sadık Soylu var.

Şimdi, hakkındaki iddialara cevap veremeyen Bakan -aynı Süleyman Soylu da olduğu gibi- ne yapar? Hemen HDP'ye saldırır. Hakkındaki iddialara cevap veremeyen FETÖ iltisaklılar ne yapar? Hemen HDP'ye sardırır. Siz de aynı geleneğin devamcısısınız, bunu burada bir kere daha gördük. Bakın, bizim hakkımızdaki söylediğiniz bütün asılsız, mesnetsiz iddiaların hepsini size iade ediyorum. Önce gidin, biraz öğrenin de öyle gelin. Bakın, niye böyle söylüyorum? Bugün burada bunu konuşmayacaktım aslında fakat siz bizi mecbur bıraktınız konuşmaya. Niye böyle? Şimdi, bu sizin Bakanınız, yakın çalışma arkadaşınız ve kankanız olan Süleyman Soylu'nun üç dört gün önce başlattığı kumpasın devamı bugün geldi. Nerede? Cizre'de. Ne yaptı? Cizre ilçe binamızı bastırdı, 26 kişiyi gözaltına aldırdı. Neden? Bir kumpas kurdu ya, arkasını getirmesi lazım. Fakat hani ilçe binasına girerken kapının, pencerenin kırılmasına alıştık da -onu hep yapıyorsunuz, insan gibi girmeyi beceremiyor o Soylu'nun çalışanları- ama sadece o değil, başka bir şey daha yaptılar: O Cizre ilçe binasının içinde Kürt halkının değerlerine açıkça saldırdılar, Kürt düşmanlığı yaptılar. Nasıl mı? Bakın, Deniz Poyraz, İzmir'de alçakça katledilmiş olan arkadaşımız. Onun duvarda asılı olan posterini ayaklar altına alıp çiğnedi kolluk gücü; Kürt halkının değerine saldırıdır açıkça. Ama sadece o değil, Taybet ananın, yedi gün yedi gece cenazesi sokakta bırakılmış olan Taybet ananın posterini ayaklarının altına alıp çiğnediler, Kürt halkının değerlerine açıkça saldırdılar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Ama sadece o değil, o kolluk daha beterini yaptı. Roboski ya, Roboski... Uçakların öldürdüğü, bombalayarak öldürdüğü 34 insanımızın, aralarında yarısından fazlasının çocuk olduğu insanların posterini alıp ayaklarının altında çiğneyip, böyle yırtıp Kürt halkının değerlerini aşağıladılar. İşte sizin Kürt düşmanı politikalarınız, işte sizin güvenlikçi politikalarınız, işte sizin üslubunuzdur insanların dağa çıkmasını sağlayan; biz değiliz. (HDP sıralarından alkışlar)

METİN NURULLAH SAZAK (Eskişehir) - Haydi oradan!

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - HDP, Halkların Demokratik Partisi, gençler dağa çıkmasın diye mücadele eden, demokratik ve barışçı bir çözümün gerçekleşmesi için mücadele eden, şiddete karşı mücadele eden partidir ama sizin güvenlikçi politikalarınız, sizin asimilasyoncu politikalarınız, inkâr politikalarınız, Kürt düşmanı politikalarınızdır dağa çıkmaya yol açan esas itibarıyla, bunu da söylemiş olayım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Tamamlıyorum efendim.

Bakın, yahu, hiç sıkılmadan, utanmadan konuşuyorsunuz; bütün belediyelerimize -birkaç tanesi hariç- kayyum eliyle el koymuşsunuz, gasbetmişsiniz, halka hizmet verilmesin diye halkın iradesini gasbetmişsiniz, o belediyelerden boşalttığınız alanda "Hizmet yaptık." diye konuşuyorsunuz. Sahadaki bütün oyuncuları, kaleciyi çıkarmışsınız, kaleyi boşaltmışsınız "Gol atıyoruz." diyorsunuz; var mı böyle bir şey? Yok. Sizin bu yaptığınızı da Kürt halkı unutmayacak. O sizin kayyumlarınız sizinle beraber her türlü yolsuzluğu, hırsızlığı, usulsüz harcamayı yapıyor, siz de onların arkasında duruyorsunuz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Tamamlıyorum efendim.

Bakın, bir şey daha hatırlatayım: Hasankeyf ya, Hasankeyf; Hasankeyf'te on iki bin yıllık tarihi ve kültürü sular altında bırakıp yok ettiniz ya, on iki bin yıl! Şimdi, sizin Genel Başkanınız Hasankeyf'in açılışına özel pist kurdurup gitti biliyorsunuz ve orada konuşma yaparken demiş ki: "Bak HDP, siz bu tür şeyler yapabiliyor musunuz?" Bak "Yapamayız." demiyorum, yapmayız, yapmayız. O "a" harfi var ya çok önemli çünkü siz on iki bin yıllık tarihi yok ettiniz; biz yok etmeyiz. Siz Kürt halkının tarihî ve kültürel mirasını, insanlık mirasını tahrip ettiniz; biz etmeyiz. İşte, Çevre Bakanının savunduğu, o tahrip edilmiş olan Hasankeyf'tir esas olarak. Bir de burada çıkıp bunu gururla anlatıyorsunuz. Öyle değil, işte cevaplarınızı veriyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Oluç, son kez açıyorum.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Keşke bu konulara böyle girmeseydiniz de sizin Paris İklim Anlaşması'ndan...

METİN NURULLAH SAZAK (Eskişehir) - Propaganda yapıyor, PKK propagandası yapıyor.

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Grup Başkan Vekillerinin arasında yapılan bir anlaşma çerçevesindedir bu konuşmalar, yapmayın.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - ...Glasgow'daki COP zirvesine kadar yaptıklarınızı, yanlışlarınızı teker teker anlatabilseydik, ekoloji ve çevre konusunda konuşabilseydik ama buna fırsat vermediniz. Onun için bu cevabı vermek zorunda kaldık.

Sayın Çalışma Bakanı, bir cümle de size söylemek istiyorum. Gerçekten dikkatle dinledim, bir şeyi eksik bulduk, niye konuşmadığınızı bilemiyorum. EYT'liler hakkında hiçbir şey söylemediniz. Bir konu daha var, sendikalaşma konusunda söyledikleriniz, evet, çok önemli ama sendikalaştığı için işten atılan işçilerin haklarını savunmak da çok önemli. Bunu da göz ardı etmemenizi dilerim.

Teşekkür ediyorum. (HDP sıralarından alkışlar)