| Konu: | Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 25 |
| Tarih: | 01.12.2021 |
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Değerli milletvekilleri, görüşülmekte olan 287 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin 2'nci maddesi üzerine grubum adına söz almış bulunuyorum.
Değerli arkadaşlar, tali komisyonlarda görüşülmeme âdeta bir gelenek hâline geldi maalesef. Bu düzenlemeye ilişkin teknik uzmanlık konusu, normalde, Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonunda olmasına rağmen şeklen dahi olsa teklif, Komisyona havale edilmeden bizim Enerji Komisyonuna gelmiştir. Altını yeniden çizmemiz gerekiyor ki yasaların ulaşılabilir, öngörülebilir ve anlaşılabilir olma özelliklerini bu yasa teklifi modeli zedelemektedir.
Teklifin 2'nci maddesiyle 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 18'inci maddesi değiştirilerek orman içi su kaynakları kullanılarak balık üretim yerleri kurulmasına Orman Genel Müdürlüğünce bedeli alınarak yirmi dokuz yıla kadar izin verilebileceği öngörülmüştür.
Evet, madde gerekçesinde teklif konusu değişiklikle, Anayasa Mahkemesinin 16 Temmuz 2020 tarihli iptal kararının dikkate alındığı ifade edilmiş olmasına rağmen, Anayasa Mahkemesi, anılan kararında "Balık üretmek üzere tesis kurulduğunda bu olay Anayasa'nın 169'uncu maddesine aykırılık teşkil etmekte, ormanların orman olarak işletilmeleri esas olup kısmen de olsa farklı amaçlarla işletilmelerine, bu bağlamda öncelik taşıyan kamu hizmetlerine ilişkin bina ve tesislerin devlet ormanları üzerinde bulunmasına veya yapılmasına izin verilmesi ancak kamu yararı ve zorunluluk hâllerine bağlıdır." denmektedir. Bu, çerçevede bu, kamu yararının zorunlu kıldığı hâllerin dışında bulunduğundan dolayı Anayasa'ya aykırılık teşkil etmektedir.
Arkadaşlar, zaten kıt olan su kaynaklarımızı neden bu şekilde tüketme yoluna gidiyoruz? Bakın, bizim kişi başına yıllık 1.340 metreküp su rezervimiz var, bunun 1.000 metreküpe düşmesi su stresi oluşturacak, daha da düşerse su kıtlığıyla karşı karşıya olacağız; 25 havzamızın birçoğunda zaten su kıtlığıyla karşı karşıyayız. Bir de Marmara'da meydana gelen müsilaj gibi biyolojik afetle de karşı karşıya olduğumuzu göz önünde bulundurmak durumundayız çünkü Marmara'yı da âdeta çöp gibi kullandık.
Balık üretim yerleri, orman içi su kaynaklarının kullanımından, orman alanları dışında kullanılabileceğinden, anılan faaliyet açısından kamu yararı ve zorunluluk ölçütü gerçekleşmemiştir. Allah aşkınıza, soruyorum: Üç tarafı denizlerle çevrili olan ülkemizde midye ve istiridye yetiştirmek için orman içi sulardan başka yer bulamadınız mı arkadaşlar? (CHP sıralarından alkışlar) Bu ülkenin yüzde 75'inin ormanlarla kaplı olması gerekirken maalesef sadece yüzde 26,9'u orman vasfı niteliğinde arkadaşlar.
Orman Bakanlığının dün yayınlamış olduğu içler acısı bir yönetmelik var ne yazık ki. Burada yine âdeta ormanların talan edilmesine bir yol açılmakta. Ne yapılıyor? Yönetmeliğe göre, sözüm ona, kanuni zorunluluk baz alınarak burada havaalanı, ormanlık alanlara otel, futbol sahası, cezaevi yapılabilecek arkadaşlar.
Ya, 28 Temmuzda yaşadığımız yangın felaketlerini unuttunuz mu arkadaşlar? Orman varlığımız 1990 yılında 4 milyar 128 milyon hektarken maalesef her yıl 6,5 milyon hektar kayıpla bu orman varlığımız her geçen gün azalmakta. Maden işletmeleri, ağaç kesimi, enerji işletmeleri, endüstriyel kullanım, imara açma ve benzeri gibi bir sürü nedenle orman kaybı yaşanırken neden bu Anayasa'ya aykırı hâli hâlâ geçirmeye çalışıyorsunuz? Bu, hakikaten anlaşılabilir değil.
Evet, değerli milletvekilleri, maalesef bu kara kışta bizim vermiş olduğumuz önergelere ret cevabı verdiniz, reddettiniz ne yazık ki. Biz dedik ki: "TRT'deki pay kaldırılsın." Gayet iyi, doğru bir yöntem ama doğal gaz ve mutfak tüpündeki ÖTV ve KDV'yi de gelin kaldıralım, düşük gelirliler bu kara kışı biraz rahat geçirsinler; reddettiniz. Tabii, elektriğe 1 kuruşluk zam 2,3 milyar liranın halktan alınmasının önünü açıyor arkadaşlar.
Evet, birçok milletvekiliniz Türkiye'deki benzin kuyrukları için dedi ki: "Arabalar çoğaldı da ondan oldu." Peki, ekmek kuyruklarını neyle açıklıyorsunuz değerli arkadaşlar? Türkiye'yi uzaya gitme hayaliyle kandırırken bir taraftan da kuru soğana mahkûm ettiniz, bu dar alana sıkıştırdınız Türkiye'yi maalesef.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Devamla) - Büyüme masalları anlatıyorsunuz ekonomide yüzde 7,4. Tamam da kardeşim, bunu anlatırken bebek mamasına maalesef alarm taktınız, yağa zincir taktınız. Bu ülkede ekmeği 50 kuruş ucuza alabilmek için yağmurun altında kilometrelerce kuyruk oluşuyor. Eti alınmış tavuk kemiğinin satın alınmasının önünü açtınız bu ülkede. Allah aşkına, yıllık enflasyonu TÜİK yüzde 19,89 gösterirken vergilere ve harçlara yüzde 36,20... Hangi iyileşmeden, hangi büyümeden bahsediyorsunuz arkadaşlar? Sürekli zamlar... İktidarın siyasetinde neden sadece patronlar var, neden halk ve doğa yok? Bu ülkeyi hem sattınız hem de batırdınız. Çekin ellerinizi halkın üzerinden, bırakın yönetecek insanlar gelsin. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)