GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: HDP Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:5
Birleşim:25
Tarih:01.12.2021

HDP GRUBU ADINA HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Sayın Başkan, sayın vekiller; saygıyla selamlıyorum.

Bugün yeni bir durumla karşı karşıya kaldık. Adalet ve Kalkınma Partisinin grup toplantısı sırasında Genel Başkan Recep Tayyip Erdoğan konuşurken Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası dolar yükselmesin diye, doları bastırmak için müdahale etti. Bu müdahaleyi de açıkladı, yeni bir durum. Şimdi, neden yaptı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası bu müdahaleyi? Çünkü biliyor, sizler de bildiğiniz gibi Merkez Bankası da biliyor ki sizin Genel Başkanınız konuştuğu zaman döviz kurları yukarı doğru çıkıyor. Yani Merkez Bankasının hedefi neydi, kaça indirecekti, doları nereden buldu, bankaların emanetini mi satıyor; bu soruları bir kenara bırakalım. Peki, ne oldu bu müdahale sırasında? Merkez Bankası müdahaleye başladığında dolar 13,85'ti; 12,47'ye kadar indi, konuşma sırasında tekrar 13,36'ya çıktı; buyurun, ne oldu şimdi? Ya, Merkez Bankası bu koşulları yarattı; şimdi, Türk lirasından kaçışı Merkez Bankası yarattı. Merkez Bankasının doğrudan müdahaleyle bu durumu değiştirmesi mümkün değildi, bunu da gördük. Yani sizin Genel Başkanınız Tayyip Erdoğan "Kur dediğin nedir; bugün artar, yarın düşer." dedi ama konuşmasının başında düştü, konuşmasının sonunda yine arttı; bugüne, yarına kalmadı. Ülkede bir ekonomik yangın yarattı Adalet ve Kalkınma Partisi ve Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ve her gün yaptığı konuşmalarla bu yangının üzerine benzin dökmeye devam ediyor. Yanan kim? Yanan bu ülkenin halkları, bu toplum; işçisi, emekçisi, esnafı, köylüsü, çiftçisi, kadını, genci, emeklisi, engellisi, dar gelirlisi, yoksulu, açı. İşte bunlar yanıyor, cayır cayır yanıyor ve siz bu yangını seyrediyorsunuz, seyretmekten de öte, büyütüyorsunuz.

Kasım ayında Türk lirası yüzde 40 değer kaybetmiş ya, değersiz pula çevirdiniz Türk lirasını, yüzde 40, Kasım ayında. Böyle bir şey daha önce ne zaman görülmüş biliyor musunuz sayın vekiller? 2001 krizinde ve 1994 krizinde bu kadar büyük değer kaybı. O zaman "devalüasyon" deniyordu, şimdi değer kaybından bahsediyoruz.

Şimdi, bakın, öyle bir durumla karşı karşıyayız ki faizlerin 4 puan indirildiği eylül ortasından bugüne kadar 150 milyar Türk lirası kredi kullanılmış. Peki, ne olmuş bu 150 milyar Türk lirası kredi? Yani eylül ortasından bugüne kadar Türk lirası krediyi almışlar, dolara kaçmışlar; ortalama 10 Türk lirasından bu krediyi aldılarsa o günlerde 12,5-13'ten sattıkları zaman en az yüzde 25 kâr ediyor bunu yapanlar. Siz bunu yarattınız ya, bunu yarattınız resmen. Şimdi böyle bir durumla karşı karşıyayız.

Bakın, bugün Genel Başkanınız diyor ki: "Asgari ücrette görülmemiş bir artış yapacağız." Neymiş yapacağınız artış? Asgari ücret yılbaşında... Bu yılın başında 385 dolardı asgari ücretin karşılığı, 385 dolar. Bugün ne? 210 dolara indi ya asgari ücretin karşılığı on bir ayda. Siz şimdi ne yapacaksınız asgari ücrete? "Fevkinde görülmemiş bir artış yapacağız." diyorsunuz. Yahu, asgari ücreti 385 dolara yani bu yılın başındaki rakama çıkarmaya kalkışsanız en az 5.200 Türk lirası yapmanız lazım asgari ücreti. Yapacak mısınız göreceğiz bakalım fevkinde görülmemiş yükselişi.

Şimdi, niye bunları anlatıyoruz? Bakın, döviz mevduatı çok uzun zaman sonra ilk kez genel mevduatın içinde yüzde 61,5'a çıktı, rekor. Bu ne zaman vardı daha önce? 2001'de vardı, o zamanki krizde vardı, şimdi yine çıktı. İşte böyle bir durumla karşı karşıyayız ve böyle bir durumda siz yangına benzin dökerken Başkanınız dedi ki Devlet Denetleme Kuruluna: "Bir araştırın bakalım, bu döviz niye böyle oluyor? Dış güçler, dış mihraklar niye bizi bu hâle getiriyor bir araştırın." Devlet Denetleme Kurulu çalışmaya başlarsa ilk gideceği yer saraydır, Cumhurbaşkanlığı ofisidir çünkü oradan kaynaklanıyor bu artışın hepsi, oradan kaynaklanıyor. Ne zaman konuşsa döviz yükseliyor. Peki, Devlet Denetleme Kurulu bunu araştıracak da Meclis ne yapacak ya, Meclis bunu araştırmayacak mı; döviz neden bu hâle geldi, ekonomi neden bu hâle geldi diye araştırmayacak mı? Araştırmayacak.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (Devamla) - Siz bugün oylarınızla yine bu araştırma önergesini reddedeceksiniz. Onun için, hikâye anlatmayın bu halka, dış güçler, dış mihraklar filan yok; siz varsınız, bu iktidar dövizi bu hâle getirdi, doları bu hâle getirdi ve ülkeyi şimdi ucuz emek cenneti, ucuz şirket cenneti, ucuz üretilen mal cenneti hâline getirip -yerli ve millî iktidar olduğu iddia edilen bu iktidar- yabancılara bu ucuzluğu satacak. Ülkenin bütün kaynakları, bütün değerleri, bütün emek gücü ucuza satılacak. Siz bu hâle getirdiniz bu ülkeyi ve bunu bir kez daha vurgulayalım. Şimdi, şunu da unutmayın: Bu politikanızla bu ülkenin halklarını, bu ülkenin toplumunu yoksullaştırıyorsunuz, yoksulluğu yaygınlaştırıyorsunuz ve sizin politikalarınıza ne Türkiye'de ne uluslararası alanda güven kalmadı; bu güvensizlikle bu iktidarı götüremeyeceksiniz, onu da bilin. (HDP sıralarından alkışlar)