| Konu: | AK PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 17 |
| Tarih: | 10.11.2021 |
HDP GRUBU ADINA HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Sayın Başkan, sayın vekiller; saygıyla selamlıyorum.
Şimdi, önümüzdeki günlerde yargıyla ilgili bir kanun teklifini konuşacağız. Ben de yargıyla ilgili bir konuyu size aktarmak istiyorum. 10 Kasım 2021 tarihli Resmî Gazete'de yayınlanan 31665 sayılı Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'le, mahpusların gözlem değerlendirmelerine dair tekrar değerlendirme süresi altı aydan üç aya düşürüldü, bu durum yeni. Şimdi, ben size sorsam "Bu nedir?" diye, diyeceksiniz: "İyileştirme, altı aydan üç aya düşürmüşler." Yani altı ay beklemiyor mahpuslar üç ayda mesele hallolacak diye. Hâlbuki öyle değil. Yani baktığınızda uzaktan iyileştirme gibi gelebilir üç ay erkene çekilmiş olması ama aslı böyle değil. Çünkü neden? Son dönemde özellikle cezaevlerinde artan hak ihlallerinin en önde gelen sorumlusu bu idare ve gözlem kurulları, maalesef böyle. Ne yapıyorlar biliyor musunuz? Aralarında çok sayıda hasta mahpus da bulunan onlarca mahpusun cezası bitmiş olmasına rağmen, bu kurullar tarafından bu mahpusların infazları yakılıyor ve cezaevlerinde tutulmaya devam ediliyorlar. Yani yatmış kişi yirmi sene; yirmi beş sene, otuz sene yatan var arasında, infazını yakmaya kalkışıyor bu gözlem kurulları. Yani bunun altı aydan üç aya indirilmesi iyileştirme değil. Bu gözlem kurullarının olması zaten başlı başına bir hukuksuzluk. Yani bu kurullar, âdeta yargı yetkisini kullanarak ikinci bir ceza oluşturuyor ve Anayasa'nın amir hükümleri dâhil tüm hukuku ihlal ediyor ve cezasını infaz etmiş kişilerin tahliyesi soyut, kanaate dayalı gerekçelerle engelleniyor. Bu, kabul edilebilir bir şey mi? Belli bir suç isnadıyla ceza verilip cezası infaz edilen kişiyi "İşlediği suçtan pişman değil." diyerek yeniden cezaevinde tutmaya çalışmak, tam da mahkemelerin üstlendiği bir işi yapmaya kalkışmak idare ve gözlem kurullarının işi midir aslında? Değildir. Yani siz mahkeme değilsiniz ki esas itibarıyla. Böyle bir hukuksuzlukla karşı karşıyayız, defalarca bunu dile getirdik. Bunu hem Meclisteki İnsan Hakları Komisyonunda dile getirdik hem Adalet Bakanlığına bu konuda başvurularda bulunduk ama bu hukuksuzluk hâlâ ortadan kalkmış değil ve Resmî Gazete'de yayınlanan bu kararla gözlem değerlendirmelerinin üç aya indirilmesi cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerini, sorunları ortadan kaldıracak bir durum kesinlikle değildir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (Devamla) - Bunların çözümü için yapılması gereken, ivedilikle idare ve gözlem kurulu sisteminin kaldırılmasıdır esas itibarıyla ve infaz yakma hukuksuzluğuna son verilmesidir. Cezaevlerinde infazını tamamlamış kişilerin talepleri özellikle bu doğrultudadır, bunu bir kez daha hatırlatmak istiyoruz.
Şöyle garip bir durumla karşı karşıyayız, cezaevlerinde de bu böyle, cezaevi dışında da bu böyle: Yani bu gözlem kurulları kendilerini âdeta mahkeme gibi değerlendirmeye başlamış vaziyetteler. Aynı şekilde, biliyorsunuz -OHAL Komisyonu var bir tane, kurulmuş olan- mahkeme olmayan ama mahkeme yetkisi gibi bir yetkiyi kullanan ve kendilerini mahkeme sayan bir OHAL Komisyonuyla karşı karşıyayız, onlar da hukuksuz kararlar veriyorlar sürekli. Bu işleyişten bir an evvel vazgeçilmesi gerekiyor. Bu vesileyle bu konuyu gündeme getirmek istedim.
Teşekkür ediyorum dinlediğiniz için. (HDP ve CHP sıralarından alkışlar)