GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: İYİ Parti Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:5
Birleşim:12
Tarih:27.10.2021

CHP GRUBU ADINA SEYİT TORUN (Ordu) - Sayın Başkanım, çok değerli milletvekilleri; yerel yönetimler vatandaşa en yakın demokratik hizmet kurumlarıdır ancak üzülerek ifade ediyorum ki son yirmi yıl içerisinde yerel yönetimlerin bu işlevine çok büyük zararlar verilmiştir. Sadece bir örnek vermem gerekirse Türkiye'de 2002'de 3.225 olan belediye sayısı 1.390'a düşürülmüş, 1.835 belediyenin kapısına maalesef kilit vurulmuştur. Belediye başına düşen kişi sayısı gelişmiş ülkelerde 10 binin altına inmekteyken Türkiye'de 60 binlere yükselmiştir. Türkiye'de artık yeni bir yerel yönetim reformuna şiddetle ihtiyaç vardır.

Cumhuriyet Halk Partisi olarak İkinci Yüzyıla Çağrı Beyannamemizde de söz verdik, yeni bir merkez yerel dengesi kuracağız ve şimdiden bunun hazırlıklarını da tamamlıyoruz. Genel bütçe vergi gelirlerinden aktarılan paylar da ayrı bir tartışma konusudur. Bu payların dağıtılmasında ciddi adaletsizlikler oluşmakta ve bizim bu kapsamda İYİ Partinin önerisini de desteklediğimizi ifade etmek isterim.

Değerli arkadaşlar, yerel seçim sonuçlarını içine sindiremeyen iktidar, belediyelerimizin önünü kesmek için her türlü hukuksuz yola başvurmaktan çekinmiyor. Belediyelerimizin hakkı olan kaynaklar dahi ellerinden alınıyor. Örneğin, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı son üç yılda belediyelere 2.628 araç yardımı yapmıştır ama gelin görün ki bu araçların yüzde 97'si sadece Cumhur İttifakı belediyelerine verilmiştir. Orman Genel Müdürlüğü son iki yılda 155 aracını sadece Cumhur İttifakı belediyelerine hibe etmiştir. Bunların hepsi belgelerle sabittir.

Diğer bir konu ise Türkiye Belediyeler Birliğidir. Birliğin bütçesinin yüzde 50'den fazlası Millet İttifakı belediyelerinin kesilen paylarından oluşmasına rağmen maalesef AK PARTİ'li isimlerin oluşturduğu birlik yönetimi kaynakların tamamına yakınını sadece kendi belediyelerine aktarmaktadır. Buradan hepinizin vicdanına soruyorum: Belediyeyi kazanamadım diye vatandaşa hizmet götürmesini engellemek hangi vicdana, hangi adalet anlayışına sığar?

Değerli arkadaşlar, Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı Erdoğan işte bu haksızlıkları anlattığım için rahatsız olmuş. Uçakta, kendisine gazeteci diyen bir AK PARTİ'li belediye meclis üyesinin sorusu üzerine bana hem "yalancı" hem de "Belediyecilikten anlamıyor." demiş. Öncelikle şunun altını çizmem gerekiyor: Ben Sayın Erdoğan'ın görev süresinin 4 katı Belediye Başkanlığı yaptım. Ayrıca, Ordulular da beni yaptığım dönemimle gayet iyi bilirler. Ben kentime ihanet etmedim ama İstanbul'a ihanet edenlerden de belediyecilik dersi alacak değilim. (CHP sıralarından alkışlar)

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, toparlayın.

SEYİT TORUN (Devamla) - Yalan meselesine gelince sormak istiyorum: Belediyelerimizin kredilerine onay vermediğiniz mi yalan? Çevre Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türkiye Belediyeler Birliği, Orman Genel Müdürlüğü kaynaklarının ve hatta Cumhurbaşkanlığının kaynaklarının hukuksuzca iktidar belediyelerine aktarıldığı mı yalan? İstanbul Büyükşehir Belediyemizin taksi talebinin 9 kez reddedildiği mi yalan? Sayın Erdoğan'a soruyorum, bunların hangisi yalan? Erdoğan vatandaşın aklıyla alay etmeden önce şu sorulara cevap vermelidir. Şunu da kimse unutmasın: Hakaret ederek gerçeğin üstünü örtemez, bizleri de asla susturamazsınız. (CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)