| Konu: | Kooperatifler Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 10 |
| Tarih: | 21.10.2021 |
CHP GRUBU ADINA MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Değerli milletvekilleri, hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Kooperatifler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin ikinci bölümü üzerine söz almış bulunuyorum. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Gelir düzeyi düşük, sermayeleri yetersiz insanların bir araya gelip ekonomik güç sağlanmasına imkân sunan kooperatifçiliğin yaygınlaştırılması ülkemiz için vazgeçilmez ve büyük bir öneme sahiptir. "Tek taşla duvar örülmez." denilir Anadolu'da, dolayısıyla bu manada kooperatifçilik önemlidir ülkemizde. Bireylere kendi işinin sahibi olma duygusunu hissettiren, istikrar ve kazanmayı sağlayan kooperatiflerin şeffaflığı gerek ortaklar arasında gerekse kamuoyu nezdinde güvenin sağlanması açısından oldukça önemlidir.
Değerli milletvekilleri, kırsalda yaşayan insanlarımızın ürettiği ürünlerin ekonomik olarak pazarlanmasında kooperatifler önemli bir yere sahip. Her geçen gün dünya nüfusunun ve gıdaya olan ihtiyacın artması bunu daha da zorunlu hâle getirmektedir. Büyük ölçekli işletmelerin karşısında sürdürülebilir bir üretimin yapılmasını sağlayacak tek yol kooperatifleşmelerin desteklenmelerinden geçmektedir. Dolayısıyla, üreticilerin kendilerini geliştirmelerinde, ürettikleri ürünleri pazara ulaştırmalarında kooperatifler ve üretici örgütleri önemli rol oynamaktadırlar. Küçük çiftçilerin altyapı, yeni teknoloji imkânlarına ulaşmalarının yegâne yolu kooperatifleşmeyle mümkün olacaktır. Bu bağlamda kullanacağı ekipmana, bilime, teknolojiye, krediye, uygun depolamaya, nakliye ve pazara erişimi de kolay olacaktır. Aynı zamanda çiftçilerin ürünlerini hak ettikleri fiyata satmalarını önümüze getirmiş olacaktır. Kooperatiflerin özellikle kuruluş aşamasında desteklenmesine ve ürettikleri ürünlerin pazara ulaşmasında mutlaka soğuk hava depolarına ve ürünlerinin tüketiciye ulaşmasına, aynı zamanda satış ofislerine de ihtiyaç vardır.
Sayın milletvekilleri, teklif geneli itibarıyla olumlu ancak tabii, kooperatiflerin taleplerini karşılamaktan ve kooperatiflerle üst kuruluşların hâlihazırda var olan ekonomik ve finansmana yönelik sorunlarının çözümünden uzaktır. Teklifin her ne kadar katılımcı bir anlayışla hazırlandığı ifade edilse de kooperatiflere ve üst kuruluşlara daha önce iletilen taslağın aynısı olmadığı, TBMM'ye sunulan teklifin daraltılmış olduğu görülmektedir. AKP tarafından verilen teklife Komisyon aşamasında yine AKP milletvekilleri tarafından 7 ayrı değişiklik önergesi sunulması bir ciddiyetsizlik örneğidir gerçekten ve hazırlıksız olunduğunu göstermektedir.
Kanun tekliflerinin uzmanlıkları yönünden tali komisyonlarda ele alınmaması da yine ayrı bir handikaptır. Kooperatiflerin üst kuruluşlarının ve üreticilerin sorunlarına çözümleri içeren önergelerimiz reddedildi, yeterince tartışılmadı, teklif önergelerimiz üzerinde yeterince tartışılmadan reddedildi. Yeni yapılacak düzenlemeler için maliyet-fayda-etki analizleri yapılmamıştır. Cumhurbaşkanlığı hükûmet sisteminin uygulanmaya başlanmasından beri tekliflerin düzenleyici etki analizlerinin yapılmadığı görüldü ve bu görüşmeler sırasında da maalesef Komisyonda da bunlar değerlendirilmemiştir.
Sayın milletvekilleri, teklifle ilgili olarak bir diğer eksiklik, yine, teklifin gerekçesinde Türkiye Kooperatifçilik Stratejisi ve Eylem Planı'ndan bahsedildiği hâlde 2011-2023 Türkiye Kooperatifçilik Stratejisi ve Eylem Planı'nın olmaması nedeniyle 2012-2016 yıllarını kapsayan bir eylem planına göre hazırlık yapılmasıdır. Bu husus Komisyon görüşmelerinde anlaşılmıştır.
Değerli milletvekilleri, çağdaş kooperatifçilik bilindiği gibi 1863 yılında Memleket Sandıklarıyla başlamıştır Türkiye'de ve ülkemizde kooperatifçilikte sadece bir otorite değil, çeşitli bakanlıkların uhdesinde kooperatifler vardır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığının çalışma alanında 35.938, Ticaret Bakanlığının çalışma alanında 12.327, Tarım ve Orman Bakanlığının çalışma alanında 11.499 kooperatif olmak üzere toplam 59.764 kooperatif faaliyet göstermekte olup bu kooperatiflerin 6 milyon 328 bin üyesi bulunmaktadır. Evet, bu rakamları uluslararası ölçekle kıyasladığımızda maalesef Türkiye kooperatifçilikte oldukça geri kalmaktadır. Avrupa nüfusunun yüzde 17'si kooperatif ortağı konumundayken maalesef ülkemizde tarımda kooperatifleşme geride kalmıştır. Danimarka'ya göz attığımızda bu oran yüzde 98, Hollanda'da yüzde 95, Almanya'da yüzde 76, Kanada'da yüzde 75, ülkemizde ise yüzde 13 seviyelerinde kalmıştır.
Değerli milletvekilleri, en büyük 300 kooperatif listesinde Hollanda'nın 17 kooperatifi var ve gayrisafi yurt içi hasılasının yüzde 12'sine karşılık gelmekte bu kooperatifçilik. Finlandiya'da ise 9 kooperatif bu listede yer alıyor ve bunların ülke gayrisafi yurt içi hasılasındaki payı ise yüzde 16 civarında. Türkiye'de kooperatiflerimizin gayrisafi yurt içi hasılasına dair ise ne yazık ki ciddi bir veri noksanlığı vardır, buna da bu nedenle erişilememiştir. Rakamlar dünyada kooperatifçiliğin her ne kadar ilerlemiş olduğunu gösterse de ülkemizde kooperatifçiliğin ne kadar geri kalmış olduğu maalesef gözler önündedir. Tabii ki demokrasinin gelişmiş olduğu ülkelerde kooperatifçilik de gelişmiş oluyor; çağdaşlığın, büyüklüğün, istihdamın yoğun olduğu ülkelerde de bu paralel ilişkinin olduğunu görüyoruz.
Değerli milletvekilleri, tam bu noktada Adana'da ÇUKOBİRLİK'ten bahsetmek isterim. ÇUKOBİRLİK 1940 yılında Çukurova Pamuk, Yerfıstığı ve Yağlı Tohumlar Tarım Satış Kooperatifleri Birliği olarak kurulmuştur. Ceyhan ve Tarsus Tarım Satış Kooperatiflerinin bir araya gelmesiyle Çukurova Bölgesi'nde pamuk üreticilerinin ürünlerini değerlendirmek ve üreticiye destek sağlamak amacıyla 275 üyeyle kurulmuş olan ÇUKOBİRLİK maalesef şu anda tamamen gözden çıkarılmış durumdadır. Sadece merkezî entegre tesislerinde 10 bine yakın eleman çalışırken Türkiye'nin dört bir yanına dağılmış ve burada yüz binlerce insana iş, aş, ekmek kapısı ve umudu olan ÇUKOBİRLİK -bizim bölgemizin- maalesef tamamen şu anda elden çıkarılıyor, âdeta peşkeş çekiliyor.
Bundan kısa bir süre önce, 41 dönümlük arazi üzerinde en son Mihmandar Kooperatifi de satışa çıkarılmıştır. Arkadaşlar, buradaki sorun, rayiç bedel olarak 56 milyon 500 bin lira fiyat biçildiği hâlde maalesef satışı 30 milyon 810 bin 627 liraya gerçekleşiyor. İki farklı rayiç bedel ve satış nedeniyle ortada bir yetkili ve yetkisiz firma kaosu yaşanıyor, yani yağma Hasan'ın böreği.
Arkadaşlar, ÇUKOBİRLİK, Hazine Müsteşarlığınca oluşturulan Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu (DFİF) kaynaklı, yeniden yapılandırılan borçlarının ödenmesinde sıkıntı yaşadığını açıklıyor ve 108 milyon 750 bin lira DFİF kredi borcu olduğunu ifade ediyor. Satıştan ne kadar alınıyor; 35 milyon 500 bin. Arkadaşlar, aklımızla alay mı ediyorsunuz? Üretimin bu kadar yoğun olduğu, yüz binlerce insana hitap eden, hem mal varlıkları hem de üretimden uzaklaşılan ÇUKOBİRLİK'i nasıl ifade edeceksiniz? Yani hem kooperatiflerle ilgili yasa çıkarıyorsunuz, bir taraftan da bu kadar önemli bir kuruluşu kapatıyorsunuz. Pamukla birlikte soya, kanola, ayçiçeği üreticisi serbest piyasa koşullarına ezdirilmiyor burada; gübre, tohumluk, küspe desteğinde bulunuluyor. Özellikle pamuk üreticisinin ekmek kapısı olan ve tüccara ezdirmeyen, tekellere ezdirmeyen bir yapı olan ÇUKOBİRLİK'i gerçekten nereye koyduğunuzu, nasıl konuşlandırdığınızı bilemiyoruz ve bu Meclisin, yüce Meclisin bir an önce ÇUKOBİRLİK'i yeniden etkin günlerine kavuşturması gerektiği çağrısını buradan yapmak istiyorum. Üretmek zorundayız arkadaşlar. Üretmediğimiz sürece kooperatiflerin ne anlamı var?
Değerli milletvekilleri, yine, kooperatiflere yeni bir düzenleme getirilmek isteniyor. Sayın Cumhurbaşkanımız Tarım Kredi Kooperatif Marketi gezerken gofret, bisküvi, ve benzeri abur cubur şeyleri satın aldığında "Ülke ne kadar ucuzmuş." diye âdeta aklımızla dalga geçiyor arkadaşlar, sanki insanlar karnını gofretle, bisküviyle dolduruyormuş gibi. Bununla dalga geçerken, tüm üretim alanları özelleştirilip elden çıkarılırken bine yakın Tarım Kredi Kooperatif marketin Cumhurbaşkanının emriyle üretime, açılmaya sevk edilmesi ayrı bir ironi, ayrı bir komik durum gerçekten. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu diye buradan sormak isterim.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Devamla) - Değerli milletvekilleri, tabii, yine, bu, Tarım Kredi Kooperatiflerinin zarar ettiği ortadayken Genel Müdür Fahrettin Poyraz'ın net maaşının 62.500 Türk lirası olması ayrı bir handikaptır. Zarar eden bu kurum dururken Genel Müdür hangi başarısından dolayı bu maaşı almaktadır arkadaşlar?
Değerli milletvekilleri, dünyadaki örnekleriyle karşılaştırıldığında Türkiye'deki kooperatifçilik oldukça geridedir. Kadınların ve engellilerin yanı sıra gençlere de destek verilmesini önerge olarak sunduk ama Komisyondaki oylarla, çoğunluk sayısıyla maalesef reddedildi.
Benim, yine, Adana'dan bir iki örnek vermem gerekirse; uyuşturucuda 3'üncü kent olan Adana, suça sürüklenen çocuk sırasında 13'üncü, doğum yapan küçük çocuk sıralamasında 7'nci olan Adana her seferinde sizi 1'inci yapıyor Sayın AK PARTİ milletvekilleri ama Adana'ya şaşı bakıyorsunuz. Yeter artık! Gelin, Adana'da ÇUKOBİRLİK'i canlandırın, üretim alanlarını açın. Ya gideceksiniz ya da gideceksiniz! (CHP sıralarından alkışlar)