GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Döviz kuru ve artan hayat pahalılığına ilişkin gündem dışı konuşması
Yasama Yılı:5
Birleşim:10
Tarih:21.10.2021

ABDULKADİR KARADUMAN (Konya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Sözlerime başlamadan evvel, geçtiğimiz günlerde vefat eden, millî savunma sanayimizin öncü ismi, Erbakan Hocamızın yakın dostu Özdemir Bayraktar Beyefendi'ye bir kez daha Allah'tan rahmet, Bayraktar ailesine, yakınlarına ve ülkemize başsağlığı diliyorum. Temennimiz odur ki onun başlattığı ve hepimizin gururla sahiplendiği savunma sanayisi alanındaki çalışmalar evlatlarınca en güçlü şekilde devam ettirilecektir. Zira, ülkemizin hayati öneme sahip bu gelişmelere her zamankinden daha fazla ihtiyacı olduğu açık bir şekilde ortadadır.

Kıymetli milletvekilleri, konumuza dönecek olursak; bugün bir kriz var mıdır, yoksa bugün bir kriz yok mudur? Bakınız, bugün, çocuğuna okul elbisesi alamayan bir baba için elbette ki bir kriz vardır ancak yap-işlet-devret modeliyle ihale üzerine ihale alan şirketler için elbette ki bir kriz yoktur. Artıkları toplayabilmek için mahalle pazarlarının dağılmasını bekleyen anneler için elbette ki bir kriz vardır ancak milyarlık vergi borçları silinen holdingler için bir kriz yoktur. İş bulamadığı için başka ülke vatandaşı olma hayali kuran gençler için elbette ki bir kriz vardır ancak üç beş yerden maaş alan tuzu kurular için bir kriz yoktur. Evinin kirasını, doğal gaz, su ve elektrik faturasını ödeyemeyen asgari ücretli için bir kriz vardır ancak salgın, deprem ve sel demeden "kredi" adı altında insanımızın geleceğini ipotek altına alan bankalar için bir kriz yoktur. Artan girdi maliyetlerinden dolayı toprağını ekemeyen, hayvancılık yapamayan köylü için bir kriz vardır ancak ülkede ne olursa olsun "Padişahım, çok yaşa!" diyen için bir kriz yoktur.

İşte, tam da burada -sözüm meclisten dışarı- bir misali sizlerle paylaşmak istiyorum. Padişahın birisi bir gün patlıcan yemeğini çok sevdiğini söyleyince dalkavuğu gelir, der ki: "Efendim, patlıcan şöyle faydalıdır; patlıcan şöyle lezzetlidir." Patlıcanın hikmetlerinden bahseder. İki gün sonra, padişah patlıcan yemeğinden usanınca bu defa patlıcanın zararlarından bahsettiğini gören dalkavuğa padişah "Ya, iki gün önce patlıcanı öve öve bitiremiyordun ama bugün yerin dibine soktun, bunun hikmeti nedir?" deyince dalkavuk şu meşhur cevabı verir, der ki: "Efendim, ben patlıcanın değil, sizin dalkavuğunuzum." Dolayısıyla, bu dalkavuklar için elbette ki bir kriz yoktur. (CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)

Değerli arkadaşlarım, ülkemiz, bugün bir krizle karşı karşıyadır. Bu yaşanan kriz, yirmi yıllık olağanüstü sürecin olağan sonuçlarıdır. Bu krizi ortaya çıkaran zihniyette devam edildiği müddetçe ülkemizin düzlüğe çıkarılması mümkün olmayacaktır. Bu krizin asıl sebebi, yıllar yılı devam eden faizci, kapitalist politikaların ta kendisidir.

Bakınız, ağır sanayi hamleleriyle ülkenin dört bir tarafına inşa edilen fabrikaları "özelleştirme" adı altında yok pahasına sattınız. İnsanımızın alın terini, insanımızın emeğini faiz lobilerine teslim ettiniz. Bugüne kadar, bütçeden tefecilere 511 milyar dolar para verdiniz. 511 milyar dolar, tefecilere verilen bu para ne demek? Ülkemizde her saat başı 3 milyon doların tefecilere peşkeş çekilmesi demektir. Buna karşılık, üretime dayalı bir politika yürütmediğiniz için paramız günden güne değer kaybetti, döviz kuru arttı, enflasyon arttı, faiz arttı, dış borcumuz arttı ve nihayetinde, insanlarımızın bankalara olan borcu arttı. Bunun sonucunda insanlarımız fakirleşti, artan vergi ve zamlar altında ezildi ve ezilmeye devam etmektedir.

Bakınız, yer altı ve yer üstü kaynakları bakımından, genç nüfus potansiyeli açısından oldukça zengin olan ülkemizi bu yoksulluğa mahkûm eden, faizci kapitalizmin bizatihi kendisidir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz Sayın Karaduman.

ABDULKADİR KARADUMAN (Devamla) - Milletimiz âdeta can çekişirken ülkemizin kayıkçı kavgası ve horoz dövüşü gibi kısır çekişmelere harcayacak vakti kalmamıştır. Bütün bu sorunları pandemiye bağlamak, emin olun, sorunu örtbas etmektir. Zira, ülkemiz yıllar yılı bir pandemi yaşamaktadır. Ekonomide, eğitimde, sağlıkta, ahlak ve maneviyatta, her alanda pandemi yaşıyoruz ve bu pandemiden kurtulmak için ihtiyacımız olan tek aşı, açıkça söylüyorum ki millî görüştür ve Saadet Partisinden başkası değildir. "Adil düzen" düsturuyla, önce ahlak ve maneviyatla, hakça paylaşımla, şahsiyetli dış politikayla tüketim değil, üretim ekonomisine döneceğiz ve ülkemizi bu karanlık günlerden aydınlık yarınlara hep birlikte taşıyacağız diyorum, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)