| Konu: | Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 6 |
| Tarih: | 13.10.2021 |
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Teşekkür ederim Başkanım.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Vergi Usul Kanunu'yla ilgili teklifin 3'üncü maddesi üzerine söz almış bulunmaktayım. Yüce heyetinizi ve ekranları başında bizleri izleyen saygıdeğer yurttaşlarımızı sevgi ve saygıyla selamlıyorum.
Aynı zamanda, cumhuriyetimizin kalbi Ankara'nın başkent oluşunun da 98'inci yılını kutluyorum.
Evet, maddeyle, Tarım Bakanlığının çiftçinin üretim yapması için verdiği tarımsal desteklerden ve belediyelerin yaptığı her türlü destek ödemelerinden gelir vergisi kesintisini kaldırıyorsunuz. Bugüne kadar çiftçilerimizden kesmiş olduğunuz vergi kesintilerini de paralarını da nasıl iade etmiyorsunuz, onu da merak ediyorum. Bir an evvel de o paraları iade etmeniz gerektiğini ifade ediyorum.
Çiftçi yıllardır mağdur. Devletin kendi verdiği tarımsal destekten kendi eliyle vergi kesmesi de akla, vicdana sığmıyor. Çiftçi yıllarca feryat figan etti, kapımıza geldi, kör, sağır, dilsiz oldunuz ne bizim ne çiftçimizin sesine kulak verdiniz. 5'li çetenin borçlarını silerken çiftçiye verdiğiniz desteklerden ise vergi aldınız. Oysa, çiftçinin üretimde kalması için verilen destekten vergi almak tarımsal desteklemenin amacıyla tamamen çelişmektedir. Bu, üretimde devamlılığı engellemektedir. Yıllardır mazot desteği, gübre desteği fark ödemelerinden yüzde 4 kestiniz, süt desteğinden ise yüzde 2 kestiniz. Çiftçinin mağduriyetini gidermek için 3 Eylül 2020 tarihinde -evet, 3 Eylül 2020 tarihinde- tam bir yıl önce vermiş olduğum yasa teklifi işte burada. Siz bunu görmediniz, Plan ve Bütçe Komisyonundan tali komisyon olan Tarım Komisyonuna geldi. O günden bugüne kadar işte, durdu ve ne zaman, Şanlıurfalı Ali Maktele Efendi mahkemeye gittikten sonra Şanlıurfa Vergi Mahkemesi reddetti... Ama Danıştay vermiş olduğu kararda dedi ki: "Çiftçinin desteklemelerinden stopaj kesilemez." Ta ki Danıştaya kadar... Şimdi soruyorum: Neden mahkemeyi beklediniz? On beş yıldan beri çiftçilerimizden kesmiş olduğunuz o tarımsal desteklerden stopajları bir an evvel iade edin diyoruz.
Yine, bakınız, Tarım Kanunu'na göre tarımsal desteklerden 2006'dan bugüne kadar biriken çiftçimizin alacağı 222 milyar 621 milyon lira. Ben şimdi buradan tüm çiftçilerimize sesleniyorum, diyorum ki: Çiftçi kardeşim, Danıştaya git, hakkını ara, Tarım Kanunu'ndan hakkını AKP vermez ancak Danıştay verir. Nasıl? Tarımsal desteklerdeki stopajı hak ettiysen kanundan gelen hakkını da yine mahkemelerden hak edeceksin, bir an evvel davanı aç.
Sayın Başkan, değerli vekiller; evet, getirdiğiniz teklif yerinde ama eksik bir düzenleme. Tarımsal desteklemelerden vergi kesintisinin kaldırılması yetmez; bunun için değişiklik önergesi verdik, "Geçmişte çiftçiden aldığınız vergilerin de parasını iade edin." diyoruz. Desteklemelerin dışında yine bir kanun teklifimiz var -tarımsal desteklere, traktörüne, ekipmanına haciz konulamaz ama siz çiftçimizin üretim kaynaklarının hepsine haciz koyuyorsunuz- o kanun teklifini bir an evvel getirelim, hep beraber çiftçimizin ürünlerini işleyeceği ekipmanlardan ve desteklerden haczi kaldıralım diyorum.
Yine, bakınız, Sayın Komisyon, Plan ve Bütçe Komisyonu görüşmelerinde -ya, siz bizi aptal yerine koyuyorsunuz, evet- "3 milyon çiftçi." dediniz, evet; 600 milyon lira da katkı sağladığınızı söylüyorsunuz. Ya, hadi gidin oradan! İşte, Tarım Bakanlığının kaynakları burada; en yüksek çiftçi sayısı 2003'te 2 milyon 760 bin, bugün ise Tarım Bakanlığının 2021'de vermiş olduğu tarımsal destek alan çiftçi sayısı 2 milyon 103 bin arkadaşlar. Siz kiminle dalga geçiyorsunuz? Anladık, TÜİK rakamları süslüyor, aynı, sizler de süslemişsiniz; 3 milyon çiftçiye 600 milyon lira bağışlamışsınız, rakam 2 milyon. Ya, arkadaşlar, saymayı da mı unuttunuz? Evet, işte, gerçekler ortaya çıkıyor.
Arkadaşlar, gelin, bir an evvel çiftçimizin yanında olalım diyoruz.
Sayıştaya bile sizin yanlışlarınızı bulmaktan artık gına geldi. Bizler de sizin yanlışlarınızı bulmak için mücadele ediyoruz.
Atatürk "Sakarya düşerse Ankara ve Türkiye düşer." demişti, ben de diyorum ki: Çiftçi düşerse, milletimiz düşer. Gıda fiyatları aldı başını gitti, dolar uçtu. İşte, gübre fiyatı ortada; üre gübresi olmuş 6.850 lira, DAP gübresi 7.150 lira. Çiftçi nasıl üretim yapsın? Demek ki seneye gıda fiyatlarında en az yüzde 100 artış var.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; AK PARTİ iktidarına sesleniyorum: Aklınızı başınıza alın diyorum; ithalatı bırakın, yabancı çiftçileri değil, kendi çiftçinizi destekleyin.
İşte, hasat dönemi, mısır hasadı var ama ortada taban fiyat yok, TMO ise dışarıdan fiyat araştırması yapıyor. Sen önce çiftçinin kendi ürününü almayı taahhüt et, ona taban fiyatı ver, dışarıyı bırak. Nasıl ayçiçeğinde, buğdayda, arpada yaptıysanız, şimdi de mısır çiftçisini küstürmeye bakıyorsunuz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Devamla) - Başkanım, bitiriyorum.
BAŞKAN - Tamamlayalım.
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Devamla) - Ve geldiğimiz noktada, bakınız, 2002 yılının toplam ithalatının yüzde 3,89'u tarım ithalatıyken 2020'ye geldiğimizde ise bu rakam yüzde 7'ye ulaşmış, demek ki nereden baksanız yüzde 78'lik bir artış var. Bu da AK PARTİ iktidarlarının tarımı uçurduğunun göstergesi. Uçurdunuz tarımı, evet, yüzde 78, çiftçimizi de ithalatımızı da coşturdunuz.
Geldiğimiz noktada bu şekilde tarım sürdürülemez. Bir an evvel gübre, mazot ve ilaçla ilgili, çiftçinin üretimde kalması için acil olarak çiftçiye can suyu verin.
Bakınız, geçtiğimiz hafta sonu İzmir Bayındır Fırınlı'daydık "Tarım Krediden satılık köy" tabelası verdiler bize, Tarım Krediden satılık köy. Ayın 20'sinde çiftçinin malını satıyorlar. Yazıktır, günahtır, çiftçinin malını satarsanız bu çiftçi nasıl üretim yapacak? İşte, buradan sesleniyorum: Bir an evvel çiftçimizin Ziraat Bankasına, Tarım Kredi Kooperatiflerine ve diğer bankalara olan borçlarını yapılandırmamız gerekiyor. Gidip 5'li çetenin değil, üretenin, efendinin borçlarını yapılandıralım, faizlerini silelim, onun önünü açalım diyorum.
Hepinizi saygıyla selamlıyor, yüce Meclise teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)