GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Vefat eden İstanbul Milletvekili İsmet Uçma'ya Allah'tan rahmet dilediğine, Halkların Demokratik Partisinin 9'uncu kuruluş yıl dönümü olan 15 Ekimde düzenlenmesi planlanan şenliklere Cizre Kaymakamlığı tarafından izin verilmemesine, Mamak'ta Kürt bir ailenin düğününe TEM polisleri tarafından yapılan baskına, Sarmaşık Yoksullukla Mücadele ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneğinin kapatılmasına ve Yönetim Kurulu üyesi Doktor Selim Ölçer'e hapis cezası verilmesine, Uluslararası Organize Suça Karşı Küresel İnisiyatifin yayınladığı 2021 Yılı Suç Endeksi'ne ve Doktor Hikmet Kıvılcımlı'nın vefatının 50'nci yıl dönümüne ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:5
Birleşim:5
Tarih:12.10.2021

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın vekiller, Adalet ve Kalkınma Partisi İstanbul Milletvekili İsmet Uçma'nın vefatını üzüntüyle öğrendik. Kendisi insani ilişkilere önem veren saygıdeğer bir kişiydi, bu Mecliste birlikte çalışmalarımızda gördük. Merhuma Allah'tan rahmet, ailesine ve Adalet ve Kalkınma Partisi Grubuna başsağlığı diliyoruz.

Sayın vekiller, Halkların Demokratik Partisinin kuruluş yıl dönümüne yaklaşıyoruz, 15 Ekimdir, 9'uncu yılı. Bu konuyu daha konuşacağız fakat ilginç bir durum var, ben onu söylemek istiyorum: Çeşitli illerde 9'uncu yıl şenlikleri düzenlenecek, hazırlıklar yapıldı, başvurular yapıldı. Cizre'deki başvuruya -şölen yapılacak, müzikli bir şölen- Cizre Kaymakamlığı pandemi gerekçesiyle izin vermedi. Diyeceksiniz "Pandemi, olabilir." ama öyle değil. Yani pandemi gerekçesiyle 15 Ekim için bize izin vermiyor ama 13 ve 14 Ekimde Şırnak Belediyesinin "kültür şöleni" adı altında Şehir Stadyumunda konseri var, onlar yapabiliyor konseri. Yani Şırnak Belediyesi yapabiliyor -biliyorsunuz belediye bizde değil- onlara pandemi yasağı yok ama HDP kuruluş şöleni yapacak, kuruluş şöleninde müzikli bir etkinlik gerçekleştirecek; yasak. Bu nasıl bir çifte standart? Yani iktidara yakın olanlar konser yapabiliyor, pandemi tehlikesi yok; iktidara muhalif olanlar herhangi bir etkinlik yapamıyor, pandemi tehlikesi var. Böyle bir zihniyet olabilir mi? Nasıl bir yasakçı anlayış, nasıl bir çifte standart, nasıl bir ikiyüzlü hukuk anlayışı? Yani bunların hepsi ama hepsi Cizre Kaymakamlığında ve Şırnak Valiliğinde birleşmiş, bütünleşmiş bir durum; ucu nereye varıyor? Tabii ki iktidara; bunu hatırlatalım. Düşman hukuku uygulamaya devam ediyorsunuz; bunu bir kez daha vurgulayalım, altını da çizelim.

Şimdi, bu zihniyet her yerde yaşanıyor sadece Cizre'de değil. Bakın, Ankara'nın ortasında, ya başkent, Ankara'nın ortası, basına da yansıdı; Mamak'ta Kürt bir aile düğün yapıyor, düğün sırasında TEM polisleri -TEM polisleri kim? Terörle Mücadele şube polisleri- gidiyorlar, düğüne baskın yapıyorlar. Gerekçe ne? Düğünde yöresel elbiseler giyilmiş, bu nedenle baskın yapılıyor ve "Bu, mitingdir." diyorlar ve görüntüleri istiyorlar yani orada halay çekiliyor filan, düğündeki eğlence görüntülerini istiyorlar. Zihniyete bakın, başkentin göbeğinde ve orada yaşayan aile, yirmi beş yıldır orada yaşayan bir aile ve orada uzun zamandır çeşitli düğünler de yapılıyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Normal, insanlar evleniyorlar, eğlence yapıyorlar ama işte, TEM polisleri baskın yapıyor "Burada miting var." diye. Niye? Yöresel elbise giymiş Kürtler. Yani, nasıl bir zihniyet bu ya, gerçekten anlaşılır gibi değil. Bu da dönüyor dolaşıyor, nereye geliyor? TEM polisleri, İçişleri Bakanlığı, iktidar yani zaten bu İçişleri Bakanlığı musibetin merkezi hâline geldi, onu hepimiz biliyoruz. Bunu da kayıtlara geçmesi için söylemiş olalım, bu anlayışın kabul edilebilir bir yanı yok.

Şimdi, değerli vekiller, bir dernekten söz edeceğim: Sarmaşık Yoksullukla Mücadele ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği. Bu, Diyarbakır'da kurulmuştu yıllar önce ve açlık sınırı altında yaşayan yurttaşlara gıda ve benzeri temel ihtiyaçlarının karşılanması ve ekonomik destek amacıyla kurulmuştu 2006 yılında, bundan on beş yıl önce. Adalet ve Kalkınma Partisi dâhil tüm partiler derneğin kurucu partisiydi o zaman.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - On yılı aşkın faaliyet gösteren dernek, 22 Kasım 2016'da 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'yle kapatıldı; hiç alakası olmamasına rağmen bu 15 Temmuz darbe girişimiyle, kapatıldı. O fırsat bu fırsat, her şeyi kapattı iktidar zaten. Bu dernek, ailelerin kimliğine, inancına, siyasi durumuna bakmadan herkese yoksulluğu çerçevesinde ulaşmaya çalışan "Aç insan umudunu da yer." şiarıyla yaklaşan bir dernekti ve defalarca davalar açıldı bu derneğe; hepsi düştü bu davaların, beraatle sonuçlandı. Yani, insanları kameralar karşısında rencide etmeden, kuyruklara sokmadan, temel ihtiyaçlarını dayanışmayla karşılamaya ve o kentteki siyasi partilerin, sendikaların, sivil toplum kuruluşlarının dayanışmasıyla sorunları çözmeye çalışan bir dernekti. Kapatılma sonrası derneğe dava açıldı, yönetim kurulu üyesi Doktor Selim Ölçer'e iki yıl bir ay hapis cezası verildi. Selim Ölçer, yıllarca Tabipler Birliği yöneticiliğini yapmış bir doktor arkadaştı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

Toparlayalım lütfen.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Toparlıyorum efendim.

İki yıl bir ay hapis cezası verildi. Yani bu nedir? Bu derneğe düşmanca davranıldı, kapatıldı; Selim Ölçer'e düşmanca davranılıyor, hiç alakası olmayan bir şekilde iki yıl bir ay hapis cezası veriliyor. Yani şatafata ve lükse batmamışların, yoksullara el uzatılmasına, onları sömürmeden gerçekten ihtiyaçlarını karşılamaya çalışmalarına karşı verilen bir cevap olarak görüyoruz bunu. Yani ayıp desek, hukuksuzluk desek ne dersek diyelim hiçbir tanesi bunu tam olarak karşılamıyor, onu da söyleyeyim, bu işlenen acayip suçların.

Şimdi, suç dedim de, suç endeksi yayınlanıyor. İsviçre'de bulunan bir inisiyatif var, "Uluslararası Organize Suça Karşı Küresel İnisiyatif" bunun adı. Bu inisiyatifin destekçileri arasında Avrupa Birliği, Interpol gibi kuruluşlar da var.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bitiriyorum efendim.

BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Tamamlıyorum.

2021 Yılı Suç Endeksi'ni açıklamış bu kuruluş. Bu endeks şöyle konulardan oluşuyor açıklarken: İnsan hakları ihlalleri var içinde, uyuşturucu trafiği var, insan kaçakçılığı var, askerî suçlar var; çok geniş bir yelpazede çeşitli suçları kapsayan bir araştırma yapıp yayınlıyorlar. Türkiye, 193 ülke arasında kaçıncı sıraya girmiş? 12'nci sıraya. Bravo, şahane bir durum! Asya ülkeleri arasında ise 5'inci sıraya girmiş. Yani bu da iktidarın ayıbıdır, onu da söylemiş olayım.

Son nokta, kısa bir değinmek istiyorum: Dün, Doktor Hikmet Kıvılcımlı'nın 50'nci ölüm yılıydı, Doktor Hikmet Kıvılcımlı'yı saygıyla anıyoruz. Türkiye sosyalist hareketi açısından çok büyük fikrî katkıları olan, Türkiye'de ilk defa bazı konuların tartışmasına yol açmış olan, zihni çok açık bir kişiydi. Zorluklara, baskıya, yasaklara rağmen önemli bir mücadeleyi sürdürdü. Kendisini saygıyla anıyoruz efendim.