| Komisyon Adı | : | KAMU İKTİSADİ TEŞEBBÜSLERİ KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 21 .10.2026 |
DURMUŞ ALİ KESKİNKILIÇ (Karabük) - Sayın Başkanım, TÜRKŞEKER kurumunun kıymetli yöneticileri; şimdi sözlerime başlarken rahmetli Menderes'i anmak istiyorum. Rahmetli Menderes ilk Başbakan olduğunda bir İngiliz gazeteci soru soruyor, diyor ki: "Sayın Başbakan, ilk hedefiniz nedir?" Diyor ki: "Halkıma şeker yedireceğim." Yani bu o kadar önemli ki o gün. Genç Cumhuriyetin ilk kurduğu fabrikalar, Gazi Mustafa Kemal hazretlerinin emriyle ilk kurulan fabrikalar 1925'te, 1926'da kurulan fabrikalar da şeker fabrikaları. Gerçekten şeker konusu bu ülke açısından son derece kıymetli.
Şimdi, tabii, burada ben bahsederken bazı yine yanlış şeyler var, onları düzeltmek istiyorum ama olayı şöyle genel bir anlatayım: Şimdi, dünyada şeker ana olarak 2 kaynaktan temin ediliyor, 1 tanesi şeker kamışı dediğimiz kaynaktan temin ediliyor. 1800'lü yıllarda da işte Avrupa'da şeker pancarından da şeker üretilebileceği gündeme gelince şeker pancarından da üretim başlıyor ve halkın şekere ulaşması sağlanmaya çalışılıyor. Türkiye de şeker pancarından üretim yapan ülkelerden bir tanesi ama dünyada şöyle bir şey var: Şeker pancarından üretim yapmak veya şeker kamışından üretim yapmak arasında yaklaşık 2 kat fark var maliyetler açısından. Bugün Londra Borsası'na gitseniz beyaz şekeri yaklaşık 540 dolarlardan, 550 dolarlardan alırsınız. Bizim maliyetlerimize baktığınızda, bizim satış fiyatlarımıza baktığınızda 1.300-1.400 dolarları bulur. Yani şeker pancarının en büyük özelliği şudur: Maliyeti, oradan şeker imal etmenin maliyeti çok yüksektir.
Şimdi, Türkiye bu noktada ne yapar? Bu noktada devamlı olarak kendi çiftçisini korumak ve stratejik bir kaynak olan şekeri kendi imkânlarıyla üretmek açısından da şeker fabrikalarını, devamlı olarak TÜRKŞEKER'i destekler, buranın zarar etmesinin hiçbir anlamı yok. Önemli olan biz bu stratejik kaynağı elimizde tutuyoruz ve bu stratejik kaynağı kendi imkânlarımızla ve kendi çiftçimizle üretmeye çalışıyoruz. Tabii, şu anda baktığınızda, Türkiye'deki 33 şeker fabrikasının dağılımına baktığınızda bunların 15'i TÜRKŞEKER'in elinde, 12'si özel sektörde, 6'sı da kooperatiflerde yani çiftçi kooperatiflerinde. Bu kotanın büyüklüğüne baktığınızda da kotanın yüzde 70'i yani şeker üretim kotasının yüzde 70'i de bizim TÜRKŞEKER'le, devletin olan şirketlerle, kooperatiflerin elinde olan şirketlerde yani özel teşebbüsün payı şeker üretiminde baktığınızda yüzde 30'ları ancak bulur.
Şimdi, burada 3 tane kotadan bahsediliyor da nedir, bunları da şöyle kısaca açıklayayım: "A kotası" dediğimiz kota bizim yurt içinde üretimde kullanacağımız kotadır yani orada ürettiğinizi tamamen yurt içi tüketimde kullanırsınız, A kotası bu. B kotası da bizim stratejik kotamızdır, bir miktar kota verilir ki hani bir kriz olduğunda kullanacağımız kotadır. "C kotası" dediğimiz kota da ihracatta kullanılan kotadır.
Şimdi, son yıllarda özellikle Amerika Birleşik Devletlerinden kaynaklanan nişasta bazlı şeker üretimi var, bunun fiyatı şeker kamışından üretilen şekerden çok çok daha ucuz ve bu sebeple de bu özellikle sanayi sektöründe çok yoğun kullanılıyor ve çok yoğun talep ediliyor. Türkiye'de şekeri kullanan sanayi sektörü de uluslararası rekabet edebilmek için bir miktar bu şekeri dahilde işleme rejimi kapsamında -bakın, bunu çok iyi anlatmamız lazım- dışarıdan alıyor ve bu şekerle ürettiği ürünleri yine yurt dışına satıyor yani Türkiye'nin iç piyasasına da vermiyor ve bizim dönemimizde nişasta bazlı şeker kotası yüzde 15'lerden yüzde 2,5'lara kadar düşürülmüştür. Yani Avrupa'yla aynı bazlı hareket ediyoruz, yüzde 2,5'lardadır nişasta bazlı şekerin şeyi ve bu nişasta bazlı şekerle ilgili de Türkiye'de ciddi mücadele vardır. Ben de geçmişte görev yaptığım kurumda bu nişasta bazlı şeker üreticilerinin hışmına uğramış bir arkadaşınızım, bunların kotasını düşürmeye çalışanlardan birisiyim ve bunların da iyi hışmına uğramış bir insanım. Yani o konu da çok iyi bildiğim bir konudur.
Şimdi, burada baktığımızda, evet, TÜRKŞEKER zarar edebilir ama bu bizim stratejik kaynağımızdır. Biz burada pancar üreticimizi ayakta tutmak zorundayız, şekeri kendi kaynağımızdan üretmek zorundayız ve burada da bir gayret sarfetmek zorundayız.
Bir şey söylendi, onu bir düzeltmek istiyorum, genel bir yanlış bilgi. Şimdi, bizim 5488 sayılı Tarım Kanunu'nun 21'inci maddesi der ki: "Gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 1'i tarım desteklerinde kullanılacak." Doğru mu? Doğru. Bunu hesaplarken de her zaman şuradan hesaplarlar, arkadaşlar, tarıma verilen doğrudan destekler kastedilmiyor burada, tarıma verilen tüm destekler kastediliyor, bunun doğrusunu anlatmak lazım.
Şimdi, bakın, ben 2027 bütçe rakamlarına baktım, teklif ettiğimiz bütçe rakamlarına baktım, bizim doğrudan destekler kalemimiz 235 milyar TL, tarımsal altyapı desteklerimiz 268 milyar TL, DSİ'nin yaptığı sulama projeleri, toplulaştırma projeleri vesaire 268 milyar tarımın gelişmesi için altyapı parası harcıyoruz, 268 milyar. Tarım kredilerine verdiğimiz sübvansiyonlar yani sıfır faizli krediler veriyoruz tarıma Ziraat Bankasından. Bunlara verdiğimiz veya düşük faizli verdiğimiz krediler, traktör kredileri, üretici kredileri vesaire bunlara ayırdığımız kaynak 325 milyar TL. Vergi muafiyetlerimiz var, tarımın birçok sektöründe biz vergi muafiyeti buluyoruz. Evet, buradan da 342 milyar TL vergi muafiyeti var ve ihracat destekleri var. İhracat desteklerine de baktığımızda 135 milyar TL. Şimdi topladım, baktım ne çıkıyor? 1 trilyon 305 milyar TL, gayrisafi millî hasılanın yüzde 1,17'si.
İNAN AKGÜN ALP (Kars) - Çiftçi borçlu çıktı.
DURMUŞ ALİ KESKİNKILIÇ (Karabük) - Şimdi, bakın, "Bütün tarıma verdiğiniz destek gayrisafi millî hasılanın yüzde 1'inin altında." diyorsunuz ya yüzde 1'in üstünde, yüzde 1,17. Baktığımız vakit gayrisafi millî hasılamıza, o bizim Tarım Kanunu'nda denilen şeyi aynen yerine getirmişiz ve bu konuda da hiçbir eksiğimiz yok.
İZZET AKBULUT (Burdur) - Fazlasını bile vermişsiniz!
DURMUŞ ALİ KESKİNKILIÇ (Karabük) - Bu rakamları da gidip bütçeden de -Plan ve Bütçe de devam ediyor şu anda- kontrol edebilirsiniz.
Ben hepinize teşekkür ediyorum. TÜRKŞEKER yöneticilerine de başarılar diliyorum efendim.