| Komisyon Adı | : | ADALET KOMİSYONU |
| Konu | : | İstanbul Milletvekili Numan Kurtulmuş, Osmaniye Milletvekili Devlet Bahçeli, Adana Milletvekili Tulay Hatımoğulları Oruç, Siirt Milletvekili Tuncer Bakırhan, Sivas Milletvekili Abdullah Güler, Ankara Milletvekili Leyla Şahin Usta, Çankırı Milletvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, Gaziantep Milletvekili Abdulhamit Gül, İstanbul Milletvekili Özlem Zengin, Manisa Milletvekili Bahadır Nahit Yenişehirlioğlu, Manisa Milletvekili Erkan Akçay, Nevşehir Milletvekili Filiz Kılıç, Kars Milletvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, Muş Milletvekili Sezai Temelli, Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak, İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli, İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç ve 350 Milletvekilinin Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi (2/3793) |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 07 .08.2026 |
METİN ERGUN (Muğla) - Çok teşekkür ederim Sayın Başkan.
Görüşülmekte olan bu teklifin 1'inci maddesi herhangi bir kanunun sıradan bir maddesi değildir çünkü teklife konu olan husus yalnızca teknik bir düzenleme değildir; devletin terör karşısındaki duruşunu yeniden tarif etmektedir. Bu madde "Amaç ve kapsam" maddesidir ama gerçekte bütün teklifin özü bu maddede saklıdır ve bu madde hukuk devletini değil, istisnayı esas almaktadır. Bu madde, PKK/KCK terör örgütü için ayrı bir hukuk rejimi kurmaktadır.
İYİ Parti olarak açıkça ifade etmek isteriz ki kanunlar terör örgütlerinin talep ve beklentilerine göre yazılmaz. Kişiye göre kanun olamayacağı gibi, terör örgütüne göre de kanun olamaz, olmamalıdır da. Adalet terazisi herkes için aynı şekilde tartmalıdır yani hukuk karşısında herkes eşit muamele görmeli ve bundan da kimse istisna tutulmamalıdır. Bir terör örgütü için ayrı ceza rejimi kurarsanız eğer, yarın başka terör örgütleri de aynı hakkı ister; hukuk yara alır, eşitlik ilkesi aşınır, devlete güven sarsılır. Bu maddenin yaratacağı tablo bundan ibarettir.
Muhterem milletvekilleri, Sayın Başkan; teklif, daha dibacesinde yasama iradesini başka bir makamın vesayetine bağlamaktadır. Türkiye Büyük Millet Meclisinin çıkardığı bir kanunun uygulanması Millî Güvenlik Kurulunun yayımlayacağı karara bırakılmaktadır. Oysa bu Meclis millet adına karar verir; hiçbir kurul, hiçbir bürokratik değerlendirme millî iradenin üzerinde değildir. Yasama yetkisi devredilemez; bu, anayasal bir hükümdür ve bu, aynı zamanda, hukuk devletinin temel direğidir.
İYİ Parti olarak buradan soruyoruz: Örgütün gerçekten silah bıraktığına kim karar verecek? Hangi ölçüye göre, hangi denetime göre, teslim edilen silahların tamamı mı, bir kısmı mı, nereye teslim edilecek, kime teslim edilecek; teklifte bu soruların cevabı bulunmamaktadır.
Teklif sahipleri bu yasayı bir infaz düzenlemesi olarak sunmaktadır; on iki on üç saattir dinledik, bir infaz düzenlemesi olarak sunmaktadır. Oysa teklifin bütününe baktığımızda ortaya çıkan sonuç çok farklıdır. Soruşturmalar durmakta, kovuşturmalar sona ermektedir, kesinleşmiş cezalar infaz edilmiş sayılmaktadır, hak yoksunlukları kaldırılmaktadır. Adına ne denirse densin, ortaya çıkan sonuç fiilen bir aftır. Eğer bunun adı af değil ise o hâlde neden cezalar ortadan kalkmaktadır? Eğer bunun adı af ise Anayasa’nın öngördüğü usul neden işletilmemektedir? Türk Ceza Kanunu bugün de örgütten ayrılan, teslim olan, pişmanlığını ortaya koyan kişiler için etkin pişmanlık hükümlerini zaten düzenlemektedir. Yani hukuk sistemimiz, gerçekten silah bırakan ve örgütle bağını koparan kişiler bakımından gerekli mekanizmalara zaten sahiptir. O hâlde, mevcut hukuk düzeni yeterliyken, neden sadece belirli bir terör örgütü için yeni ve ayrıcalıklı bir rejim kurulmaktadır? İşte, cevap verilmesi gereken temel soru budur. İYİ Parti olarak asıl merak ettiğimiz, bu sorunun cevabıdır.
Bu teklifin merkezinde şehit aileleri yoktur, gazilerimizin adalet beklentisi yoktur, terör nedeniyle hayatı altüst olmuş vatandaşlarımız yoktur; tam tersine, teklif, teröristleri merkeze koymaktadır. Oysa devletin görevi, suçluyu korumak değil, adaleti korumaktır, adaleti sağlamaktır. Çünkü adaletin zedelendiği yerde toplumsal barış güçlenmez, aksine, devlete duyulan güven aşınır.
Tüm bu nedenlerle, anayasal ilkeleri zedeleyen, hukuki belirlilikten uzak olan, eşitlik ilkesini aşındıran ve bölücü terör örgütüne özel, ayrıcalıklı bir hukuk rejimi oluşturan bu teklifin diğer maddeleri gibi bu maddenin de teklif metninden çıkarılması gerektiğini ifade ediyor, hepinizi saygılarımla selamlıyorum.