| Komisyon Adı | : | DIŞİŞLERİ KOMİSYONU |
| Konu | : | İstanbul Milletvekili Numan Kurtulmuş'un Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Suriye Arap Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Şam Kalp Hastanesi ve Halep Onkoloji Hastanesi İşletme Protokolünün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi (2/3700) |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 16 .07.2026 |
SEMRA ÇAĞLAR GÖKALP (Bitlis) - Teşekkürler Sayın Başkan.
Yani şimdi, biz bu protokolü biraz inceledik açıkçası, sağlık alanında önemli bir iş birliği aynı zamanda Türkiye ve Suriye ilişkileri açısından da ancak bildiğimiz üzere Suriye'de henüz sağlanmış bir istikrarın olmadığı, her an çatışmaların olduğu veya çatışmaların cereyan edeceği bir ortam da söz konusu. Şimdi, bu ortam içerisinde bu hastaneye, diyelim ki Şam ve Halep'te yapılan hastaneye Kamışlı'dan giden bir vatandaşın o geçiş sürecinde bile esasında birçok aslında güvenlik meselesinin cereyan edeceği bir durum söz konusu. Ancak benim hem bir iki sorum var hem de protokolün içeriğine dair biraz genişletilmesi gerektiğini düşündüğümüz, geliştirilmesi gerektiğini düşündüğümüz bazı noktalar var.
Madde 5'teki bu "Türkiye tarafının hak ve yükümlülükleri" kısmındaki 80 milyon dolar tahsis edilen noktada... Şimdi, burada denetleme yetkisine dair bir şey, çok açık bir şey göremiyoruz. Bu sadece, baktığım, anladığım kadarıyla tarafların oluşturduğu ortak bir komite tarafından olacak ancak burada işte, TBMM'nin denetleme rolünün ne olacağı, kamuoyunun bu sürece dair bilgilendirilmesinin nasıl yapılacağı, bağımsız bir mali denetimin olması meselesi ve uluslararası denetim mekanizmalarının nasıl olacağı noktasında herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır ve bunların önemli olduğunu, bu hususların önemli olduğunu ve uzun vadede açıkçası protokolün, hani sonrasında çıkacak birçok pürüzün de önünü keseceğini düşünüyoruz.
Aynı zamanda, savaş nedeniyle zarar gören sağlık altyapısının zaten yeniden işler hâle getirilmesi bakımından, dediğim gibi önemli bir iş birliği modeli ortaya koymaktadır ancak sağlık hizmetlerinin evrensel insan hakları ilkesi doğrultusunda yürütülebilmesi için şu önerilerimiz olacak protokolün detaylarına, içeriğine dair: Sağlık hizmetlerinden ayrım gözetmeksizin yararlanılacağının güvence altına alınması, hasta hakları ve kişisel verilerin korunmasına ilişkin açık düzenlemelerin yapılması -bir düzenleme var ama çok açık bir düzenleme değil- bağımsız mali ve idari denetim mekanizmalarının oluşturulması, kaynak kullanımında şeffaflığın sağlanması, yerel sağlık otoriteleri ile sivil toplumun karar süreçlerine katılımının güvence altına alınması ve uluslararası insan hakları ve insancıl hukuk standartlarına açık atıf yapılması noktasında geliştirilmeye açık hükümleri içermesi gerektiğini düşünüyoruz.
Bir sorum da olacak: Bu sağlık hizmetleri oraya gidecek yani o sağlık hizmetlerinden faydalanacak halka dair hangi dillerde hizmet verilecek, bunu da sormak istiyorum.
Teşekkürler.
BAŞKAN FUAT OKTAY - Buyurun lütfen.
SAĞLIK BAKANLIĞI KAMU HASTANELERİ GENEL MÜDÜRÜ MUHAMMED EMİN DEMİRKOL - Teşekkür ediyorum.
Burayla ilgili hem Sayın Bakanımızla hem de Bakan Yardımcımızla beraber Suriye'deki bu hastaneyi görmeye gittik ve ayrıntılı bir şekilde orada analizlerimizi yaptık. Genel müdürlük olarak da Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğüne bağlı hizmet veren bir hastane. Gerçekten içerisindeki sayılara baktığımız zaman tüm Suriye'den vatandaşların, Suriye vatandaşlarının geldiği bir yapıyı sistemde görüyoruz.
Aynı zamanda Suriye'nin kalp damar cerrahisi, tek önemli kalp damar cerrahisi hastanesi olarak hastane yazılımının da aynı Türkiye'deki gibi Hastane Bilgi Yönetim Sistemi olarak kurulduğunu, laboratuvardan hastanın geldiği acile ve ameliyatına kadar olan süreçlerin dijital olarak takip edildiğini ifade etmek isterim. Şu anda acil serviste 2026'nın sadece beş aylık döneminde 12 binin üstünde hasta bakıldığı, 20 bine yakın poliklinik hastası ve 2 bine yakın yatan hastası olduğu ortada.
Burada, özellikle orada da gördüğümüz tüm yerel diller açısından da buna hizmet verecek tercümanlarıyla ve bizim de zaten buradan gönderdiğimiz başhekimimiz de hem oranın da yerel diliyle hem de Türkçe de organizasyonun içerisinde planlıyor. Buradan gönderirken de gönderdiğimiz sağlık personellerinin bu dil anlamında da yeterliliklerine bakılmakta. Eğer imkân varsa onu da sağlamaya çalışıyoruz ama orada tercümanlar var ve bu konuda yerel halkın gittiğimizde memnuniyetini de gördük.
Tabii, güvence olarak da hem Nijer'de hem Bangladeş'te yapmış olduğumuz insani yardım hastanelerinde ikili iş birliği kapsamında yapılmış tüm işlerde olduğu gibi bugüne kadar yürütüldüğü şekilde burada İMİK'le yürütülüyor ve hasta hakları anlamında da hem bizim Türkiye'de, hastanelerimizde uygulanan kişisel verilerin korunması kapsamındaki tüm hizmetler orada etkin bir şekilde verilmekte.