KOMİSYON KONUŞMASI

ŞENOL SUNAT (Manisa) - Teşekkürler.

Değerli milletvekilleri, bu kanun teklifinde PKK'nın silah bırakmasının tespit edilmesi şartına bağlanarak örgüt kurucuları, örgüt yöneticileri, örgüt üyeleri, örgüte yardım edenler, örgüt propagandası yapanlar ve örgüt faaliyeti kapsamında suç işleyen kişiler hakkında soruşturmaların, kovuşturmaların ve infazların ertelenmesi öngörülmektedir. Bu teklif, tabii, fiilen -daha önce de söyledim- bir af mekanizması kurmaktadır üstelik bazı kişiler bakımından bu şartlı affın genel af sonucunu da doğurmasının önü açılmaktadır.

Şimdi, bu teklifte oluşturulan kurulun talebi üzerine infaz hâkimi denetim süresi dolmadan bazı kişilerin kamu görevine girmesine karar verebilecektir.

Sayın Genel Müdürüm, özellikle size sormak istiyorum: Şimdi, Anayasa’nın 9'uncu maddesine göre yargı yetkisi bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılır bildiğiniz gibi. 138'inci maddesi hiçbir organın mahkemelere emir, talimat, tavsiye veya telkinde bulunamayacağını düzenler. Şimdi, bu kurul infaz hâkimliğine veya mahkemelere de tavsiyelerde bulunuyor. Kim bu kurul? Adalet, Dışişleri, İçişleri, Millî Savunma Bakanları, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanı ve Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği yani yürütme. Şimdi, tabii, kuvvetler ayrılığına aykırı olduğunu ifade etmek için söylüyorum. Bu kurul, bu infaz hâkimi denetim süresi dolmadan dahi bazı kişilerin kamu görevine girmesine karar verecekler. Bu aslında bu maddelere, Anayasa’nın hem 9'uncu maddesine hem de 138'inci maddesine aykırı. Mahkûmiyet devam ederken mahkûmiyetin doğurduğu sonuçlar ortadan kalkabilecek yani istediklerine kaldıracaklar, istediklerine kaldırmayacaklar. Ya, bu, ceza hukukunda alışılmış bir sistem midir Sayın Genel Müdür?

Teklifin ikinci büyük problemi örgüt yöneticileri bakımından ortaya çıkmaktadır. Bugün Kandil'de yıllardır örgütü yöneten kişiler hakkında Türkiye'de henüz soruşturma açılmamış olanlar bulunmaktadır. Teklif aynen kabul edildiğinde haklarında soruşturma bulunmayan bu kişiler haklarında herhangi bir soruşturma açılmaksızın, herhangi bir hak yoksunluğuna uğramaksızın serbest kalabilecek hatta seçilebilecek hatta atanabileceklerdir. Bu durum hukuk devleti açısından izaha muhtaç değil midir? Teklif yalnızca kasten öldürme suçunu kapsam dışında bırakmaktadır. Peki insanları ömür boyu sakat bırakan saldırılar, kamu görevlilerini kaçırıp aylarca rehin tutanlar, eziyet suçları, silahlı terör faaliyetleri sırasında işlenen diğer ağır suçlar, narkoterör suçları, insan kaçakçılığı, bu suçların önemli bir kısmı teklif kapsamında soruşturulmadan ertelenebilecektir. Üstelik örgüt yöneticilerinin bu suçlara iştirak edip etmediği araştırılmadan soruşturmaların ertelenebilmesi mümkündür. Ceza muhakemesinin en temel amacı maddi gerçeğe ulaşmaktır, bu teklif ise maddi gerçeğe ulaşmayı daha en başından durdurmaktadır.

Teklifin bir başka önemli sorunu soruşturma açılmasını dahi oluşturulan Kurulun iznine bağlamasıdır. Türkiye'de suç soruşturması kim yürütür? Size soruyorum, ben cumhuriyet savcısı diye biliyorum, belki de ben yanılıyorum. Savcı Anayasa ve kanun adına hareket eder fakat bu teklif bazı suçlar bakımından savcıyı idari bir Kurulun iznine bağlı hâle getirmektedir; bu, yalnızca ceza muhakemesi açısından değil kuvvetler ayrılığı ilkesi bakımından da son derece tartışmalıdır.

Teklifte ayrıca "Soruşturma ve kovuşturmadan doğan hak yoksunluklarının bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılması..." şeklinde hukuk sistemimizde karşılığı bulunmayan son derece muğlak bir ifadeye yer verilmiştir. Bu hükmün nasıl uygulanacağı belli değildir. Hangi hak yoksunluğu, hangi usulle, kim karar verecek, ne kadar süreyle? Teklif bu soruların hiçbirine cevap vermemektedir. Kanunlar öngörülebilmek, öngörülebilir olmak zorunda değil midir? PKK'nın yıllardır oluşturduğu mal varlığının akıbetine ilişkin tek bir düzenleme bulunmamaktadır. Örgütün ekonomik yapısı, finans kaynakları, elde ettiği mal varlığı, bunların tasfiyesi, teklif bunların hiçbirini düzenlemiyor. Silahın bırakılması konuşulurken terörün finansmanını tamamen görmezden gelinmektedir.

Değerli milletvekilleri, bu kanun teklifini değerlendirirken sadece -siyasi hedeflerine şimdi girmiyorum, genel konuşmamda girdim- hukuk düzenine ne getireceğini bakmak zorundayız. Bu teklif ceza hukukunda belirsizlik oluşturmaktadır, ceza muhakemesi sistemini değiştirmektedir, savcılık makamının yetkisini idari kurullara devretmektedir. Kanun yapma tekniği bakımından ise ciddi çelişkiler ve belirsizlikler içermektedir. Hukuk devleti iyi niyetle değil açık kurallarla yapılır. Devletin terörle mücadelesi de hukuk içinde yürütülür. Bu teklif uygulamada kaos yaratır sayın milletvekilleri. O yüzden, Anayasa’nın 2'nci, 6'ncı, 7'nci, 8'inci, 9'uncu, 10'uncu, 11'inci, 36'ncı, 38'inci, 40'ıncı, 76'ncı, 87'nci 125'inci ve 138'inci maddelerine aykırı olduğu için bu madde çekilmelidir.

Teşekkür ediyorum.