| Komisyon Adı | : | ADALET KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 07 .08.2026 |
CAHİT ÖZKAN (Denizli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, kıymetli hazırun, kıymetli hocalarım; sizleri saygıyla sevgiyle selamlıyorum.
Milletimiz için, milletimizin maşerî vicdanının bir tecellisi olarak, devlet aklıyla ülkemizin belki son iki yüz yıldan beri büyük bir arayış içerisinde ülkemizde, bölgemizde ve bütün dünyada yeniden adaletin, refahın, kalkınmanın bir merkezi olma iddiamızın tecellisi olarak bugün bir araya geldik. Elbette, tarihî bir sorumluluğumuz var. Bugün burada, hepimiz aynı gemide bulunan, aynı hedefe yürüyen, milletimizin maşerî vicdanının bir tecellisi olarak görüşlerimizi tüm farklılıklarımızla beraber ortaya serdettik, ortaya koyduk. Şu anki hazırunun fotoğrafını bundan beş yüz yıl sonra birileri alsa, fotoğrafa baksa -diyecekler ki- vaktiyle Türkiye Cumhuriyeti'nde yaşanan acıların, sıkıntıların tarihin tozlu raflarına gönderildiği ve milletin ulusal birliğinin tesis ve tescil edildiği, kendi ülkesindeki huzuru, refahı ve adalet anlayışını, hak ve özgürlükleri bölgesinde ve bütün dünyada hâkim, egemen kıldığı o büyük dönüşüm istikametinde tarihî kararı alan kadrolar olarak bakacaklar ve bu kadrolara bakarken inanın, burada, yasanın lehinde ya da aleyhinde, hangi fikir serdedilmişse serdedilmiş olsun, her birimizi ülkenin ve milletin aydınlık yarınları için tarihî karara imza atan kadrolar olarak anacaklar.
Kıymetli hazırun, değerli milletvekilleri; tabii, bugün burada fikirlerimizi sunarken aynı zamanda tarih, zaman, mekân nezdinde, necip ve asil milletimizin aydınlık yarınlar istikametinde elimizi vicdanımıza koyarak karar veriyoruz ve tabii, bu kararı aldığımız zaman sonuçları yaşanırken milletimiz büyük bir refah içerisinde, aydınlık yarınlara doğru gençlerimizin adalet ve barış içerisinde dünya gençliğiyle en güçlü şekilde rekabet ettiği günleri yaşarken belki aleyhte oy verenler de kendi çevrelerinde buradaki haklı fikirlerini, haklı gördükleri fikirleri yapıcı anlamda değerlendirdiklerini ifade ederek buradaki kararlardan payidar olma gayreti içerisinde olacaklar. Şu anda milletimize gariban ifadesini asla yakıştıramayız, milletimiz necip ve asil millettir. Yani binlerce yıl geçmişe dayanan, tarihin bütün güzelliklerini, medeniyet anlayışının taşıyıcısı olan aziz milletimiz her daim, her türlü sıkıntıdan çıkış yolunu bulmuştur.
YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Bursa) - Asgari ücret Asya sınırının altında.
CAHİT ÖZKAN (Denizli) - Ve burada da bu iradesinin bir tecellisi olarak biz milletvekillerini seçmiş ve buraya göndermiş. Bakınız, çocuk olsa "Sıkıntıya girdiğimde babam bakar." der. Bir fabrikada çalışıyor olsa "Patron düşünsün." der ama milletimizin temsilcileri olarak bizler milletvekilleri olarak bu yüce Parlamento çatısı altında başka kapıya gidip asla çözüm arayamayız. Parlamento, Türkiye Büyük Millet Meclisi çözümün merkezidir, çözümün adresidir.
YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Bursa) - İmralı'ya niye gittiniz o zaman?
CAHİT ÖZKAN (Denizli) - Biraz önce, Yücel Bulut Bey Milletvekilimizin bütün ayrıntısıyla dercettiği ve tarihimizde benzer süreçlerden çıkış aramak için yaptığımız düzenlemelerin karşısında gördüğümüz gibi sıkıntılı süreçlerden geçmişte nasıl çıkmışsak bugün yine, yeniden aynı anlayışla çıkacağımıza inanıyoruz. Bu anlamda, tabii, gelinen noktaya kolay gelinmedi. Bugün burada, Cizre'de, Gabar'da, ülkemizin bütün vilayetlerinde, şehirlerinde, meydanlarında, insanımız huzur içerisinde yürüyorsa aslında biz, yaptığımız çalışmaların sonuçlarını almak için buraya geldik. Yani bundan yirmi beş yıl önce, tam çeyrek asır evvel Cumhurbaşkanımız liderliğinde, AK PARTİ olarak kurulduğumuzda bakınız, partimizin programında ne yazıyor ve bugün, burada yaptığımız çalışmalarda da son yirmi beş yıllık süreci nasıl özetlemişiz.
YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Bursa) - 3Y ile mücadele yazıyor.
CAHİT ÖZKAN (Denizli) - Sayın Cumhurbaşkanımız diyor ki, parti programımızdaki ifadeler: "Kimimiz Güneydoğu, kimimiz Kürt, kimimiz terör sorunu dediğimiz olay maalesef bir Türkiye gerçeğidir. Partimiz, bu sorunun toplum hayatımızda neden olduğu olumsuzlukların bilinciyle bölge halkının mutluluğunu, refahını, hak ve özgürlüklerini gözeten, Türkiye'nin bütünlüğünü ve üniter devlet yapısıyla birlikte bölgeyi tehdit eden terörün önlenmesinde zaaf yaratmayacak bir şekilde kalıcı, tüm toplumun duyarlılıklarına saygılı, etkili ve sorunları kökünden çözmeye yönelik bir politika izleyerek çözecektir." İşte, tam da bugün buraya geldik, çözecektir. Hasılıvelkelam, bölge halkımızın, ülkemizin dört bir tarafında ekonomik verileri anlatmaya gerek yok, 26 milyar dolardan 397 milyar dolar mal ve hizmet ihracına yani ülkemizin dört bir tarafında vatandaşımızın payidar olduğu refah artışı. Diğer tarafta, Sayın Başkanımız, eski Adalet Bakanımız Abdülhamit Gül beyefendinin de ayrıntılarıyla ifade ettiği, çeyrek asırda hak ve özgürlükler, demokratikleşme alanında yaptığımız reformlar, çileli, zahmetli, zor ve uzun yollardan geçerek bunları hayata geçirdik ve tabii, bunların tamamını yaptıktan sonra ülke ve millet kucaklaşmasının, ulusal birliğinin, Sayın Bayhan'ın ifade ettiği, ulus tanımı yaptı, bir de ulusal birlik var; ulusal birlik tanımlanabilen, ölçülebilen bir kavramdır.
SELCAN TAŞCI (Tekirdağ) - Ya, siz FETÖ'nun kumpaslarına da demokrasi diyorsunuz Cahit Bey, yapmayın!
CAHİT ÖZKAN (Denizli) - Yani tasada, sevinçle bir olan, geçmişte birlikte yaşamış, gelecekte de birlikte yaşama arzusu içerisinde olan...
SELCAN TAŞCI (Tekirdağ) - FETÖ'nün kumpaslarına demokrasi diyordunuz ya!
CAHİT ÖZKAN (Denizli) - Birbirinin kırmızı çizgilerini bilen, birbirinin değerlerine saygılı...
SELCAN TAŞCI (Tekirdağ) - Demokrasiden ne anladığınızı biliyoruz.
CAHİT ÖZKAN (Denizli) - İnancına, fikirlerine, düşüncelerine, dünya görüşüne saygıyla, birlikte yaşama iradesini ortaya koyan aziz milletimizin ulusal birliğini, inşallah tescil ve teyit edeceğiz.
BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Değerli arkadaşlar, uğultu var, lütfen hatibi dinleyelim.
CAHİT ÖZKAN (Denizli) - Bu anlamda, hazırunun da ifade ettiği gibi, tabii, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, partimizin ve Cumhur İttifakı'nın kararlılığıyla, Türkiye Yüzyılı'nın bir ideali olan terörsüz Türkiye hedefini gerçekleştirmek için ortaya koyduğumuz bu yaklaşım bir devlet politikası hâline gelmiş, milletimizin maşerî vicdanında teveccüh görmüş ve bugün cumhuriyet tarihimizin veya Parlamento tarihimizin hiçbir döneminde olmayacak kadar büyük bir teklif imza sayısıyla birlikte hamdolsun Genel Kurulumuza ve Komisyonumuza geliyor. Bu Komisyonda da bütün fikirler tartışıldı ve tartışılan bu fikirleri 2 ana başlıkta toplamak mümkün. Bir tanesi kanunun esbabımucibesi, rasyosu, gerekçesi, nedir bu, nereden geldik, nereye gidiyoruz? Bugüne kadar yapılan bu sürece ilişkin çalışmalar, bugüne kadar yapılan çalışmalarda devlet millet adına bu kadrolar, buralarda çalışan geçmiş siyasilerin ödediği bedeller, bunlardan çıkardığımız dersle ortaya koyduğumuz bir rasyo var.
Bir diğer mesele de -işte hocalarımız da burada- yapılan düzenlemenin Anayasa, Ceza Kanunu, Ceza İnfaz, ceza yargılaması hukuku açısından karşılığı ve bunun Türk hukuk tarihî açısından hukuki niteliğiyle ilgili tartışmalar. Bunları yapıyoruz. Bakınız, şu anda bunların hepsini müsaade ederseniz anlatalım. Öncelikle şunu ifade edelim: Arkadaşlar, bakın, şu anda 1970'lerle, 60'larla yaşadığımız müzakere ve çatışma sürecinden çok farklı. Buraya gelirken herkes hazırlıklarını tamamen fikren, zihnen, tarihsel ve medeniyet birikimimizin ışığında burada paylaşmak için hazırlığını yapmış, gelmiş, güzel. Burada hiçbir tartışma da fiziki kavganın olmadığı, herkesin kendi fikrî değerlerine ve kabiliyetine güvenerek, dayanarak fikirlerinde dercetti. Bakınız, şu anda buradaki tartışma zeminindeki barış ortamı, müzakere, barikai hakikat müsademei efkardan tezahür eder anlayışıyla hakikat güneşini ortaya çıkarmaya matuf bütün fikirler değerli. Burada eleştirilerin de çok kıymetli olduğunu düşünüyorum çünkü kanunun içeriğinde izleme, gözleme ve bu noktada yapılacak bir eksikliğe, bir hataya mahal verilmemesi açısından değerli fikirler olarak görüyoruz ama yasanın içerisinde var. Bu anlamda inanın hesap verme niteliğinde makamında olsaydı bugün burada aleyhte fikir edenler de inanın iktidar da burada millet adına sorumluluğu yerine getirecek ve milletimizin aydınlık yarınlarının hayallerini ve hedeflerini gerçekleştirme sorumluluğu içerisinde olmuş olsaydık bugün burada aynı düzenlemeyi getirmek zorundaydınız.
SELCAN TAŞCI (Tekirdağ) - "Mecbur kaldık." mı diyorsunuz?
CAHİT ÖZKAN (Denizli) - Hiç düşünülmedi mi acaba?
SELCAN TAŞCI (Tekirdağ) - Ne mecbur etti sizi Cahit Bey? "Mecbur kaldık." itirafında bulunuyorsunuz ya!
CAHİT ÖZKAN (Denizli) - Yahu burada 367 milletvekili, bütün siyasi partilerden farklı farklı milletvekilleri...
SELCAN TAŞCI (Tekirdağ) - "Mecbur kaldık." itirafında bulunuyorsunuz! Ne mecbur etti sizi?
CAHİT ÖZKAN (Denizli) - ...farklı illerden acaba ne oldu, nasıl oldu da imzacı oldu? "Sadece oy vereceğim." demiyor. "Ben tarih ve zaman nezdinde...
SELCAN TAŞCI (Tekirdağ) - İtirafınız tarihe geçti!
CAHİT ÖZKAN (Denizli) - ...gelecekte bu yasayı destekliyorum." diyor.
SELCAN TAŞCI (Tekirdağ) - "Zorunda kaldık." diyorsunuz!
CAHİT ÖZKAN (Denizli) - Demek oluyor ki bu yasa milletimizin mahşerî vicdanının eseridir. Milletimizin aydınlık yarınlarını...
SELCAN TAŞCI (Tekirdağ) - "Zorunda kalırsınız." diyorsunuz, "Zorunda kaldık." diyorsunuz yani!
CAHİT ÖZKAN (Denizli) - ...demokratik hukuk düzenimizin güçlenmesini, ulusal birliğimizin tahkim edilmesini, ülkemizin bölgesinde ve dünyada tarihin parlak sayfalarında olduğu gibi yeniden bir güneş gibi parıldatacak...
RIDVAN UZ (Çanakkale) - Böyle süslü laflara gerek yok! FETÖ kandırmıştı seni, şimdi Apo kandırıyor kardeş!
CAHİT ÖZKAN (Denizli) - ...bir anlayışla hazırlandığının altını çizmek lazım.
Şimdi, kıymetli hazırun, kısaca da meselenin hukuki içeriğiyle ilgili...
YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Bursa) - PKK'lılar çıkacak mı sonuçta?
CAHİT ÖZKAN (Denizli) - ...meseleyi sizlerle paylaşmak isterim. Öncelikle bu düzenleme Anayasa'ya uygun, her şeyden önce cumhuriyet tarihimizde...
BURHANETTİN KOCAMAZ (Mersin) - Size göre, size göre! Size göre uygun!
SELCAN TAŞCI (Tekirdağ) - Hiç okumamışsın o zaman!
BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Sayın Özkan, devam edin. Yalnız toparlayalım.
BURHANETTİN KOCAMAZ (Mersin) - Önce İmralı'ya onaylatıyorsunuz, getiriyorsunuz "Anayasa'ya uygun." diyorsunuz ya!
SELCAN TAŞCI (Tekirdağ) - Size göre FETÖ kumpasları da uygundu Anayasa'ya, yasalara!
CAHİT ÖZKAN (Denizli) - Başkanım...
BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Sayın Özkan, devam edin siz.
SELCAN TAŞCI (Tekirdağ) - Çok hukukiydi, çok adildi!
CAHİT ÖZKAN (Denizli) - Müsaade ederseniz bitiriyorum.
BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Toparlayalım.
CAHİT ÖZKAN (Denizli) - Sayın Başkanım, öncelikle cumhuriyet tarihimizde ilk kez bir infaz düzenlemesi yapmıyoruz. Buna benzer düzenlemeler yapıldı, bu da tarihimizdeki 10'uncu düzenlemedir. Bu düzenleme Parlamentonun egemenlik hakkı çerçevesinde, biz egemen olarak Parlamentoda yasa yaparken bu yasanın çerçevesi infaz düzenlemesine bağlı değiliz, Ceza Kanunu'na değil, Ceza İnfaz Kanunu da değil. Nedir? Anayasa'ya uygunluk. Biz burada Anayasa'ya aykırı olmadığını ve bir af niteliğinde olmadığını... Her şeyden önce bu yasadan yararlanacak -belki bu yasa olmasaydı hiçbir zaman da bir mahkemenin önüne çıkma ihtimali de olmayabilirdi- gelecek, Türkiye Cumhuriyeti devletinin otoritesine "Ben bu yasadan yararlanmak istiyorum." diyecek ve ceza hukuku çerçevesinde ceza hukukunun, yargılamanın amacı nedir? Bu amaçları gerçekleştirebilecek bir anlayışla hukuk düzeni işleyecek. Ceza hukukunda tartışılır -hocalarımızın alanına giriyoruz- ceza yargılamasının amacı nedir? Birisi der ki: "Öç almak." Birisi "Bozulan kamu düzenini yeniden inşa etmek." Birisi "Islah etmek." Bir diğeri "Topluma kazandırmak." İşte, bunların her birinin içerisinde yer aldığı düzenlemeyle beraberiz yani açık havada nasıl toplumla, hukuk düzeniyle barışık bir şekilde, hukuk düzenini ihlal etmeden, cezaevinde olduğu gibi geçirdiği takdirde artık onunla ilgili bir erteleme süresi dolacak ve bu çerçevede infazını da gerçekleştirmiş olacaksınız yani ceza hukukunun amaçları tüm çerçevesiyle burada tecelli etmiş olacaktır. Bu anlamda, takip, izleme, ceza yargılamasının amacı ve geçmiş yapmış olduğumuz infaz düzenlemeleri dikkate alındığında hukuki olarak vatandaşımızın arzusu olan, milletimizin beklentilerine cevap verecek, ülkemizin huzurunu, refahını, özgürlük ve demokrasi anlayışını güçlendirecek bir yasal düzenlemeyle beraberiz.
Tabii, bu yasal düzenlemeye biraz önce -ki bunu bir Parlamento üzerinde vesayet olarak değerlendiririz- 1980 darbecilerinin geçici 15'inci madde düzenlemesi gibi bir anlayışla meseleye yaklaşılması da asla hukuki değildir.
HASAN TOKTAŞ (Bursa) - Tam da öyle! Tam da öyle! Darbeci generalleri hatırlatıyorsunuz! Tam da öyle! İyi ki hatırlattın!
CAHİT ÖZKAN (Denizli) - Parlamentonun, demokrasinin ve yapmış olduğumuz temsil vazifesinin karşısında bir anlayıştır; bunu doğru bulmayız. Necip ve asil milletimizin talebi olan bu hukuk düzenlemesini vatandaşlarımızın huzur ve güvenliği için geçmiş düzenlemelerden de ilham alarak hukuk düzenimize kazandırıyoruz ve inşallah, bunun semerelerini, bunun ortaya çıkaracağı başarıları ve hedeflerini de hep beraber yaşayacağımıza inanıyorum.
Bütün hazıruna sürece vermiş oldukları destek için teşekkür ediyorum.
Saygılar sunuyorum.