| Komisyon Adı | : | ADALET KOMİSYONU |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 07 .08.2026 |
DİLAN KUNT AYAN (Şanlıurfa) - Teşekkür ederim.
Sayın Başkan, Değerli Komisyon üyeleri, kıymetli bakanlık bürokratları ve hocalarımız; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Sözlerime bu coğrafyada yaşanan tüm acıların, kayıpların ve yaşamlarını barış, eşitlik ve özgürlük yoluna vakfedenlerin hatırasını saygıyla anarak başlamak istiyorum. Geçen sene aramızdan ayrılan sevgili Sırrı Süreyya Önder olmak üzere, bu sürecin ilerlemesi için emeği geçen tüm süreç yürütücülerine teşekkür ederiz. Bu coğrafyada Kürt halkı ile Türk halkı arasında bin yıllık kardeşlik ve kader birliği vardır. Son yüzyılda yanlış politikalar, ayrımcılıklar, katliamlar ve sürgünler bu bağı zedelemiş olsa da hiçbir zaman koparamamıştır ve koparamayacaktır. Çünkü bu bağ halkların ortak iradesine, ortak acıya ve ortak umuda dayanır. Kürt sorunu bir demokrasi sorunudur. Kürt sorununu reddetmek, inkâr etmek, yok saymak ya da güvenlikçi politikalarla yönetmeye devam etmek Türkiye haklarına yalnızca acı, zarar ve kayıp getirmiştir. Baskı ve inkâr hiçbir zaman çözüm olmamıştır, olamaz da. Bugün ise silahların sustuğu, çatışmaların kalıcı bir şekilde sona erdiği, güvenlikçi politikaların yerini hukukun ve siyasetin aldığı tarihî bir eşikteyiz; bu, kök yasanın başlangıç yasası olacaktır. Bu kökten demokrasi ve barış yolunda dallanıp budaklanacak yeni demokratikleşme adımları doğacaktır. Kök yasa yaptığı teknik düzene düzenlemelerden çok daha fazlasıdır, siyasetle ve hukukla bu meselenin çözülmesini hedefleyen bir irade beyanıdır, anahtardır, arkasında milyonların barışa, eşitliğe, özgürlüğe ve demokrasiye duyduğu derin özlem, umut ve güven vardır. Tam da bu yüzden bütün katılımcıların, bütün tarafların ve toplumun tüm kesimlerinin karşılıklı hassasiyeti, saygı ve diyaloğu anlamlı ve kıymetlidir. Uzun erimli bir yolun başlangıcındayız. Bu yolu hep birlikte başarıya ulaştırma sorumluluğumuzu unutmadan, atılan bu ilk adımın tüm halklarımız için hayırlı olmasını temenni ediyoruz. Bu kanun teklifi yalnızca teknik düzenlemelerden ibaret değildir. Teklif, çatışma döneminden demokratik siyaset zeminine geçişi düzenleyen bir geçiş hukuku çerçevesidir, aynı zamanda barış ve demokratik toplum hedefine istikametimiz olan herkes için barış hukuku yöneliminin ifadesidir.
Değerli arkadaşlar, kanun kapsamında oluşturulacak uygulama ve koordinasyon mekanizmalarının demokratik meşruiyetinin ve toplumsal kapsayıcılığının güvence altına alınması ancak kadınların iradesinin de bu sürece eşit ve tam katılımıyla mümkün kılınacaktır. Kadınlar çatışma süreçlerinden en fazla etkilenen kesimlerden biri olmasının ötesinde barışın kurulması ve toplumsal uzlaşının inşasında asli öznedir. Kadınların karar alma mekanizmalarına etkin katılımı yalnızca bir eşit temsiliyet meselesi değildir; süreçlerin kalıcılığının, toplumsallaşmasının ve başarıya ulaşmasının temel koşullarından biridir. Bu noktaya gelinmesinde nasıl ki kadınların mücadelesi, emeği ve kararlılığı etkili olmuşsa bundan sonrası için de barışın inşasında kadınların kurucu özneliği bizim için vazgeçilmezdir. Bu nedenle, 7'nci maddenin birinci fıkrasının sonuna "Alt komisyonların oluşturulmasında kadın temsiliyeti gözetilir." cümlesinin eklenmesini ve ayrıca, toplumsal bütünleşmenin sağlanması, demokratik entegrasyon geçiş sürecinin ilerlemesi ile bundan sonra hazırlanacak yasal düzenlemelerin kadınların ihtiyaç, deneyim ve talepleri doğrultusunda şekillenebilmesi amacıyla kadın özgün bir alt komisyonun kurulmasını önemsiyoruz.
Sayın Başkan, değerli Komisyon üyeleri; yasanın uygulanmaya başlamasından itibaren ortaya çıkabilecek risk ve sorunları daha bu aşamada çözmeye çalışmak bu Komisyonun asli sorumluluğudur. Bu bağlamda, 4'üncü maddeyi ele aldığımızda, madde gerekçesinde açık olarak düzenlenmiş bir hususun madde lafzında yer almaması yasa uygulayıcıları açısından muğlaklık yaratma riski taşımaktadır. Örneğin, ilk derece mahkemesince beraat kararı verilen ve istinaf incelemesinde bulunulan bir dosyada gerekçeye göre bölge adliye mahkemesinin beraat kararını esastan inceleyerek onaması gerekirken mevcut madde metni lafzi yorumlandığında "Bozma kararı verir." hükmü nedeniyle beraat kararının teknik bir bozmayla kaldırılarak dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi ve burada erteleme kararı verilmesi durumunda kanunun amacına aykırı bir durum meydana gelebilir. Bu nedenle, maddenin güçlendirilmesi ve kuvvetlendirilmesi, yine, kamuoyunda spekülasyonlara mahal vermemesi adına aşağıdaki değişikliklerden birinin yapılması kanunilik ilkesi ve uygulama birliğinin sağlanması bakımından gereklidir. Teklifin 4'üncü maddesinin ikinci fıkrasının 3'üncü madde uyarınca erteleme kararı verilecek suçlularla ilgili olarak istinaf veya temyiz kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalar hakkında sadece erteleme için bozma kararı verilir." "Bozma üzerine sanık lehine olan hukuki duruma göre ilk derece mahkemesince karar verir." şeklinde değiştirilmesi veya teklifin 4'üncü maddesinin (3)'üncü fıkrasına olmak üzere "Devam eden soruşturma ve kovuşturmalarda erteleme kararı, kapsam değerlendirmesi, sanık lehine sonuç doğuran hukuki nitelendirme esas alınarak yapılır. İddianame sevk vasfı, yerel mahkeme karar vasfı ile istinaf kararındaki sevk vasfındaki sanık lehine olan hukuki durum uygulanır." şeklinde ekleme yapılmasını öneriyoruz.
Son olarak, barış, eşitlik ve demokratik toplum yolunda atılan her adım halkların ortak iradesiyle anlam kazanır. Bu iradeyi güçlendirmek, eksiklikleri gidermek ve hukuku adaletle buluşturmak hepimizin sorumluluğudur. Yolumuz açık olsun. Komisyonu saygıyla selamlıyorum.