KOMİSYON KONUŞMASI

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Teşekkür ediyorum.

Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri, çok değerli misafirler, basın mensupları, kurumların çok değerli temsilcileri; ülkemizin ve milletimizin geleceğini prangalardan kurtaracak, toplumsal huzurumuzu ve millî birliğimizi tahkim edecek Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'ni görüşmek üzere bir aradayız.

ŞENOL SUNAT (Manisa) - Koltuğu korumak için mi?

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Kanun teklifimiz hakkında AK PARTİ Grubumuz adına söz almış bulunmaktayım. Hepinizi saygıyla, sevgiyle, muhabbetle selamlıyorum.

ŞENOL SUNAT (Manisa) - Koltuk koruma yasası.

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Teklifimizin ülkemiz için hayırlara vesile olmasını, Türkiye'nin huzuru, güvenliği, refahı ve müreffeh yarınları için bir fırsat penceresi açmasını diliyorum.

Sözlerimin başında, aziz vatanımız uğruna fedayı can eden aziz şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Gazilerimize, tüm güvenlik güçlerimize, güvenlik kuvvetlerimize de şükranlarımı sunuyorum. Bugün yastığa huzur içerisinde baş koyuyorsak onların aziz fedakârlıkları sayesindedir. Biz biliyoruz ki terörsüz Türkiye şehit ve gazilerimizin eseridir.

SELCAN TAŞCI (Tekirdağ) - Hakaret etmeyin şehitlerimize ya.

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Bizim mücadelemiz onların emanetini sonuna kadar muhafaza etmektir.

YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Bursa) - O yüzden katillerini affedelim...

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Ortak acılarımızı ortak bir umuda dönüştürürken şehitlerimizin aziz hatırasını her zaman baş tacı ederek, gazilerimizin kardeşlik iradesini millî bütünlüğümüzün sarsılmaz teminatı olarak koruyacağız.

SELCAN TAŞCI (Tekirdağ) - Ayaklar altına alarak...

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Değerli milletvekilleri, bugün önemli bir kanunu ve süreci konuşuyoruz. Terörsüz Türkiye'yle yüz yıllık cumhuriyetimizin yarım asrına pranga vuran terörün ortadan kalktığı bir süreci inşa ediyoruz.

YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Bursa) - Pranga vuranları ödüllendirerek.

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - On yıllardır ülkemizin enerjisini ve kaynaklarını sömüren...

ŞENOL SUNAT (Manisa) - Unutmadık hendeği.

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - ...kalkınma ufkumuzu daraltan terör vesayeti bugün bütünüyle tasfiye edilme aşamasına gelmiştir. Terör ve silahlı şiddet sadece canlarımıza kastetmemiş, aynı zamanda demokratik işleyişi, sivil toplumu ve yerel kalkınmamızı sekteye uğratmıştır. Bu yasayla silahlar susacak, demokrasi ve adalet güçlenecektir.

Bu süreç bir pazarlık ya da al ver sürecinin neticesinde ortaya çıkmamıştır.

ŞENOL SUNAT (Manisa) - Nasıl değil ya? Pazarlık işte!

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Toplumumuzun tamamen beklentisiyle başlatılmıştır.

AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Niye habire İmralı'ya...

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Silahların sustuğu bir sürecin akabinde bölgemizde de huzurun teminatı elbette Türkiye olacaktır.

Değerli arkadaşlar, kıymetli milletvekilleri; Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'miz 5 Ağustos Çarşamba günü Meclis Başkanlığımıza sunulmuştur. Özellikle belirtmek isterim ki kanun teklifimizi 367 milletvekili arkadaşımız imzalamıştır.

ŞENOL SUNAT (Manisa) - Torunlara miras...

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - 367 milletvekili arkadaşımız millî dayanışma için, toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesi için çok önemli bir kanuna destekle yazılı olarak imza atmışlardır. Teklife atılan imza sayısı ve imza sahiplerinin siyasi parti gruplarına dağılımı dikkate alındığında Türk demokrasi tarihi ve Türk Parlamento tarihinde görülmemiş bir tarihî mutabakatın, siyasal mutabakatın olduğunu ortaya koymaktadır. Bu noktada imza veren her arkadaşımıza, her milletvekili arkadaşımıza teşekkür ediyorum. Milliyetçi Hareket Partisi Grubuna, DEM PARTİ Grubuna, CHP Grubuna, YENİ YOL Grubundan imza veren arkadaşlarımıza, HÜDA PAR'a, Demokratik Sol Parti'ye -bugün verdiği destekle 367 oldu- Demokratik Bölgeler Partisine ve bağımsız milletvekili arkadaşlarımıza hassaten teşekkür ediyoruz. Yine, Komisyonda müzakeresine başladığımız bu çalışmada, Genel Kurulda ve diğer süreçlerde de teklifimize destek, öneri ve eleştirileriyle katkıda bulunacak tüm milletvekili arkadaşlarımıza da şimdiden çok teşekkür ediyorum.

Bizler bugün burada sadece bir kanun teklifi için bir araya gelmedik. Bu Gazi Meclis millî iradenin tecelligâhıdır. Bu Meclis bin yıllık kardeşliğimizin, kader birliğimizin ve ortak geleceğimizin sesidir, tecelligâhıdır. İnşallah alacağımız kararlarla Türkiye'nin yeni yüzyılında daha güçlü kapıları açacak bir anahtar olacaktır.

Değerli milletvekilleri, tarih cesur adımlarla ve sarsılmaz bir iradeyle yazılır. Bugün ulaştığımız bu tarihî aşama 26 Ağustos 2024 tarihinde Ahlat'ta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın vurguladığı iç cephemizi tahkimle başlamıştır. Akabinde devletimizin bekası, milletimizin huzuru için gösterdiği güçlü liderlikle şekillenmiştir. Sayın Cumhurbaşkanımızın en başından beri vermiş olduğu güçlü destek bu süreci sarsılmaz bir devlet vizyonu hâline getirmiştir.

Yine bu tarihî sürecin kapısını aralayan Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'nin 22 Ekim 2024 tarihinde bu yüce çatı altında yaptığı tarihî çağrıyı da hatırlatmak istiyorum.

AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Teröristi çağırdı gerçekten!

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Sayın Bahçeli'nin kucaklayıcı bir irfanı temsil ettiğini gösteren bu cesur ve net duruşu tarihimizin önemli dönüm noktalarından biri olmuştur. Sürecin oldukça geniş bir mutabakatla bu noktaya gelmesine önemli katkılar sağlayan Gazi Meclisimizin Başkanı Sayın Profesör Doktor Numan Kurtulmuş'a da teşekkürlerimi sunuyorum. Ayrıca, bu sürece katkıda bulunan tüm siyasi partilerin genel başkanlarına, temsilcilerine, tüm milletvekili arkadaşlarımıza ve emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum.

Değerli milletvekilleri, terörsüz Türkiye, bir millet mutabakatıdır, Türkiye'ye özgüdür ve millîdir, bir Türkiye modelidir. Siyaset kurumu tarihimizde ilk kez bu kadar güçlü bir inisiyatif alarak çözümün adresinin meşru zemin olan Türkiye Büyük Millet Meclisi olduğunu göstermiştir. Gazi Meclisimizin sürecin bizzat arkasında olması toplumsal güveni teyit eden ve güçlendiren en önemli faktörlerden biridir. Sayın Meclis Başkanımızın Başkanlığında kurulan Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu millî iradenin gözetiminde kurumsal sahiplenmenin en üst düzeyde devreye girdiği tarihî bir istişare organı olmuştur. Bu Komisyon siyasi partilerimizin Meclisteki temsil oranlarıyla son derece uyumlu, çoğulcu ve kapsayıcı bir yapıyla teşekkül etmiştir. Toplam 51 üyeden oluşan Komisyonumuz Meclisimizin yüzde 95'ini aşan güçlü bir temsile sahip olmuştur. İlk toplantısını 5 Ağustos 2025'te yapan Komisyonumuz toplam 21 toplantı yapmış ve buraya hem bakanlarımız hem sivil toplum kuruluşu temsilcileri, baro temsilcileri ve buraya yine önceki dönem Meclis Başkanlarımız, Diyarbakır Anneleri, Cumartesi Anneleri, Barış Anneleri yüreklerinde acılarıyla barış taleplerini bu masaya kendi gönüllerinden geçen tüm duygularını taşımışlardır. Herkes dinlenmiş, 137 kişi toplamda dinlenmiştir ve bu Komisyon şeffaf bir şekilde milletimizin denetimi, gözetimi altında, tutanakları da açık bir şekilde gerçekleştirilmiştir. Ortak akıl ve asgari müşterekleri artıran, kıymeti de haiz bir şekilde çalışmasını sürdürmüştür.

İşte, bugün konuştuğumuz bu kanun teklifi esasen o gün Komisyonda çerçevesi çizilen, belirlenen bir çerçeve kanun mahiyetindedir. Bugün teklif ettiğimiz kanun sadece bir grubun, bir Cumhur İttifakı'nın ya da bir partinin değil, doğrudan doğruya milletimizin teklifidir. Bu teklif devlet aklı ile millet vicdanını buluşturan bir ortak aklın ürünüdür, bir Türkiye mutabakatıdır. Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Raporu 18 Şubat 2026 tarihinde de 47 kabul, 2 ret ve 1 çekimser oyla kabul edilmiştir, güçlü bir destekle kabul edilmiştir. Raporun belirlemiş olduğu yani milletin temsilcilerinin çerçevesini çizdiği bir mantıkla, anlayışla hazırlanan bir kanunu bugün değerlendiriyoruz. Elbette görüşleriniz, önerileriniz eksikleriyle, ilaveleriyle, düzeltmeleriyle bugün müzakereye açıyoruz, birazdan biz ilk imza sahipleri olarak görüşümüzü söyledikten sonra, sizlerin her türlü kıymetli görüşleriyle bunu müzakere yapacağız, not alacağız ve her türlü değerlendirmeleri de birlikte yapacağız. Toplumsal rızanın inşası demokrasinin vazgeçilmez temel unsurudur, aradığımız şey de toplumsal rızadır değerli arkadaşlar. Toplumsal rızanın inşası ve siyasi sahiplenmeyle yeni bir toplumsal mutabakatın oluştuğunu bugün söyleyebiliriz. Bu mutabakat ülkemizde güven ve umut ikliminin sağlamlaşmasını temin etmiştir.

Değerli arkadaşlar, bölgemizin sınırlarının yapay ittifaklarla yeniden çizilmek istendiği, emperyalist ve siyonist şer odaklarının vekâlet savaşları yoluyla devletleri içeriden çökertmeye çalıştığı, kaotik bir küresel iklimden, dönemden geçiyoruz. Ukrayna-Rusya arasındaki savaş, Gazze'de İsrail'in pervasız soykırımı, İran-ABD-İsrail savaşı gibi küresel barışı tehdit eden çatışmalara hepimiz şahit olduk. Kurallı dünya düzeninin sona erdiği, dünyanın dikişlerinin söküldüğü bu dönemde bizim en büyük gücümüz sarsılmaz kalemiz olan iç cephemizi güçlendirmektir. İç cephemizi tahkim etmek Türk'üyle Kürt'üyle, Alevi'si Sünni'siyle 86 milyonun bir ve beraberliğini daha da güçlendirmektir. Bu süreç emperyalistlerin coğrafyamızda tüm kirli senaryolarını akamete uğratma sürecidir. İç cephemizdeki bu muazzam bütünleşme sınırlarımızın ötesine de taşarak terörsüz bir bölge iklimi için yegâne teminat olacaktır.

Değerli arkadaşlar, süreç güçlü ve müreffeh Türkiye hedefinin kapısını aralamakta, aynı zamanda ekonomik kalkınma ve bölgesel istikrara da zemin hazırlamaktadır. Terör nedeniyle ülkemiz yaklaşık 2,3 trilyon dolar maddi kayıp yaşamıştır. Değerli arkadaşlar, bunun ekonomik maliyeti nedir biliyor musunuz? Bunun ekonomik maliyeti olarak Türkiye'nin 3 kez yeniden inşa edilmesi kadar bir ekonomik hasar ve kayıp söz konusudur.

YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Bursa) - O yüzden mi sebep olanları affediyoruz?

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Toplam ekonomik kayıp 30 adet 36 şubat depremi sonucunda oluşan ekonomik kayba eşdeğerdir.

YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Bursa) - Madem bu kadar zarar verdiniz...

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Türkiye'nin millî serveti artık gençlerin istihdamına, milletin refahına yönlendirilecektir.

YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Bursa) - Faturayı millet ödüyor.

ŞENOL SUNAT (Manisa) - Millet ödüyor.

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Güvenlik için ayrılan kaynakların eğitime, bilime, teknolojiye, üretime, altyapıya sosyal kalkınmaya yönlendirilebilmesi, ülkemizde huzur ortamının güçlendirilmesi ve gelecek nesillerin güven içerisinde yaşayabilmelerine önemli katkı sağlayacaktır.

Değerli arkadaşlar, bu süreç aynı zamanda hukuk, demokrasi ve toplumsal huzur açısından da yeni fırsatlar oluşturacaktır. Raporumuzun yedinci bölümde de yaptığımız, yazdığımız ve her zaman değerlendirdiğimiz tüm adımlarla Türkiye'nin terör belasından kurtulmasıyla demokrasimizin ölçeğini daha da büyütmemiz anlamına gelmektedir. Demokrasi ölçeğimizin büyümesi demek siyasi iklimin daha fazla oksijene kavuşması demektir. Türkiye Yüzyılı hedeflerine giderken, bölge barışına katkı yaparken, küresel barışa katkı yaparken çok daha yüksek bir performans ortaya koyması demektir. Güvenli Türkiye güçlü ekonomi ve güçlü demokrasi için de çok önemli bir fırsattır.

Değerli arkadaşlar, ülkemiz 27 Mayıstan 12 Eylüle, 28 Şubattan 15 Temmuza kadar demokrasiye ve millî birliğimize kasteden nice acılar yaşamış, nice badireler atlatmıştır. Bir dönemde başbakanlar, bakanlar darağacına çıkarılmış, başka dönemde gençler ideolojik kamplaşmalarla, şu bu anlayışıyla kurban edilmeye çalışılmış; kimi zaman işkencelerden geçirilmiş, kimi zaman inancı sebebiyle fişlenmiş, başörtüsü nedeniyle eğitim hakkı elinden alınmış. Yaşanan bu acıların ortak bir noktası var: Bedel farklı dönemlerde farklı kesimlerce ödenmiştir. Türk'üyle Kürt'üyle, Sünni'siyle Alevi'siyle farklı kesimler farklı mağduriyetler yaşamıştır. Milletin öz renkleriyle, öz kimlikleriyle, bu toprakların sesiyle duygusuyla kavga edilen dönemler ve hadiseler yaşanmıştır. Hiçbir kesim bu ağır yükten muaf kalmamıştır.

SELCAN TAŞCI (Tekirdağ) - Terörü mü meşrulaştırıyoruz şimdi?

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - AK PARTİ olarak bizler Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde çeyrek asırdır bu acıların tekrar etmemesi için çok mücadele ettik. Kürt kardeşlerimize yönelik ret ve inkâr politikalarını reddederek Türkiye'nin bu konudaki yanlış uygulamalarına son verdik. Ülkemizin her ferdinin huzur içinde yaşayacağı bir Türkiye için sorumluluk aldık, bundan sonra da aynı kararlılıkla devam edeceğiz. Söylediklerimizin en büyük teminatı icraatlarımızdır. İktidara geldiğimizde ilk icraat olarak OHAL uygulamalarına son verdik. Vesayet odaklarının "bilinmeyen dil" olarak tanımladığı Kürtçeye yönelik yasal engelleri kaldırdık.

ŞENOL SUNAT (Manisa) - Hepsinin müsebbibi sizsiniz.

YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Bursa) - 2023'te de duyduk bunları.

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - TRT Kurdî bizim iktidarımız döneminde yayın hayatına başladı.

ŞENOL SUNAT (Manisa) - Sebep sizsiniz.

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Kürtçe isimler üzerindeki yasağı kaldırdık, yerleşim birimlerinin yine isimlerinin iade edilmesini sağladık. Kürtçe dil ve kültür merkezlerini açarak üniversitelerimiz bünyesinde Kürtçenin, Zazacanın öğrenilmesine yönelik imkânları açtık. Talep etmeleri hâlinde çocuklarımıza Kürtçe, Zazaca, Arapça öğrenebilmelerinin yolunu açtık. 25 bini aşkın madde içeren Kürtçe-Türkçe/Türkçe-Kürtçe 2 dilli sözlük Türk Dil Kurumu tarafından yayınlandı. Çok ağır işkencelerin yaşandığı Diyarbakır kapalı ceza infaz kurumunun kapısına kilit vurduk, mahkemelerde anadilde savunma hakkını getirdik. Daha burada sayamadığım nice demokratik adımla ülkemizde makbul-makbul olmayan vatandaş ayrımı, uygulamaları kaldırdık. Herkesin birinci sınıf ve eşit vatandaş olduğu bir Türkiye noktasında çok önemli adımlar attık, kararlı bir şekilde mücadelemizi sürdürdük. Yürüttüğümüz bu süreç uluslararası literatürdeki çatışma çözümü ya da barış kalıplarına asla ama asla sığdırılamaz değerli arkadaşlar çünkü bu topraklarda hiçbir zaman Türk ile Kürt asla ama asla savaşmamıştır; hiçbir zaman husumet, kardeş kavgası, etnik bir savaş yaşanmamıştır. Malazgirt'te Alparslan'ın safında, Kudüs'te Salâhaddin'in yanında; Çanakkale'de, Sakarya'da omuz omuza şahadete yürüyenlerin torunlarıyız. Bin yıldır aynı tarihe, aynı duyguya, aynı kadere sahip bir coğrafyadayız. Kıblemiz, ezanımız bir; vatanımız, devletimiz, bayrağımız, İstiklal Marşı'mız bir bizim. İşte bu yüzden Türk'ün gururu, Kürt'ün onurunu eş zamanlı gözeten, yücelten bir süreç yürütülmüştür. Geçmişin tüm yaralarını onarıcı bir adalet nizamıyla sararken bin yıllık ahdimizi de yineleyerek amasız fakatsız, şartsız bir şekilde yenileyerek yolumuza devam ediyoruz.

Değerli arkadaşlar, şimdi müsaadenizle, 12 maddelik kanun teklifi hakkında sizlerle hukuki çerçeveyi paylaşmak isterim. İlk maddemizde amaç ve kapsamı belirlemekteyiz, düzenlemenin amacı PKK/KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiilî varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Millî Güvenlik Kurulu kararının Resmî Gazete'de yayımlanmasını müteakip bu örgütün faaliyeti kapsamında veya lehine işlenen suçlar nedeniyle yürütülen soruşturma ve kovuşturmalarla verilen mahkûmiyet hükümlerinin infazının ertelenmesine ilişkin işlemlerin belirlenmesidir.

YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Bursa) - Buna Suriye, Irak, İran'daki teröristler de dâhil mi?

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Suriye, Irak, nerede olursa olsun; çok net, çok açık, düzenlemelerin uygulama imkânı bularak hukuki kıymet ve sonuç doğurması örgüt varlığının sona erdiğine ilişkin güvenlik kurumlarının tespitine ve Millî Güvenlik Kurulunca bu tespitin teyidine bağlıdır.

Değerli arkadaşlar, kanun yürürlüğe girer girmez -biz bunu diyelim ki haftaya kabul ettik, haftaya yürürlüğe girdi- resen ve derhâl erteleme kararları verilmemektedir. Nedir peki? Burada temel bir koşul getirdik, kritik bir eşik getirdik. Peki, bunu nasıl yaptık? Bunun dayanağı nedir? İşte, az önce bahsettiğim, Mecliste kurulan Millî Dayanışma Komisyonunda tüm partilerle mutabık olarak bunu koyduk.

YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Bursa) - Demek ki şart varmış, hani şartsızdı?

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Bir kritik eşik olsun, erteleme ya da burada imkânlar kritik eşikten sonra yapılsın. Kritik eşik nedir? Silahlar tamamen teslim edilecek...

AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Hani edilmişti?

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - ...PKK/KCK tam olarak tasfiye edilecek, bunlar tespit ve teyit edilecek ve bunlar MGK kararınca teyit edildikten sonra Resmî Gazete'de yayımlanacak ve bundan sonra tüm bu kanun uygulama imkânı bulacak.

Düzenlemenin kapsamı, maddenin ikinci fıkrasında örgüt suçları, propaganda, örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar ile Terörizmin Finansmanının Önlemesi Hakkında Kanun'da düzenlenen suçlar şeklinde belirlenmiştir.

Teklifin müteakip maddelerinde de açıkça hükme bağlandığı gibi örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçu, 1 Haziran 2005 tarihinden önce işlenen müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlar ya da bu tarihten önce verilen müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları, örgüt mensuplarının şahsi suçları bu kanun kapsamının dışındadır. Teklif silah bırakan ve örgütsel faaliyetlerine tüm unsurlarıyla birlikte son veren PKK/KCK ve bunlarla bağlantılı her türlü oluşuma münhasıran hazırlanmıştır; bunun gerekçesini yine Komisyonda tartıştık, değerlendirdik. Müstakil, geçici ve bu konuya özgü bir kanun olsun gerekçemiz burada korunmuştur ve bugün değerli milletvekillerimizin huzuruna getirilmiştir.

2'nci maddede tanımlar var biliyorsunuz, örgüt tanımı var ve kurul tanımı var; kuruldan birazdan bahsedeceğim.

Madde 3'te soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesini düzenliyoruz. Düzenleme kapsamına giren, az önce bahsettiğim düzenleme kapsamına giren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesi usul ve şartları belirlenmektedir. Üst sınırı on beş yıl ve daha az cezayı gerektiren suçlamalardan dolayı yürütülen soruşturmaların ve kovuşturmaların ertelemesinde beş yıl süre var. Üst sınırı on beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesinde de on yıllık bir süreyle bunlar erteleniyor. Bu karar soruşturma aşamasındaysa cumhuriyet savcısı veriyor, eğer kovuşturma aşamasındaysa mahkeme tarafından veriliyor. Erteleme süresi içinde değerli arkadaşlar, dava zaman aşımı işlemeyecek. Dosya ve ispata yarar tüm deliller muhafaza edilecektir. Hak sahiplerinin de karara karşı itiraz hakkı korunmaktadır. Şüpheli, sanık veya müdafi ile varsa suçtan zarar gören mağdurlar ile vekilleri soruşturmanın ertelenmesi kararlarına karşı sulh ceza hakimliğine, kovuşturmanın ertelenmesi kararlarına karşı da mahkemesine itirazda bulunabilecektir.

YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Bursa) - Mağdurların tarafları Komisyona alınmıyor Sayın Bakan.

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Maddenin son fıkrasında Millî Güvenlik Kurulu kararının Resmî Gazete'de yayımlanmasından sonra düzenleme kapsamındaki suçlar nedeniyle yeni bir soruşturma başlatılabilmesi de yine bahsettiğimiz Kurulun iznine tabidir.

YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Bursa) - Mağdurların tarafları Komisyon toplantısına bile alınmıyor. Şehit öğretmenler adına müdahil olmak istedi, şehit, gazi dernekleri alınmıyor.

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - 4'üncü madde neyi düzenlemektedir? Koruma tedbirleri ve kanun yolu incelemesindeki dosyalar. Değerli arkadaşlar, soruşturma ve kovuşturmalarda verilen tutuklama veya adli kontrol gibi koruma tedbirleriyle kanun yolu incelemesinde bulunan dosyaların akıbeti. Yani nedir? Tutuklama gibi, yurt dışına çıkış yasağı gibi. Erteleme kararı verilecek suçlardan dolayı verilmiş tutuklama ve adli kontrol kararları, soruşturma veya kovuşturmanın bulunduğu evredeki yetkili hâkim ya da mahkeme tarafından değerlendirilecek ve koşullarının bulunması hâlinde kaldırılacak. İstinaf veya temyiz aşamasında bulunan dosyalarda bu incelemeyi de ilgili bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay Ceza Dairesi yapacak. Düzenlemeyle ayrıca istinaf veya temyiz incelemesinde bulunan ve erteleme kararı verilecek dosyaların bozma kararıyla ilk derece mahkemelerine gönderilmesi hüküm altına alınmaktadır. Önemli bir ayrıntı, koruma tedbirlerinin kaldırılması için dosyada erteleme kararı verilebilir aşamaya ulaşılmış olmasının zorunluluğudur. Bunun da anlamı, MGK kararının Resmî Gazete'de yayımlanmış olması ve ardından ilgilinin düzenlemeden yararlanmak üzere yazılı başvuruda bulunmuş olmasıdır. Sadece kanun yürürlüğe girdikçe bu maddeye göre işlem tesisi değil ilgilinin bahsedilen, birazdan bahsedeceğim süre içerisinde müracaatı ve talebidir.

5'inci maddede ne var? Erteleme kararlarının kaydedilmesi ve yeniden suç işlenmesi. Değerli arkadaşlar, erteleme kararlarının kaydına ve erteleme süresinin bitiminde yapılacak işlemlerde kararlar özel bir sisteme kaydedilecek. Kayıtlar ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak adli mercilerle paylaşılabilecek. Erteleme süresi terör suçu işlenmeksizin geçirilmesi hâlinde ertelenen soruşturmalar takipsizlik, ertelenen kovuşturmalar hakkındaysa düşme kararı verilecek. Erteleme süresi içinde terör suçlarından birinin işlenmesi hâlinde erteleme kararı kaldırılacak ve soruşturma, kovuşturmaya devam olunacak ve bu suretle yürütülen yargılama süreci sonunda verilen mahkûmiyet kararının infazı artık ikinci bir ertelemenin konusu olamayacak.

Değerli arkadaşlar, 6'ncı maddede mahkûmiyet hükümlerinin infazının ertelenmesini düzenliyoruz. Kanun kapsamına giren suçlardan dolayı verilen hapis cezalarının infazının ertelenmesine ilişkin toplam on beş yıl veya daha az bir cezayla mahkûm olan hükümlülerin cezalarının infazını beş yıl süreyle erteliyoruz. On beş yıl üzerindeki bir cezayla mahkûm olmuş hükümlülerin cezasını da on yıl süreyle erteliyoruz. Erteleme kararlarını kim veriyor? Erteleme kararlarını infaz hâkimi veriyor. Erteleme süresi içerisinde bu maddeyle ceza zaman aşımının işlemeyeceği...

ŞENOL SUNAT (Manisa) - Niye cumhuriyet savcısı değil?

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Cumhuriyet savcısı olamaz çünkü burada mahkûmiyet kararı var. Artık infaz aşamasında olduğu için CMK usulleri kapsamında teknik olarak olamaz ama soruşturma aşamasında savcı ve diğer hususları az önce anlattım.

Maddeyle, erteleme süresi içinde ceza zaman aşımı işlemeyecek. İnfaz hâkiminin erteleme kararlarına da itiraz edilebileceğini hükme bağlıyoruz. Erteleme süresi içerisinde de yine burada da bir terör suçu işlemesi hâlinde ilgilinin erteleme kararı kaldırılacak, cezasının infazına devam olunacak. Belirtilen süre terör suçu işlemeksizin geçmesi hâlinde ise ceza infaz edilmiş sayılacak.

Değerli arkadaşlar, 7'nci maddede bir takip, koordinasyon ve uygulama kurulu kuruyoruz.

YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Bursa) - Çeteler bunların çıkmasını bekliyor. Adı terörden çıkacak, her yer çete dolacak ya. Bir de tatlı tatlı anlatıyorsunuz ya, Allah'tan korkun.

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Burada, yine, Komisyonda oy birliğiyle kabul ettiğimiz bir kurul var. Orada ne dedik? Bu kanunun uygulanması için yürütme içerisinde bir mekanizma olsun. İşte onu, bu 7'nci maddede tüm partilerin talebini burada yerine getirdik imza veren ilk imzacılar olarak.

YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Bursa) - Memlekette bir tane güvenli sokak kalmayacak.

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında bir kurul oluşturuyoruz. Bu kurulda kimler var? Adalet Bakanı var, İçişleri Bakanı var.

YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Bursa) - Can mı dayanır.

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Millî Savunma Bakanı var, Dışişleri Bakanı var, Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri var, MİT Başkanı var.

YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Bursa) - Bu ülkede kurul yoktur, bu ülkede tek adam vardır.

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Evet, bu kurullar var. Kurullara ihtiyaç duyduğu hâlde alt komisyon oluşturabilme, ilgilileri toplantıya çağırarak dinleme, dönemsel birtakım değerlendirmelerle uygulamanın ilerleyişini takip etme, adli, idari ve yasal düzenlemeler konusunda ilgili mercilerden ihtiyaç duyduğu hususlarda talepte bulunma yetkileri verilmektedir. Yine, erteleme kararına konu olan kişilerle ilgili hak yoksunluğun kaldırılmasına yönelik de bir yetki söz konusu. Burada mahkûmiyet hükümleri nedeniyle hak yoksunluğunun ortadan kaldırılmasına yönelik ilgilinin talepte bulunabilmesi için az önce bahsettiğimiz beş yıl için erteleme kararı verilen kişiler iki yıl, on yıl erteleme kararı verilen kişiler bakımından da üç yıl geçmesi gerekmektedir.

Değerli arkadaşlar, yine bu 7'nci maddede önemli bir komisyon daha kuruyoruz. Yani bir kurul kurduk...

YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Bursa) - Acele acele siyasete girmeleri lazım dağdan inip.

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Bu kurulun altında bir alt komisyon kuruyoruz, kurulma yetkisi veriyoruz.

BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Sayın Türkoğlu, lütfen hatibin insicamını bozmayalım, oradan laf atmayın, dinleyelim.

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Bu kurulun dönemsel raporlar hazırlamasına imkân tanıyoruz.

YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Bursa) - Biz de ne söyleyeceğimizi biliyoruz Başkanım, her şeyi anlattınız sabahtan beri.

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Yine Mecliste...

BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Dinleyelim, hatibi dinleyelim.

Buyurun Sayın Gül.

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Peki, teşekkür ederim.

OĞUZHAN KAYA (Çorum) - Sıra gelince konuşursunuz, sıra size de gelecek konuşursunuz.

SELCAN TAŞCI (Tekirdağ) - Dinlemeyi hazmedemiyoruz.

OĞUZHAN KAYA (Çorum) - Sıra gelince konuşursunuz.

SELCAN TAŞCI (Tekirdağ) - Dinlemeyi hazmedemiyoruz.

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Mecliste bir izleme komisyonu neden kuruyoruz?

OĞUZHAN KAYA (Çorum) - Ne hazmedememesi, dinlersin, sonra konuşursun.

SELCAN TAŞCI (Tekirdağ) - Hazmedemiyoruz, hazmedemiyoruz!

OĞUZHAN KAYA (Çorum) - Hazmederiz, niye hazmetmeyelim. Sırası gelince konuşursunuz.

SELCAN TAŞCI (Tekirdağ) - Biz edemiyoruz.

OĞUZHAN KAYA (Çorum) - Edemiyorsan edemezsin.

SELCAN TAŞCI (Tekirdağ) - Tamam edemiyoruz, tepki veriyoruz.

OĞUZHAN KAYA (Çorum) - Duyamıyoruz biz sizin konuşmanızdan.

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Değerli arkadaşlar...

SELCAN TAŞCI (Tekirdağ) - Karışmazsın sen bana.

OĞUZHAN KAYA (Çorum) - Niye karışamayayım.

SELCAN TAŞCI (Tekirdağ) - Karışamazsın!

OĞUZHAN KAYA (Çorum) - Sen benim hakkıma karışamazsın, öyle bir şey yok.

SELCAN TAŞCI (Tekirdağ) - Karışamazsın!

OĞUZHAN KAYA (Çorum) - Karışırım, niye karışmayayım?

BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Sayın Gül, devam edin.

Buyurun, dinliyoruz.

YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Bursa) - Niye karışamıyor ya!

BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Arkadaşlar, laf atmayın, lütfen.

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Evet, değerli arkadaşlar...

Sayın Başkan, değerli arkadaşlar...

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Mecliste bu komisyonu niçin kuruyoruz?

SELCAN TAŞCI (Tekirdağ) - Sen hazmediyorsun, ben hazmedemiyorum, susmuyorum.

OĞUZHAN KAYA (Çorum) - Konuş o zaman, konuş.

SELCAN TAŞCI (Tekirdağ) - Konuşuyorum zaten.

OĞUZHAN KAYA (Çorum) - Konuş, sabaha kadar konuş, buradayız zaten.

BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Sayın Kaya... Sayın Kaya, laf atmayalım.

Buyurun Sayın Gül, devam edin.

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Mecliste komisyonu...

SELCAN TAŞCI (Tekirdağ) - Susturamazsınız!

OĞUZHAN KAYA (Çorum) - Susturmuyoruz, konuşun o zaman.

SELCAN TAŞCI (Tekirdağ) - Allah Allah!

OĞUZHAN KAYA (Çorum) - Konuş o zaman, konuş, istediğin kadar konuş.

SELCAN TAŞCI (Tekirdağ) - Senin onayına mı bağlı?

OĞUZHAN KAYA (Çorum) - Ya, ister konuş ister konuşma.

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Mecliste komisyonu raporumuzda yazdığımız şekilde...

HAKAN ŞEREF OLGUN (Afyonkarahisar) - Anayasa Profesörü Başkanınız ayakta kaldı.

BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Yer verin, yer verin.

HAKAN ŞEREF OLGUN (Afyonkarahisar) - Anayasa Komisyonu Başkanına bakın, Başkana yer yok...

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Kurul Meclise rapor versin ve Meclis çalışmaları hakkında bilgilensin gerekçesiyle yapılan bir düzenlemedir.

BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Evet, arkadaşlar, lütfen....

Sayın Olgun...

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Kurul dönemsel olarak Meclise rapor verecek ve Meclis yine ihtiyaç duyduğu konularla ilgili...

Değerli arkadaşlar, Mecliste kurulacak komisyondan bahsediyorum.

BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Evet, arkadaşlar, bir dakika.

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Burada, Mecliste bir izleme komisyonu kuruyoruz.

BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Sayın Gül, bir saniye...

Arkadaşlar, lütfen uğultu var, laf atmadan Sayın Gül'ü dinleyelim, buyurun.

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Meclis bir izlem komisyonu kuruyoruz ve Meclis burada yapılan tüm çalışmalar değerlendirecek.

Değerli arkadaşlar, çatışma çözümlerinde ikinci göz var, üçüncü göz var, dördüncü göz var, başka ülkeler var. Bakın, bu kanunun en önemli yanlarından birisi, bizim birinci gözümüzde, ikinci gözde, üçüncü gözde milletten başka, millî iradeden başka, Gazi Meclisten başka hiçbir göz yok. O yüzden böyle bir izleme komisyonu var.

YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Bursa) - Tom Barrack, Tom Barrack!

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Değerli arkadaşlarım, 8'inci madde silah ve malzemeler nasıl teslim edilecek? Silah ve malzemelerin nasıl teslim edileceğine dair Millî Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı ortak bir şekilde usulü belirleyecekler, bu konuda bir yetki veriyoruz.

Süre; 9'uncu maddede süre var.

ŞENOL SUNAT (Manisa) - Kaç bin kişi?

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Bu maddeden, kanunundan yararlanmak için ilgilinin bir yazılı başvuru şartı ve bu şartın bir süresi var. Bu kanundan yararlanmak isteyenler adli mercilere ya da Kurulca belirlenecek idari makamlara altı ay içerisinde yazılı olarak müracaat etme mecburiyetindeler. Süre MGK kararının Resmî Gazete'de yayınlanmasından sonra başlayacak. İlgililer başvurularını şahsen de yapabilir, "Yurt dışındayım, başvuramıyorum." avukat vasıtasıyla da yazılı olarak yapabilir. Kanun hükümlerinin tatbikî yazılı başvuru şartına bağlandığından başvurudan sarfınazar eden "Ben yargılamaya devam etmek istiyorum, bu haktan yararlanmak istemiyorum." diyenler hakkında da yine genel hükümler doğrultusunda işlemler ve usuller devam edecek.

YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Bursa) - Başvuru var, hesap verme yok.

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - 10'uncu madde, son madde; diğerleri 11, 12, yürütme, yürürlük.

10'uncu maddede de kanunun amaç ve kapsamı dahilinde verilen görevleri yerine getirenlere hukuki koruma sağlanmaktadır.

ŞENOL SUNAT (Manisa) - Neden?

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - 11 yürürlük, 12 yürütme.

Değerli milletvekilleri, gelen hatlarla paylaştım. İnanıyorum ki ülke ve insanlık olarak çok önemli bir dönemdeyiz. Silahların susması, toplumsal huzurun tesisi için geçmişte çok farklı iktidarlar döneminde farklı siyasetçiler, farklı yöntemler kullanarak birçok adımlar attı. Yer yer güvenlik, güvenliğin de çok azami şekilde, her yöntem denendi.

AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - 800 asker şehit oldu.

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Her farklı yollar, yol haritaları denendi ama

başarılı olunamadı.

BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Sayın Türkeş Taş...

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Bugün, Cumhurbaşkanımızın güçlü, dirayetli ve kararlı liderliğiyle, Türkiye Cumhuriyeti bu kronik sorunu...

SELCAN TAŞCI (Tekirdağ) - Ya, sıfırlanmıştı hani?

YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Bursa) - Hani sıfırlanmıştı? Ayakkabı numaralarına kadar biliyordunuz! Terör bitmişti!

BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Sayın Türkoğlu, lütfen...

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - ...kendi özgür iradesiyle, tamamen kendi millî özgür yöntemiyle çözme yolunda tarihî bir umut ve fırsat yakalamıştır.

YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Bursa) - "Karayılan'ı parçalarım." demişti İçişleri Bakanınız!

BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Ya, böyle bir yöntemimiz yok, demokratik usulde yok böyle bir yöntem.

YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Bursa) - Apo'ya heyet gönderme yöntemi de yoktu ama yaptınız!

BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Buyurun Sayın Gül.

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Değerli arkadaşlar, bitiriyorum, sizleri de dinleyeceğiz. Hep beraber müzakere ediyoruz yani milletten, milletin iradesinden rahatsız olmayın.

YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Bursa) - Siz mi tayin edeceksiniz!

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Cumhurbaşkanımız daha gençlik yıllarından itibaren, ta MSP Gençlik Kolları Başkanlığından Refah Partisi İl Başkanlığına, sonraki dönemlere, Başbakanlık dönemine kadar "Gerekirse baldıran zehri içerim, ben milletin bu sorununu çözerim." kararlılığını ortaya koymuştur.

Milletimiz müsterih olsun. Herkes Sayın Cumhurbaşkanımızın, Sayın Devlet Bahçeli'nin ve bu konuda irade ortaya koyanların samimiyetini ve bu millete olan aşkını, sevgisini, bu vatana olan duygusunu çok iyi bilmektedir.

BURHANETTİN KOCAMAZ (Mersin) - Zaman gösterecek onları!

YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Bursa) - 2023 seçimlerinden önce gördük beyanlarını!

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Yine, Cumhur İttifakı olarak bizler, Fırat'ın, Dicle'nin evlatlarını artık kurda kuşa yem etmemek için evlatlarımızın geleceğini, Türkiye'nin geleceğini önceleyerek, iç cephemizi daha da güçlendirerek bölgesel, küresel ölçekteki stratejik dengeleri... Yani hem dışarıdaki hem de içerideki mevcut konjonktür de bu konuda çok önemlidir.

YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Bursa) - İstiyorsunuz ki kalkıp düşman davullarıyla halay çekelim.

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Türkiye, 86 milyon vatandaşının huzurunu, hukukunu ayrımsız gözetecek kudrettedir. Bugün, terör vesayetini tamamen tasfiye etmek amacıyla silahların sustuğu, hukukun, demokrasinin, demokratik siyasetin konuşulduğu tarihî bir süreci büyük bir ciddiyetle sürdürüyoruz. Hiçbir zaman millî birliğimizden, vatanımızın bütünlüğünden, devletimizin niteliklerinden ve milletimizin değerlerinden asla ama asla taviz vermedik ve asla ama asla taviz vermeyeceğiz.

Değerli arkadaşlar, son olarak, toparlarken isimlerimiz, kökenlerimiz, inancımız ne olursa olsun hepimizin soyadı Türkiye Cumhuriyeti'dir. Bu topraklarda hiçbir vatandaşımız ikinci sınıf vatandaş değildir; herkes, eşit, onurlu, birinci sınıf Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıdır. Bütün gayretimiz, bütün çabamız bu hakikatin kalıcı bir hâle gelmesi, daha da güçlenmesi ve ülkemizin Türkiye Yüzyılı'na emin adımlarla yürümesi gayretidir. Gelin, bu tarihî dönemde günlük siyasi polemikleri, dar siyasi çıkarları ve hesapları bir kenara bırakalım. Silah bırakmak isteyenlere "Aman, bırakmayın!" heyecanıyla bu meseleye... Silah bırakmayı konuşuyoruz, rahatsız olmayın, mutlu olun; Türkiye adına mutlu olalım. Artık silahlar sussun, siyaset konuşsun, demokrasi daha da güçlensin.

ŞENOL SUNAT (Manisa) - Hukuk devleti olun!

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Bu Komisyon zemininde de daha güçlü bir şekilde... Eksiklerimiz varsa kanunun daha da güçleneceğine inanıyorum. Eleştiri ve görüşlerle de ben bu çalışmanın daha da güçleneceğine inanıyorum.

Cumhuriyet tarihi döneminde defalarca "eve dönüş yasası "silah bırakma" "topluma kazandırma" diye farklı isimlerle defalarca adımlar atılmış ama başarılı olamamıştır; hiçbir teşebbüs başarıya ulaşamamıştır.

AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Demek ki işe yaramamış!

ŞENOL SUNAT (Manisa) - Teröristlerin amaçları farklı çünkü!

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Bugünün koşulları hem zorlayıcı hem kolaylaştırıcıdır. Zorlayıcıdır çünkü dünyadaki ve bölgemizdeki jeopolitik kırılmalar bu elli yıllık düğümü, prangayı artık çözme zorunluluğunu ortaya koymaktadır. Kolaylaştırıcıdır çünkü siyasi sahipliğini bizzat milletin üstlendiği bu süreç emsali daha önce görülmemiş geniş bir siyasal mutabakat ve toplumsal kabul ve rıza zemininde başarıyla ilerlemektedir. Başında da değindim, teklifin altındaki imzaların sayısı ve çeşitliliği bu gerçeği gözler önüne sermektedir. Farklılıkların, fikrî ihtilaf ve ayrılıkların müşterek bir gelecek tasavvurunun önüne geçmediği bu mutabakat zemini daha güçlü bir demokrasi, daha özgür bir toplum, daha müreffeh yarınlar için hepimize umut ve heyecan vermektedir.

Burada kanun teklifimize destek veren tüm siyasi parti Genel Başkanlarına, siyasi partilere, milletvekili arkadaşlarımıza bir kez daha teşekkür ediyorum. Endişeleriyle, önerileriyle, eleştirileriyle ve katkılarıyla destek veren, vermeyen ama yine, katkılarıyla, önerileriyle bu masa etrafında konuşacağımız tüm arkadaşlara, kamu görevlilerine, akademisyenlere teşekkür ediyorum.

Bu duygu ve düşüncelerle, Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin ülkemizin millî dayanışmasına, toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesine katkı sağlamasını diliyorum, dua ediyorum. Tekrar, annelerin ağlamadığı, acıların dindiği, bir daha hiçbir evladını kaybetmeyen analarla yoluna emin adımlarla ilerleyen bir Türkiye'ye katkı sağlaması duasıyla hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Teşekkür ediyorum.