| Komisyon Adı | : | (10/4004,4005,4006,4007,4008,4009) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 06 .08.2026 |
YILDIZ KONAL SÜSLÜ (İstanbul) - Saygıdeğer Başkanım, çok değerli komisyon üyeleri vekillerim; Şanlıurfa ve Kahramanmaraş Okul Olayları ve Dijital Riskleri Araştırma Komisyonuyla ilgili ben de birkaç önerimi iletmek istiyorum. Ancak öncelikle okullarda yaşanan olaylar sonucu vefat eden çocuklarımıza Allah'tan rahmet, ailelerine sabır, yaralılara da şifalar diliyorum.
Ali Bey, burada yok ama bir teşekkürde bulunmak istiyorum ben kendisine. Bugün biraz üzüldü, kırıldı ama ben de gerçekten bütün kalbiyle o ailelere ve yaşanan olaylara sadrıyla kadar üzüldüğünü ve gayret ettiğini, bu Komisyonda da bu konuda ne kadar emek ettiğine şahitlik ettim. Hassaten teşekkür ediyorum.
Hepimizin umudu odur ki acı ortaktır aslında; siyasi görüşlerimiz, değerlerimiz, hassasiyetlerimiz farklı olsa da bu Komisyon bence ülkemiz adına ve Genel Kurul veya milletimiz adına çok ortak ve örnek bir çalışma gösterdi. Acının yanında hakkaniyetle ortak bir değerli durabilmek, onun için herkese çok teşekkür ediyorum. Tabii ki bunun içinde size minnettarız; bu adaleti, bu dengeyi, bu imkânı sağladığınız için.
Tespitlerimi de şöyle anlatmak istiyorum: Dijital platform yetersizlikleri ve algoritmayla ilgili maruziyetler, herkes bunu paylaştı. Medya ve denetim eksikliği ve yasal caydırıcılığın yetersizlikleri, bireysel silahlanma ve fiziksel güvenlikle ilgili sorunlar, kurumsal koordinasyon ve veri paylaşım kopuklukları, küresel platformların yerel sorumluluk yetersizlikleri, psikososyal destek ve rehberlik kapasitelerimizdeki eksiklikler, akademik baskı ve bütüncül çocuk gelişimiyle ilgili eksiklikler, erişilebilir destek hatlarının eksiklikleri, daimi yapısal mekanizmalardaki eksiklikler olarak.
Öneri olarak da Türkiye Büyük Millet Meclisinde kesinlikle ve kesinlikle bu konuda Beritan Hanım ve Suat Bey'e katılıyorum. Çocuk ihmal, istismarda da akran zorbalığında da biz bunun altını çizdik. Hassaten bu Komisyonda da bunun bir madde olarak, öneri olarak yer almasından büyük bir memnuniyet duyacağım. Mutlaka daimi bir çocuk komisyonu kurulmasının ne kadar önemli olduğunu hepimiz ortak bir fikir olarak beyan ediyoruz.
Yasal düzenlemelerde RTÜK'e mutlaka bir yetki verilmeli. Eğer çocuklar bir şeye maruz kalacaksa çocukların kendi benliklerine zarar veren değil, yapıcı, onarıcı ve onlara rehberlik edebilecek yayınların güçlü bir şekilde desteğini sağlayabilmeli ve platformlara mutlaka yükümlülükler getirilmelidir. Bireysel silahlanmanın sınırlandırılması artık olmazsa olmazdır. Bu şart ve hepimizin ortak noktası. Konunun da mutlaka gündemde tutulması gerektiğini düşünüyorum.
Hızlandırılmış adli süreçler ve destek hatlarının olması da önemli. Süreç içerisinde insanlar ruhsal ve fiziksel olarak yıpranırken zamanın ruhu da onları da ayrıca yormamalı.
Tek pencere vaka yönetimi ve kurumlar arası veri çok önemli. Bir olay olduğunda bütün kurumlar eşzamanlı olarak o ekran üzerinden bilgi edinebilmeli ve ortak hareket edebilerek bu süreç ivedilikle sonuca bağlanabilmelidir.
Rehberlik hizmet içi eğitim ve afet destek programları mutlaka tekrar gözden geçirilmeli. Bu komisyondaki kıymetli akademisyenler, katılımcılar ve özellikle birbirinden kıymetli vekillerimizin önerileriyle farklı bir çerçeveye bürünmesi gerektiğini düşünüyorum.
Bireysel potansiyele ve insan odaklı dönüşüm müfredatlarının güçlendirilmesi gerekiyor. Çocuklar test ve tost sırasında sıkışık gelecek kaygısı yaşamamalıdır, onların hedefi başarı değil, uyumlu, mutlu ve kendi yeteneklerine uygun, kendilerini topluma ve insanlığa değer katan bireyler olarak yetiştirebilecekleri bir alan açmak zorundayız. Bunun için de bütüncül modellerle bizim mutlaka entegre olmamız lazım. Basit birkaç örnek vermek istiyorum, mutlaka çocuklarımız 4 "öz"ü öğrenmeli her çocuğumuz "öz güveni, öz saygısı, öz şefkati, öz denetim" kavramları nelerdir ve onlar bunları ne kadar yönetebiliyorlar. Bir 4 "d"leri olabilmeli "Doğru zamanda, doğru yerde, doğru miktarda, doğru kişiyle mi iletişim kuruyor veya davranabiliyorum?" diye kazanımlara olmalı. İşte, biraz önce söyledik, Beritan Hanım da bu uzmanlardan biri, hassaten memnun oldum, benim de takip ettiğim sonuçlarını gerçekten başarılarını takip ettiğim bir program olan P4C programıyla çocuklarımızda mutlaka ve mutlaka empati, kompati, paylaşım, kendini gerçekleştirmeyle ilgili tüm sınırların arka arkaya geliştirdiği atölyeler kurulabilmeli. Atölyeler kurabilmeliyiz, bir kere duygu atölyelerimiz olmalı, çocuklar kendilerini tanımalı. "Evet, benim bir öfkem var ve ben bunu yönetebilmeliyim şu tarzda." ya da "Ben aslında biraz kıskancım, bunu şu şekilde törpülemeliyim." "Yardımseverim ama sınırlarım yok." gibi anlamında bunu geliştirebilmeli. "Benim bir gönül yaram var. Bu da dünya ortalamasında "RQ" dediğimiz okuma zekâsında gerilerdeyiz. Mutlaka okuma atölyeleri oluşturmalıyız. Çocuklar "okuma" dediğimiz temel kavramın ne olduğunu bilmeli ve bunları geliştirebilmelidirler diliyorum.
Tüm gayret veren arkadaşlara teşekkür ediyorum.
Hassaten de bu kadar güzel bir Komisyonunda göstermiş olduğunuz performans içinde tebrik ediyoruz, saygılarımı iletiyorum.