| Komisyon Adı | : | (10/4004,4005,4006,4007,4008,4009) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu |
| Konu | : | |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 06 .08.2026 |
ŞENOL SUNAT (Manisa) - Sayın Başkan, çok değerli komisyon üyeleri, değerli milletvekilleri, basın mensupları ve bürokratlar; hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.
Öncelikle, bu Komisyonun kurulmasına neden olan Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'da yaşanan menfur okul saldırılarında hayatını kaybeden evlatlarımıza ve öğretmenimize Yüce Allah'tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına bir kez daha başsağlığı diliyorum, yaralılarımıza da bir kez daha geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum ve bir an önce de hayata yeniden tutunmaları için inşallah Allah yardımcıları olsun diyorum. Bu elim hadiselerin bir daha yaşanmamasını da bütün yüreğimle diliyorum.
Kahramanmaraş ve Şanlıurfa dışında, İstanbul, Mersin gibi ülkemizin münferit yerlerinde yaşanan hadiseler çocuklarımızın güvenliğinin ertelenemeyecek bir kamu politikası meselesi olduğunu hepimize acı bir şekilde hatırlatmıştır. O nedenle, bu Komisyon tüm siyasi partilerin ortak kararı, ortak vermiş olduğu önergeler ve ortak hassasiyeti olan çocuklarımızın güvenliği ve geleceği için kurulmuştur. Sayın Komisyon üyeleri, sürecin başından itibaren konuyu çocuklarımızın üstün yararı ekseninde ele almaya gayret gösterdik. Farklı siyasi partilerden milletvekilleri olarak zaman zaman farklı değerlendirmeler ortaya koymuş olsak da ortak hedefimizin güvenli bir okul ortamı oluşturmak, çocuklarımızın huzur ve geleceğini inşa etmek olduğu açıktır. Bu süreçte özellikle biz muhalefet milletvekilleri tarafından dile getirilen birçok önerinin dikkate alınmış olmasını son derece kıymetli bulduğumu da ifade etmek istiyorum. Bugüne kadar sergilenen kapsayıcı yaklaşım dolayısıyla Komisyon Başkanımız Sayın Yusuf Beyazıt başta olmak üzere Komisyon Divanımıza ve çalışmalara değerli katkılar sunan tüm milletvekillerimize de ayrıca teşekkür ediyorum. Değerli milletvekilleri, aylardır çok kapsamlı sunumlar dinledik ve bu sunumlarını yapan bütün katılımcılara da yine kayıtlara geçmesi açısından teşekkür etmek isterim. Bu çalışmalar bizlere okul şiddetinin tek bir nedene indirgenmeyecek kadar çok boyutlu bir mesele olduğunu, aile yapısından dijital dünyaya, ekonomik durumdan yoksulluğa, ruh sağlığından özellikle eğitim politikalarına, okul ikliminden medya içeriklerine kadar birçok faktörün birlikle değerlendirilmesi gerektiğini gösterdi. Bundan sonraki aşama bütün bu tartışmaların ve ortak aklın taslak rapora doğru ve eksiksiz bir şekilde yansıtılmasıdır. Komisyon boyunca ifade edilen görüşler ve tartışmalar raporda hakkaniyetli biçimde yer alırsa ortaya uzun yıllar referans alınabilecek nitelikte bir Meclis raporu çıkacağına da inanmak istiyorum. Bu gerçekleştiği takdirde Komisyon üyelerinin katkılarının, muhalefet partilerinin de şerhlerinin yapıcı çözüm odaklı ve raporu tamamlayıcı nitelikte olacağını düşünüyorum Sayın Başkan çünkü bu Komisyonun amacı haklı çıkmak değil çocuklarımızı koruyacak en doğru politikaları ortaya koymak olmalıdır. Evet, sayın Komisyon üyeleri, bununla birlikte, rapor hazırlanırken özellikle birkaç hususun ihmal edilmemesi gerektiğini ifade etmek isterim. İlk olarak Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'da yaşanan okul saldırılarında hayatlarını -Kahramanmaraş'ta özellikle- kaybeden evlatlarımıza ve öğretmenimize şehitlik ünvanının verilmesi gerektiğine, rapora yansıtılmasının da bir vicdan borcu olarak kayıtlara girmesi gerektiğine inanıyorum.
İkinci olarak, Komisyonun ilk toplantısından itibaren defaatle dikkat çektiğim, çalışmaların sadece dijital mecralara odaklanmaması gerektiğini ve Komisyon raporunun da bu hassasiyetle yazılması gerektiğinin bir kez daha altını çizmek istiyorum.
Üçüncü olarak, önleyici yaklaşım raporun merkezinde yer almalıdır. Olay gerçekleştikten sonra uygulanacak tedbirler kadar riskler, olay yaşanmadan önce tespit edecek erken uyarı sistemleri, kurumlar arası koordinasyon ve psikososyal destek mekanizmaları güçlü şekilde raporda yer almalıdır.
Dördüncü olarak, rehberlik ve ruh sağlığı hizmetlerinin güçlendirilmesi hem personel sayısı üzerinden hem de yetki, koordinasyon ve kurumsal kapasite açısından değerlendirilmelidir. Risk altındaki çocuklara erken ulaşabilen bir sistem kuramadığımız sürece yalnızca disiplin tedbirleriyle kalıcı sonuç almamız mümkün olmayacaktır.
Beşinci olarak, dijital riskler ayrı bir başlık olarak ele alınmalıdır, doğrudur; dijital güvenlik, algoritmaların etkisi, siber zorbalık ve çevrim içi radikalleşme konularının raporda yeterli ağırlığı bulması da tabii ki önem taşımaktadır.
Altıncı olarak, okul güvenliğinin yalnızca güvenlik personeli, kamera veya fiziki tedbirler üzerinden ele alınamayacağını; bu nedenle eğitim, psikolojik destek, sosyal hizmet, aile katılımı ve dijital güvenliği birlikte değerlendiren bütüncül bir çocuk koruma modeli olarak tanımlanması gerektiğini özellikle vurgulamak istiyorum.
Yedinci olarak, raporda çocukların korunması ile kişisel verilerin ve temel haklarının korunması arasındaki hassas dengenin de açık biçimde kurulması gerektiğini düşünüyorum. Risk analizi yapılırken hiçbir çocuğun fişlenmesine, damgalanmasına veya yalnızca davranışsal verileri nedeniyle suçlu gibi değerlendirilmesine izin de verilmemelidir. Güvenlik ile çocuk haklarını birlikte koruyan bir yaklaşım bu raporda esas yaklaşım olmalıdır.
Sekizinci olarak, hazırlayacağımız raporun yalnızca mevcut sorunları tespit eden bir belge değil uygulanabilir, ölçülebilir ve takip edilebilir politika önerileri içeren bir yol haritası olmasını temenni ediyorum. Bu raporun başarısı yazılanlardan çok, hayata geçirilen önerilerle ölçülecektir Sayın Komisyon üyeleri.
Son olarak şunu ifade etmek isterim ki İYİ Parti olarak okul güvenliği sorunu karşısında sorumluluk almaktan hiç kaçınmadık. Komisyon çalışmaları sürerken burada aylar boyunca dile getirilen birçok öneriyi de dikkate alarak okul güvenliği ve çocuk koruma hakkında kanun teklifini 15 Haziranda Türkiye Büyük Millet Meclisine sunduğumu burada daha önce de ifade etmiştim. Evet, temennimiz, bu Komisyon raporunun vermiş olduğum kanun teklifi de dikkate alınarak Türkiye Büyük Millet Meclisinin yasama çalışmalarına güçlü bir katkı sunmasıdır. İnşallah, hayata geçecek yeni yasalar ve alınacak yeni tedbirlerle birlikte tozlu raflarda kalan bir rapor olmaz, çocuklarımızın hayatına dokunan kalıcı reformların başlangıcı olur diyorum. Alınacak tedbirler sayesinde çocuklarımızın güvenliğini tehdit eden benzer acı olaylar bir daha yaşanmaz inşallah ve bu nedenle bir daha böyle bir araştırma komisyonu kurmak zorunda kalınmaz ve ben Komisyonda emeği geçen tabii ki başta Komisyon üyelerimize, bürokratlarımıza, uzmanlarımıza, Bakanlık görevlilerine, bizleri takip eden basın mensuplarına ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Bu duygularla hazırlanacak nihai raporun ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.
Çok teşekkür ediyorum Sayın Başkan. Arzu ederseniz, Komisyonumuza ben kanun teklifini de sunmak istiyorum.