| Komisyon Adı | : | ADALET KOMİSYONU |
| Konu | : | İstanbul Milletvekili Nurettin Alan ve Tokat Milletvekili Mustafa Arslan ile 106 Milletvekilinin Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/3737) |
| Dönemi | : | 28 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 24 .06.2026 |
ZÜLKÜF UÇAR (Van) - Sayın Başkan, teşekkür ederim.
Biz buna ilişkin önerge de verdik zaten. Yani açıkçası, bu teklifin ana felsefesinin yargılama süreçlerini hızlandırma düşüncesi olduğunu zaten en başta söylemiştik ama bu madde temel felsefeyle tamamen çelişen bir durumda çünkü bir aylık Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısına verilen o itiraz süresinin, Yargıtay cezada verilen sürenin bir aydan üç aya uzatılması aslında bu kesinleşme sürecini, dolayısıyla yargılama sürecini uzatan bir süreç. Bu yönüyle biz zaten önerge verdik, birazdan gerekçe okunacak. Bu düzenlemenin tekliften çıkarılması gerektiğini düşünüyoruz.
Yine, buna bu kapsamda ben bir örnek vererek belki daha somut ifade edebilirim, Sayın Adalet Bakanlığı yetkilileri de vereceğim örneği dinlerse belki onlar da benzer durumları sık görmüşlerdir. "Necmettin Kıpçak" diye bir tutuklu vardı, hükümlü demiyorum, cezası verildikten sonra cezasını tamamlamıştı ama dosyası Yargıtaydaydı. Yargıtayda dosya olduğu için de maalesef ne infaz hâkimliğine ne de infaz aşamasına geçmediği için cezaevinde o infaza dair işte, şartlı salıverme gibi denetimli serbestlik hükümleri uygulanmadığı için maalesef vatandaş çok daha fazla süre cezaevinde kaldı. Dosyası Yargıtaydan henüz bugün ya da bu hafta içerisinde dönmüş ama fazladan bir yatarı söz konusu. Biz bunu Bakanlıkla birkaç defa görüştük ama görüşmemize rağmen Bakanlık da dosya Yargıtayda olduğu için "Bizim yapabileceğimiz bir şey yok." şeklinde cevap vermişti. Şimdi, bu noktada böyle bir durum varken, halihazırda böyle bir durum varken burada Yargıtay savcılığına verilen o bir aylık itiraz süresinin üç aya çıkarılması yine vatandaş aleyhine, yurttaş aleyhine sonuç doğurabilecek niteliktedir. Teklifin ana felsefesi ile ana düşüncesine de aykırıdır. Biz bu nedenle çıkartılmasını istiyoruz.
BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Şunu bir açıklar mısınız?
YARGITAY CUMHURİYET SAVCISI BÜLENT YENİGÜN - Sayın Başkan, Sayın Komisyon üyeleri; şimdi, itiraz; evet, olağanüstü bir kanun yolu, hak arama yöntemi, içtihat birliğini sağlama açısından bizim çok önemsediğimiz, hakikaten korunması gereken bir düzenleme.
Şimdi, bu bir aylık süre neden üç ay oluyor? Bir, öncelikle şunu söylemek isteriz: Son yıllar ortalamaları itibarıyla çok ciddi bir itiraz, olağanüstü kanun yolu başvuru artışı var yani yıllık ortalama bazda, son iki üç yılda geçmiş yılların çok üzerinde, yıllık 20-25 bin bandında doğrudan başvuru alıyoruz. Bu başvurular istinaf sonrası temyizde bölüm yapılanmasına baktığında başsavcılığın neredeyse en büyük bölümü hâline getirecek sayılar. Şimdi, bir de bir başka boyutu var: Yargıtay ceza dairelerinden gelen ilam tebliğname dönüşü olduğu için doğrudan denetime tabidir. Biz Yargıtay ilamlarını önemsiyoruz. İlk incelemenin mahalline gitmeden yapılması gerektiğine inanıyoruz. Bu yüzden de hani bunu söylemek gerekiyor, başsavcılıkta bizim kategorize ettiğimiz bir itiraz inceleme sistemimiz var çünkü ilk incelemeyi sağlıklı yaparsanız sağlıklı sonuç alırsınız. Şimdi, yıllık bazda yine, Yargıtay ilamlarının bize dönüşü yaklaşık 200 bin civarında ve biz bunu bir eliminasyona tabi tutuyoruz. Sonuç olarak her yıl ortalama 200-220 bin dosya itiraz-olağanüstü kanun yolu bakımından savcı denetimlerinden geçiyor. İlk eleme, ikinci ve üçüncü eleme şeklinde bir yapımız var; o, tebliğname dönüşlerine bağlı olarak sınıflandırılan bir yapı.
Şimdi, bir diğer konu, özellikle istinaf sonrası temyizde Yargıtaya gelen dosya sayılarının niteliğinde çok ciddi bir artış var; sayı düştü ama kapsamlı ve nitelikli dosyalar geliyor. Darbe dosyaları, terör dosyaları, deprem dosyaları, çok sanıklı tüm dosyalarda sağlıklı bir inceleme yapılması bunu güçleştiriyor çünkü ikrarla söylemek isterim: İlk inceleme çok önemli -bunu mesleki tecrübeme istinaden de söylüyorum- sonraki incelemelerde araya çok zaman fasılası giriyor. Şimdi, bu incelemenin bir başvuruya bağlanması da yanlış çünkü bir başvuru yapıldığında iştirak hâlinde işlenen tüm suçlarda diğer sanıklar yönünden de inceleme yapmanız gerekiyor. Yani tek bir sanık başvurusu geldiğinde biz başsavcılık olarak bu bahsettiğim dosya gruplarında bir sanığın başvurusunu değerlendirmiyoruz, aynı konumda olan tüm sanıklar inceleme ve değerlendirmeye tabi tutuluyor.
Şimdi, yine burada bir ikinci başka değerlendirilmesi gereken konu Yargıtay ilamları işin mahiyeti gereği tebliğe çıkmıyor. Yani bizdedir, biz postalama işlemini yaptıktan sonra mahalline gider ve iş biter. Bundan sonra başsavcının itiraz-olağanüstü kanun yolu başvurusu dışında kullanılacak bir merci yok. Şimdi, orada bir başka sıkıntımız hasıl oluyor, bu konuda çok yakınmalar alıyoruz. Tebliğ müessesesi, işin mahiyeti gereği olmadığı için katılan başvurularında mahalline gittiği anda dosya biter. Yani otomatik olarak bu bir aylık sürenin geçmesi kaçınılmazdır. Burada katılanlardan haklı yakınmalar alıyoruz. Ha, biz işin hassasiyetine ciddiyetle eğiliyoruz -dediğim gibi- kategorize edilmiş bir inceleme sistemimiz var ama sayılar çok fazla ve katılanların mahalline gittiği andaki başvuruları otomatik olarak bu bir aylık süreye takılıyor.
Sonuç olarak yani buradaki bir aylık sürenin üç aya çıkarılması tamamen inceleme niteliğinin artırılmasına yönelik bir taleptir. Mevcut sayıları arz ettim, bu sayılar ve özellikle katılanlar bakımından bir hak arama yöntemi olduğunda kuşku yoksa -ki bu birçok yerleşik içtihatlara da konu olmuştur- bu bir aylık sürenin üç aya çıkarılması dosya inceleme kalitesini artıracaktır çünkü çok zorlanıyoruz, çok failli dosyalarda her sanığın kategorize edilmesi çok zaman alıyor.
Konu ve kapsam bundan ibarettir Sayın Başkanım.
BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Evet, teşekkür ederim.
Var mı, soru mu?
ZÜLKÜF UÇAR (Van) - Soru soracağım Sayın Yenigün'e, belki istatistik olarak bir bilgi paylaşımında bulunabilir.
Bu yönüyle, yapılan başvuruların ne kadarı, yüzde kaçı olumlu kararla sonuçlanıyor? Ne kadarı olumsuz sonuçlanıyor yani Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yapmış olduğu itiraza? Elinizde buna dair bir istatistik var mı?
YARGITAY CUMHURİYET SAVCISI BÜLENT YENİGÜN - Çok net var. Yani özellikle son üç dört yılda bunun çok bir sapma olmayacak istatistiklerini çıkarabiliyoruz çünkü her birini biz önemsediğimiz için kategorize ediyoruz. Yıllık ortalama itiraz sayımız 1.000-1.100 civarındadır ve bunların daire kabulü ve ceza genel kurulu kabullerini topladığınızda yüzde 85'i aşan bir kabul oranımız vardır.
ZÜLKÜF UÇAR (Van) - Bu çok yüksek bir oran değil mi?
YARGITAY CUMHURİYET SAVCISI BÜLENT YENİGÜN - Yüksek.
ZÜLKÜF UÇAR (Van) - Bu, o zaman yapılan yargılamalara yönelik çok ciddi soru işaretlerini doğurur.
YARGITAY CUMHURİYET SAVCISI BÜLENT YENİGÜN - Bakın, 200 bin ilam geliyor diyorum, hani itiraz sayısını ona düştüğünüzde yıllık bazda 200 binin üzerinde ilam geliyor bize. O sayıya baktığınızda da söylediğiniz kadar yüksek bir istatistik değil yani yılda ortalama 1.000-1.100 itiraz yapıyoruz.