KOMİSYON KONUŞMASI

ZÜLKÜF UÇAR (Van) - Sayın Başkan, teşekkür ederim.

Tabii, Anayasa Mahkemesinin kararı doğrultusunda yeniden düzenlenen bir madde. Genel olarak zaten Sayın Bülbül de detaylı açıklama yaptı ama burada sadece benim üzerinde durmak istediğim konu; son fıkrasındaki işkence, kötü muamele ve eziyet suçlarının HAGB kapsamında değerlendirilmemesi gerektiği noktasında yeni bir düzenlemenin yapılması aslında olumlu yani biz de daha önce sürekli bu kapsamda bir değerlendirmenin yani bir kanuni düzenlemenin yapılması gerektiğini söylüyorduk.

Burada esaslı olan başka bir sorun var, o sorun da şu: İşkence gibi bir suçun cezasının HAGB kapsamı kadar düşebilecek yani az oranda cezalandırmanın yapılabilecek nitelikte olmasında sorun var. Yani işkencenin niteliği itibarıyla verilmesi gereken ceza daha orantılı, daha fazla olması gerekiyor ama her ne kadar her ihtimal düşünülerek bu kapsama alınmış olsa da bence işkence, kötü muamele gibi suçların cezasının daha fazla olması gerekir. Kamu görevlilerinin karıştığı işkencenin, kötü muamelenin cezasının daha fazla olması gerektiği yönünde bence Bakanlığın, Komisyonun ve Meclisin yeni bir çalışma yapması da gerekiyor.

BAŞKAN CÜNEYT YÜKSEL - Evet, var mı başka?

ADALET BAKANLIĞI MEVZUAT GENEL MÜDÜRÜ MEHMET ÖKMEN - Teknik bir açıklama yapmak isterim Sayın Başkan.

Süleyman Vekilimiz Anayasa Mahkemesinin kararlarının karşılanmadığını ifade etti. Şu şekilde arz edeyim: Anayasa Mahkemesi bu maddeyi 3 kere iptal etti, 3'ünde de farklı gerekçeler vardı. 2'nci iptalini daha önceki paketlerimizden birinde yaptık, onuncu yargı paketinde ve bütün iptaller karşılandı. Son iptalde, sadece, kamu görevlilerinde işkence, eziyet suçları bakımından HAGB'nin uygulanabilmesine imkân verilmesini Anayasa'ya aykırı gördü ve sadece bu sebepten iptal etti. Önceki iptal sebeplerini zaten önceki düzenlemelerde yapmıştık ancak Anayasa Mahkemesi hükmün açıklanmasının geri bırakılması maddesinin ilgili tüm fıkralarını iptal ettiği için aynı fıkrayı yeniden koymak zorundayız, koymazsak iptalin yürürlüğe girdiği gün o fıkralar boş kalır yani sadece (14)'üncü fıkrayı düzenlersek diğer fıkralar boş kalır ve uygulanamaz hâle gelir. Teknik bir zorunluluktan dolayı mecburen aynısını koyduk, yoksa burada yasama organının, Komisyonun ne vaktini almak isteriz ne boşa mesai harcamayı isteriz, takdir edersiniz. Sadece işkence ve eziyet bakımından HAGB'yi iptal etti ve onu da son fıkrayla karşılıyoruz, onlarda uygulanmayacağını da zaten açıkça düzenliyoruz.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması meselesi çok önemli bir konu, en çok uygulanan maddedir mahkemelerce. Niçin? İnsanlara bir defa bir şans veriyor, diyor ki: "Sen hayatında bir hata yaptın..." Üç yıla kadar olan bu cezalarda, şartlar varsa, zarar giderilmişse -diğer şartlar- daha önce suç işlememişse gibi objektif ve subjektif koşullar gerçekleşmişse bu insanlara -çocuklar yurtta, okulda kavga edebilir, komşular birbiriyle kavga edebilir- bir şans tanıyoruz ama Anayasa Mahkemesi ısrarla bu maddeyi iptal ediyor farklı gerekçelerle; tabii ki o da onun yetkisinde. Katılmamakla birlikte bazı iptaller nedeniyle 3 defa huzura geldi. Maddenin bu şekliyle kabul edilmesi takdire taalluk ediyor.

Ben arz ediyorum Sayın Başkanım.